Gönderen Konu: Başörtülü Hanımlara Açık Mektup!  (Okunma sayısı 5705 defa)

Çevrimdışı _kasva_

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 61
  • Rep +0/-0
Başörtülü Hanımlara Açık Mektup!
« : 19 Mayıs 2009, 06:25:22 »


WE SELAM ALEYKÜM DEYERLİ NASİBİMCE AİLEM RABİM SİZLERİ DAİM MUTLU MUTMAİN VE DİNDE SABİT KILSIN YENİ KONUMUZ TESETÜR VE KADINLARIMIZI İLGİLENDİREN BENİMDE İBRETLE VE BEYENEREK OKUYUP SİZLERLE PAYLAŞAMK İSTEDİGİM GÜZEL BİR MEKTUP KİM NERDE NEZAMAN YAZMIŞ BİLİNMEZ AAM GÜZEL VE ETKİLİ OLDUGUNU SİZDE OKUYUNCA GÖRECEK VE TASTİKLİCEKSİNİZ YAZININ KESİNLİKLE BENLE BİR İLİŞKİSİ YOKTUR BU GÜZEL MEKTUBU BENYAZDIM DİYE BÖBÜRLENMEK BİZEDE YAKIŞMAZ İSLAM AHLAKINADA EVET WE SELAM NEYİSE GEÇELİM MEKTUBUMUZA DİMİ ARTIK ÇOK KONUŞTUM

Muhterem Başörtülü Hanımefendi Kardeşlerim,



Bendeniz İlahiyat Fakültesi mezunu, evli ve iki çocuk babası bir kardeşinizim.

Her gün binlerce insanın geçtiği işlek bir yol üzerinde bir dükkânım var.

Bu yüzden birçok farklı insan görüyor ve yine bir çok insanla görüşüyorum.



Sizlere bu mektubu yazmamın sebebi her gün gördüğüm insanların içinde yer alan yüzlerce başörtülü kardeşimin bazılarında tespit ettiğim giyinme yanlışları hakkında sizleri uyarmak istememdir.



Buna cür`et etmemin sebebi de Yüce Rabbimiz Allah`ın şu ayeti ve önderimiz Hz. Muhammed`in (s.a.v.) şu sözleridir:



* "Sizden hayra çağıran,iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir." (Al-i İmran Suresi Ayet 104)



* "Sizden birisi bir kötülük görürse onu eli ile değiştirsin, buna gücü yetmezse dili ile değiştirsin, buna da gücü yetmezse kalbi ile bu durumu kötü görsün ki bu daimanın en zayıfıdır." (Hadis-i Şerif)



* "Ya iyiliği emreder,kötülüğü menedersiniz; ya da başınıza Allah`tan gelecek bir musibeti beklersiniz." (Hadis-i Şerif)



* "Muhakkak ki din nasihattir." (Hadis-i Şerif)



Muhterem Kardeşlerim,



Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, bazı İslam düşmanlarının iftiralarının aksine bu din, kadını hor gördüğünden değil; tam aksine onu herkesin istediği şekilde göremeyeceği nadide bir mücevher gibi kabul ettiğinden, onu kem gözlerden korumak istediğinden yani ona değer verdiğinden dolayı örtünme emrini getirmiştir.

Şu bilinmelidir ki İslam`dan başka hiç bir sistem, hangi inançtan olursa olsun, sonuçta bütün insanların ulaşmak istediği en değerli yer olan Cennet`i, "anneler`in ayağının altında" kabul edecek kadar; "Sizin en iyiniz kadınlarına karşı en iyi olanınızdır." diyecek kadar ve doğum sırasında ölen kadını"şehid" kabul edecek kadar kadınlara değer vermemiş'tir.



Başörtüsü ve örtünme emri,farz olduğu "Müslümanlar" tarafından kesin olarak bilinen bir emirdir;

Bu konuda hiç bir şüphemiz yoktur ve Müslümanlar bu emri severek yerine getirirler. Çünkü onlar Allah`ın ve Resulünün emirlerine sıkı sıkıya bağlıdırlar ve "şiddeti her tarafa yayılacak olan büyük bir günün azabından" korkarlar.



Son senelerdeki başörtüsü tartışmaları, bazı bilgisiz veya kötü niyetli kişilerin yanlış veya kasıtlı yorumları halkımızdan bazı kesimleri yanıltma ve sanki İslam`da örtünme emri yokmuş gibi bir hava estirme amacı gütmektedir.

Bir takım yeni yetme İlahiyatçı veya din adamı görüntüsündeki şahıslar dünyada tek akıllı kendileri kalmış gibi Allah`ın ve Peygamberi`nin bu kesin emrini ilgili ayet ve hadisleri kendi hevesleri doğrultusunda yorumlayarak yozlaştırmaya çalışmaktadırlar.

Bu kişilere sormak gerekir;örtünme emrini (hâşâ) Peygamberimiz`den başlayarak asırlar boyunca bütün Sahabe, her biri yüzlerce eser vermiş bütün İslam âlimleri ve sonra bütün Müslümanlar yanlış anladı da;

Üç-dört kitap yazmayla profesör olan bu yeni yetmeler mi doğru anlıyor(?)

Tabii ki hayır...

Hadi bir anlık bütün dinî emir ve kavramları bir tarafa bırakalım, din diye bir şey yok farz edelim; bu durumda bile başörtüsü bizim için vazgeçilmezdir.

Çünkü başörtüsü bizim örfümüzde, kültürümüzde, tarihimizde kayıtlıdır, kazılıdır:

İşte Anadolu Kurtuluş Savaşında kağnıyla cepheye mermi taşıyan başörtülü ninelerimiz,

İşte köyüne saldıran düşmana satırla girişen Nene Hatunlar,

İşte örtüye uzanan bir düşman eli sebebiyle Maraş`tan Güneydoğu Kurtuluş hareketini başlatan Kahraman Maraş halkı

ve işte "İstiklal Marşımızın yazarı" büyük şair, büyük insan Mehmet Akif Ersoy ve onun iki dizesi...:



Kızımın iffeti batmakta rezilin gözüne;



Acırım tükrüğe billâhi tükürsem yüzüne!



Başörtüsüne karşı duran bir Anadolu insanı bırakın dinine karşı olmayı, kendi milliyetine ve kültürüne karşıdır demektir.

Bir zamanlar Maraş`ta örtüye el uzatan düşmanla aynı safta demektir...

Bu girişin ardından tekrar esas konumuza dönelim.







Çok Değerli Başörtülü HanımKardeşlerim,



Örtünme emrinin amaçları arasında siz değerli hanım kardeşlerimizi kem gözlerden, hain bakışlardan korumak ve yabancı erkeklerin dikkatinin üzerlerinize çekilmemesini sağlamak olmasına rağmen, bazı kardeşlerimiz bu emri yerine getirmeye çalışırken yaptıkları hatalarla bu amaçların tersinin gerçekleşmesine sebep oluyor ve maalesef örtünüyoruz sandıkları halde örtünmüyorlar.



Bu durum da sizleri seven ve saygı duyan biz erkek din kardeşlerinizi üzüyor.

Çünkü siz bizler için çok değerlisiniz.

Sizler bizim ya anamız, ya bacımız, ya kızımız ya da hanımımızsınız.

Bizler sizin yalnızca Allah`ın emrini tutarak örtünmenizden dolayı sizlerle gurur duyuyoruz, sizler bizim namusumuz ve Fatih`leri doğuran ve doğuracak en değerli varlıklarımızsınız.

Bizler sizin saçınızın bir telini bile esen rüzgârdan sakınırız, kıskanırız.



Şimdi burada öncelikle konumuzla ilgili olan ve eğer Müslümansak bizleri bağlaması gereken,hanımların giyinmesi ile ilgili bir ayeti,

Peygamberimizin sözleri olan Hadislerden bir kaçını ve O`nun ocağında yetişmiş değerli hanımı Hz. Aişe`nin iki sözünü sizlere hatırlatmak istiyorum:



1- Ayet: "Mü`min kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler.

Görünen kısımları hariç,zinetlerini açmasınlar.

Başörtülerini yakalarının üzerine koysunlar...

Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar..."

(Nûr Suresi Ayet 31.)



2- Hadis: Hz. Aişe`den rivayet edildiğine göre bir gün kız kardeşi Esma ince bir elbise ile Rasulullah`ın huzuruna girmişti.

Hz Peygamber bunun üzerine hemen ondan yüzünü çevirdi ve şöyle buyurdu:

"Ey Esma! Şüphesiz kadınlar erginlik çağına ulaşınca onun şu ve şu yerlerinden başkasının görünmesi uygun değildir."

Hz Peygamber bunu söylerken yüzünü ve ellerini işaret etti.

(Ebu Davud Libas 31.)



3- Hadis: "Ümmetimin son dönemlerinde giyimli fakat çıplak bir takım kadınlar olacak, bunların başlarının üstü deve hörgücü gibi bulunacaktır.

Onlar cennete giremez,cennetin kokusunu bile alamazlar."

(Ebu Davud Libas 125, Cennet52.)



4- Hadis: Bir gün Peygamberimiz bir arkadaşına Mısır`da dokunmuş bir keten kumaş vermiş,yarısından kendine gömlek diktirmesini, diğer yarısından ise hanımının giysi yapmasını istemiştir.

Ancak daha sonra şöyle buyurmuştur:

"Hanımına git söyle altına bir gömlek diksin. Çünkü vücut şeklinin ortaya çıkmasından korkarım."

(El Kurtubî, El Cami`, XIV,156.)



5- Peygamberimizin Hanımı Hz.Aişe`nin Sözleri:

Temim Oğulları kabilesinden bir takım kadınlar Hz Aişe`yi ziyarete gelmişlerdi. Üstlerinde ince giysiler vardı.

Hz Aişe onlara şöyle dedi:

"Eğer sizler mü`minler'iseniz, bunlar inanmış hanımların giysileri değildir.

Eğer mü`min değil'seniz o zaman durum değişir."



Yine bir gün onun huzuruna,ince başörtülü bir gelin getirilmişti.

Bunun üzerine O şöyle dedi:

"Nûr Suresine inanan bir kadın bunu örtünmez."

(El Kurtubî, El Cami`, XIV,157.)



6- Hadis:

"Bir kadın koku sürünerek dışarı çıkar ve koku ulaşsın diye bir topluluğun yanına giderse zinaya bir adım atmış olur."

(Tirmizi, Edeb, 35; Nesâî,Zîne, 35)



7- Hadis:

"Kadınlardan erkeklere benzeyenlerle; erkeklerden kadınlara benzeyenler bizden değildir."

(Buhârî, Libas, 61)







Muhterem Başörtülü Kardeşlerim,



Şimdi sizlere bu mektubu yazma sebebim olan noktalara değinmeye geçebilirim.

Burada bazı hanım kardeşlerimizin özellikle yaz aylarında düştükleri örtünme ve giyinme yanlışlarını madde, madde sayarak sizleri uyarmak istiyorum:



A- SOKAKTA GİYİLEN ELBİSEDEYAPILAN YANLIŞLIKLAR:



1- İçi gösteren astarsız ve ince gömlek, elbise, özellikle etek (şifon ve organze türü):



Bazı kardeşlerimiz sokakta dış elbise olarak, güneş ışığı veya dükkânların ışıkları vurduğu zaman ve hatta ışık vurmadan bile içini gösteren ince elbise veya ceket altı etek giyiyorlar.

Bu da çok vahim sonuçlara neden oluyor ve maalesef bazen içiniz görünüyor.

Bu tür giyinme hatası geçen yaz mevsiminde had safhada idi bu yaz da öyle olacağa benziyor.

Kardeşlerimiz bu tavırlarıyla yukarıda saydığımız 2, 3, 4 ve 5. hadislere aykırı davranıyorlar.

Lütfen bu yanlışa düşmeyin.



2- Dar ve vücuda yapışan elbise, tişört ve gömlek:



Sokakta dış elbise olarak bu tür şeyler giyilince vücut hatları belli oluyor ve erkeklerin dikkatini çeker bir hale geliyor.

Bu tür giyinişler de örtünme emrinin genel amaçları ile yukarıdaki 3. ve 4. hadislerin emirlerine aykırı.

Lütfen sokakta dış elbise olarak bu tür şeyleri giymeyin.



3- İçi göstermese ve dar olmasa bile kumaşının türü sebebiyle vücuda yapışan ve vücut hatlarını belli eden elbise ve etek.

(Buzy, ipekli türü vb.):



Bir üst maddedeki mahzurlar bu tür giyinişte de mevcut.

Lütfen sokakta dış elbise olarak bu tür şeyleri giymeyin.



4- Pantolon:



Bazı başörtülü hanım kardeşlerimiz dış giysi olarak beline kadar bir üst elbise veya ceket giydiği halde belden aşağısı açıkta kalacak şekilde altına pantolon, hatta bazen darpantolon ve hatta ne kadar acıdır ki bazen de blucin giyiyorlar.

Bu da vücut hatlarını belli ediyor ve dikkat çekiyor.

Üstelik başörtülü bir hanımın böyle giyinmesi daha çok dikkat çekiyor ve İslam`la alakası olmayan insanların bile

"Şuna bak bir de başörtüsü takıyor!" demesine neden oluyor.

Onların öyle demesi bir yana bu tür giyinişler örtünme emrinin genel amaçları ile çelişki halinde.

Bir de bu tür bir giyiniş yukarıdaki 7. hadiste geçen Peygamber Efendimizin şiddetli yasağının sınırlarını zorluyor.

Lütfen bu tür olumsuzluklara sebep ve bir erkek giysisi olan pantolonu sokakta giymeyiniz.



5- Kısa kollu elbise:



Hayret edilecek bir şekilde son zamanlarda bu tür giyinişlere de rastlıyoruz.

Özellikle bazı genç hanım kardeşlerimiz de üstlerine delikli, dantelli veya saydam bir üst giysisi alıyor ve kısa kollu giysisi bunun altından görülüyor.

Oysa örtünme emrinin gerçekleşmesi için kolların kapalı olması gerekiyor.

Yukarıdaki 2. hadiste Peygamberimiz, hanımların yabancı erkeklere karşı yalnızca yüz ve ellerinin açık kalacabileceğini söylüyor.

Lütfen bu noktaya dikkat edinve bu tür yanlışlara düşmekten kaçının.



6- Yırtmaçlı etek:



Anlaşılması çok güç ama bazı kardeşlerimiz de dış elbise olarak altlarına yırtmaçlı etek giyiyorlar.

Gene anlaşılması çok güçtürki bu yırtmaç bazen diz kapaklarına kadar bile çıkabiliyor. Kardeşlerim!

Böyle örtünme olur mu?

Yanlış yapıyorsunuz!

Yoksa son zamanlarda ki tesettür tartışmaları, televizyon ve tesettür defileleri vs. bizlere temel bazı şeyleri, bazı değerleri unutturdu mu?

Kardeşlerim bu tarzda bir giyinmeyle ayete de hadise de, örtünme emrinin amaçlarına da muhalefet ediyorsunuz.

Tesettürlü bir hanımınefendinin böyle bir giyiniş tarzı olamaz.

Lütfen bu hataya düşmeyiniz.



7- Manto ve pardesütürlerinden:

1-İçini gösteren,

2-Çok aşırı süslü,

3-Çok dikkat çekici renkli(mesela kırmızı ),

4-Dar,

5-Uzun yırtmaçlı,

6-Parlak deri,

7-Bele doğru daralan (Rusmodeli):



Bu tür pardesü ve mantolar da dikkatleri üzerinize çekmenize veya bazen vücut hatlarınızın belli olmasına sebep oluyor.

Oysa örtünme emrinin amaçları arasında bunları önlemek var.

Lütfen pardesü ve mantonuzun böyle olmamasına özen gösterin.







B- BAŞÖRTÜSÜ YANLIŞLARI:



1- İçini gösteren ince türde başörtüsü:



Yine arkadan ışık vurunca ve hatta bazen vurmadan bile içini gösteren başörtüler takılıyor.

Bu durum da yukarıda 5.maddede Hz. Aişe`nin söylediği gibi dinin bu emrine açık bir muhalefet oluyor.

Lütfen sokakta takacağınız başörtünüzü seçerken ve takarken içini göstermeyecek kalınlık ve kalitede olmasına dikkat edin.



2- Boynu örtmeyen başörtüsü:



Bu yanlış uygulamaya da oldukça çok rastlanıyor.

Yalnızca çene altında veya ensede bir düğüm atılınca boyun açık kalıyor ve yukarıdaki 1. ayette geçen"Başörtülerini yakalarının üzerine koysunlar" emri gerçekleşmiyor.

Lütfen başörtünüzün ucunu boynunuzuda kapatacak şekilde yakanızın üzerine sarkıtın.



3- Saçı tam örtmeyen, saçtan arkaya kayan ve saçın önünü dışarı çıkaran başörtüsü:

Bu yanlışa bir üst 2.maddedeki gibi başını bağlayan kardeşlerimiz düşüyor ve örtünme emri tam olarak gerçekleşmiyor.

Lütfen başörtünüzü güzel ve sağlam bağlayarak veya altına tülbent takarak kaymamasını ve saçınızın hiç bir tarafının görünmemesini sağlayınız.



4- Aşırı süslü, dikkat çekici renkte (mesela kırmızı ) ve yaldızlı başörtüsü:

Bu tür başörtüsü de dikkatleri ve bakışları üzerinize çekiyor.

Oysaki bu sonuç örtünme emrinin hedeflerinden değil.

Lütfen sade veya aşırı süslü olmayan başörtülerini tercih edin.



5- Pardesü veya elbisenin içinde bırakılmak ve boyun veya ense üzerinde düğümlenmek suretiyle sıktırılan,böylece başın veya saçın şeklini ortaya çıkaran başörtüsü:



Yukarıda saydıklarım kadar tehlikeli olmasa da bu uygulama özellikle genç hanım kardeşlerimiz arasında oldukça yaygın.

Hele bazı kardeşlerimiz başörtülerini böyle bağlamakla birlikte bir de saçlarını topuz yapıyor veya yukarıya doğru topluyorlar.

Bu durumda başları 3. hadiste geçen tabirle "deve hörgücü"ne benziyor.

Takdir edersiniz ki bu da çok dikkat çekici oluyor ve örtünmenin amacını bir ölçüde tehlikeye düşürüyor.

Bu kardeşinizi dinlerseniz lütfen böyle yapmayın ve ayette geçtiği gibi başörtünüzü yakanızın üzerine koyarak sarkıtın derim.







C-AKSESUAR VE AYRINTIYANLIŞLARI:



Bunları şöyle sıralayabiliriz:



Bazı genç hanım kardeşlerimin kullandıkları;



Özellikle nakışlı eşarp altı alın süsleri,



Dış elbisenin üzerine giyilen çok süslü ve dikkat çekici delikli, dantelli, saydam veya çok parlak deriden ceketler,



Cafcaflı ve parlak çantalar,



Aşırı süslü, dikkat çekici,uzun topuklu veya çok yüksek tabanlı ayakkabılar,



Tıbbî zorunluluğu olmayan ve gösteriş niyetiyle takılan güneş gözlükleri,



Yukarıdaki 6. hadise aykırı olarak aşırı tarzda parfüm sürünme ve makyaj.



Çok Değerli Genç Hanımefendi Kardeşlerim!



Gençlik çağında olmanız sebebiyle güzel görünmek ve beğenilmek istediğinizi biliyorum. Ancak inanın ki siz kardeşlerimin güzel olmak ve beğenilmek için bu süslü şeylerin hiç birine ihtiyacınız yok.

Çünkü sizin yüzünüzde Allah`ın verdiği bir nur var, sizin yüzünüzde Peygamberimizin"İmandandır" dediği "Hayâ"nın yani utanmanın güzelliği,berraklığı, temizliği var.

Ben, şu dizelerde sizleri görüyorum:



O YÜZ, HER HATTI TEVHİD KALEMİNDEN BİR SATIR;



O YÜZ Kİ, GÖZ DEĞİNCE ALLAH`I HATIRLATIR...



Bu güzelliği ve nuru siz göremeseniz de biz görüyoruz; siz bilemeseniz de biz biliyoruz. Hatta öyle ki bu nurunuz bazı karanlık odakları ve yarasaları da rahatsız ediyor...

Bu güzelliğiniz, bu nurunuz yıkılmak, yok edilmek isteniyor...



Kardeşlerim, tabii ki temiz,uyumlu ve size yakışanı giyeceksiniz, tabii ki pas pal olmayacaksınız.

Temizlik ve düzen zaten bizim dinimizin emirleri arasında.

Ama bir Müslümanın çoğu işinde olması gerektiği gibi orta yolu kaybetmeyeceğiz. Bahsettiğim türlerde yanlış giyinerek dikkat çekme sınırına geçmeyeceğiz.

Ve genç kardeşlerim şunu da bilin ki eğer evleneceğiniz erkek, sizi sadece görünüşünüzden ve güzelliğinizden dolayı beğenecekse bu durumun ileride sizin için bir felaket olma ihtimali vardır.

Çünkü güzellik bir gün gidebilir veya bir gün sizden daha güzel bir insan çıkabilir; eğer o kişi sırf güzelliğinize bakıp da sizi tercih etmişse böyle bir durumda sizden uzaklaşması ihtimali de yüksektir.

Buna karşılık beğenilmenizi ve tercih edilmenizi sağlayan sizin temizliğiniz, sadeliğiniz, iç güzelliğiniz,hayânız, terbiyeniz ve ahlâkınız olursa

Allah`ın izniyle- ömür boyu hiç bitmeyecek güzellikler başlar.



Eğer imanlı ve dindar beyler istiyorsanız bu niyette olmanızı tavsiye ederim.

Çünkü sizi arayacak olan Müslüman ve dindar erkekler de Peygamber Efendimizin şu hitabıyla karşı karşıyadır ve ona göre hareket edeceklerdir:

"Kadın dört şeyi için nikâhlanır: Malı, güzelliği, soyu ve dini için. Sen dindar olanını tercih et..."



Kardeşlerim, bendeniz buna inandım, böyle yaşadım, böyle dua ettim, böyle aradım ve Allah da bana tam istediğim gibi bir hanım verdi...

Umarım size de Salih Beyler nasip eder.







Değerli Başörtülü Hanım Kardeşlerim,



Bu söylediklerimi lütfen"İyi dost acı söyler." sözü çerçevesinde, sizleri seven bir kardeşinizin uyarısı olarak alın.

Benim kimseye bir kastım veya ithamım yok.

Allah ve Resulünü tasdik eden herkes Müslüman dır.

Ancak Allah`ın bir emrini yerine getirirken bunu doğru uygulamak lazım;

Yoksa bilmeden zararlı çıkılabilir veya hedeflenen fayda elde edilmez.

Dediğim gibi sizler bizim için çok değerlisiniz.

Onun için bu kadar şey söyledim.

Değerli olmasanız "hadi canım bana ne" der geçerim. Ama bunu yapamıyorum, çünkü sizler bizim umudumuzsunuz.



Son olarak sizlerden iki ricam var;



Birincisi, lütfen kitap okuyarak veya âlim insanların katıldığı hanım toplantılarına katılarak,

İslamî radyoların programlarını dinleyerek bilginizi artırın ve dinimizi doğru öğrenin, doğru öğrenilmesini sağlayın.

Dünya hayatınız ile ilgili bilgilerin yanında ahiret hayatınız için de bilgiler öğrenin. Benim burada anlattıklarım bazı yanlışlara dikkat çekmektedir, sizin başörtüsü ve diğer meseleler ile ilgili bilmediğiniz bir konu varsa ayrıntılı bilgi için güvenilir ilmihal kitaplarına başvurun ve bilgiyi tam kaynağından öğrenin.



İkincisi ve en önemlisi;

Lütfen burada yaptığım uyarıları tanıdığınız başörtülü arkadaşlarınıza da ulaştırın ve bunların mümkün olduğu kadar çok insana ulaşmasını sağlayın ki bu yanlış uygulamalar sona ersin.



Mektubuma burada son verirken hepinize en içten saygılarımı sunuyor ve sizleri Allah`a emanet ediyorum.

Umarım siz de bana dua eder ve:

"Allah`ım bu kardeşimize ilim yolunu nasip et ve onun ilmini artır." dersiniz.



ESSELAMÜN ALEYKÜM





NOT:

-----



YUKARDAKİ YAZI BENİM DEĞİL BEN BEĞENDİĞİM İÇİN SİZLERLE DE PAYLAŞMAK İSTEDİM.





AHİREN












ALLAH HER ZAMAN DOGRUNUN YANINDADIR.

Çevrimdışı mrkydr

  • Administrator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Ynt: BAŞÖRTÜLÜ HANIMLARA AÇIK MEKTUP ...???
« Yanıtla #1 : 21 Eylül 2009, 14:05:36 »
sevgili kasva önemini yitirmeye başlayan bir konuda ki yazıyı bizlerle paylaşdığınız için teşekkür ederim..
 Ne desem bilemiyorum.Yeni nesildeki başbağlama ve kıyafetler daha bir islam dışına çıkmaya başladı.Eskiden pardesünün altına kot pantolan giyenlere kızardım ama şimdi daha farklı.Elimizden duadan başka bir şey gelmiyor ..Rabbim bu durumda olan arkadaşlarımızın yardımcısı olsun .Bizleride o durumlara düşürmesin.


( Pardesü veya elbisenin içinde bırakılmak ve boyun veya ense üzerinde düğümlenmek suretiyle sıktırılan,böylece başın veya saçın şeklini ortaya çıkaran başörtüsü (genelde ben öyle yapıyorum ama topuzum yok)  )

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: BAŞÖRTÜLÜ HANIMLARA AÇIK MEKTUP ...???
« Yanıtla #2 : 22 Eylül 2009, 08:51:26 »
bu yazı çok seyler katmalı ben çok süslüyüm eyvahkiiii eyvahhh.. tesekkürler



Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı Gülce

  • Gülce
  • Bağımlı Üye
  • ******
  • İleti: 748
  • Rep +4/-0
  • Cinsiyet: Bayan
  • Kulağımı çınlatma lütfen :))
Ynt: BAŞÖRTÜLÜ HANIMLARA AÇIK MEKTUP ...???
« Yanıtla #3 : 22 Eylül 2009, 14:32:14 »
 a.r.o

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: BAŞÖRTÜLÜ HANIMLARA AÇIK MEKTUP ...???
« Yanıtla #4 : 05 Ekim 2009, 15:36:23 »
Fatih’te bir nargile cafedeyim.

Yalnızım.

Değerli dostum, Yavuz Selim’i bekliyorum.

Uzun oturmayacağımız için, paltomu bile çıkarmaya gerek duymuyorum.

Kısa bir hasbihal edip, yanan gözlerimi dinlendirmek için eve gitmem gerektiğini düşünüyorum.

Ortam kalabalık, nargile fokurdamaları, mesajlaşanlar, telefonu çalanlar, laptopunun ekranına kitlenmiş kalmış asalaklar ve Beyaz Cam’da yayınlanan klipten yükselen müzik sesi.

Yorgunluktan olacak, etrafı boş gözlerle seyrediyorum.

Bakıyorum sadece, görmüyor gibiyim.

Beyaz Cam tam karşımda, ona da sadece bakıyorum, öylece, tepkisiz ve düşünmeden.

Bir süre sonra Beyaz Cam’da akan yazılar dikkatimi çekiyor.

İsimler, mesajlar ve telefon numaraları sürekli akıyor.

Beni arayın, bana yazın, çağrı atın, yalnızca mesaj atın, mutsuzum, mutsuz çiftler bekliyorum diye devam eden absürd yazılar akıp geçiyor.

Fakat Beyaz Cam’daki bir mesaj beynimden vurulmuşa döndürdü beni.

İsim geçti ve ardından mesaj metni ve ardından şöyle bir ifade “Tesettürlü ve başörtülülerde çekinmeden arayabilir”ve sonra telefon numarası…

Sağda, solda gördüğüm görüntüler, baş bağlama biçimleri ve başı örtülü (bana göre başörtülü değil) genç kızların genç erkeklerle olan diyalogları yozluğun dik alasının ispatıdır diye düşünüyordum. Fakat işlerin bu kadar da sarpa sardığının farkında değilmişim.

Yozlaşmanın, modernizme entegre olmanın, globalleşmenin ve küreselleşmenin Beyaz Cam’da “tesettürlü”(tesettürden her ne anlıyorsa artık) gönül eğlencesi aranmasına vardırılacağını tahmin edememiştim.

Başörtüsü, tesettür ve türban konusunda yaşanan modernleşme süreci, sanırım İslamcılığın serencamını özetlemeye yeterde artar bile.

Sosyalleşmek ve toplumsal rol üstlenmek için çıkılan yolda, ipin ucu kaçırılmış durumda.

Saçı ve başı örtülü ama tesettürsüz bir güruh türedi.

Üstelik bu güruhun önemli kısmı 25 yaşın altında.

Bu kızlar gelecekte anne olacak ya da olmuş saçı ve başı örtülü ama tesettürsüz.

Etrafınıza bir bakın, böyle tiplerden yüzlerce göreceksiniz.

Müslüman genç erkeklerde günahsız değil elbette, onları da düşük bel kotları, karma karışık bıyık ve sakalları, kulağındaki İPOD’ları ve dizi izlerken devşirdikleri üç beş kelimeyle konuştukları Türkçelerinden tanıyabilirsiniz.

Suçlamalı mıyım?

Suçlular mı?

Ya da kim suçlu?

Ya da bu suçmudur?

Bu soruların cevaplarını herkes kendi versin.

Herkes kendine, evladına, kız ve erkek kardeşine, ablasına ve arkadaşına baksın.

Ben suçumu kabul ediyorum.

İşte suçumu kabul ettiğim için diyorum ki; Toplumsal anlamda muhafazakarlığın artması, geçmişi İslamcı olan insanların kurduğu bir partinin iktidarda olması, Çankaya’da eşi başörtülü bir ismin olması, 2009 yılında yapılacak belediye seçimlerinde % 60 oy alınacak olması, Müslümanlığın bu ülke de yükselen bir değer olduğunu ispatlamaz.

İslamlığımızın ve Müslümanlığımızın sembolik olarak varolması da Türkiye’nin dönüştüğünü göstermez.

Semboller ve içi boşaltılmış değerler üzerinden yapılan tüm genellemeler ve değerlendirmeler, Türk toplumunun genel olarak gidişatına baktığımızda iddia sahibi Müslümanların küresel değerlere ve uluslararası sisteme entegre olduğunun bir ispatıdır.

Yeniden müslümanca düşünmek ve yaşamak üzerine denemeler yapmanın arefesindeyiz.

Umarım geç kalmamışızdır...

Ali ÖZTÜRK

Çevrimdışı mrkydr

  • Administrator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Ynt: BAŞÖRTÜLÜ HANIMLARA AÇIK MEKTUP ...???
« Yanıtla #5 : 05 Ekim 2009, 23:14:56 »
Bizler uyurken birileri görevlerini hakkıyla yapmış..  İşin garibi biz hala uyuyoruz.  Tesettürün değişimi  ,"bakın ben kapalıyım ama bunları şunları v.s yapabiliyorum"un altındaki eziklikden çıkdı..yani bir bakıma tepkiydi, ama yol yanlışdı..  Doğru olduğunu düşündüğümüz tepkiler yanlış yoldaysa bir anlamıda olmuyor........

sevgili prenses  tesekkürler a.r.o

Çevrimdışı mrkydr

  • Administrator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Ynt: BAŞÖRTÜLÜ HANIMLARA AÇIK MEKTUP ...???
« Yanıtla #6 : 05 Ekim 2009, 23:18:24 »
Türkiye'deki kadın hareketinin öncü isimlerinden yazar Şule Yüksel Şenler, 40 sene öncesine göre toplum içinde dindar kadınların çoğalmış olmasına rağmen eskisi kadar gayretli olunmayışın kendisini üzdüğünü söyledi. 
 
Kağıthane Kültür Merkezi'nde düzenlenen bir programa katılan Şenler, kadınları daha cevval görmek istediğini ifade etti. Uzun zamandır sağlık sorunları yaşadığı için kalabalıklara hitap edemeyen Şenler, "Hasta yatağımda yatıyordum, kimseyle görüşecek halim de yoktu, konuşmaya değil dinlemeye geldim aslında. Sizleri çok seviyorum, bir arada olmayı çok özlüyorum. Ama topluma hitap edemiyorum artık. Bugün benim için büyük şans." dedi. Şenler, sık sık su içerek arada yazar Sibel Eraslan'ın sözü almasıyla dinlenerek yaptığı konuşmada, bir zamanlar caddelerin örtülü kadınlarla dolması için dua ettiğini, hayal edemediği gelişmeler karşısında bugün iftihar ettiğini belirtti. "Çoğunluk bakımından gözlerimi yaşartan bir manzara var. Şükürler olsun Rabb'im bana ömür verdi, bunları görmeyi nasip etti." dedikten sonra bir de üzüntüsünü dile getirdi. Şenler, "Genç kızları ve hanımları heyecan, aktivite, davaya bağlılık anlamında gevşemiş gibi görüyorum. Dindar ve tesettürlü hanımlarda dünkü şuuru, heyecanı ve dikkati fazla göremiyorum. Oysa ben toplumu, kadınları daha cevval görmek istiyorum." diye konuştu. ZAMAN
 

Çevrimdışı mrkydr

  • Administrator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Ynt: BAŞÖRTÜLÜ HANIMLARA AÇIK MEKTUP ...???
« Yanıtla #7 : 10 Nisan 2010, 08:06:01 »

Modern tesettür (!)

Askeriyede savaş anında her asker bir "sütre" gerisinde yatar, oradan ateş eder.

Kore'den gelen bir subay, bir taş göstermiş, "Beni kurtaran bu taştır." demiş. Savaşırken o taşın arkasında yatmış. Bir iki kurşun o taşa değip sekmiş, böylece o arkadaş vurulmamış.

Sütre ve tesettür aynı kökten gelir. Setr... Yani örtmek...

Nasıl ki askerler savaşta sütre gerisinde yatarak korunur, Müslüman hanımlar da tesettürle kendilerini düşmanlardan korurlar. İstisnalar kaideyi bozmaz.

Bir zamanlar modernizme uyarak hızla açılan Amerika gibi ülkeler şimdi tesettürün çarelerini arıyorlar. Amerikalılar bir zaman çıplaklıkta sınır tanımayarak çıplaklar kampı bile kurdu. Sonra baktılar ki soyunmak felaket getiriyor, hiç faydası yok, babasız çocukların sayısı her geçen gün artıyor; şimdi de müstehcenlikle mücadeleye başladılar. Çünkü haramlar, insanı çökerttiği gibi aileyi ve milleti de çökertir.

Bazı insanlar gözlerini, güzellik aramak için kullanır. Güzel bir çiçeğe baktığı gibi güzel bir kadına da bakar. Çiçeğe bakar, "Bu ne güzel bir çiçek!" der alır. Güzel kadın da hoşuna gitmişti...

Videolar, resimler, filmler, internet müstehcen resim göstererek insanlığı çökertmek istiyorlar. Ya onlara bakmayacağız veya onlar ortadan kalkacak! Eğer onlara bakarsak koyunun ota koştuğu gibi, sineğin tatlıya koştuğu gibi insan da harama yapışır; maddeten ve mânen ölür.

Gözü yaratan, gözün baktığı yeri görür. Harama bakan, gözüyle avlanmıştır. Sanki onun bakışı ip olur, kişiyi baktığı şeye bağlar. İnsan da ister istemez o yöne gider. Bu sebepten harama bakmamak lazım.

Otobüsteydim. Önde oturan yolcu, gazeteyi açmış bakıyor. Gazetede bir resim var. İçimden dedim ki: "Allah'ım, bu resme bakmamı haram etmişsin; işte ben de başımı çevirdim!"

Nefse hakim olmak kolay değil. Fakat zoru başarmak mesele...

Tesettürde renk sınırlaması var mıdır?

En başta örtünen insan örtüsünün manasını bilecek. Şeffaf bir kumaşla örtünme olmaz. Penye gibi vücuda yapışan bir kumaşla, yanar döner parlak renkli elbiseyle tesettür olmaz. Böyle giyinenlerle insan gözü muhakkak alaka kuruyor. Elbiseyi inceleyeyim derken, vücut hatlarına kayılıyor... Bir hanım tesettürde fakat elbisesi diyor ki, "Bana bak!" Bu olmaz! Rengin önemi yoktur yeter ki, kişiyi cazip göstermesin. İnsan kendini Allah'a beğendirmeye çalışmalı. Önemli olan bu. Mesela bir hanım manto almış. Kimisi bu mantonun rengini beğenmez, kimisi biçimini, kimisi düğmelerini beğenmez. O hanım şöyle soracak kendine: "Bu mantoyu Allah beğenir mi?" O'dur önemli olan. Bol mu? Uzuvları belli ediyor mu? İçini gösteriyor mu? Rengi canlı mı?

Bir kadının iffetli sayılabilmesi için, örtünmesi yeterli değildir. Kadının bakışları, yürüyüşü, hareketleri... Bunlar tesettürü oluşturan bütünün parçalarıdır. Kur'an'da tesettür, "cilbab" diye geçer. Yani kadının kafasından bir örtü bırakacağız, işte oldu cilbab...

Şimdiki hanımlar, modern tesettürlü (!) Modernizm Avrupa'ya aittir. Kanımca böyle hanımları imanları kurtaracak... "Efendim ben öyle kapanamam." Kapanma. O zaman gelecek tehlikelere de razı ol.

Kapalı bir hanım, yolda giden diğer bir kapalı hanımı durdurmuş, şöyle demiş: "O kadar güzel kapanmışsın ki, çok cazip görünüyorsun!"

Ceylanı güzelliği için vururlar. En güzel meyveye çok taş atarlar. Altın, değerli olduğu için onu ateşe atıp eritirler. Elmas yontuldukça kıymetlenir. Geyikleri boynuzları için avlarlar. Bazı hayvanlar kürkleri için acımasızca öldürülür. Birçok değerlere sahip olanlar, birçok felaketlere uğrayabilirler. İslamiyet, dünya ve ahiretimizi cennet etmek için vardır. İslamiyet'in dışına çıkansa, avcının ağına düşer!

Tesettür, kadının cazibesini artırması değildir!

 

zaman

Yazar: Hekimoğlu İsmail



gedai

  • Ziyaretçi
Ynt: BAŞÖRTÜLÜ HANIMLARA AÇIK MEKTUP ...???
« Yanıtla #8 : 11 Nisan 2010, 01:00:54 »
evet ben islama uygun bas örtüsü baglamayan lara "tesettürlü ciplaklar diyorum islama en cok zarari bu tipler veriyor pantolon giyen ama basi kapali bir bayana usulca "böyle tesettür olmaz bari arkalarini kapatacak uzun bir seyle kapatsaydi islama hizmet etmis olurdun"dedim karakolluk oldum bana "laf atti diye rezil oldum
namaz kur anda seksen yerde ayeti gecer ama bas örtüsü iki üc yerde gecer namaz insanin sahsiyle ilgilidir ama tesettür sahsi oldugu kadar giyiminle sana bakan gözlerle de ilgilidir suh bir kiyafetle carsiya pazara cikip insanlarin gözüne hitap edersen hem sen hemde bakani günaha sokarsin hele birde bas örtülü olup dar pardüseyle her adimini atisinda arkadan nasil görünür siz düsünün
sunuda diyeyim basini örter tesettüre uyar ama namazini kilmaz nasil bir düsünce anlamam ne ise acmayin yaralarimi

Mümin ferasetli alim olacak
ilim erbabini arar bulacak
zaman gelir kasin gözün solacak
Fenafillah olup yalan dünyada

tesettüre uyun namazi kilin
güzel ol begine bunlari bilin
güler yüzlü olun ötmesin dilin
mükafatin vardir ukba hayatta

Çevrimdışı mrkydr

  • Administrator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Ynt: BAŞÖRTÜLÜ HANIMLARA AÇIK MEKTUP ...???
« Yanıtla #9 : 11 Nisan 2010, 08:11:01 »
evet ben islama uygun bas örtüsü baglamayan lara "tesettürlü ciplaklar diyorum islama en cok zarari bu tipler veriyor pantolon giyen ama basi kapali bir bayana usulca "böyle tesettür olmaz bari arkalarini kapatacak uzun bir seyle kapatsaydi islama hizmet etmis olurdun"dedim karakolluk oldum bana "laf atti diye rezil oldum.
sevgili gedai valla yapacak bir şey yok..  lorder lorder lorder
ne oldum değil ne olacağımıza bakmamız gerekiyor.. sory
Rabbim yardımcımız olsun.. 12 12 12

 tesekkürler ysglk

Çevrimdışı ases

  • Sadık Üye
  • *******
  • İleti: 1 029
  • Rep +4/-1
  • Cinsiyet: Bay
  • Sigara içen birini öpmek ; kül tablasını yalamaya
    • latif ertas.blogcu.com
Ynt: BAŞÖRTÜLÜ HANIMLARA AÇIK MEKTUP ...???
« Yanıtla #10 : 11 Nisan 2010, 14:36:14 »
 200

Kızımın iffeti batmakta rezilin gözüne;



Acırım tükrüğe billâhi tükürsem yüzüne!


Sevgili kasva,  elsglk ve  ysglk,
paylaşımlarından dolayı  tesekkürler




 turkeydn. turkeydn. turkeydn. turkeydn. turkeydn


TÜRK DİLİNİN BAŞKENTİNDEN SELAMLAR

[ KARAMANIN KOYUNU SONRA ÇIKAR OYUNU ]

Çevrimdışı mahperi

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 8
  • Rep +0/-0
Ynt: BAŞÖRTÜLÜ HANIMLARA AÇIK MEKTUP ...???
« Yanıtla #11 : 11 Nisan 2010, 17:08:57 »
 tsk çok güzel bi paylaşım olmuş içim acıdı okurken ne hallere geldik tavizvere vere
ılımlı islam diye diye ortada islam bırakmadık  15
яαввιмιη нє∂ιуєѕι ¢αηιм єşιм νє вιяι¢ιк σğℓυм

Çevrimdışı mrkydr

  • Administrator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Ynt: BAŞÖRTÜLÜ HANIMLARA AÇIK MEKTUP ...???
« Yanıtla #12 : 23 Temmuz 2010, 07:53:22 »

 
   AHMED ŞAHİN
   
Kadının yaratılışındaki cazibesinin bir gereği olarak tesettür...
 
 
İslam'da kadın rastgele yaratılmış cazibesiz bir varlık değildir ki mühimsenmesin de giyim kuşamına koruyucu ölçüler getirilmesin, şurada burada birtakım taciz ve tasallutlara maruz kalmasına mühimsenmeyen bir olay olarak bakılsın....

İslam, kadına yüce bir makam vermiş, maruz kalacağı her takdirsizliği dikkate değer görmüş, kuracağı yuvada erkeğinin yanında, ailesinin içinde itibarsızlığa maruz kalmaması için koruyucu kurallar koyarak onu hayatı boyunca korumaya almıştır. Bu koruma kuralları sayesinde kadın, itibarını her yerde kolayca muhafaza etmiş, ailesi içinde ve toplumda hep hürmete layık halde kalmasını sağlamıştır. Bu sebeple korumaya alınan kadının giyimi de erkekten farklı ölçülerle tarif edilmiştir. Nitekim kadın gibi görüntü cazibesine sahip olmayan erkeğin bedenindeki kapatması farz olan avret yeri; (göbek ile diz kapağı) arasından ibaret kalırken, tümüyle cazip vücut görüntüsüne sahip olan kadında durum erkek gibi görülmemiş, kadının, (el-yüz-ayak) dışında tüm bedenini örtmesinin farz olduğu ittifakla hükme bağlanmıştır.

Böylece teşhirden uzak, tacizli bakışların baskısından mahfuz bir giyimin koruması içine alınan kadının, şaibeli bakışların taciz ve tasallutundan korunması sağlanmıştır. Hatta kadını koruyan bu giyimin koruyucu özelliği de şöyle ifade edilmiştir:

- Teni gösterecek derecede ince, şeffaf olmamalı, vücut hatlarını belli edecek derecede de dar bulunmamalıdır!.. Çünkü tenin rengini gösterecek incelikte, beden hatlarını da belli edecek darlıkta bir giyim, tacizli, tahrikli bakışları önlememekte, aksine daha da cazip hale bile getirmektedir. Bundan dolayı Efendimiz (sas) Hazretleri, beden hatlarını belli edecek darlıkta ve cildin rengini gösterecek incelikte giyimden Rabb'imizin razı olmadığını hatırlattığı hadisinde buyurmuş ki:

- Giyindiği halde giyinmemiş görüntüsünde olanlar, tesettürsüz sayılırlar Allah yanında!..

Halbuki cinselliği öne çıkarmayacak bollukta bir giyim içinde olan kadın kendini daha güvende hisseder, yabancı bakışların taciz ve tecessüsünden daha emin şekilde korunabilir. Böylece hem emrine uygun giyindiği Allah'ın rahmetini, hem de inanmış kulların şaibesiz hürmetini kazanmış olur.

Ayrıca kadını koruyucu özelliğe sahip giyimin modası da tek ve dondurulmuş değildir. Kadının takdirine bırakılmıştır. Dilediği renkte, modada, biçimde ve zevkte giyimi tercih edebilir. Yeter ki, bakınca "beden hatlarını belli etmeyecek bollukta, teni göstermeyecek kalınlıkta" koruyucu bir giyim olsun..

Bu tarif içinde baktığımızda, pantolonun hanımlara ait giysi vasfına sahip olması için ya beden hatlarını dışa aksettirmeyecek bollukta olması, yahut üstünden giyilen bir giyimle kabaları kapatılmış halde giyilmesi gereği anlaşılmaktadır. Bu türlü giyimle kendini yabancı bakışlardan koruyan hanım, olanca cazibe ve çekiciliğiyle kendini yalnızca beyinin beğenisine tahsis ve takdim eder. Böylece kadın beyinin dikkatini kendi üzerinde tutarak yuvasını korumayı hedef almakla kalmaz, yabancıların da dikkatini kendi üzerine çekmekten kaçınarak onların da aile bağını zayıflatan görüntü içinde olmaktan da uzak durmuş olur.

Bu yüzden kadına saf ipek ve altın ziynetler helal kılınmıştır. Çünkü her kadın beyine karşı kullandığı ipek elbisesi, altın ziynetiyle beyinin dikkatini kendi üzerinde tutacak ki, başkalarına göz kaymaları söz konusu olmasın da, toplumda başka aile de kendi nikâhlısıyla mutlu ve huzurlu yaşasın, öteki ailelerin mutluluğuna gölge düşüren bir görüntü ve tecessüs içinde olmasınlar. Tarih boyunca olduğu gibi.
 
 

berruhürrem

  • Ziyaretçi
Ynt: BAŞÖRTÜLÜ HANIMLARA AÇIK MEKTUP ...???
« Yanıtla #13 : 23 Temmuz 2010, 13:13:35 »
ilk başlayan alıştırma anlamında örtünenler belki(AMA BU BELKİ BİLE DİL UCUYLA SÖYLENMELİ) ama diğerleri bizler allahın bir emrini bu şekilde EĞLENCE VE OYUN HALİNE ÇEVİREMEYİZ ALLAH ISLAH ETSİN AMA ÖNCE FARK ETMEKLAZIM Kİ FARK BİLE EDMİYOR BUNLARI VE KENDİMİZİ KANDIRIYORUZ

Çevrimdışı osman

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 11
  • Rep +1/-0
Ynt: BAŞÖRTÜLÜ HANIMLARA AÇIK MEKTUP ...???
« Yanıtla #14 : 26 Temmuz 2010, 00:26:59 »
baş örtüsünün bir iffeti vardır. günümüzde bu iffet ve öenm kalmamıştır. başörtüsü takıp binbir çeşitle kendine sövdürebilen kızları görüyor ve biliyoruz. ya hakıyla takarak iffetinin hakkını vermeli yada günümüz şartlarında başörtüsünü yada başörtüsüyle türban arasında ki farkı bildiğinizi sayarak acıklamaya gerek duymuyorum o ortünmeyi tam anlamıyloa gerceklestirmelidir. ve bundan ziyade, sadece örtünmenin marifet olmadığını da unutmamak gerekir.
Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir..