Gönderen Konu: SEVGİYİ NE GİZLEYİN NE DE ERTELEYİN  (Okunma sayısı 3711 defa)

Çevrimdışı hacerül esvet

  • hacerülesvet
  • Bağımlı Üye
  • ******
  • İleti: 710
  • Rep +13/-5
  • Cinsiyet: Bayan
  • Bin defa mazlum olsan da bir defa zalim olma.
SEVGİYİ NE GİZLEYİN NE DE ERTELEYİN
« : 25 Temmuz 2009, 15:04:46 »
                                                         

Duymaktan en çok hoşlandığımız kelimelerden sadece ikisidir seni seviyorum! Yüreğimiz yerinden oynayacakmış gibi kıpır kıpır olur bir anda. Karşımızdaki tarafından sevilmek ve bunu onu dudaklarından duymak, ne kadar güzel değil mi?
Sevgi nedir?
Sevgi, yüreğinle gülümseyebilmektir hayata, insanlara…
Nefes aldığın müddetçe muhtaç olduğun en derin duygudur.
Bizi hayata bağlayandır. Boş dünyamızı anlamlandıran, ruhumuzu doyurandır sevgi!
Ondan vazgeçilebilir mi? O terk edilebilir mi?
Kimimiz söylemekten hiç çekinmezken bu cümleyi, kimimiz ise ağzımızda geveler durur da bir türlü dile getiremez, getirmez belki de… Sevgi sözcüklerinin yüreğinden çıkmasından korkar çünkü onlar. Korktukları için de ses çıkartmazlar. Ne yaparsanız yapın çözemezsiniz onların dillini.
Kalplerinin kilidini sökmek istersiniz, nafile. Ağızlarından o iki kelimeyi alamazsınız. …
İnsanlar neden duygularını gizleme ihtiyacı hisseder? Kendilerini en iyi anlatan kelimelerden bir cümle kurmayı beceremeyeceklerini düşündükleri için mi yoksa gerçekten de beceremedikleri için mi?
Sevmek ne bir suç, ne de bir günah!!! Bunu dile getirmekten korkmayın!
Söyleyin! Korkmadan, çekinmeden! Sevdiğinize, onu sevdiğinizi söyleyin! Özgür bırakın artık yüreğinizi. Uçup kanat çırpmasına izin verin!
Zaman su misali durmadan akıp gidiyor. Ve bizler her gün bir şeyleri yitiriyoruz. Yarını görüp göremeyeceğimizi bilmeden erteliyoruz duygularımızı, düşüncelerimizi.
Neden? Neden zamana bırakmayı tercih ediyoruz?
Niye hayatı bekletmeye çalışıyoruz?
Elimizdekini kaybettikten sonra ağlamanın, keşke demenin bir faydası olacak mı?
Zamana bırakılmaması gereken şeydir sevgi. Seni seviyorum! Seni gerçekten çok seviyorum! Eğer yüreğinize kilitlediyseniz bu iki kelimeyi, anahtarı aramaya bir an önce başlayın bence.
Yarın mı? Her şey için çok geç olabilir!
Bir gün mezar taşının başında, “Keşke dün söyleseydim” dememek için, sevgiyi ertelememek için, bu gün hatta şu an seni seviyorum deyin tüm sevdiklerinize.
Seni seviyorum! Seni seviyorum! Sizleri seviyorum!


Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: SEVGİYİ NE GİZLEYİN NE DE ERTELEYİN
« Yanıtla #1 : 25 Temmuz 2009, 15:19:23 »

hacerulesvet




Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı hacerül esvet

  • hacerülesvet
  • Bağımlı Üye
  • ******
  • İleti: 710
  • Rep +13/-5
  • Cinsiyet: Bayan
  • Bin defa mazlum olsan da bir defa zalim olma.
Ynt: SEVGİYİ NE GİZLEYİN NE DE ERTELEYİN
« Yanıtla #2 : 25 Temmuz 2009, 16:11:57 »

hacerulesvet


ben de seni çooook seviyorum güzel arkadaşım


Çevrimdışı hacerül esvet

  • hacerülesvet
  • Bağımlı Üye
  • ******
  • İleti: 710
  • Rep +13/-5
  • Cinsiyet: Bayan
  • Bin defa mazlum olsan da bir defa zalim olma.
Ynt: SEVGİYİ NE GİZLEYİN NE DE ERTELEYİN
« Yanıtla #3 : 10 Ağustos 2009, 06:58:56 »
İnsanlar ne için yaşar,
Ne için çalışır durmadan;
Ve neyin peşinde koşar her zaman?

Sevgiyi aramak..!
Bir serçenin gözyaşları gibi,
Temiz ve içten sevebilmek.
Karşılığında aynı sevgiyi beklemek

Karanlık ve soğuk bir geceydi.
Sokak lambaları soğuktan titrerken,
Zaman eriyip giderken,
Üşüyen yapraklar gibi savrulurken,
Seni düşündüm...
Ben ise üşümüyordum yapraklar gibi;
Çünkü kalbimde aşkının ateşi vardı.

Gökyüzündeki yıldızlara baktım.
Sessizce birşeyler konuşuyorlar,
Onlar bile sevgiyi bulmuştular dünyada.
Bense düşlerimi yazdım semaya,
Çaresizliğimi yazdım kumsala,
Sevgimi yazdım dağlara;
Birşeyler söylemek,
Sesimi duyurmak istedim kuşlara
Ve kalbime yazdım "sensizliğimi".

Gidiyorum;
Islak kaldırımlar üzerinde,
Sıra sıra taşlar üzerinde,
Kalbimin haykırışları içinde,
Düşlerimle beraber gidiyorum.
Belki başka şehirlere başka mevsimlere,
Belki başka dünyalara.
Kim bilir orada sevmenin bedeli sevilmektir...!


Çevrimdışı hacerül esvet

  • hacerülesvet
  • Bağımlı Üye
  • ******
  • İleti: 710
  • Rep +13/-5
  • Cinsiyet: Bayan
  • Bin defa mazlum olsan da bir defa zalim olma.
Ynt: SEVGİYİ NE GİZLEYİN NE DE ERTELEYİN
« Yanıtla #4 : 10 Ağustos 2009, 07:00:49 »
Sevmek, sevilmek ne güzel bir duygudur,
Çirkefleşmemiş bir yüce olgudur,
İnsanca yaşam, insana saygıdır,
Bitki susuz, insan sevgisiz olmaz.

Bir dünya düşünün sevgiden yoksun,
Bir ırmak düşünün sevgisiz aksın,
Bir ömür düşünün sevgiden bıksın,
İnsan dilsiz, hayat sevgisiz olmaz.

Sevgidir sevgiliye hayat veren,
Sevgidir ırmaklara köprü kuran,
Sevgidir savaşlara karşı duran,
Gök mavisiz, dünya sevgisiz olmaz.


Çevrimdışı MENEKŞE

  • Usta
  • ***
  • İleti: 169
  • Rep +2/-0
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: SEVGİYİ NE GİZLEYİN NE DE ERTELEYİN
« Yanıtla #5 : 10 Ağustos 2009, 07:09:40 »
İnsanlar ne için yaşar,
Ne için çalışır durmadan;
Ve neyin peşinde koşar her zaman?

Sevgiyi aramak..!
Bir serçenin gözyaşları gibi,
Temiz ve içten sevebilmek.
Karşılığında aynı sevgiyi beklemek

Karanlık ve soğuk bir geceydi.
Sokak lambaları soğuktan titrerken,
Zaman eriyip giderken,
Üşüyen yapraklar gibi savrulurken,
Seni düşündüm...
Ben ise üşümüyordum yapraklar gibi;
Çünkü kalbimde aşkının ateşi vardı.

Gökyüzündeki yıldızlara baktım.
Sessizce birşeyler konuşuyorlar,
Onlar bile sevgiyi bulmuştular dünyada.
Bense düşlerimi yazdım semaya,
Çaresizliğimi yazdım kumsala,
Sevgimi yazdım dağlara;
Birşeyler söylemek,
Sesimi duyurmak istedim kuşlara
Ve kalbime yazdım "sensizliğimi".

Gidiyorum;
Islak kaldırımlar üzerinde,
Sıra sıra taşlar üzerinde,
Kalbimin haykırışları içinde,
Düşlerimle beraber gidiyorum.
Belki başka şehirlere başka mevsimlere,
Belki başka dünyalara.
Kim bilir orada sevmenin bedeli sevilmektir...!


eline saglık  yüreğine saglık

hepsi koca dünyanın koskoca yükleri bence ben kaldıramadım hep altında kaldım.

belkide kaçtım

sevmekten , sevilmekten

Çevrimdışı hacerül esvet

  • hacerülesvet
  • Bağımlı Üye
  • ******
  • İleti: 710
  • Rep +13/-5
  • Cinsiyet: Bayan
  • Bin defa mazlum olsan da bir defa zalim olma.
Ynt: SEVGİYİ NE GİZLEYİN NE DE ERTELEYİN
« Yanıtla #6 : 10 Ağustos 2009, 10:15:48 »
SEVMEKTEN KİM USANIR
TADINA DOYUM OLMAZ
HANGİ GÖNÜL USLANDI AH
SEVENLE OYUN OLMAZ

KAÇ KERE YEMİN ETTİM
KAÇ GÖNÜLE DE GİRDİM
SENSİZ YAPAMIYORUM AH
BAK YİNE GERİ GELDİM

İSTER YÜZÜMÜ GÜLDÜR
İSTERSEN AĞLAT BENİ
BİR GECENİN KOYNUNDAN AL
BİN GECEYE AT BENİ


Çevrimdışı hacerül esvet

  • hacerülesvet
  • Bağımlı Üye
  • ******
  • İleti: 710
  • Rep +13/-5
  • Cinsiyet: Bayan
  • Bin defa mazlum olsan da bir defa zalim olma.
Ynt: SEVGİYİ NE GİZLEYİN NE DE ERTELEYİN
« Yanıtla #7 : 10 Ekim 2009, 18:38:52 »
Sevgiyi İhmal Etmeyin

 Keşke sevgiyi alabildiğine çok kullanabilsek de, kavga konusunda olabildiğince cimri olabilsek. Keşke bunu aile hayatımızda yapabilsek...İnanın, sevmek, kavga etmekten hem daha kolay hem daha güzel...



Gelin sevelim birbirimizi! Önce eşler sevsin birbirlerini, sonra kardeşler, sonra komşular, sonra arkadaşlar... Derken, sevgi çemberini büyütüp tüm toplum olarak sevgiyi yaşayalım, yaşatalım, bunu da önce küçük daire dediğimiz ve her zaman çok önem taşıyan ailemizden başlatalım. İnanıyorum ki, her şey nasıl da güzelleşecek, her şeyi sevginin sıcaklığı ve canlılığı saracak. Tüm insanlık için denemeye değmez mi?


Hani bir aşı kampanyası var. & 8220;Haydi aşıya!& 8221; diye çağrı yapıyorlar. Ben de & 8220;Haydi sevgiye!& 8221; diyor ve kampanyamızı ailemizden başlatalım istiyorum.

Sevginin sembolü olan gülün dikeni nasıl acıtmazsa, sevgiye doymuş evde zaman zaman kar da yağsa, fırtına da kopsa sakın korkmayın. O fırtınalar kasırgaya dönüşse de aile bahçemizdeki çiçekleri asla koparamaz, onların boyunlarını bükemez. Sevgi çiçekleri dikilen bahçede asla kasırga esmez. Neden? & 8220;Narin çiçeklerin dallarını kırarım& 8221; diye korkar da ondan...

Ailemizde kasırga estirmeyecek sevgiyi ekip sevgi derecek olan bahçıvanlar ise biz hanımlarız! Ekelim sevdiklerimizin gönüllerine yaseminleri, gülleri, menekşeleri... Bakın nasıl da orada dul budak saracak ve yeşerecekler. İşte, bu fıtrat kadında var, onun fedakârlığında var, şefkatinde var...

Bir gün anne yengeç, yavrusuna seslenmiş: & 8220;Evladım neden dik yürümüyorsun?& 8221; Yavru yengeç ise; & 8220;Ama anne! Ben seni hiç dik yürürken görmedim ki...& 8221; demiş. Demek ki çocuklar, anne babadan sevgi görürlerse onlar da aile hayatlarında sevgi verirler. Nefret görürlerse nefret verirler. En azından çocuklar için sevgi oyunu oynamaya değmez mi? Çocuklar için her şeye değer...

İsterseniz bu kadar sevgiyi anlattıktan sonra, her şeyin başı sevgi dedikten sonra, sevginin tarifini verelim.

Bir ölçü selam, birazcık anlayış. Normal ölçüler içinde nezaket, bir tatlı kaşığı tolerans...  Malzemeleri iç dünyanıza alın. Yıkamaya gerek yok, tertemizdir zaten. Gönül teknenizde yavaş yavaş karıştırın. Mis gibi kokular etrafa yayılınca duygu şerbetini de ekleyip iyice karıştırın. Bu çok özel karışımı hayat tabağınıza yavaşça koyun. Üzerine bolca sevgi marmelâtı dökün. Gökkuşağının o güzelim renklerini sakın ola ki serpiştirmeyi unutmayın. Buzdolabında dondurmaya gerek yok, gönül dolabınızda saklayın yeter. Sadece kendiniz için değil, bütün sevdiklerinize bolca ikram edin. Afiyet olsun!

Yazar : Mİne İzgi


Çevrimdışı lale

  • Usta
  • ***
  • İleti: 189
  • Rep +2/-0
  • beni güzel hatırla...
Ynt: SEVGİYİ NE GİZLEYİN NE DE ERTELEYİN
« Yanıtla #8 : 10 Ekim 2009, 22:08:56 »
Ertelenmiş sözler var dilimde
Buruşmuş bir kağıdın içinde duygularım.
Gecikilmiş bir aşk yazılı köşeye atılan kağıtta
Hiç bir şey için geç değil belki
Belki, şimdi tam zamanı.
Bir de yürek sözden anlasa...

Hergün bir sonrasına ertelenir itiraflar
Bir kaçış ki, bu insanı kendinden eder
Sorular döner beynimin içinde
Beynin içinde satır satır işlenir duygular
Bir gün sonraya ertelenir hergün.

Bir yaprağın yere düşüşü gibi olabilsem
Ağır ağır süzülsem herşeyin farkında olarak
Bir şelale gibi olsam
Coşkunca düşsem arzularımın yüreğine
Korkularımı erteleyebilsem bir anlığına
Hergün koskoca bir yaşam ertelenir oysa.

Sözcüklerin ucuna yüklüdür yaşam
Kendimin kendimle savaşı bu
Kendimle ertelenmiş sözcüklerimin savaşı
Korkularımızın esiri olmuşuz
Ertelenmiş bir yaşam var sırtımızda
Ertelemiş sevdalar yaşarız
Ertelenmiş dostluklar
Ertelenmiş kendini buluşlar.

En çokta yüreğimizdeki parıltıları erteleriz.
Oysa sevmek, daha kolay gözükür korkmaktan.
Sevsek hesapsızca,
Aşık olsak ertelemeden yüreğimizdekileri.
Sözcükler aksa billur bir su gibi
Ertelemesek yaşamımızı.

Belki olacak ertelemesiz yaşayışlar
Bir umut ışığı yanar yürekte
Umudu erteleriz bu sefer
Umudu erteleriz bir sonraki güne.
Ertelenmiş bir umudun sırtına yüklemişiz korkularımızı
Ertelenmiş sözcüklere saklamışız yüreğimizi
Ertelenmiş bir varoluş yaşarız...

Farzet ki bir rüzgardım,esip geçtim hayatından, ya da bir yağmurdum,sel oldum sokağında sonra toprak çekti suyu… Kaybolup gittim.Beklide bir rüya idim senin için.Uyandım ve ben bittim.

BENİ GÜZEL HATIRLA!

Çevrimdışı hacerül esvet

  • hacerülesvet
  • Bağımlı Üye
  • ******
  • İleti: 710
  • Rep +13/-5
  • Cinsiyet: Bayan
  • Bin defa mazlum olsan da bir defa zalim olma.
Ynt: SEVGİYİ NE GİZLEYİN NE DE ERTELEYİN
« Yanıtla #9 : 10 Ekim 2009, 22:10:47 »
Ertelenmiş sözler var dilimde
Buruşmuş bir kağıdın içinde duygularım.
Gecikilmiş bir aşk yazılı köşeye atılan kağıtta
Hiç bir şey için geç değil belki
Belki, şimdi tam zamanı.
Bir de yürek sözden anlasa...

Hergün bir sonrasına ertelenir itiraflar
Bir kaçış ki, bu insanı kendinden eder
Sorular döner beynimin içinde
Beynin içinde satır satır işlenir duygular
Bir gün sonraya ertelenir hergün.

Bir yaprağın yere düşüşü gibi olabilsem
Ağır ağır süzülsem herşeyin farkında olarak
Bir şelale gibi olsam
Coşkunca düşsem arzularımın yüreğine
Korkularımı erteleyebilsem bir anlığına
Hergün koskoca bir yaşam ertelenir oysa.

Sözcüklerin ucuna yüklüdür yaşam
Kendimin kendimle savaşı bu
Kendimle ertelenmiş sözcüklerimin savaşı
Korkularımızın esiri olmuşuz
Ertelenmiş bir yaşam var sırtımızda
Ertelemiş sevdalar yaşarız
Ertelenmiş dostluklar
Ertelenmiş kendini buluşlar.

En çokta yüreğimizdeki parıltıları erteleriz.
Oysa sevmek, daha kolay gözükür korkmaktan.
Sevsek hesapsızca,
Aşık olsak ertelemeden yüreğimizdekileri.
Sözcükler aksa billur bir su gibi
Ertelemesek yaşamımızı.

Belki olacak ertelemesiz yaşayışlar
Bir umut ışığı yanar yürekte
Umudu erteleriz bu sefer
Umudu erteleriz bir sonraki güne.
Ertelenmiş bir umudun sırtına yüklemişiz korkularımızı
Ertelenmiş sözcüklere saklamışız yüreğimizi
Ertelenmiş bir varoluş yaşarız...




 tsk lalecim çok güzel bir şiir


Çevrimdışı mrkydr

  • Administrator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Ynt: SEVGİYİ NE GİZLEYİN NE DE ERTELEYİN
« Yanıtla #10 : 06 Mayıs 2010, 21:13:11 »

NAZLI ÖZBURUN
Evlilik ve Aile Danışmanı - Sosyolog

YARIN ÇOK GEÇ OLMADAN...

İnsanız ve sık sık hatalar yapıyoruz. Bazen küçük hatalar, bazen de büyük hatalar... Ama bence en büyük hatalarımız arasında geç kalmış pişmanlıklarımız var. İstediğimiz bir şeyi yapmayı sırf tembelliğimizden veya korkumuzdan erteliyoruz önce, yapmayı ister hale geldiğimizde ise çok geç oluyor.

Sevdiğimize sevdiğimizi söyleyemiyoruz. Bazen reddedilme korkusuna yenik düşerek. Bazen de romantik sanmasınlar diye söylemiyoruz. Ya da çok söylersek şımarır sanıyoruz. Ya da “Niye hep ben söylemeliyim, o söylesin!” diyerek sıyrılıyoruz.

Bazen de anlamsız bir gurura kapılıp kendi zindanımızda, kendimizden bile saklayarak sevdiğimizi kimselere söyleyemiyoruz. Sevdiğimiz kız bir başkasıyla evlenirken bize de annemizin beğendiği akraba kızıyla evlenmek düşüyor. Ya da sevdiğimiz erkek bir işaretimizi beklerken açılmak için, ilk adımı onun atmasını bekliyor, bekliyor, binlerce şüpheyle binlerce kurgu içinde kayboluyoruz.

Şımarmasınlar diye çocuklarını uzaktan sevenler var. Ekmeği gözüyle seçemeyenler, çocuklarını uzaktan, gözleriyle sevdiklerini iddia ededursunlar… Çocuklar büyüdüğünde, alamadıkları anne-baba sevgisini, bir ömür boyu başkalarından almak için oradan oraya savruluyorlar.
Sevmek söylemektir, dokunmaktır, sarılmaktır. Anne-baba olmak, sadece fiziksel ihtiyaçların giderilmesi ve güvende olmayı sağlamakla bitmez! Sevgi bir köprüdür ve aileyi birbirine bağlayan en kuvvetli bağdır.
Meşru alanda sevdiğimiz insanlara sevdiğimizi göstermenin yollarını bulmak zorundayız. Sevgisiz geçen bir ömür yarım kalmış bir ömürdür. Sevdiğini söyleyemeyen insan, yarım kalmış bir insandır.
Hamurumuzun sevgiyle yoğrulmuş olmasına rağmen, sevgiyi söylemekteki bu beceriksizliğimizin nedenlerine baktığımızda, bu duygu bize gerçekten önemliymiş gibi gelmiyor. Oysa insanın en çok ihtiyacı olan şey bir başkası tarafından sevilmektir.

Birisi sizi sevdiğinde artık herkes değilsinizdir. Birinin sizi sevmesi, sizi var olduğunuzdan daha değerli yapar, seçilmiş ve sevilmişsinizdir. Sıradan bir insan olmaktan, özel bir insan olmaya terfi edersiniz.
Araya statüler, beklentiler ve önceki hayal kırıkları girince, insanlar sevdiklerini de söylemekten korkmaya başlıyorlar. Sevmek, büyük bir sorumluluğu almak gibi geliyor. Bir insana feda olmak, diğer tüm alternatifleri unutmak... Hayatını ve her şeyini bir insana feda etmek… Bunun korkutuculuğu, sevginin içerlerde yaşanmasına neden oluyor. Elini açık etmemiş olmanın güvenli suları içinde, daha rahat salınımlara izin çıkıyor böylece...

Hissedilmiş, ama söylenememiş, içlere atılmış, üstüne sünger çekilmiş her duygu, gün gelip intikamını alıyor gizlice. İnsan en değerli deneyimleri acı çekerek kazanır. Çekilen acılar sonunda yola gelen insan, bu seferde kaybettiklerinin pişmanlığına yakalanır. Kaybetmeden bir şeyin değerinin tam olarak anlaşılamaması, sevgi konusunda da geçerliliğini koruyor. Kaybettiğimizde anlıyoruz yanımızdakinin, elimizin altındakinin kıymetini.

Uzun zaman önceydi... Her gün eşiyle ettiği kavga, gürültüyle apartmanı inleten yaşlı komşularımızdan amcamızın bir kalp krizi sonrasında terk-i dünya ettiğinde, eşinin günlerce gözyaşı döktüğüne şahit olmuştum. Beraberlerken, her gün kendi şiveleriyle, birbirlerinin kalplerini olur olmaz her şeyle kırarlardı. Ama vefattan sonra yaşlı teyzemin onca çocuğu arasında kendini bir türlü avutamadığını tekrar tekrar gördüm… Yaşarken birbirlerine karşı sevgi adına çok az şey yapmışlardı. Onca zaman hiç söylememişlerdi belki de sevdiklerini… Ya da kızgınlıklarını haykırmaktan, sevdiklerini söylemeye fırsatları olmamıştı… Kaybedince fark eden her insanoğlu gibi teyzem de pişman oldu ama yarın çok geç olmuştu…

Ne çok öykü vardır buna benzer dünyada… Hepsi de aynı hakikatle biter… Ama nedense insan anlamamak için direnir ölesiye… Kendi hikayesinin başkaca sonlanacağını umarak... Oysa girdiler aynı olduğu sürece, çıktılar asla değişmez. Ertelenen, söylenmeyen sevgiler oldukça pişmanlıklar da olacaktır.

Bugünde varız, bugüne hükmümüz geçiyor. Yarınımızı da bugünkü seçimlerimiz belirliyor. Yarın çok geç olmadan, kalp dağılmadan, ömür azalmadan bütün meşru sevgilerimizi sunmanın tam zamanı. Yol uzun, ömür kısa, pişmanlık acı; sevmek, sevilmek ve sevdiğini söyleyebilmek güzel. Severek ve sevgiyle davranabilmek güzel vesselam…

nazliozburun@gmail.com


Çevrimdışı mrkydr

  • Administrator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Ynt: SEVGİYİ NE GİZLEYİN NE DE ERTELEYİN
« Yanıtla #11 : 31 Ekim 2010, 12:56:08 »

SEVEN SEVİLİR

Sevmek bir his olduğu kadar aynı zaman da bir davranıştır. İlgi, bilgi ve mesuliyet hissi sevginin temel esaslarıdır. İlgi ve alaka sevilen şeyin yaşanması, yaşatılması, tanıtılması, başkalarının da sevmesi için ortaya konan istek ve gayrettir.

İradenin hakkı verilmeden, akıl ve mantık yedeğe alınmadan sadece hislere emanet edilmiş sevgi de devamlılık ve gelişme zor olur. “Kişi kendisi için arzuladığını kardeşi için istemiyorsa iman etmiş olmaz” hadisinde bir manada bu gayret bu istek ve bu çaba nazara verilmektedir.

İlgi ve alaka beraberinde mesuliyeti de getirir. Mesuliyet hissi canlı cansız bütün varlığa karşı onların ihtiyacını karşılamayı gerektirir. Ben ne yapabilirim diyen kişide mesuliyet hissi vardır.

Sevginin farklı ifade usul ve üslubu olduğu herkesçe malumdur. Muhatap kabul edilme, konuşma, hal hatır sorulma, göz göze gelme, hediye ve iltifata mazhar olma, uzaklarda bile olunsa zaman zaman aranma, gıyaben takdir edilme.. gibi daha nice çeşitlerinden söz etmek mümkündür. Herkesin sevgi ifadesi farklı olabileceği gibi sevgi beklentisi de farklı olabilir. Önemli olan samimiyetle söz ve tavrın sergilenmesidir.

Peygamber efendimiz: “Ey Muaz, Allah'a yemin ederim ki ben seni gerçekten seviyorum..” demek suretiyle bizzat sevdiğini söyleyerek ifade buyurmuştur. Ne var ki Peygamber Efendimiz sevgisini daha çok hal, tavır, davranış, bakış, gıyaben takdir gibi daha farklı tarzlarda ortaya koymuştur.

Hazreti Ömer umre için Efendimizden izin talebinde bulunduğunda Allah Rasûlü’nün “kardeşim beni dualarına dahil eyle” demesiyle adeta başı göklere değer. Buna çok sevinir. Çünkü bu ifadenin arka planında büyük bir sevgi, büyük bir değer ve büyük bir iltifat vardı.

Hayber’in fethinde Peygamber Efendimiz ertesi gün bayrağı Allah’ın ve Rasûlü’nün çok sevdiği birisine vereceğini söylediğinde Hazreti Ömer’in o gece gözlerine uyku girmez. Bayrağın kendisine verilmesini çok arzular. Çünkü netice de Allah ve Rasûlü tarafından sevilmek vardır. Hazreti Ömer de bu sevgiye taliptir.

Sevmek kişinin fıtratının bir derinliği olmalıdır. İnsan sevildiği için sevmemeli. Böylesi bir durum bencilliktir. Sevilmek insanı elbette mutlu eder ama sevmeden sevilmek beklentisi kişiyi gayr-i tabi davranışlara sürükler.

İnsanın sevebilmesi sevildiğinin de alametidir. Mütekabiliyet sırrınca; teveccüh edene teveccüh edilmesi; ananın anılması; zikredenin zikredilmesi; ahdini tutanlara karşı ahdin yerine getirilmesi gibi sevenin de sevilmesi bir esastır.

ÖMER FARUK ŞENTÜRK





AY_ISIGI

  • Ziyaretçi
Ynt: SEVGİYİ NE GİZLEYİN NE DE ERTELEYİN
« Yanıtla #12 : 03 Kasım 2010, 04:36:02 »


Aşka düşmeyin sadece yanıyorsunuz:) sizin için yananı sevin...