Gönderen Konu: 99 Esma 99 Özür  (Okunma sayısı 1852 defa)

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 136
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
99 Esma 99 Özür
« : 27 Nisan 2011, 09:47:22 »
kirmizigulvx6


Senai Demirci'nin Sözyangını kitabından

Rabbim dilimizi gıybetten ve yalandan uzak eylesin inşaAllah



''Rahman''
Senyokluğunda bile kulunun hatırını biliponu yokluktan varlığa getirdiğin haldeben gıybetini ederekardından kem sözler söyleyerek varlığında bile kulunun hatırını hiçe saydım.Senkulunu unutulduğu halde bile güzelce anıp insan eylerkenben Senin kulunu herkes andıktan sonra kötü sözlerle andım.Üzerimde eserlerini gördüğüm rahmetine aykırı davrandım.Pişmanım.Senden affımı diliyorum ey Rahman.

''Rahim''
Sensonsuz merhametinlekulunun dillendiremediği sonsuzluk arzusunuebedi cennetini yaratarak doyururkenben Senin kulunuduyunca rahatsız olacağı ve bildiğinde hoşlanmayacağı kusurlarıyla ebediyen etiketlemeye kalktım.
Senkulunu toprak olduğunda bile unutmazkenunutulduğunun bile unutulduğu zamanlarda da adını anarken ve ebediyen diri kılacağını vaad etmişken;kulununkulağının işitmediği yerlerdegözünün görmediği köşelerde hiç sayılmasınaaşağılanmasınabaşka nazarlarda çirkinleştirilmesine razı oldum.Merhametsizlik ettim.Kalbime yağdırdığın merhametin en azını bile kardeşime çok gördüm.Özür diliyorum.Bağışlanacağımı umuyorum ey Rahim.

‘’Melik’’
Bana dilimidamağımı ve dudağımı borç verdiğinicanımı hiç yoktan bahşettiğinibeni çamurdan süzüp insan eyleyerek mülkünde başköşeye oturttuğunu bildiğim haldebana mülk olarak verdiklerinle Sana karşı çıktım’’iğrenç’’dediğin işler yaptım.Bu ayıbı kendime yakıştıramıyorum.
Bana nefeslerimi hiç yoktan verdiğin haldeSenin mülkündeSenin gördüğün yerdeSenin verdiğin mülkü kullanarakbenim de iğrenç bulmanı istediğinvicdanımın tiksindiğiSenin hoşnut olmadığın lüzumsuzluklar yaptım.Bana gerekli olduğu için verdiklerinigereksiz yerlerde kullandım.Böylesine acı bir nankörlük yaptığım için pişmanım ey Melik.Özürler diliyorum;kusurumu bilerek Sana dönüyorum.

‘’Kuddus’’
Kudsiyetinlealdığım her nefesleverdiğim her nefesle kanımı temizlerken Sennefeslerimi kardeşimin ölü etini seve seve yeme iğrençliğiyle kirlettimsesimi tiksinti verici sözlere buladım.Senin temiz verdiğini kirlettim.Senin pak eylediğin nefesimikanımıcanımı pisliklere buladım.Kalbimi bana da kardeşlerime de faydası olmayan ölü sözlerin ardına koydum.Beni bu ağır günahtan temizler misin ey Kuddus?

‘’Selam’’
Senkulun İbrahim`i (as) ateşin ortasında bile yaktırmadığın haldeateşe bile yakıcılığını ‘’dost’’un hatırına terk ettirdiğin haldegıybetini ettiğim kulunu benim nefret ateşimde yaktırır mısınbenim yıkıcı intikam duygularımla hırpalanmasına razı olur musun?
Kardeşimin en başta kalbimin kötü zanlarından emin olmasınıbu da olmazsabari dilimden selamette olmasını isteyen Sensin ey Selam.Şu haldegıybetini ettiğimi debeni degıybetimi dinleyenleri de yakıp yıkan o kırıcı sözlerin dilime değmesine elbette ki razı olmazsın.Ben hata etmişim ey Rabbim.Nefsimin şerrinden kollayamamışım kendimi.Bundan böyle kalbimi kötü zanlardanaklımı ayıpları araştırmaktandilimi gıybetten salim eyle ey Selam.

‘’Mü`min’’
Mü`min olarakhiç kimse benden bir şey beklemezkenbenden bir iş istemezkenSen bana güvendin ey Mü`min.Kimseler benim insan olabileceğime inanmazkenbeni insan etmeyi Sen tercih ettin.Mü`min isminin gereğincebana güvendininsanlıktan ne beklenirsebenden beklediğini söyledin.Hiç hak etmediğim halde ‘’adam’’yerine koyup sözlerine muhatap edecek kadar güvendin bana.Her biri birer mektup olan varlığın mesajını anlayışıma emanet ettinkardeşlerimin onurunu insafıma bıraktın.Sen bana bunca güvenmişkenvarlığıma bunca görev emanet etmişkenemniyet edip de varlık sahasına sürmüşkenbeni hiç önemsemiyormuşsun gibi kendi başıma buyruk yaşadım.Sen beni işitmiyormuşsun gibi hevesime göre sözler söyledim.İleri geri konuştum.Açıkça ‘’iğrenç’’bulmamı istediğin eylemigüvendiğin bu kuluna yakıştırdım.Gıybet ederek güvenini boşa çıkardım ey Mü`min.Bundan böylebu acı pişmanlığımıbu ağır hüsranımı güzelce terbiye olmam için güvencem eyler misin ey Mü`min.

‘’Müheymin’’
Zayıfları kuvvetlilerin şerrinden himaye eden Sensin.Gıyabında konuşurken elini bile kaldıramayacak bir ölü gibi çaresiz olan kardeşimin hakkını bende bırakır mısın hiç?
Ortalıkta yok diye hiçe sayaraknasılsa işitmiyor diye sözlerimle hırpalayaraközür bile dilemesine fırsat vermeden ayıplarını sayıp dökerek zulmettiğim kardeşimin onurunu elbette ki kollarsın.Müheymin olduğunu unutmuşum ey Rabbim.Dilimi gıybettenkalbimi gıybetin çirkinliklerinden himaye eyle ey Müheymin.

‘’Aziz’’
Kendisini Sana nisbet ederek kul olma izzetini üzerinde taşıyan kulunun izzetinikulu işitmiyor diyekulu bilmiyor diyekulu ortalıkta görünmüyor diye kırabiliyorsamSenin kuluna bahşettiğin izzeti deSenin izzetini de hafife alıyor olmalıyım.
Seni bir bilerek birleyerekyalnız Seninle yaşadığınısadece Sana kul olduğunuancak Senden yardım dilediğini söyleyen kulun işitmiyorsa da Sen işitiyorsunkulun bilmiyorsa da Sen biliyorsunkulun ortalıkta yoksa da Sen hep yanımdasın…Kulunun izzetini incitmekSenin izzetini incitmeye kalkmak demektir.Öyleyse kardeşimin yokluğundakardeşimin ve benim Rabbimden çekinerek susmalıydım!Öyleysekardeşimin duymadığı yerdekardeşimin ve benim Rabbimin duymasından korkarak susmalıydım!
Hem sonraRabbimden çekinmezkenaciz kulundan çekinmem beni zelil etmez mi?
Hem sonraSenden korkmayı bilmezkençaresiz kulundan korkuyor olmam beni ödlek ve onursuz biri yapmaz mı?Şu haldeben de Senin izzet bahşettiğin bir kulun olarak kendi izzetimi kırma hakkına sahip değilim.
Biliyorum;aslandan korkmak ceylan huyluların harcıdırfare huylular aslandan korkmayı bilmezonlar ancak kediden korkar.Ben Senden korkacağıma kulundan korkarakSenden çekineceğime yarattığından çekinerekkendimi nasıl da aşağılamışım!Ceylan huylu olsaydım ‘aslan’dan korkardımfare huyluyum ki kediden korkuyorum.
Şimdi anladım kibaşka kullarını tahkir etmeme dekendimi başka kulları tahkir ederek aşağılamama da Senin izzetin izin vermez.Çünkü ‘’İzzetAllah`aelçisine ve müminlere aittir.’’(münafikun suresi)Senin bana verdiğinkardeşlerime verdiğin o izzeti yok saymaya hakkım yok;kabul ediyorum.
Beni gıybet etmeyenkendisiyle gıybet edilmeyen ve gıybeti edilmeyen izzetli kulların arasında kabul eyle ey Aziz.


‘’Cebbar’’
Kibirlenenlerin boynuna kibirlerini tasma eyleyen Sensin.Gıyabında kusurlarını sayarak kardeşimi küçültürkenaslında kendimi büyük göstermeye çalıştığımı yeni fark ettim.
Ayıplarını ayıp görmeyenlerikusurlarını kusur bilmeyenleri kibirlerinin pençesine hapseden Sensin.Kardeşimin ayıplarını sayarkengünahlarını açık ederken kendimi belki de İblis gibi kusursuz ve ayıpsız etmeye çalıştığımı şimdi anlıyorum.
Gıybet ederek gizlice kibirlenişimikusurları hep başkalarına yakıştırırken farkına varmadan şeytana yoldaş oluşumu bağışla ey Cebbar!

‘’Mütekebbir’’
Sen ki büyüksün;Seni büyüklemeye sözlerimiz yetmez.Büyük bildiğimizden de büyüksün.Senin kullarını gıybetimle üstü kapalı küçük düşürerekkendimi yüceltmeye kalktım.Sen ki Yüceler Yücesisin;yücelik yalnız Sana yaraşır.Kulunu küçük düşürerekbüyüklenmek benim haddim değildi.Özür diliyorum.
Boyunlarınaçenelerine kadar uzanan kibirli halkaları geçirdiğin ve ister istemez kafaları yukarı kalkık halde dolaşan zavallı kibirlilerden eyleme beni.

‘’Halık’’
Bir çiğnemlik et halindeyken ana rahminde biçimlendirdiğin kulunu;kimsenin tanımadığıyüzüne bakamadığı bir haldeykenyüzüne bakılır bir hale getirdiğinkimse tanımazken önemseyerek insan kıldığın kardeşimi;yüzüne bakılır haldeykenadı sanı anılırken yok saydımgıybetini ederek bir çiğnemlik et gibi ağzımda çiğnedim.Özür diliyorum ey Halık`ım.

‘’Bari’’
Yokluktan çıkarıpbelirsizlikten kurtardığın kulunusimasını bana sevimli ve tanıdık eylediğin kardeşimiyokluğunu fırsat bilerekhiç yokmuş gibigıybetimle ezdim.Başkalarının gözünde çirkinleştirdimgüzel yüzüne sevimsiz sıfatlar yapıştırdım.Kulunu hiç örneksiz ve hiç modelsizhiçlikten çıkarıp güzelce var etmendeki hikmeti ciddiye almadım ey Bari.Affedileceğimi umuyorum.

‘’Musavvir’’
Dostlarıma tanıdık ve sevimli kıldığın sesimibana her an taptaze verdiğin nefesimiyüzleri güzelleştirengülleri tebessüm ettiren tasvirine rağmen çirkin bir işte kullandımpisliğe bulaştırdım.Yüzünü karanlıklardan çıkardığınçirkinlikten sıyırıp aldığın kardeşimin yüzüne kara çaldım.Güzelce tasvirine aykırı işler yaptım.Beni bağışlar mısın ey Musavvir?


‘’Gaffar’’
Sonsuz bağışınlagünahlarını rahmetinin denizinde erittiğinkötülüklerini gözyaşlarının hatırına iyilik diye yazdığınhatalarını pişman oldu diye ebediyen örtüp ‘’unuttuğun’’ kulunaben hiç acımadım.Günahlarını orada burada dilime doladımkötülüklerini ona buna anlatarak çoğalttımhatalarını herkese açık ettim.Senin bağışladığını hiç bağışlanmaz gördüm.Senin ümidini hiç kesmediğin kulundan ümit kestimhiç hatasından dönmeyecek sandım.Dönüşünü beklemedim.Acımadım kardeşime.Utandırdım Senin kulunu.Hatalarını unutulmayacak şekilde zihinlere yazmaya kalktım.Mahcubiyet perdesini yırttım.Pişmanımgözyaşları içindeyimözür diliyorum.Beni bağışlar mısın ey Gaffar?

‘’Kahhar’’
Hata eden her kulunu hemen kahrınla helak edeceğin haldeacele etmeyip de tövbe etmesini beklemende gizli lutfunu göremedim.Haddimi aşıp hatalı kulunu ben kahretmeye kalktım.Kahrınınkulunun günahlarını bir anda yok edeceğine inandığım haldeben günahlarını değilkulunu kahretmeyi tercih ettim.Haddimi bilemedim.Gıybetle ettiğimettirdiğim günahları da yok eder misin ey Kahhar?Tekrarlayarak zihinlere kazıdığım kusurları da siler misin ey Kahhar?

‘’Vehhab’’
Yokluğumda bile beni var sayıp insan eylediğin haldeadımın anılmadığı o zamanlardan beni alıp adımı anılır kıldığın haldeben kardeşimin yokluğunda onu öldürdüm.İsmini önemsediğinönemsettiğincismini el üstünde tuttuğun kardeşimi rezil ettimaşağıladımismini kötüler arasında andım.Hoş göremedim eksiklerini.Sabrımdan ikramda bulunamadım.Sevaplarımı kendi ellerimle yaktım.Müflisim.Sevapça fakirim.Bana kerem eyle ey Vehhab!

‘’Rezzak’’
Hatalarına rağmen rızık vermeyi sürdürdüğün kulunun gıybetini yaptım.Kendi rızkımı ‘’ölü eti’’nden seçtim.İsyanlarına rağmen beslediğin büyüttüğün kardeşimin gıybetini ettim.Bana rızık olarak verdiğin dilimidamağımıdudağımınefesimisesimi israf ettim.Senin rızık verdiğiniben rızık verilmez bir halde gördüm.Rezzak oluşunu itham ettim.Hem de ağzıma ‘’iğrenç’’bir rızık aldım.Beni bundan böyle susmakla rızıklandırır mısın ey Rezzak?

‘’Fettah’’
Benhiç hak etmediğim haldeSen bana varlığın kapılarını açtın.Ama ben varlığımı çirkin işlere adadım.Hiç ummadığım haldebana hayatın imkanlarını açtın.Ama ben hayatımı ölü işler için harcadım.Benhiç bilmediğim haldeSen bana güzelliğin perdelerini araladın.Ama ben nefesimi çirkin sözler için harcadım.Ben hiç farkına varmadığım haldeSen bağlı dilimi çözdünbeni konuşur eyledin.Ama ben gıybetlerimleağzımı faydasız sözler için açtımdilimi iğrenç kelimelere doladım.Pişmanımkendime zulmettimemanet olan varlığımı karanlıklara sattım.Yine hayır için açtırır mısın ağzımı?Güzel sözlere döndürür müsün dilimi?Pişmanlığımdan affına kapılar aralar mısın ey Fettah?

‘’Alim’’
Korkup kendime sakladıklarımı bilirsin Sen.Ben başkalarının bilmesinden daha çok korktum.Senin bildiğini bildiğim haldeçekinmeden gıybet ettimdedikoduya karıştım.Utanıp kendimden sakladıklarımı daçekinip kendime itiraf edemediklerimi de bilirsin Sen.Ben kendimi kendimden utandırdım.Ayıp işlediğimde aynadaki yüzüne bakamadığım adamıSenin en çok da yüzüne nazar ettiğini göre göre çirkin işlere koşturdum.Yalan konuştuğunda kendi kendisiyle göz göze gelemeyen adamıSenin bildiğini bile bile gıybetli sözlere özne yaptım.
Olmadığıduymadığıbilmediği yerlerdekardeşimi gıybetimle aşağılarkengizlice kendimi yücelttiğimi Sen bilirsin zaten.Senin yüceliğini anmaya ayırmam gerekirken dilimidudağımınefeslerimi kendimi yüceltmeye adadım.Pişmanım ey Rabbim!
Güya iyiliğini istermişçesinekardeşimin kusurlarını sayıp dökerkenfarkında olmasam dakendimi kusursuz göstermeye niyetlendiğimi Sen bilirsin zaten.Senin kemalinikusursuzluğunu anlamaya ayırmak gerekirken bilincimikendimi kusursuz bilmeye adadımkendimi beğenmekle oyalandım.Özür diliyorum ey Rabbim.

‘’Kabıd’’
Mülk Senindir.Dilediğince genişletirdilediğince daraltırsın.Daraldığımdagıybete daldım.Başkalarını ezip kendimi sahte genişlikler peydahladım.Senin mülkündeSenin verdiklerinleSenin hoşnut olmadığın işler yaptım.Gıybet için harcadığım nefeslerimi daralt ey Kabıd.
Varlığım Senin elindedir.Dilersen darda koyardilersen ferahlatırsın.Darda kaldığımdagıybete sarıldım.Kendimi üste çıkarıp başkalarını aşağılayarakuğursuz ferahlıklar aradım.Ölüyken diri kıldığın varlığımı ölü sözlere harcadım.Gıybetimle yaptığım intikam hesaplarını aklımdan çıkart ey Kabıd.

‘’Basıt’’
Sen ‘’Sus!’’ dedin diye sustuğumda ferahlık ver bana ey Basıt.Senin bildiğini bilerek çirkin konuşmaktan çekindiğim anları genişlet ey Basıt.
Senin işittiğini bilerek tiksindirici sözleri susturduğum yerleri genişlet bana ey Basıt.

‘’Hafıd’’
Öyle Hafıdsin kialçartırsın gıybetiyle kardeşini tahkir edip kendini tekebbür eyleyeni.
Öyle Hafıdsin kiküçültürsün gıyabında kardeşini küçük düşürüp büyükleneni.
Öyle Hafıdsin kiyokluğa yuvarlarsın varlığını kardeşi hiç yokmuş gibi aşağılayarak gıybet etmekte kullananı.
Öyle Hafıdsin kizillete düşürürsün kardeşinin kusurlarını açık ederek kendisini yücelteni.
Kardeşinin yokluğunu fırsat bilip alçalarak gıybetini yapanlardan eyleme beni.
Kardeşinden korkup gerçeği yüzüne karşı söyleyemeyen ödlekler arasından çıkar beni.

‘’Basir’’
Perdeler Senin görmene perde değil.Perdeler ardında da gördüğünü görecek gözler ver bana.
Kapalı kapıların arkası gizleyemiyor sözlerimi.Kapalı kapıların ardında konuşulanların da açık edildiği günü hesap edecek sözler ver bana.
Kullarını görünen yerlerde utanan bu kulunaSenin her an her yerde gördüğünü görerek yaşama estetiği ver.
Veçhine baka bakahoşnut olmadığın sözleri ısrarla söyleme edepsizliğinden kurtar beni.
Gördüğünü göre görebaşkalarının görmemesine sığınıp inatla nahoş işler yapma hayasızlığından uzak tut bendeni.

‘’Hakem’’
Sen beni varlık ağacının tatlı ve mütebessim meyvesi eylemişkenben nasıl olur daağzıma boş sözleri yakıştırırımnahoş kokulu gıybetleri alırım?
Sen kalbimi sonsuzluğu taşıyan bir çekirdek gibi göğsüme yerleştirmişkenben nasıl olur dafaydasız ve hikmetsizlüzumsuz ve anlamsız sözlere adanırım?
Sen Hakem`sin;her işi hikmetli ve anlamlı eyleyensin.Hikmetinin dili olan konuşmayıanlamın göğü olan kelamıfesatlı ve nifaklı işlere yakıştırdımaffet beni ey Rabbim.
Hakem Sensin;kendimi kendime faydalı eyleyensin.Varlığın zirvesi olan hayatımıhayatımın meyvesi olan aklımıöldürücü ve zehirleyici sözler için harcadımbağışla beni ey Rabbim.

‘’Rafi’’
Beni yokluğun zilletinden kurtarıp varlığın zirvesine oturttuninsan olmakla şereflendirdin.Rafisin sen kişerefini artırırsın başkalarının yokluğunda bile Senden korkup tevazu eyleyenin.Başını göğe eğdirirsin Senin bilmene göre davranarakSenin işitmene göre konuşarak haddini bilenin.
Kulunun işitmesinden çokSenin işitmenden çekindiğim bir yüceliğe eriştir beni.
Yarattığının bilmesindenseSenin bilmenden dolayı sustuğum şerefle şereflendir beni.Senin varlığını her yerde hissedenişittiğini her sözünde bilengördüğünü her bakışında gören yüksekçe bir duyarlılıkla donat beni.

‘’Muizz’’
İzzetim varsaSenin verdiğin kadardır.
Sensiz zilletlere düşeralçaklara uğrarım.
Senin işitmeni kulak ardı ettiğim her yerde zillete düşerim.
Senin işittiğini bilerek susma izzeti ver bana.
Senin gördüğünü göz ardı ettiğim her köşede alçaklara uğrarım.
Senin gördüğünü görerek yaşama lezzeti ver bana.
Senin varlığını hesaba katmadığım odalarda çirkinleşirim.
Seni görüyormuş gibi davranma inceliği ver bana.

‘’Muzill’’
Sana itaat etmeyen kainat dolusu korkular içindedir.Sana boyun eğişim en tatlı sevincimdir.İntikam duygularım kabardığı halde sustuğumdaSana itaatin sevincini tattır kalbime.Seni büyük bilmeyenher şey karşısında küçülmektedir.Nefretim yakamdan tutup gıybete zorladığı haldeSeni yanımda bilerek susmanın lezzetini ver dilime.

‘’Semi’’
Senin işittiğini kimselerin duymadığı yerde de işitecek bir kulak ver bana ey Semi’.
Bana verdiğin kulağıSenin tiksinmemi istediğin sözlere sağır edecek bir kalp ver bana ey Semi’.
Kullarının işitmediği yerde Senin işittiğini bilerek konuşma nezaketi ver bana ey Semi’.Kulaklarıma boş söz ve yalanın erişmediğidilime yalan ve gıybetin değmediği cennet kokulu odalarda ağırla beni.
Sen işitmiyormuşsun gibi dilimi değdirdiğim savruk sözler içindudaklarıma aldığım yalanlar için özürler diliyorum ey Rabbim.


‘’Mümit’’
Nefsimi gıybete yetirme.
Dilimi ayıpları sayıp dökmeye çevirme.
Dudağımı kötü sözlerin ölüsü eyle ey Mümit.

‘’Vahid’’
Nereye dönsem Senin veçhini bulurum.Yüzümü bir Sana döndüğümü biliyorum.Yüzüm yalnız Sana yönelmişkenbaşka yüzlerden çekinerek ikiyüzlü olduğum için özür diliyorum.

‘’Ehad’’
Yüzümün biricikliği Senin eserin.Yüzümü bütün yüzler içinde bi`tane eyler ehadiyetin.
Senin nazarında biriciğim;bi`taneyim.Bu biricik yüze Sen ikiyüzlülüğü yakıştırmadığın haldeben ikiyüzlü olabildim.Bir Sana çevirseydim yüzümüarkadan başkayüze karşı başka konuşan o ‘’iki yüz’’ükendi kendine utanmadan bakamayan bu ‘’kirli yüzü’’kendime yakıştırmazdım.Özür dilerim.

‘’Samed’’
Sen kimseye muhtaç değilsin.Sana bir an bile muhtaç olmamak mümkün değil.
Her şey her an Sana muhtaç.Sensiz bir an bile var olmak mümkün değil.Ben beni Sensiz sandığım yerlerdeSenin izninle var olduğumu unuttum.Senin hiç karşılıksız verdiğin dilidamağıdudağısesinefesi boş sözlere harcadım.Varlığımı bana karşılıksız bahşettiğin halde Senben Seninvarlığıma yakıştırmadığın işler ettim.Affeder misin beni?

‘’Kadir’’
Kudretin olmasa’’kaf’’ ile ‘’nun’’ buluşamaz’’Kün!’’ emri yerine gelmezdi.Kudretin olmasa’’var’’diye bir şey olmaz’’yok’’un yokluğu bile bilinmezdi.Sen ‘’Ol!’’ dedinişte oldu alem.Sözünün her hecesidir cümle alem.Senin bir hecen hatırına var olduğumu unuttumgereksiz ve boş hecelere harcadım nefesimi.Bağışlar mısın beni ey Kadir?

‘’Vedud’’
Sen sevdiğin için bakar yüzler yüzlere.Ben sevdiğin ve sevdirdiğin yüzleri kem sözlerimle karaladım.Senin her an muhabbetle nazar ettiğin yüzlere bir daha bakılmayacakmış gibi çirkinlikler yakıştırdım.
Sen sevdiğin için güneş doğar günlere.Ben o günlere kötü zanlarımla karalar çaldım.Senin her an muhabbetinle nurlandırdığın günlerebir daha yaşanmayacakmış gibi ölü işler bulaştırdım.
Bağışla beni ey Vedud!
Yeniden sev beni.
Sevdir.
Sevindir.
Sevdiğin kardeşimigıybetini etmekten utanacak kadar sevdir bana.
Sevdiğin kardeşime gıybetimi etmekten utanacak kadar sevdir beni.
Severek var ettiğin yüzümügıybet etmekle utandırmaktan utanacak kadar sevdir bana.

‘’Mecid’’
Sen nihayetsiz ulviyetinle birlikte bana sonsuz yakınlığını lutfettiğin haldeben bu zilletimle kardeşimi kendimden uzak gördümgıybetini ettim.
Senin hatırına susmakla yücelt beni.

‘’Bais’’
Kuruyup toz olmuş kemiklerin bile hatırını sayıp ebedi diriltirken Senben Senin dirilttiğin ve diri tuttuğun kuluna toz muamelesi yaptım.Gıybetini edip küçük düşürdüm.Olmadığı yerlerdeduymadığı köşelerde yüzüne kara çaldım.Affet beni.

‘’Şehid’’
Senin şahitliğin susmam için yeterdi bana.Ama ben Senin şahit olduğun kapalı kapılar ardındasırf kardeşim şahit değil diye hoşnut olmadığın sözler söyledim.
Senin işitmen çekinmem için kafi olmalıydı bana.Ama ben Senin duyduğun kuytularda sırf kardeşim duymuyor diye çekinmeden kem sözler ettim.
Şahitliğini azımsadığım için özür diliyorum ey Rabbim.

‘’Hakk’’
Benim hakkım susmakkenhak etmediğim sözler ettim.Kendimi kusursuzbaşkalarını kusurlu ilan ettim.
Benim hakkım tevazu ikenhaddimi bilmedim kibirlendim.Kardeşlerimi küçümserkenkendimi büyük gösterdim.
Haklarımın hepsi Senin yanındadır.Bana haksızlık da edilmiş olsagıybet ederek yeni bir haksızlık üretmekten uzak tut benihak sözlere değdir dilimi.

‘’Vekil’’
Kardeşimin yokluğundaonun adına Sen varsın yanımda.Öyleysenasıl gıybet ettim ben?
Kardeşimin işitmediği yerdeonun yerine Sen işitiyorsun sözlerimi.Sana işittire işittire nasıl çirkin sözler söyledim ben?
Kardeşimin kendini savunamadığı odalardaonun hatırına Sen karşı çıkıyorsun arkasından çekiştirilmesine.O seni kendine vekil ettiği haldehangi cüretle etini kemirdimhakkını yağmaladım ben?
Özür diliyorum ey Vekil…





Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 136
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: 99 Esma 99 Özür
« Yanıtla #1 : 27 Nisan 2011, 09:48:28 »

’Kavi’’
Ben ve Seney Rabbimyeterince kalabalığız.
Tenha yerlerde gıybetlere direnecek kuvvet ver bana.

‘’Metin’’
Dağlar Sana boyun eğmişkenben küçücük dilimi Senin emrine veremedim.
Taşlar katılığından Senin hatırına vazgeçtiği haldeben kalbimi yumuşatamadım;kem sözler döküldü dilimden.
Ateş yakıcılığını Senin için terk ettiği haldeben nefesimle gıybet ateşini üfledim.
Bağışla beni ey Rabbim.

‘’Veli’’
Sensin benim asıl dostumbiricik Velimuğruna bir şeyler terk edilmeye en layık Sensin.
Senin için terk ettiğim gıybetleri terk ettiğime beni sevindir.
Senin hatırına gıybetleri terk ettikçe beni daha çok sevdireceğine eminim.

‘’Hamid’’
Konuşmalarımın hepsini beni konuşur eylediğin için teşekküre ayırsam az gelir.
Nefeslerimin cümlesini bana nefes verdiğin için şükretmeye ayırsam yeridir.
Kalbimi her an Sana minnettarlığımla meşgul etsemyine yetersizdir.
Gıybete ayıracak kelamımçekiştirmeye harcayacak nefesimzanla ve tecessüsle meşgul edecek bir kalbim olmamalıydı.Bağışla beni ey Rabbim.

‘’Muhsi’’
Sen ki niyetlerimi bile hesaba katıyoryapıp ettiğimi kayda geçiriyorsun.Kardeşimi incitmemek için niyetlendiğim susmalardagıybetleri duymamak için kaçtığım sessizliklerde bana muhabbetini ihsan eyle.

‘’Muktedir’’
Kalbimi zanlardan kolladilimi ve kulağımı boş sözlere yorma ey Kadir.Ayıpları araştırmadakusurlar için casusluk etmede felç eyle gönlümü ey Rabbim.Gıybettearkadan çekiştirmede beni dilsiz eyle ey Muktedir.Söz taşıyacak mecal bırakma sesimdegıybet dinleyecek heves bırakma kalbimde ey Rabbim.Kardeşlerimin hatalarını yüzlerine söyleyecek cesaretle donat beni ey Muktedir.

‘’Mukaddim’’
Gıybetlerime konu olan kusurlarzanlarımı besleyen hatalar benim gıybetimden önce olup bitti.Benden önce Sen gördün o kusurlarıbenden önce bildin o hataları.Olup bitmesini takdir etmendeki hayrı görmek için beklemek yerineacele edip konuştumsonunu beklemeden ayıpladım.Hiç aklıma gelmedikardeşimin pişmanlığını benim dedikodumun öncesinde takdir edebileceğin.Hiç düşünemedim kardeşimin istiğfarını ve tövbesini benim onun gıybetini etmemden önceye koyabileceğin.Onun benden önce terk edip sevap aldığı kötülükler yüzündenşimdi ben günah kazanıyorum.Ne büyük hüsrandayım ben!Kendi hevesimi ve hırsımı Senin takdirinin önüne geçirdim.Önce Senin duyduğunu unuttuğum kusurlarıben Sana rağmen duyurmaya kalktım.Önce Senin bağışladığın kötülükleriben Sana rağmen ona buna anlatarak çoğaltmaya kalktım.Affet beni ey Mukaddim.Senin işitir olduğuna beni emin eyleyen imanıkonuşmalarımın öncesine yerleştir.Senin beni gördüğünü gördüğüm ihsan sırrınıkendimi bilmezliklerin önüne geçir ey Mukaddim.

‘’Muahhir’’
Sen günahkar kulların için gazabını tehir ederkenben onları hemen dilimle cezalandırmayı tercih ettim.
Sen kötülük sahiplerinin ecelini pişmanlıklardan sonraya ertelediğin haldeben onları hiç pişman olmayacaklarmış gibi kötülükleriyle ömür boyu etiketledim.
Ben de bilip bilmeden ettiğim gıybetlerim için pişmanımaffedilmeden önce alma canımı ey Muahhir.Ben de gıybetini ettiğim kardeşlerimin günahını yüklendimonların bana haklarını helal etmelerinden sonraya bırak hesabımı ey Muahhir.

‘’Evvel’’
Benden evvel olan bitenler yüzündenben sonradan günah sahibi oldumkaybettim.Evvelce olup bitmesine izin verdiğin işleri beğenmediğimi söyledimböylece kendimi de sözlerimi de beğenilmez yaptım.Benim ağzımı açmamdan önce takdir ettiklerine razı olsaydımgıybet etmeye dilim varmazdı.Senden razı olamamışım meğeraffet beni ey Evvel.

‘’Ahir’’
Ahir Sensinkötülüklerin ardındaonları terk edenler için iyilikler saklarsın.Ahir Sensingünah ve isyanların sonrasınasahiplerine hayırlar kazandıran pişmanlıklarağlamalartazarrularniyazlarmahcubi yetler koyarsın.Ahirine sevaplar takdir ettiğin kötülükleri en başından kötü bildimhep öylece terk edilmeden kalacak gibi kardeşim üzerinde dondurdum.
Sonuna pişmanlıklar ve tövbeler koyduğun günahları ve kusurlarıhiç pişman olunmaz zannettimhiç geri dönülmez bildimhiç affedilmez diye etiketledimkardeşime yakıştırdım.
Ben bilemedim;gıybet ettim.Kardeşlerimi hep kötülüğe mahkum gördüm.Ben fark edemedimgıybet ettim.Kardeşlerimi günahta ısrarcı sandım.Affet beni ey Ahir.

‘’Zahir’’
Kardeşimin üzerinde gördüğüm ayıp ve kusurlarıkendime sakladığım ayıplarımdankendimden bile gizlediğim kusurlarımdan daha büyük gördüm.Kendime ettiğim iyiliği ona çok gördüm.Saklamadım ayıplarınıörtmedim kusurlarını.Kusurlarını açık ettimayıplarını gün yüzüne çıkardım.Kendi içimi onun dışından daha kirli bilip susmalıydım oysa…Susmadım.Nefesime doladığım zehirlesesime yüklediğim gıybetle kendi içimi daha da kirlettim.Üstelik dış görünüşümü temizlemek adına yaptım bu ayıbı.Dışımı da kirletti gıybetim.Ağzımdan taşanlar yüzüme bulaştıçamurlandı suretim.Affet beni Rabbim!




‘’Adl’’
Şerefli olarak yarattığın kulununyokluğunda haksız yere hırpalanmasınainsafsızca aşağılanmasına hiç razı olur musun Seney Adl?
Kendini hiç savunamayan kulunun gıyabında yargılanmadan mahkum edilmesinden hoşnut olur musun hiç ey Adl?
Kulunun iyilikleri de varkensevapları da çokkensırf bir hatasıylabütünüyle hatadan ibaret sayılmasının hesabını sormaz mısın hiç ey Adl?
Pişman olması için mühlet verdiğin kulununhiç pişman olmayacakmış gibi sırf günahlarıyla anılmasıgünahını terk ettikten sonra bile terk ettiği günahıyla hatırlanması gazabını uyandırmaz mı hiç ey Adl?
Haksız yere hırpaladığıminsafsızca aşağıladığımyargısız infaz ettiğimiyiliklerini yok saydığımkötülüklerinden hiç vazgeçmeyecek sandığımpişmanlığına fırsat vermediğimgünahını terk etmesinden ümit kestiğim bütün kardeşlerimin cümle haklarını bana helal eder misin ey Rabbim?
Kalbimle cinayet işledim;kötü zan besledim.Aklımla zorbalık yaptım;ayıp ve kusur aradım.Sivri dilimle yaralar açtım;gıybetler ettim.Beni affeder misin?

‘’Latif’’
Lutfedip deetten kemikten bin tebessüm eylediğin insan yüzünüben gıybetimle karalamaya kalktım.
Lutfedip de cesedime bin gül gibi üflediğin hayatı ben ölü sözler için harcadımdiriltici nefeslerimi kokuşmuş laflara adadım.
Senin varlığını her yerdeher demdeher köşedeher kuytudaher sözdeher gözde hissedecek bir letafet verir misin banaey Latif?

‘’Habir’’
Başkalarından gizlim saklım olabilirdi belki;Senden gizli saklım olmazdı ki…Sen yaptığımdan haberdar ikenyaptığımdan haberdar olduğunu da bana haber vermiş ikenben sanki haberin olmayacakmış gibi arkadan konuşmayı iş edindim.
Başkaları habersiz olabilirdi söylediklerimden belki;Senden habersiz ne söylemiş olabilirim ki…Senin huzurundaSenin işittiğin yerdeSen bildiğin haldeSenin gördüğün yerdeSenin mülkündeSenin verdiğin nefeslerleben uğursuz fısıltılara daldımsinsi sözlere bile bile aldandım.
Bildiğini gerçekten bilseydim eğerbunca yanılgının karanlığınabunca sapmanın uçurumlarına düşer miydim hiç?
Yaptığımdan haberli olduğunu bilerek yaşama inceliği ver bana ey Habir…

‘’Halim’’
Sen kullarının hatalarını yumuşaklıkla giderirkenben kabalık ettim.Gıybetimlekullarının hatalarını yaydım.
Sen yarattıklarının kötülüklerini sabırla karşılayıp hemen ceza vermezkenben hemen ceza kestim.Gıybetini edip kötülüklerini hiç silinmeyecek şekilde zihinlere kazıdım.
Sen kullarına isyanlarına rağmen hayat ve rızık bağışlarkenben hemen gazaplandımyok saydımküçümsedimötekileştirdim.Gıybetimle isyanlarını açık ederek damgaladımetiketledim onları.

‘’Azim’’
Azametini unuttum;başkasından korktum.Kullarından korkmak yerine Senden korksaydımhiç gıybet edemezdim.
Büyüklüğünü hesaba katmadım;başkasından çekindim.Yarattıklarından çekinmek yerine Senden çekinmiş olsaydımkardeşlerimi çekiştirmezarkalarından verip veriştirmezdim.
Azametin karşısında susanlardan eyle beni.
Büyüklüğünü bilerek dilini çirkin sözlerden çekenlerden eyle beni.

‘’Gafur’’
Sen kullarıma aşina olduğun haldebaşkalarına açık edip mahcup etmedin beni.
Ama ben kardeşlerimin kusurlarını açık ettimmahcup ettim onları.
Sen cürümlerimi pekala bildiğin haldepişman olmamı bekledinvazgeçmem için süre verdin bana.
Ama ben kardeşlerime pişmanlık fırsatı tanımadımyanlışlıklarından vazgeçmelerini beklemedim.Vazgeçebileceklerini düşünmedenbelki de çoktan vazgeçtikleri cürümleri yüzünden cezalar kestim.
Sen kullarının kötülüklerinin hepsini bildiğin haldekötülükleri terk eder etmezterk ettikleri kötülüklerin miktarınca iyiliklersevaplar yazdın.
Ama ben Senin iyiliğe çevirdiğin kötülükleri yazmaya devam ettim.Zavallı ben!Asıl failineterk ettiği için sevaplar kazandıran kötülüklerisırf dilime doladığım için günah kazanmayı sürdürdüm.Yapanına sevap kazandıran eylemlerben yapmadığım haldebana günahlar kazandırdı.
Gıybetlerimle çıkarılmaz etiketler yapıştırdım yakalarına.
Sözlerimle silinmez damgalar vurdum yüzlerine.


‘’Şekur’’
Bu ıssız dünyadaşu kısa ömürdevefasız ve umursamaz insanlar arasındayanıma kardeşlerimi verdiğin için Sana minnet duymam gerekirdi.Ben ise hoş görülebilecek küçük hatalarıpişman olabilecekleri kusurları yüzünden kardeşlerimin varlığından şikayetçi oldum.
Gıybetlerimle nankörlük ettim.
İman nimetiyle inananları kardeşim eylediğin içindilimidudağımınefesimisesimi Sana şükür için kullanmam gerekirdi.Ama ben kardeşlerimin Kabe gibi kutlu imanları dururkendağlar gibi teslimiyetleri ortadaykençakıl taşları gibi önemsiz ve ufak tefek kusurlarını sayıp dökmekle meşgul oldum.
Gıybetlerim yüzünden kadir kıymet bilmezlerden oldum.
Sırf konuşabilir olduğu için bir ömrü şükürle geçirmesi gereken bu nankör kulunun diline sadece hayırsadece iyilik dokunsun ey Rabbim.

‘’Aliyy’’
Kerem edip hatırı sayılır eylediğin bu kulunkendini çirkin işlerin öznesi eyledi.
Beni bu çirkinliğin çamurundan çekip al ey Aliyy.
Tenezzül edip yüksek makamlara getirdiğin bu kulunkendini iğrenç sözlerin sahibi eyledi.
Beni bu tiksindirici halden çıkar aley Aliyy.

‘’Kebir’’
Büyük Sensin.Ama ben gıybetimle başkalarını küçümserken büyüklenmeye kalkmışım.Bir acizin yüzüne karşı konuşamayacak kadar küçültmüşüm kendimi.
Kibriya Senin hakkındır.Ama ben gıybetimle başkalarını aşağılarken tekebbüre kalkışmışım.Bir çaresizin duymayışını fırsat bilecek kadarbir yaratılmışın bilmeyişini kollayacak kadar korkakmışım meğer.


‘’Hafiz’’
Tohumun kalbine ağaçlar yazan Sensin.Senin işittiğini bilerek sustuğum anların kalbine ebedi sohbet neşeleri yaz.
Kalbimi boş sevdalardan kollayan Sensin.Senin hatırına terk ettiğim sözlerin tenhasına sonsuz muhabbet çiçeklerinin tohumlarını sakla.
Aklımı hiçlik korkularından koruyan Sensin.Dilime değen her hecede beni işittiğinialıp verdiğim her nefeste yanımda olduğunu hissedecek bayramlar lutfeyle bana…

‘’Mukit’’
Zayıf ve acizleri kollayan Sensin.Gıyabında kendini savunamayacak kadar zayıfelini kaldıramayacak kadar aciz olan kardeşimizin hakkını dillerimizin tecavüzlerinden koru.Konuşturma bizi ey Mukit.
Yetim ve öksüzleri görüp gözetirsin.Sesimizi duymadığı ortamlardaeksiği ve kusuruylakolu kanadı kırık bir yetim ve öksüz gibi savunmasız kalan kardeşimizin onurunu sözlerimizin saldırılarından Sen koru.Sustur bizi ey Rabbim.Her muhtaca kut ve gıda yetiştirirsin.Sohbetlerimize Seni anmanın ulvi tadını yetiştirSenin adına konuşmanın sonsuz lezzetlerini değdir ki’’ölü kardeş eti’’ni dişlemekten hep birlikte iğrenebilelim.

‘’Hasib’’
Gıybet ettim;hesaplarımı kardeşimin duymamasına göre yaptım.Senin her an her yerde işittiğini hesaba katmadım.Pişmanım.Gıybetlerimi hesabımdan düşer misin ey Rabbim!
Kardeşlerimi arkalarından çekiştirdim;hesapta iyilikleri için yaptım bunu.Yüzlerine karşı söylememekle aslında onlara kötülük ettiğimi yeni hesap ettim.Özür dilerim.Bundan böyle hesabımı iyilik üzerine yapacağım.Söz veriyorum ey Rabbim.

‘’Celil’’
Kalbimin katılığıkardeşimi hiç savunmasızken hırpalamama izin verdi.
Haşyetinle katılıklarımı parala ey Celil.
Celalin karşısında zilletimi ve küçüklüğümü bilmem gerekirkenkardeşlerimin kusurlarını sayarak yücelttim kendimikardeşlerimi küçük düşürerek büyük gördüm kendimi.
Benlik dağlarımın taşlarını celalinle yumuşat ey Celil.

‘’Kerim’’
Kerem eyledinkonuşur eyledin beni.Konuşmaya değer kardeşler bahşettin.
Konuşmalarımda kardeşime kerem eyleyemedim.Yokluğunda da kerim bilmeliydim kardeşimisözlerimle onuruna zedelememeydim.
Kerem eyledin bana;her şeyin sustuğukimsenin beni konuşmaya değer bulmadığı o dipsiz suskunluktan çekip aldın.Sözleriyle teselli bulduğumsohbetleriyle sevindiğim dostlar ikram ettin.
Dostlarımın işitmediği yerde de onların hatırına susmalıydım.Onların olmadığı yerde onları kötü ananlarıonlara izzeti ikramda bulunmak adına susturmalıydım.
Bana ettiğin keremin kıymetini bilemedim;ele ayağa düşürdüm.
Kereminle ‘’kerim’’ve izzetli kıldığın insanların dokunulmazlığını ihlal ettim.
Pişmanım.

‘’Rakib’’
Senin hep yanımda olduğunu nasıl da unutmuşum…Hep Senin nazarında yaşadığıma nasıl da kör olmuşum…Her sözümü her yerde işittiğine nasıl da sağır olmuşum…
Sen ki söylediklerimi kendi hafızamda kaydediyorsunböylece kendimi kendime tanık ve gözetleyici kılıyorsun.
Kardeşlerimin arkasından söylediklerimiyüzleri olunca suskunluğumla yalanladım.Kendi kendime yalan konuşmaktan utandır beni ey Rakib.
Kardeşlerim hakkında beslediğim zanlarısıra yüzlerine söylemeye gelince güya’’unuttum’’.Kendi yüzüme karşı da ikiyüzlü olmaktan utandır beni ey Rakib.

‘’Mucib’’
Sözün olduğu her yerde Senin işitmen vardır.
Kelamın değdiği her dilin yanında hazırsın.
Kem sözlerin öznesi eyleme beni ya Mucib.
Dilimi ateşe değdirme ey Rabbim.

‘’Vasi’’
Her ses Senin kuşatman altındadır.Senden kaçırdığım seslerim oldu sandım.Aldandım.Hoşnut olduğun sesleri dola nefesime.
Her hece Senin mülkünde dillenir.Senin mülkünün haricinde konuştuğumu sandım.
Yanıldım.Her hecemi hoşnutluğuma yanaşan adımlar eyle.

‘’Hakim’’
Dilimi faydasız işlerde kullandım.Hikmetine aykırı davrandım.Kelimelerin kalbine anlam koyan hikmetine hürmetengıybeti dilime uzak edeceğime söz veriyorum.
Her an diri kıldığın dudağıma sürekli ölü sözler değdirdim.Ölüden diri çıkaran hikmetini anlayamadım.Cesedime üflediğin ruh hatırınaaklıma ölü ve öldürücü sözler geldiğindedilimi dudağıma değdirmeyeceğime söz veriyorum.
Nefesimi anlamsız konuşmalarda tükettim.Hikmetini yok saydım.Hiçbir nefesi boşa verdirip aldırmayan hikmetine hürmetennefesimi diriltici sözler için harcayacağıma söz veriyorum.

‘’Hayy’’
Gıyabında ölü saydığım kardeşimin hatırını hep diri tut kalbimde.
İşitmediği yerde bir ceset gibi çiğnediğim kardeşimin izzetini diri tut sözlerimde.
Hayata çağıranhayatı çağıran sözler dola nefeslerime…

‘’Kayyum’’
Olmadığı yerdeduymadığı odalardagörmediği kapı arkalarındadilsiz ve elsizsessiz ve savunmasız sandığım kardeşimin her daim yanında olduğunu unuttum.Onun yanında her an Sen varsanher yerde onun yerine duyarsınonun adına görürsünonun hatırını bilirsin.
Senin her an yokluktan çıkarıp verdiğin bu nefeslerihiç işe yaramayankısır ve doğurmayanmeyvesiz ve diri olmayan sözlere harcadığım için pişmanım ya Kayyum…

‘’Vacid’’
İntikam hırsıyla dolduğumdanefretimi arkadan konuşmakla bastırmaya kalktığımdabeni bensiz bırak.
Kimselerin duymamasınıkarşı çıkmamasını fırsat bildiğimdebeni Sensiz bırakma.

‘’Macid’’
İzzetimi de itibarımı da bana Sen verdin.Susup izzetimle kalabilirdim;aziz bildiğim kardeşimi arakadan çekiştirerek kardeşimi de kendimi de küçük düşürdüm.
Senin yüceliğinin her boşluğu doldurduğuna inanmış olmalıydım.Sen yokmuşsun gibikonuştuklarından hesaba çekilmeyecek önemsiz biriymişim gibi boş sözler söyledim.Affeder misin yüceliğinle beni ey Macid?

‘’Mübdi’’
Sen varlığımı hiç yoktan çıkardığın haldeben varlığımı yok yere harcadım.
Sen sözlerimi anlamsız hecelerden ve suskun harflerden inşa ettiğin haldeben sözlerimi anlamsızca ve faydasızca sarf ettim.

‘’Muid’’
Söz ağızdan çıktı mıiadesi olmaz;geri alınmaz.Sen mağfiretinle unuttur gıybet sözlerimibana suskunluğumu iade eyle ey Muid.
Ayıplar bir kere yağmalandı mıgünahlar açığa çıktı mıgeri dönüşü olmazhatıralardan silinmez.Sen yağmaladığım ayıplarıulu orta açıkladığım günahları kardeşlerimin defterinden silbana pişmanlığımı geri ver ey Muid.

‘’Muhyi’’
Ölüden diriyi çıkaran sensin.Diri kıldığın bu dudağımdan ölü sözler çıkardım.
Toz olmuş kemiklere yeniden ten bahşeden Sensin.Her dem taze tuttuğun nefeslerimi bayağı sözler için harcadım.
Kardeşimin ölü etini seve seve dişlediğimi bilmiyordumölü gibi olduğu yerlerde de kardeşimi diri bileydim kigıybetini etmeyeydim.
Dudağıma kardeşimi ölü yerine koyan gıybetler yerinekardeşimi ihya edecek diri sözler nasip eyle ey Muhyi.



Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 136
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: 99 Esma 99 Özür
« Yanıtla #2 : 27 Nisan 2011, 09:50:07 »

’Batın’’
Zahirinde günahkar görüneninbatınında nice tövbeler sakladığını göremedim.Dışında ayıplı olanıniçinde nice ayıpsızlıktan daha temiz pişmanlıklar beslediğini bilemedim.Bana şerli görüneningerçekte hayır olabileceğini hesap edemedim.İçimde tanık olduğum ayıplarımbeni dışarıdaki ayıplara kör etmeliydi;göremedim.Gıybetimin içindekendimi kusursuz görme/gösterme niyeti saklıydıkendi kendime bile söyleyemedim.Beni benim gördüğümden önce gören Sensin.Gıybet niyetlerimi temizle içimden.Sen beni benim bildiğimden daha çok bilensin.Gıybete giden tuzakları al içimden.Sen herkese gizli kalırsınhiçbir şey Sana gizli kalamaz.Kardeşime gizli kalıyor diye cesaretlendiğim gıybetlerimiSana da gizli kalıyor sanma uykusundan uyandır kalbimi.

‘’Vali’’
Kuluna her an her yerde arka çıkan Sensin.Kulunun yokluğunda onun hatırını kullarından fazla gözetirsin.Ben kulunun yokluğunu fırsat biliphatırının saymadım.Kulunukulun kendisinden bile fazlasıyla dokunulmaz bilirsin.Kulunonuruna dokunmamı hoş karşılasa bileSen nahoş karşılarsınbundan tiksinmemi beklersin.Kendime Senin koyduğun sınırlar ötesinde haklaryetkiler tanıdım.Kullarının onuruna dokundumhatırlarını hiçe saydım.Affet beni ey Vali!

‘’Müteal’’
Sen bütün yüceliklerden yücesin.Yüceler yücesi Sensin.Kullarına aşağılanmayı ve küçük düşürülmeyi yakıştırmazsın.Kullarına aşağılamayı daküçük düşürmeyi de yasakladın.Yarattıklarını ulvi ve pak hallerde görmek istersin.Ben gıybet ederekhem kullarını aşağıladımhem onlara benim de aşağılanabilecek biri olduğumu ima ettimhem de aşağılayan biri olarak aşağılık bir hale yuvarlandım.’’En güzel kıvam’’datemiz fıtratta yarattığın insanlığımı yere düşürdümçamura bulaştırdımbozdumalçalttım.Beni bu halden çekip alyücelere eriştir yeniden ey Müteal!
Hem sonrakardeşimde gördüğüm kusur Senin ne kadar kusurdan ala ve mukaddes olduğunu anlamam içindi;görmedim.O kusura bakıp Seni yücelteceğimekardeşimi aşağıladım.Kendimde gördüğüm noksanlıklar da Senin kemalini fark etmem içindiSenin kudsiyetini teslim etmem içindi.Kendi kusurlarıma kör oldumbaşkalarının kusurlarını görür oldum.Kendi kusurlarımı görürbaşkalarınınkine kör olsaydımhep Seni tesbih etmeyetakdis etmeye ayırırdım sözlerimi.Ama aldandım.Bari bu aldanışımıbu ağır kusurumu da gördüğüm içinSeni tesbih etmeye yorulan bir dilSenin kusurdan pak ve münezzeh bilen bir kalp ver bana.

‘’Berr’’
İyilik ettiniki dudak bir dil verdin bana.İyilik ettinistemeye bile dilim dönmezkenkonuşur eyledin beni.İyilik ettinkelimelerin kalbine anlamlar koydunheceleri aşklarımızın zinciri eyledin.İyilik ediyorsun her daimnefes veriyorsun bananefesimi alıyorsun benden.İyilik ediyorsunses veriyorsun nefeslerimesözleri çiçekler gibi açtırıyorsun dilimde damağımda.İyilik ediyorsunsessizliğin köklerindenanlamsızlığın çöllerinden Senin katına kadar yükselendal budak serpilen söz ağaçları verdin bana.Ama ben dilimi ve dudaklarımı ölü sözlere sarf ediyorum.Ama ben kelimelerin kalbindeki anlamlara ihanet ediyorumheceleri kirletiyorumharfleri israf ediyorum.Ama ben aldığım nefeslerle kötülükler üretiyorumverdiğim nefesleri çirkinliğe alet ediyorum.Ama ben sesimi tiksindirici işlere koşturuyorumsöz çiçeklerini gıybetlerin ayağı altında eziyorumtiksinti bulaştırıyorum.Ama bensessizlik tarlasına kötülük tohumları ekiyorumanlam ağaçlarının dallarını budaklarını kırıyorum.Beni affeder misin ey Berr?

‘’Tevvab’’
Sen kulunun günahlarını tövbe edinceye kadar görmezden gelirsingizlersinkaydettirmezsin.Ben ise Senin kulunun en önce günahını görür ve gösteririmonu hiç tövbe edemeyeceği bir utanca mahkum ederim.
Sen kulunun isyanlarına karşılık acele etmezpişman olmasını beklerhemen cezalandırmazsın.Ben ise Senin kulunun isyanlarını hemen dilime dolarayıplarımhiç pişman olmayacakmış gibi üzerine yapıştırırım.
Sen kulunayaptığı kötülükleri terk ettiğinde iyilikler yazarsınyüz çevirdiği kötülükleri ‘’unutur’’ yüzüne vurmazsın.Ben ise Senin kulunu tümüyle kötülükten ibaret biliriyiliklerini hiç hesaba katmazkötülüklerini hiç terk etmeyecekmiş farz ederömür boyu kötülüklerle hatırlar ve hatırlatırım.
Gıybetlerimden tövbe edecek fırsat ver bana ey Tevvab.
Gıybetlerimle tekebbür ederek düştüğüm isyanlara pişman eyle beni ey Tevvab.
Terk ettiğim gıybetler içinyüz çevirdiğim dedikodular için bana da iyilikler yaz ey Tevvab.

‘’Müntakim’’
Sen ki mazlumların ah’larını işitirezilenlerin halini görürsün.
Gıybetimle zulmettiğim kardeşimin ah’ını aldım.
Arkadan konuşarak ezdiğim kardeşimin hakkına girdim.
Zalim olduğumu yeni fark ettimezdiğimi şimdi bildim.
İntikamından korkuyorum.
Bağışlar mısın beni ey Müntakim!

‘’Afuvv’’
Sen affedicisin.Ben kardeşimin hatalarını affedilmez buldumarkasından karaladım onu.Benim bu hatam da affedilir mi?
Sen affetmeyi seversin.Ben kardeşimin hatalarını affetmeyi sevseydimarkasından susaryüzüne karşı konuşurdum.Benim bu hatam da affedilecek kadar sevimli mi?
Sen severek affedersin.Ben kardeşimi severek affedebilseydimyüzüne söylediğimi bir de arkasından söylemezdimyüzüne söylerim nasılsa diye arkasından söylenmezdim.
Benim bu hatam da severek affedilmeye değer mi?

‘’Rauf’’
Biliyorum kibiz kullarının üzerine titreyip şefkat edersin.Yokluğumuzda bile hatırımızı sorup var eyleyensin.Bulunamadığımız yerlerdeişitmediğimiz köşelerdebilmediğimiz odalardakötülenmemizeküçük düşürülmemizeaşağılanmamızahepten kötü diye etiketlenmemize razı olmazsın.Kardeşlerimin yokluğunda hatırlarını onlardan ve benden daha çok gözetiyorken Senben Senin olduğunişittiğinbildiğin yerlerde kardeşlerimin onuruna laf etmemeliydimdokunulmazlıklarına dil uzatmamalıydım.Hatalı da olsamisyan da etsemrahmetini üzerimden esirgemeyen Senbeni yine de merhametinle bağışlar mısın?

‘’Malik’ül Mülk’’
Senin mülkündeSenin verdiğin bedeniSenin verdiğin nefesleriSenin verdiğin zamanları Senin hoşnut olmadığınbenim de tiksinmemi istediğin yersizanlamsızfaydasız sözlere sarf ettim.
Senin mülkünden başka gidecek yer yok;bunu bile bile gıybetler ederim.Senin verdiğin bedenle Senin hoşnut olmadığın işler yapmayı terbiyesizlik bilirimhaya ederim.Sen bana nefes verdin diyenefeslerimi Senin kullarını incitmek için tüketmeyi kendime yakıştırmamayıp ederim.Senin bana bahşettiğin sakin saatlerihuzurlu dakikalarıhoşnut olmadığını bildirdiğin işlere ayırmakla hata ettimpişmanlığımı bildiririm.Beni bağışlamanı umarım ey Malik’ül Mülk.

‘’Zü’l-Celali ve’l-ikram’’
Celalinkerem edip kalp verdiğin bu kulunun zanlardan temiz kalmasını ister.
Celalinlutfedip yüz verdiğin bu kulunu ikiyüzlülükten alıkoymak ister.
İzzetinvarlık sofrasına oturtup ikramlarda bulunduğun kullarına nankörlüğü ve kadirbilmezliği yakıştırmaz.
Celalinkelamınla tenezzül edip muhatap seçtiğin kullarından boş laflarfaydasız çekişmelerzehirleyici gıybetler duymamak ister.
Kalbimi zanlarla oyalayıp keremini israf ettim.Kalbini kötülüklerden salim eyleyenlerden eyle beni.
Lutfunla biricik eylediğin yüzüme ikilik bulaştırdımkendisinden utandıracak hale getirdim.Beni yalnız Senin veçhine dönerek konuşanlardan eyle.
Sözüne muhatap ettiğin aklımı lüzumsuz düşüncelerde çarçur ettim.Beni yalnız Seni zikredenlerden eyle.

‘’Muksit’’
DoğruSenin ‘’doğru’’dediğindir.Doğrular Senin emrinle doğrulur.Gıybet ederek ‘’doğru’’nun en çirkinini dilime değdirdim.Her doğruyu söylemek doğru değilmiş;şimdi anladım.
Hak Senin yanındadır.Haklıların hakkı Senin katındadır.Haklı da olsamarkadan konuştuğum için haksızlığa bulaştım.Hakkım Senin yanında olmakmışşimdi fark ettim.
Bana ‘’doğru’’yu eğriltmeyecek bir dil ver ey Muksit.Bana hakkın hatırı için susacak sabır ver ey Muksit.

‘’Cami’’
Kardeşlerimle beni bir aradabir zamanda toplayan Sensin.Hep bir arada olduğumuzu unuttumgıybet ettim.Sonunda huzurunda toplanıp arkasından konuştuklarımla yüzleşeceğimi unuttum.
Dağınık sözleri aklımda toparlayıp ölü nefesleri boğazımda diriltip beni konuşur eyleyen Sensin.Konuşurken Seninle birlikte olduğumu unuttumhoşnut olmadığın sözler söyledimtiksinti verici nefesler alıp verdim.
Unutuş kuyularındanhiçliğin karanlığından tenimi ve ruhumu çekip varlık sahasına süren Sensin.Hoşnut olduğun sözleri en önce benden beklediğiniSenin hatırın için gerektiğinde susmam gerektiğini unuttum.
Beni huzuruna affedilmiş olarak kabul eder misin ey Cami?

‘’Gani’’
Ben Sana muhtacım.Sen bana muhtaç değilsin.Gıybetle kirlettiğim nefeslerimi dilersen kesebilirdin.Nefes alıp vermeye değer gördüğün bu kulunu bağışlayıptemiz nefeslerepak sözlere özne eyler misin?
Ben Sana mecburum.Sen bana mecbur değilsin.İkiyüzlülüklerle işgal ettiğim mülkünüölü sözlere harcadığım bu dili ve dudağıistersen bana çok görebilirdin.Mülkünde yer vermeye değer gördüğün bu kulunudiriltici sözlerehayırlı işlere heveslendirir misin?

‘’Muğni’’
Dilime değdirdiğin sözler desözlere değen dilim de Senin ihsanındır.
Kalbime inen muhabbetler demuhabbetleri özleyen kalbim de Senin ikramındır.
Beni kelamına muhatap ederek zengin eyledin.Hidayetini göndererek beni yalnızlıktan kurtardın.
Yalnız Senin işittiğini bilerek konuşansözünü özüne eşitleyenlerden eyle beni.
Yüzümü ikiyüzlülüktendilimi ‘’ikisözlülük’’ten uzak eyle.
Yalnız Senin yakınlığını bilerek yaşayandudağını kalbine yapıştıranlardan eyle beni.
Kalbimi kötü zanlardandudağımı kalpsiz sözlerden uzak eyle.

‘’Mani’’
Kardeşimin ölü etini seve seve dişleyecek sürçmelerden koru beni.
Gıybete giden yollardan kalbimin ayağını çekdilimin elini tut.
Suskunluğun duraklarında durdur gıybete heveslenen dudaklarımı.
Sabrın serinliğinde yatıştır kin ve nefretlerimidudağımdan sıçrayan kıvılcımları söndür.
Men eylebana dedirtmekardeşimin hatırını bilmeme neler engelse.
Kes sözümükıs sesimitut dilimiuyut öfkemieğer gıybete giderse.

‘’Darr’’
Zarar da fayda da Senin izninledir.Zarara izin vermende bir hikmetledir.
Sen hakkımda zarar murad etmezsinbilirim.Ama ben bana zarar ettirdim.
Ağzımı zararlı sözlere yordum.Dilimi faydasız işlere çevirdim.Kardeşimin sonunda pişmanlığı sebebiyle kar ettiği günahını dilime dolayarak sürekli zarar içinde zarar etmeye mahkum oldum.Şimdi ben de pişmanımgıybetlerimden dönüşümü de bana kar diye yazar mısın?

‘’Nafi’’
Konuşarak zarar ettim.Faydasız sohbetlere katıldım.Dinleyerek hüsrana uğradım.
Karlı suskunluklar ver bana da ey Rabbim.Sevaplı yalnızlıklar ver bana da ey Rabbim.

‘’Nur’’
Her yanımı kuşatan nurunun huzurubeni boş sözlerin sahte tesellilerine tenezzül ettirmemeliydi.Ben Senin beni bildiğini unuttumamansız zulmetlere düştüm.
Yüzümü nereye dönsem bulacağım veçhinin sıcaklığıikiyüzlü sırdaşların avutmasına kandırmamalıydı.Ben Senin bana hep yakın olduğunu unuttumodalarda ışıksız kaldım.
Işığın da gözünü aydın eden nuruna görünmeye yüzüm yok.
Güllerin yüzünü güldüren nurunu görmeye gözüm yok.
Nefeslere nefes veren nurunu söylemeye sözüm yok.
Kendine bakmaktan utanan bu yüzümekendisiyle göz göze gelmekten korkan bu gözlerimedeğdiği nefesleri kirleten bu sözlerime yeniden nur verir misin ey Nur!

‘’Hadi’’
Sözlerin de kıblesi olurmuşbilmezdim.Sen işitmiyormuşsun gibi konuştuklarımın hepsinden tövbe ediyorum.Sözlerimi doğruluğun seccadesinde secde ettirmeye söz veriyorum.
Dudakların da Kabe`si olurmuşbilmezdim.Dudaklarımı Senin razı olmadığın sözlerin etrafında dolandırdığım için özür diliyorum.Dudaklarımı suskunluğun Kabe`siyle tanıştırmaya söz veriyorum.
Nefeslerin de namazı varmışbilmezdim.Senin haram kıldığın sözlere koşturduğum için pişmanımartık vazgeçiyorum.Nefeslerimi her vakit namazda tutacağıma söz veriyorum.

‘’Bedi’’
Hiçliğimi beni var etmeyi dileyerek taçlandıran Sensin.Varlığımı yokluktan çıkarıp süsleyensin.Yok yere konuşmak bana yakışmaz öyleyse…Yalnızlıklarımı yakınlığınla güzelliğe eriştiren Sensin.Yabancılıkları aşinalığa çevirensin.Beni kendimden utandıracak ikiyüzlülükler bana yakışmaz öyleyse...

‘’Baki’’
Senin veçhinden başka her şey helak olucu.Senin veçhine karşı konuşur eyle beni.Helak olucu yüzlerden utandığım kadarSenin veçhinden de utandığım bir haya ile süsle yüzümü.Senin teveccühünden başka teveccüh ve beğeniler gelip geçici.Yalnız Senin beğendiğin ve Senin beğendiklerinin beğendiğine göre yaşayanlardan eyle beni.Gelip geçici gözlerden düşmekten korktuğum kadarSenin ve dostlarının kınamasından korkan bir edeple süsle kalbimi.

‘’Varis’’
Boş konuşmalarımın hepsi Senin katında kayıtlıdır.Faydasız sözlerimin cümlesi Senin yanında yazılmaktadır.Yok yere tükettiğim nefeslerimin hesabı Senin huzurunda sorulacaktır.Boşluğa savurduğum konuşmalarımın uçlarına hayır meyveleri ikram eyle.Sözlerimi göğe doğru yükselen kutlu ağaçlardan eyle.Nefeslerimden ölmüşlere diriltici dokunuşlar nasip eyle.

‘’Reşid’’
Sensin hakiki mürşid.Beni boş sözlerden ve faydasız çekişmelerden uzak tutacak olgunlukla terbiye eyle.Dilimi kalbime değdir.
Senin irşadınla doğrulur eğrilerdoğruya eğilir sözler.Beni dilimin ettiklerinden emin edecek pişmanlıkla terbiye eyle.Kalbimi dilime yetiştir.
Yüzüm hiç Senin gıyabında olmadı.Sana yönelmiş bu yüzü ikiyüzlü eylediğim için utanıyorum.
Sözüm hiç Senin uzağında olmadı.Senin işittiğin bu sözlere yalan ve riya bulaştırdığım için özür diliyorum.

‘’Sabur’’
Sen ki kahrında acelesizsin;lutfunu hemen yetiştirirsin.Ben lutfumdan önce kahrımı yetiştirdim kardeşlerime.Arkalarından çekiştirdim.
Sen cezalandırmakta sabırlısın;affetmek için bahaneler var edersin.Ben ise affımdan önce ceza verdim kardeşlerime.Gıybetlerini yaptımgünahlarını açık ettim.
Sen kulunun hem sevabını hem günahını bilirsinkulunu günahıyla mahkum etmezsin.Ben ise kardeşlerimi hep günahtan ibaret bildim.İyiliklerini hiç hesaba katmadan sırf kötülükleriyle andımandırdım.
Sen hata eden kulunun pişman olmasını beklersinhemen gözden çıkarmazsın.Ben ise kardeşimi ilk hatasıyla yargıladımgıyabında mahkum ettim.Hiç pişman olmayacakmış gibi hep hatasıyla anılır eyledim.
Sen bana sabrederkenben Senin sabrettiğin kullarına sabredemedim.
Onların Senin yanındaki hatırlarının benim yanımdaki hatırlarından çok büyük olduğunu bilemezdim.Haddimi bilemedimSenin önüne geçtim.
Beni de affet ey Sabur.


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

gedai

  • Ziyaretçi
Ynt: 99 Esma 99 Özür
« Yanıtla #3 : 27 Nisan 2011, 23:31:22 »
bilemedimSenin önüne geçtim.
Beni de affet ey Sabur.