Gönderen Konu: Hz.Musa'yı Isıran Karınca  (Okunma sayısı 2912 defa)

Çevrimdışı hacerül esvet

  • hacerülesvet
  • Bağımlı Üye
  • ******
  • İleti: 710
  • Rep +13/-5
  • Cinsiyet: Bayan
  • Bin defa mazlum olsan da bir defa zalim olma.
Hz.Musa'yı Isıran Karınca
« : 24 Temmuz 2009, 21:05:27 »
Hz.Musa'yı Isıran Karınca


Hz. Musa a.s., köy köy, şehir şehir dolaşıp; insanlara Allah'ın dinini öğretirken, bir gün yolu Allah'ın, ceza olarak  bütün halkını yaktığı  bir köye düştü ve:


"Ey Rabbim" dedi. "Bu köyde yaşayanlar arasında çocuklar, günahsız, suçsuzz kimseler ve hayvanlar da vardı. Sadece suçluları ve günahkarları cezalandırabilecekken, böyle yapmayıp tüm köyü cezalandırmışsın. senin şefkatin ve acıman sınırsıdır ve sen tüm canlılara bu şefkatinle davranırın. Sen işlerini de bizim aklımıızn eremediği yüksek bilginle yaparsın. Buna olan inancım tamdır. Fakat ben merak ettim; günahkarlarla beraber masum insanları niçin yaktın?" diyerek,fazla oyalanmadan, yoluna devam etti.


Bir müddet sonra hem bir şeyler yemek, hem de yol yorgunluğunu biraz olsun üzerinden atmakbir ağacın altına oturdu. Ağacın az ötesinde büyük bir karınca yuvası vardı. Karıncalar harıl harıl çalışıyordu. Bu karıncalarda bir tanesi gelip dinlenmekte olan Hz.Musa aleyhisselamı ısırdı. Musa a.s karıncaya öfkelendi Yerdeki kurumuş odunlardan birini ateşle tutuşturdu, geldi, tüm karınca yuvasını ateşe verdi. Tüm karıncalar yanarak öldü. Musa a.s bildiren dini hükümler arasında karınca yakmak günah değildi.


Bunun üzerin Allah (c.c) şöyle seslendi:


"Ey Musa! Seni sadece bir tek karınca ısırmışken, sen bütün karınca yuvasını ateşe mi verdin. Bir karınca yüzünden koca karınca ülkesini her ana hamde eden, beni en güzel sözlerle  öven bir toplumu yakıp yok ettin, öyle mi?"


Hz.Musa a.s. gerek kendi gördüğü karşısında söyledikleri, gerek yaptığı karşısında Cenab-ı Hakk'ın seslenişinden öğrenmiş oldu ki;


Suçlularla beraber olanlar, kendileri suçsuz  olsalar dahi aynı cezaya uğrarlar. Ancak Allah c.c. hesap gününde onları birbirinden ayırır, her birine hak ettiği karşılığı fazlasıyla verir.



Bizler de kötü insanlarla beraber olmamalı, onların yaşadıkları yerlerde bulunmamalıyız. Bulunmak zorunda kalırsak onları uygun bir lisan ile uyarmalı, oradan bir an önce uzaklaşmaya bakmalıyız.



Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Hz.Musa'yı Isıran Karınca
« Yanıtla #1 : 24 Temmuz 2009, 22:12:16 »
Hz.Musa'yı Isıran Karınca


Hz. Musa a.s., köy köy, şehir şehir dolaşıp; insanlara Allah'ın dinini öğretirken, bir gün yolu Allah'ın, ceza olarak  bütün halkını yaktığı  bir köye düştü ve:


"Ey Rabbim" dedi. "Bu köyde yaşayanlar arasında çocuklar, günahsız, suçsuzz kimseler ve hayvanlar da vardı. Sadece suçluları ve günahkarları cezalandırabilecekken, böyle yapmayıp tüm köyü cezalandırmışsın. senin şefkatin ve acıman sınırsıdır ve sen tüm canlılara bu şefkatinle davranırın. Sen işlerini de bizim aklımıızn eremediği yüksek bilginle yaparsın. Buna olan inancım tamdır. Fakat ben merak ettim; günahkarlarla beraber masum insanları niçin yaktın?" diyerek,fazla oyalanmadan, yoluna devam etti.


Bir müddet sonra hem bir şeyler yemek, hem de yol yorgunluğunu biraz olsun üzerinden atmakbir ağacın altına oturdu. Ağacın az ötesinde büyük bir karınca yuvası vardı. Karıncalar harıl harıl çalışıyordu. Bu karıncalarda bir tanesi gelip dinlenmekte olan Hz.Musa aleyhisselamı ısırdı. Musa a.s karıncaya öfkelendi Yerdeki kurumuş odunlardan birini ateşle tutuşturdu, geldi, tüm karınca yuvasını ateşe verdi. Tüm karıncalar yanarak öldü. Musa a.s bildiren dini hükümler arasında karınca yakmak günah değildi.


Bunun üzerin Allah (c.c) şöyle seslendi:


"Ey Musa! Seni sadece bir tek karınca ısırmışken, sen bütün karınca yuvasını ateşe mi verdin. Bir karınca yüzünden koca karınca ülkesini her ana hamde eden, beni en güzel sözlerle  öven bir toplumu yakıp yok ettin, öyle mi?"


Hz.Musa a.s. gerek kendi gördüğü karşısında söyledikleri, gerek yaptığı karşısında Cenab-ı Hakk'ın seslenişinden öğrenmiş oldu ki;


Suçlularla beraber olanlar, kendileri suçsuz  olsalar dahi aynı cezaya uğrarlar. Ancak Allah c.c. hesap gününde onları birbirinden ayırır, her birine hak ettiği karşılığı fazlasıyla verir.



Bizler de kötü insanlarla beraber olmamalı, onların yaşadıkları yerlerde bulunmamalıyız. Bulunmak zorunda kalırsak onları uygun bir lisan ile uyarmalı, oradan bir an önce uzaklaşmaya bakmalıyız.

[/size][/font][/color]

paylaşımın için teşekkürler canım .içinde karınca gecen hikayeler çok güzel oluyor.

burada görüyoruz ki karıncalarda Allahı tesbih ediyorlar.bizim bilmediğimiz bir dille.demekki kuşlarda hayvanlarda bizim gibi bir ümmet.


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı mrkydr

  • Administrator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Ynt: Hz.Musa'yı Isıran Karınca
« Yanıtla #2 : 27 Ağustos 2010, 05:34:09 »
 esglk ysagk gut kirmizigulvx6

gedai

  • Ziyaretçi
Ynt: Hz.Musa'yı Isıran Karınca
« Yanıtla #3 : 27 Ağustos 2010, 20:26:47 »
dağlar boran oldu giydiler kara
Ağladı inledi düşürdü zara
her ne arar isen kendin de ara
El ayıbın görmek insanlıkmıdır

 helal birtanesin kirmizigulvx6 ysagk esglk

gedai

  • Ziyaretçi
Ynt: Hz.Musa'yı Isıran Karınca
« Yanıtla #4 : 27 Ağustos 2010, 20:31:53 »
TOPKAPI SARAYI’NIN AVLUSUNDA BULUNAN

HAS ODA’NIN KAPISI AÇILDI.

UZUN BOYLU GENÇ BİR ADAM ARKA BAHÇEYE DOĞRU İLERLİYORDU.

BU KİŞİ, AVRUPA’YI TİTRETEN, KOCA AKDENİZ’İ HÂKİMİYETİ ALTINA ALAN

OSMANLI DEVLETİ’NİN KUDRETLİ HÜKÜMDARI

KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN’DAN BAŞKASI DEĞİLDİ.

 

DEVLET İŞLERİNDEN VAKİT BULDUKÇA SOLUKLANMAK İÇİN

ARKA BAHÇEYE ÇIKAR, AĞAÇLARI, KUŞLARI, DENİZİ SEYREDERDİ.

O GÜN AĞAÇLAR, DENİZ BİR BAŞKA GÜZELDİ,

YALNIZ AĞAÇLARDAN BİRKAÇ TANESİNİN YAPRAKLARININ

BURUŞTUĞUNU FARK ETTİ.

HEMEN YANLARINA YAKLAŞTI VE ELİYLE TUTUP İNCELEMEYE BAŞLADI.

BİRAZ SONRA AĞAÇLARIN NEDEN BURUŞTUKLARINI ANLAMIŞTI.

KARINCALAR SARMIŞTI O GÜZELİM DALLARINI.

AKLINA BİR ÇÖZÜM YOLU GELDİ. AĞAÇLARI İLAÇLATACAKTI.

BÖYLECE AĞAÇLAR KARINCALARDAN KURTULACAK

VE RAHAT BİR NEFES ALACAKLARDI.

 

FAKAT BİRKAÇ DAKİKA DAHA DÜŞÜNÜNCE

BU FİKRİN O KADAR DA İYİ OLMADIĞINI ANLADI.

KARINCALAR DA CAN TAŞIYORDU, AĞAÇLARI İLAÇLATIRSA

ONLAR ÖLEBİLİRLERDİ.

İŞİN İÇİNDEN ÇIKAMAYACAĞINI ANLAYAN KANUNİ,

BU KONUYU DANIŞMAK İÇİN HOCASI EBUSSUUD EFENDİ’Yİ

ARAMAYA KOYULDU. HOCASININ ODASINA GİTTİ.

AMA HOCASI ODADA YOKTU.

HEMEN ORADA BULDUĞU KÂĞIT PARÇASINA

KAFASINA TAKILAN SORUYU EDEBİ BİR ÜSLUPLA YAZDI

VE HOCASININ RAHLESİ’NİN ÜZERİNE BIRAKTI.

BİRKAÇ SAAT SONRA HOCASI ODASINA GELMİŞ

VE RAHLENİN ÜZERİNDE YAZILI BİR KÂĞIT GÖRMÜŞTÜ.

 

ELİNE HAT KALEMİNİ ALAN EBUSSUUD EFENDİ,

TALEBESİNİN SORUYU YAZDIĞI KÂĞIDIN ALTINA

BİRŞEYLER YAZDI VE KÂĞIDI RAHLEYE BIRAKTI.

KANUNİ BİR ARA TEKRAR HOCASININ ODASINA UĞRADI.

HOCASI YİNE YERİNDE YOKTU;

AMA RAHLENİN ÜZERİNE BIRAKMIŞ OLDUĞU KÂĞIDIN

ÜZERİNE KENDİ YAZISI DIŞINDA BİRŞEYLERİN DAHA

YAZILMIŞ OLDUĞUNU GÖRDÜ.

MERAKLA KÂĞIDI ELİNE ALDI VE OKUMAYA BAŞLAYINCA

YÜZÜNDE BİR TEBESSÜM BELİRDİ.

KÂĞIDIN ÜST KISMINDA KANUNİ’NİN HOCASINA YAZDIĞI SUAL VARDI.

KANUNİ ŞÖYLE DİYORDU HOCASINA:

 

“MEYVE AĞAÇLARINI SARINCA KARINCA

GÜNAHI VARMI KARINCAYI KIRINCA?”

 

HOCASI SORUYU ŞÖYLE CEVAPLIYORDU:

 

“YARIN HAKK’IN DİVAN’INA VARINCA

SÜLEYMAN’DAN HAKK’IN ALIR KARINCA...”

 

ALLAH’A EMANET OLUN, RAZI OLACAĞI HAYAT YAŞAYIN