ÇOK GEÇ DİYE BİR ZAMAN YOKTUR"Yaşlandığımız için, eğlenmekten, oynamaktan, yaşamaktan vazgeçmeyiz.. Eğlenmek, oynamak ve yaşamaktan vazgeçtiğimiz için yaşlanırız. Genç kalmanın, mutlu olmanın ve başarıya ulaşmanın sadece dört sırrı vardır: Her gün gülmek ve yaşama katacak mizah bulmak... Bir rüyanız olmalı mutlaka... Rüyalarınızı kaybettiniz mi, ölürsünüz. Etrafımızda dolaşan pek çok kişi aslında ölü ve bundan kendilerinin bile haberi yok... Yaşlanmakla, büyümek arasında çok büyük bir fark vardır… Eğer 19 yaşındaysanız ve bir yıl hiç bir şey yapmadan, hiç bir şey üretmeden bir yıl sırtüstü yatarsanız, sadece bir yaş yaşlanır, 20 olursunuz... Ben 87 yaşındayım ve ben de bir yıl hiç bir şey yapmadan, hiç bir şey üretmeden sırtüstü yatarsam, 88 yaşımda olurum. Herkes bir yılda bir yaş yaşlanır. Bunun için özel bir yetenek yada bilgiye ihtiyaç yoktur. Oysa bir yaş daha büyümek için, mutlak bir şeyler yapmak, üretmek, kendini geliştirecek fırsatları bulmak ve kullanmak gerekir. Asla pişman olmayın... Biz yaşlılar, genelde yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan pişman oluruz çünkü.. Ölümden korkan insanlar, pişman olanlardır... Pişman olmaktan korktukları için hiçbir şey yapmayanlardır..."
YANAN GÜL ZÜLEYHA GÖZ GÖRE GÖRE YANMAYA MAHKUM OLAN ZÜLEYHA KARDEŞİMİZİ UNUTMAYALIM DUALARIMIZI EKSİK ETMEYELİM Kısa bir süre önce cehaletten hattini aşacak biçimde örtüsüz ve uygunsuz biçimde gezen züleyha kardeşimiz günün birinde kendisine hakkı ve doğru yolu gösteren bir arkadaşı sayesınde.içtenlikle tesettüre girer.Ama bu tesettur onun ıcın kısa bır sure olmustur. Züleyhanın annesi kızını tesetturden uzaklastırmıs''sen onlar gibi olmayacaksın'' Züleyha daha fazla annesının baskısına dayanamayarak yıne eskı hayatına geri dönmüstür. Züleyha ve annesi yakınlarının düğününe gitmek için hazırlık yaparlar.Düğüne giderler Ve züleyha oyuna kalkar Annesi onu büyük bir coşkuyla Alkışlamakta Züleyha ise oynamaktadır.O sırada bir tabancadan cıkan kursun Züleyhanın sonu olmustur.Kanlar içinde züleyha yere düşmüs ve oracıkta can vermıstır. Züleyhanın ölümünden 3 gün geçmiştir. 3 gün sonra sabah ezanında züleyha annesinin kapısına dayanır. Haykıran bir sesle ;anne aç kapıyı ben geldim; diye defalarca seslenir annesine. Mahalle halkı, annesi ve babası bu ürperten sesle uyanırlar.babası kapıya yaklaşıp kızım sen misin diye seslenir kızına. Züleyha haykıran bir ses tonuyla: baba aç kapıyı ne olur ben geldimr der. ama anne ve baba korku içinde, kapıyı açmaya korkarlar. Kapıyı açmadıkları için bir süre sonra züleyha gerisin geriye döner. Bunun üzerine annesi ve babası korku içinde bu durumu yakınlarına anlatır. Yakınlarıda büyük alimlere hocalara giderek durumu anlatırlar. Herkes şaşkınlık ve dehşet içindedir. Anne ve babası korkularından eve yalnız gitmek istemezler. Bunun üzerine büyük alim ve hocalar aralarında anlaşarak anne ve babasının da ısrarlarıyla eve gidip beraber beklemeye karar verirler. Züleyha ise ertesi sabah aynı saatte kapıyı vurmaya ve haykıran sesle anne kapıyı aç ben geldim; diye bağırmaya başlar. Sesleri duyan alim ve hocalar korku ve panik içindedirler. ne yapalım ne edelim; derken Züleyhanın babası cesaretlenerek kapıya yanaşır. Ve r0;kızım züleyha sen misin der. Züleyha ise evet baba ne olur aç kapıyı ben geldim, annemi görüp gideceğim diye haykırarak bağırmaya devam eder. Bunun üzerine züleyha nın annesi korkudan evin en dip köşesine gidip saklanır. Alim ve hocalar kapıyı açma kararı alırlar. Ve kapı açılmıştır. Kız içeri girmesiyle evin içini inanılmaz bir sıcaklık kaplamıştır. Kızın saçları yanmış, kolları omuzlarına kadar, bacakları baldırlarına, boğazı göğsüne kadar yanmıştır, yüzü simsiyah, gözleri alevler içindedir. Ayakları bastığı halıyı bile yakıp geçmektedir. Züleyha yolunu şaşırmadan direkt annesinin bulunduğu odaya doğru ilerler ve kapıyı kırarak annesinin bulunduğu odaya girer. Annesine haykıran bir sesle: anne yaktın beni açılmamı isteyerek yaktın beni, şimdi ise ben seni yakacağım; diye annesine sarılır. Züleyha annesine sarılmasıyla annesinin yere düşmesi bir olmuştur. Apar topar annesini hastaneye gotürürler . annesinin vücudu kızının değdiği her yeri yanmıştır. Anne her ne kadar ayılsa da her kalkışta aynı şokla tekrar bayılıyordur . kız ise evin odasında hala ateşler içindedir.olayın üzerinden 40 gün geçmiştir. kız aynı yerde aynı vaziyette 40 gün kalmıştır.41. gün ise sabaha karşı kız kaybolur. Kızın olduğu yere dokunanlar; kızın yığıldığı yerin hala sıcak olduğunu söylenir.
FIRTINADA UYUYUYABILIRMISIN> FIRTINADA UYUYABİLİR MİSİN> Yıllar önce bir çiftçi, fırtınası bol olan bir tepede bir çiftlik> satın almıştı. Yerleştikten sonra ilk işi bir yardımcı aramak oldu.> Ama ne yakındaki köylerden ne de uzaktakilerden kimse onun çiftliğinde> çalışmak istemiyordu. Müracaatçıların hepsi çiftliğin yerini görünce> çalışmaktan vaz geçiyor, burası fırtınalıdır, siz de vazgeçseniz iyi> olur diyorlardı.>> Nihayet çelimsiz, orta yaşı geçkince bir adam işi kabul etti. Adamın> haline bakıp 'çiftlik işlerinden anlar mısın?' diye sormadan edemedi> çiflik sahibi. 'Sayılır' dedi adam, 'fırtına çıktığında uyuyabilirim'.> Bu ilgisiz sözü biraz düşündü, sonra boşverip çaresiz adamı işe aldı.> Haftalar geçtikçe adamın çiftlik işlerini düzenli olarak yürüttüğünü> de görünce içi rahatladı. Ta ki o fırtınaya kadar:>> Gece yarısı, fırtınanın o müthiş uğultusuyla uyandı. Öyle ki, bina> çatırdıyordu. Yatağından fırladı, adamın odasına koştu: 'Kalk, kalk!> Fırtına çıktı. Herşeyi uçurmadan yapabileceklerimizi yapalım.' Adam> yatağından bile doğrulmadan mırıldandı: 'Boşverin efendim, gidin> yatın. İşe girerken ben size fırtına çıktığında uyuyabilirim demiştim> ya.' Çiftçi adamın rahatlığına çıldırmıştı. Ertesi sabah ilk işi onu> kovmak olacaktı, ama şimdi fırtınaya bir çare bulmak gerekiyordu.>> Dışarı çıktı, saman balyalarına koştu: A-aa! Saman balyaları> birleştirilmiş, üzeri muşamba ile örtülmüş, sıkıca bağlanmıştı. Ahıra> koştu. İneklerin tamamı bahçeden ahıra sokulmuş, ahırın kapısı> desteklenmişti. Tekrar evine yöneldi; evin kepenklerinin tamamı> kapatılmıştı. Çiftçi rahatlamış bir halde odasına döndü, yatağına yattı. Fırtına uğuldamaya devam ediyordu. Gülümsedi ve gözlerini kapatırken mırıldandı: 'Fırtına çıktığında uyuyabilirim'Sıkıntılara zihnen (bilgi, plan), mânen (dua), maddeten (tedbir) hazırsanız, fırtına çıktığında uyuyabilirsiniz. Hayatınız boyunca.....SELAMETLE KALIN İNŞALLAH........