Gönderen Konu: Yaz kumaşlarıyla da tesettür rahatlığı...  (Okunma sayısı 1394 defa)

Çevrimdışı mrkydr

  • Administrator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Yaz kumaşlarıyla da tesettür rahatlığı...
« : 27 Temmuz 2011, 13:05:23 »


Sıcak yaz mevsiminde tesettürün zorlaştığını ileri sürenlere, tesettürün tarifini hatırlatmakta fayda olsa gerektir. Biz tesettür tarifimizde demiştik ki:

- Tesettürlü giyim, 'el-yüz dışında' tüm bedeni örten bol bir giyimden ibarettir!..

Bu kısa tariften de anlaşılıyor ki, sıcakta taşınması zor kalın kış kumaşı ve hantal modeller giyme mecburiyeti yoktur tesettürün tarifinde.

Yeter ki tüm bedeni örten bu giyim, beden hatlarını belli etmeyecek bollukta ve altını gösteremeyecek sağlamlıkta olsun.

Bu tarife göre, sıcak yaz aylarında kolayca taşınacak kumaşlarla da çok rahat tesettürlü olunabileceği gibi, soğuk kış aylarında da ihtiyaç duyulan kalın kumaşlarla da çok rahat tesettürlü olunabilmektedir.

Nitekim sıcak Arabistan'daki hanımın tesettürlü giyimi çarşaf gibi ince ve bol kumaşlardan oluşurken, soğuk kuzey kutbundaki hanımın tesettürlü giyimi de kalın kumaşlı tulumlardan oluşabilmektedir. Sibirya'daki hanım ince çarşaf giyse anında donar, Arabistan'daki hanım da kalın tulum giyse anında yanar. Demek ki iklimlerin sıcak soğuk ihtiyacına göre tesettürlü giyim modelleri, kumaş çeşitleri tercih edilebilir tesettürlü giyimlerde de...

Yeter ki, seçilen bu giyim çeşitlerinin ihmal edilemez şartı, beden hatlarını teşhir etmeyen bollukta ve altını göstermeyen sağlamlıkta olsun.

Tesettürlü giyim (dar ve ince olmaması) konusunda çarpıcı uyarılarda bulunan Efendimiz (sas) Hazretleri, çok dar ve ince giyinerek bedenlerini teşhirde bulunanların aslında giyinmişlerden sayılmadıklarına işaret ettiği hadisinde:

- Kasiyatün, ariyatün!..' tabirini kullanmıştır. Yani giyinmişler ama yine de giyinmemişler gibi çıplaklardan sayılmaktalar!..

Demek ki, giyindikleri kumaş, ya altını gösterecek derecede ince ve şeffaftır, ya da beden hatlarını ortaya çıkaracak derecede dardır ki, giyindikleri halde giyinmemişler gibi bedenlerini teşhir etmekteler.

Hemen ifade etmeliyiz ki, el yüz dışında tüm bedeni örten bu tesettürlü giyimin modeli zengin, çeşidi de fazladır. İklim şartlarına, kültür zenginliğine, sosyal çevresine, iç dünyasındaki takva tercihlerine göre tesettürlü giyim modelleri oluşturmak ve beğendiğini de tercih etmek mümkündür. Hatta etek, tunik, pardösü altında giyilen sirval-şalvar gibi geniş pantolonun dahi tesettür temin ettiğini uygulamada görmek mümkündür. Nitekim arabaya binip inerken, merdivenden çıkıp inerken etek altından giyilen geniş pantolonun daha da kullanışlı ve koruyucu olduğunu söylemek yanlış olmasa gerektir. Yeter ki pantolonun üzerinde yukarıdan aşağıya kabalarını kapatan bir örtü olsun, geriden bakanlara kabaları teşhir söz konusu olmasın.

Şunu da hatırlatmalıyız ki, tesettürlü hanımların tesettürlerini çirkin göstermekten kaçınmak gibi bir sorumlulukları da vardır. Çünkü tesettürlü giyim bir örnek giyim ise, bu örneğin makul kimselerin 'Ben de böyle giyinebilirim, ne güzel giyinmiş bu hanımefendi ' diyebileceği sevimlilikte ve kullanışlılıkta olmasına da dikkat etmek gerekmektedir. Tesettürlü bir giyimin uçlarının zemindeki tozları, çamurları süpürdüğünü görenlerin 'Ne güzel giyinmiş bu hanım' diye sempati ile baktıklarını düşünmek mümkün olmasa gerektir? Bu görüntüde olan tesettürlünün giyimini sevdirdiğini söylemesi kabil mi?

Bu ölçüleri hatırlarken hoşgörü anlayışımızı da unutmamak gerekmektedir.

Bilindiği üzere bizde 'Ya hep, ya hiç'çilik yoktur!.. Tesettürü baştan tam olarak gerçekleştiremeyenler, ne kadarını yapabiliyorlarsa onunla başlayabilirler. Yeter ki tesettürün arz ettiğimiz kesin sınırlarını bilsinler, ne kadarını gerçekleştirebildiğinin farkında olsunlar, ileride kalan eksiğini de tamamlama niyet ve azminde bulunsunlar...

Zaten kimse kendisini kusursuz giyim sahibi olarak da göremez. Kim benim kusurum yok, diyorsa o söz en büyük kusur olarak ona yetip de artar bile. Gönüllerdeki niyeti bilen Rabb'imizdir. Esas olan da niyetimizi bilen Rabb'imizin rızasıdır. İnsanların içinde bulunduğu şartlarını insanlar bilmeyebilir ama Rabb'imiz bilir!


AHMED ŞAHİN