Gönderen Konu: Silahsız Terör  (Okunma sayısı 943 defa)

Çevrimdışı mrkydr

  • Moderatör
  • Üstad
  • *****
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Silahsız Terör
« : 17 Ekim 2011, 10:32:41 »


Kıymetli şeyler bozulunca bütün özellikleri ve değerleri kayboluyor. Örneğin süt bozulunca ekşimik veya peynir yapabilirsin ama yağ bozulunca yapacağın hiç bir şey yoktur.

Çünkü onu kurtaramazsın.

Bozulan yağ yenmez hale gelir.

Yapacağın tek şey vardır onu atmak.

***

İnsan da böyledir.

Yaratılanların en kıymetlisi olduğu için onu iyi muhafaza etmek gerekir.

Çünkü bozulursa bir işe yaramaz.

Düzeltemezsin, başka faydalı bir şeye dönüştüremezsin.

Varlığı mevcudiyeti artık zararlı hale gelir.

Her canlıyı zehirler.

***

Bakın insan bozulunca neler oluyor?

Sütün içerisinde bulunan yağ, krema makinesi ile alınıp yerine bitkisel yağ yani margarin konuluyor.

Bu yağ tereyağı yapılarak ayrıca yüksek fiyatla satılıyor.

Yoğurda jelatin katılarak sertlik veriliyor ve köy yoğurdu olarak pazarlanıyor.

Palm yağı, kaşar peynirinde fiyatı ucuzlatmak amacıyla kullanılıyor.

Normalde 9-10 kilo sütten bir kilo kaşar elde ediliyor ancak piyasada 5 liraya kaşar satılıyor.

Sütün maliyetini ortaya koysanız kaşarın fiyatının 9-10 lira civarında olması gerekiyor.

Düşük fiyata satılan sucuk, salam, sosis ve hazır köfte gibi et ürünlerine ise farklı maddeler ekleniyor.

Tavuk dönerden inek memesi, et dönerden de kedi köpek, domuz, eşek ve at eti çıkıyor.

***

Ahlaksızlıkta büyük ve gizli bir işbirliği var sanki.

Uyuşturucu verilmiş hastalara dönüştürülen televizyon izleyicileri yerli dizilerle ekran başına zincirlenmiş.

Özel kanallardaki dizilerin birkaç kanal hariç, tamamı ahlaki değerleri eğip bükerek, cinselliğe aşk elbisesi giydirerek aile kavramını yok etmeye çalışıyor.

Her dizi bel altına vuruyor.

Hırsızlık meşrulaştırılıyor

Ahlaksızlık normalleştiriliyor.

Neredeyse her dizi ailenin bir üyesini ve bir değerini üstlenmiş sürekli bombalıyor.

“Muhteşem rezaletleri” tarihi film diye seyrediyoruz.

Kanuni Sultan Süleyman’ı sosyete tarihinin en çapkın ve rezil adamı, Hürrem’i de sosyetik ikoncan yaptık.

Sözde aile dizisi olan, “Öyle Bir Geçer Zaman ki” dizisiyle de hırsızlığı ve ahlaksızlığı meşrulaştırdık.

***

Güzel başlayan birçok dizi bugün aile kavramını en çok zedeleyen ve her türlü ahlaksızlığı masumiyet perdesi altında meşrulaştıran çok tehlikeli bir diziler haline geldi.

Neden tehlikeli?

Çünkü her dizide bir aile var. Ve bu ailenin kız, erkek bütün üyeleri izleyiciler için model oluşturuyor.

“Öyle Bir Geçer Zaman ki” dizisinde çok sevilen Osman adında bir çocuk var.

Osman bu hafta komşunun bahçesinden incir çaldı.

Annesine hırsızlığını şöyle savundu, “Ben Lemi’nin incirlerini çalmadım. Bu incirler ağaçta yetişiyor. Ağacın incirlerini aldım. Asıl Lemi hırsız, ağacın incirlerine el koyuyor.”

Çocuklar Osman’ı dinleyince ne düşünürler?

Osman’ın şirin anlatımıyla hırsızlığı kafalarında normalleştirmezler mi?

Aynı bölümde tekerlekli sandalyeye mahkûm kardeşinin karısı Aylin’le kaynı arasındaki gayrımeşru ilişki de sevgi kılıfıyla normalleştiriliyor.

Herkese “Bu ahlaksızlığa kızmayın, ne yapsınlar birbirlerine aşıklar” deniliyor.

***

İnsanı bozmak için adeta seferberlik ilan edilmiş.

Bir yandan Güneydoğu’da silahlı terör, diğer yanda evlerin içine kadar giren silahsız dizi terörü.

PKK’lıyı evimize almayız ama dizileri alırız.

PKK’lıyı sevmeyiz ama dizileri severiz.

Hangisi daha tehlikeli?

Hadi biz vatandaş olarak dizileri seyrediyoruz,

Halkı koruması gereken devlet ne yapıyor?

O da seyrediyor.

Tıpkı bizim gibi.

Sana kötülük edeni affet, vatan ve millete kötülük edeni affetme. (Hz Ali)

Yaşar Süngü, Yenişafak, Ekim 2011

gedai

  • Ziyaretçi
Ynt: Silahsız Terör
« Yanıtla #1 : 17 Ekim 2011, 18:27:21 »
işte dizi terörü bu
acaba diri dir toprağa gömülen mi şanslı yoksa gayrı meşru yollarda gezinen yosmalar mı şanslı???????????
bu dizileri ailemizede anlatamıyoruz en çok sinir olduğum o tekerlekli sandalyedekinin hanımı ağabeyisi ile fingirdetmesi.yahu bu ne rezalet bu ne kepazelik ama demek ki izleniyor bizim evde de izleniyor engel olamirem bvelki bende izlerim ben bu meretin başındayım yani şikayetçi olanda izliyor olmayan da kendimize sahip olamıyoruz ki ebeveynimize sahip olalım