Gönderen Konu: Güzel tavsiyeler  (Okunma sayısı 16944 defa)

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 085
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Güzel tavsiyeler
« Yanıtla #75 : 16 Şubat 2015, 00:50:06 »
Kim,bir Müslümanın kusurunu örter,ayıbını,sırrını saklarsa,Allah da dünya ve âhirette onun kusurunu örter,ayıbını saklar.”

Hz. Muhammed
sav


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 085
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Güzel tavsiyeler
« Yanıtla #76 : 16 Şubat 2015, 00:59:52 »
Seni kim israf ediyor ?
 Ben her zerrene muhtaçken.."


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 085
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Güzel tavsiyeler
« Yanıtla #77 : 17 Şubat 2015, 21:49:48 »
sokaktan geçen her insanın bir mesleği var. Ve o insanların mesleğinin becerileri bizde yok değil mi? Bazen kapıya çıkıyoruz. Aşçı geçiyor. Biz onun kadar güzel yemek yapamıyoruz değil mi? Yahut bir eşek geçiyor -canım demin çok bahsettik hayvancağızdan- onun gibi yük taşıyacak gücümüz de yok. Bakarsan her şeyimiz sınırlı. O zaman nasıl olur da biz kendimizde güç görebiliriz. Bu sene “Iris” isimli bir film oynadı, ibreti âlem için keşke herkes gidip görseydi İngiltere"nin en meşhur felsefeci hanımefendisi, herkesin önünde eğildiği, 70 yaşında konferanslar veren, davetlere yetişemeyen ve kitapları ortalığı yakıp yıkan bir hanımefendi... Önünde kocası dahi diz çöküyor. Fakat bir saniyede alzhaimer oluyor. Ve her şeyini kaybediyor. Bir saniyede kendi tuvaletiyle oynayacak kadar pisliklerin içine gömülüyor. O halde hangi gücümüzle, aklımızla mı, fikrimizle mi elimizden çok çabuk giden güzelliğimizle mi, hangisiyle övünebiliriz? Bizden bir yaş küçüğün bile teni bizden daha taze. İki yaş küçüğün gözleri daha iyi görüyor. Birkaç yaş yaşlandık mı kulaklarımız, vücudumuz işe yaramaz oluyor, saçlarımız dökülüyor. Paramız pulumuz öyle çabuk gidecek ki. Haydi kaldığını düşünelim. Ne kadarını mezara gömüp koyabileceğiz. O halde neyimize güvenip neyimizle övünebiliriz. Bunlar hep geçici ve yok olacak şeyler. Bizim bu aşkımız ve aşkla yaptığımız hizmetlerin bile önemi yok. O hizmetler Allah"ın bize zât-i ikramıdır. Zât-i ikram nedir? Allah bize bir ikramda bulunur, karşılık istemez. Bizi de etrafa ikram ettirir, karşılık beklemeden ikram etmenin zevkini öğretir. İşte bu zât-i ikramdır. Eğer böyle ikramlar üstümüzdeyse onlar bize sermaye olacak.


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 085
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Güzel tavsiyeler
« Yanıtla #78 : 17 Şubat 2015, 22:16:06 »
Nefsini bilen Rabbini bilir hadîsini Peygamber Efendimiz"in şakk-ı kamer (ayın ikiye bölünüşü) hadisesi ile anlatmaya çalışırsak; vücut "ben" derken tektir. Hâttâ âlemi kendinden ibaret zanneder. Ne zaman ki Peygamber Efendimiz"in mânâsı ya da o mânânın tecelli ettiği bir mürşid-i kâmil vücudu ikiye böler; nefisle ruh, celâlle cemâl ayrılır, akıl, ikiyi gördüğü için çalışmaya başlar. Nefis kendinden üstün olanı farkeder. Kendisi mahlûktur, ruh ise emirdir. Mahlûk emre âşık olur. Hiçliğini bilir, emir önünde eğilir, secde eder. O zaman, nefsini hiçlikle bilen Rabbi olan ruhu varlıkla idrak eder sözü ortaya çıkar ki, işte insanın insan olma hikâyesi budur. Bu durumda nefis ruh makamına yükselir. Koruk, üzüm olur, hatta şaraba dönüşür. Nûr üstüne nûr tecelli eder. İnsan dâimî Hayy kesilir. Nâr-un alâ nûr olur. Birdi, bölündü, tekrar bir oldu.


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 085
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Güzel tavsiyeler
« Yanıtla #79 : 02 Mart 2015, 20:08:25 »


7 Kere Tevbe Suresinin Son İki Ayetini Okuma

Bir kimse, hergün 7kere Tevbe suresinin son iki ayetini okumayı vird edinirse ,ölüm o kimsenin yolunu kesemez. Bu tertibe devam ettiği sürece ...


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 085
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Güzel tavsiyeler
« Yanıtla #80 : 02 Mart 2015, 20:26:22 »
Susmak güzel sanattır. karşındaki cahile verilen gizli bir konferanstır..


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 085
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Güzel tavsiyeler
« Yanıtla #81 : 02 Mart 2015, 20:37:47 »
Gam çekme gönül, konuşulmayanı da bir bilen, söylenmeyeni de bir duyan var.


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 085
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Güzel tavsiyeler
« Yanıtla #82 : 18 Mart 2015, 00:47:36 »
Tarlada çalışan çiftçinin,dairede çalışan memurun, fabrikada çalışan işçinin Allah’ı vardır ki, ne bir ticaret, ne bir alışveriş onları Allah’ı zikirden, namazı kılmaktan, zekatı vermekten alıkoyamaz.(Nur Sûresi, 37) Bunlar, “dışı sahra-yı kesrette, içi umman-ı vahdette”olan kimselerdir.Dış dünya ve bununla meşguliyet, onların gönül âlemlerini bulandırmaz.İç âlemlerinde vahdet ile teneffüs ederler.
 Bütün tarîkatların üssü’l-esası olan zikir, kalbi şeffaflaştırır.Ona letafet kazandırır. O kalbi, ilham esintilerine duyarlı bir alıcı haline getirir.


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 085
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Güzel tavsiyeler
« Yanıtla #83 : 18 Mart 2015, 00:48:44 »
Şeyhu'l-İslam Mekki Zade Mustafa Asım Efendi'ye yazdığı bir mektupta zikrin önemini kısaca şöyle ifade etmiştir:"Düzgün bir itikada sahip olup hak mezheplerden birisine uyarak farzları yerine getirdikten sonra, ibadetlerin en yücesi ve en faziletlisi gizli zikre devam etmektir."


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 085
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Güzel tavsiyeler
« Yanıtla #84 : 18 Mart 2015, 00:51:39 »
Zikrin Hassaları
Muhyiddin Arabi hazretleri (k.s) mükevvenatta her bir şeyin ALLAH’ı zikrettiğini,zikir itibariyle yaratılmışların dört mertebede olduğunu bildirmiştir:
 1-Camid olan yani cansız yaratıklar,taşlar,madenler,sular gibi.
 2-Nebetat,bitkiler,çiçekler,ağaçlar
 3-Hayvanlar
 4-İnsan ve cinler.
 Bu dört gruptan ALLAH’ı en çok zikreden cansız varlıklardır.Başka bir meşguliyetle mükellef olmadıklarından bütün hayatları zikrin içinde geçer.Nebatatta ise nefis ve akıl yoktur ama fıtrat-ı ilahi vardır.Ne için yaratılmışlarsa o emri ifa ederler.Şeftali ağacı,şeftali vermeye çalışır.Buğday,çim olur,başak salar,buğday olur.Bunlar emr-i ilahiyi yerine getirmek için fıtratlarındaki vazifeyi görürken , o iş dolayısıyla zikirleri bir derece az olur.Fıtratı gereği ALLAH’ın emriyle çiçeklenirken kendi işine dikkat eder.’
 ’Şimdi çiçek açacağım.Şimdi koku katacağım; meyve vereceğim,yeşil oldum,güneş etkisiyle pembe olacağım,lezzet katacağım….’’diye zikirden noksan kalır.


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 085
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Güzel tavsiyeler
« Yanıtla #85 : 18 Mart 2015, 00:57:05 »
Başıma şu iş geldi.’dersek; muhakkak o an ALLAH’tan gafil olmuşuzdur.Şu halde şikayet hakkımız yoktur.Burada biraz düşünelim:Şu lamba ışık verdi,Şu çamaşır makinesi durur,ütüde soğur.Bizim cereyanımız, ALLAH’ın zikridir.ALLAH’a iltica,
 ALLAH’ı tefekkürdür.O’nu unutursak,ALLAH kendini unutana ya şeytanı ya nefsini musallat eder.Her bir hayatiyetin bir ruhaniyeti vardır.Her bir düzenin bir nizamı, intizamı vardır.Her bir ilmin bir mevzuu,bir üstadı vardır.O,oradan çıkarsa düzen bozulur,nizam değişir.Beşeriyetin, hayvanatın bütün inkişafı,bütün letaifi ,ALLAH’a kurbiyyeti,ALLAH’ın zikri erecesindedir.


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 085
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Güzel tavsiyeler
« Yanıtla #86 : 18 Mart 2015, 01:02:58 »
Nefsi terbiye etmek için birinci plânda ölümü çok anmak ve çöl yolculuğuna çıkacak olan bir insanın bu tehlikeli yolculuktan başka bir şey düşünmediği gibi düşünmek lâzımdır.

Şu kadar var ki lütuf ancak Allah-u Teâlâ'dan gelir. Kişi helâl lokma yemeye dikkat ederse, ihlâs ile ibadetlerine devam ederse, nefsinin arzu ettiği şeyi yapmayıp, arzu etmediği şeyi tercih ederse, merdivenden yukarıya çıkmaya başlar.

Tarikat merdivenlerine bu üç şeyle çıkılır. Bütün bunlar ilâhî lütuftur, O verecek ki sen yürüyeceksin. Merdivene basa basa çıkarsın. Ruh ve nefis iki ordu gibidir, devamlı harp halindedirler. Hangi taraf ne kadar alırsa orası onundur.

Hepsini alırsa işgal eder, diğerini esir alır. Ruh iyiliğe meyyaldir, nefis kötülüğe meyyaldir. Hangisi beslenirse o iktidara geçer.

İşimiz rızâ olsun, nefsimiz değil, ruhumuz doysun.


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 085
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Güzel tavsiyeler
« Yanıtla #87 : 18 Mart 2015, 01:05:41 »
Nefis öyle bir mahlûktur ki, zâlimdir, kâfirdir, Allah-u Teâlâ'ya bile karşıdır. Gaye bu kâfiri müslüman etmektir. Nefisle mücadeleden maksat da budur, yani nefsi tortularından süzmek, hülâsasını meydana çıkarmak ve insanî nefis hâline getirmektir.

Nefsin her bir arzusu bir put mesabesindedir. Süflî nefsi, his ve meyillerinden arındırıp tezkiye etmedikçe kişi nefsin putlarına tapmaktan kurtulamaz.

Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime'sinde:

"Gördün mü o hevâ ve hevesini ilâh edinen kimseyi?" buyuruyor. (Furkân: 43)

İnsanlar nefislerinin hevâ ve heveslerine tâbi olunca nizam ve intizam bozulur, hayatın gerçeklerinden uzaklaşılır.

Tarikat-ı aliye'deki nefis terbiyesine en güzel misal, yünlerin halı hâline gelmesidir.

Çok uzak yerlerden getirilen kirli ve karışık yünler evvelâ kazanlarda yıkanıp temizlenir. Sonra çeşitli taraklardan geçerek didik didik olur, tel tel ayrılır ve iplik hâline gelir. Benliği tamamen gider, renk renk boyandıktan sonra istenilen şekilde yumak olur.

Halı olabilmesi için de, bir dekoratörün kâğıda çizdiği dekorlar üzerinde renklerine ve ölçülerine göre yerleştirilmesi gerekir. Nihayet tezgâhlarda dokunarak bu ipliklerden en güzel halılar meydana gelir.

Daha önceleri üzerine bastığımız zaman ayağımıza dolaşan o kirli yünler, şimdi artık basmaya kıyamadığımız nâdide birer halı olmuştur. Hiç kimseyi incitmez.

İşte nefis de kirli yün gibidir. Ayrı ayrı bölümleri vardır. Temizlene temizlene, incele incele, taraklardan tezgâhlardan geçe geçe halı gibi olup, ayak altına serilmedikçe terbiye ve ıslahı mümkün olmaz, tarikat mektebi de bitmiş sayılmaz. O ana kadar fırsat buldukça kişinin hep ayağını dolaştırır.

Evvelâ didik didik yapacaksın, halı gibi olduktan sonra onu yere sereceksin. Ayak altına serdiğin zaman rahat ayak basabilirsin. Yoksa hilekârdır, emniyet etmeye gelmez.


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 085
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Güzel tavsiyeler
« Yanıtla #88 : 18 Mart 2015, 01:07:19 »
"Hakiki mücahid, nefs-i emmâresi ile *savaşan kimsedir."  (Tirmizî)


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 085
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Güzel tavsiyeler
« Yanıtla #89 : 18 Mart 2015, 01:14:56 »
Âyet-i kerime'de:

   "Nefis olanca şiddetiyle kötülüğü emreder." buyuruluyor. (Yusuf: 53)

Çünkü nefis iradeyi emer. Yuları taktığı zaman, bilse de bilmese de çeker götürür.

Beşerin nefsi aslında daima fenâlık tarafına meyleder, bütün gücüyle kötülüğü telkin eder. Onun tabiatında şehvete, günaha, her türlü kötülüğe meyil vardır. Nefis kendi gücünü ve emrindeki silâhlarını o yönde kullanır. Bundan dolayıdır ki insan sırf kendi nefsinin arzularında kalırsa fenalığa sürüklenir.

   "Ancak Rabb'imin merhamet edip koruduğu hariç." (Yusuf: 53)


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.