Gönderen Konu: Saklı Tarihimiz-1  (Okunma sayısı 2710 defa)

Çevrimdışı hakikatbinmunekkid

  • Selametle..
  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 30
  • Rep +0/-0
  • Cinsiyet: Bay
  • ..zamanın katip çelebisi olabil-mek(!)
    • Oku (!) EMRİNE İTAAT...
Saklı Tarihimiz-1
« : 19 Ekim 2011, 18:39:43 »
Tarihimizi araladığımızda puslu gibi görünen ama netliği apaçık aşikar olan gerçekler var ki..bu gerçekler,zaman için daha yüksek sesle ifade edilecektir...
 
Mehmed AKİF ERSOY'un neden yurt dışında sürgün ve teknik istihparata tabii tuttularak gözetim içinde hayatını sonlandırmaya mecbur bırakıldığı ve vatan hasretiyle dolu dolu olarak (son anlarında vatanına kavuşmuş olması) ve cenazesinin bile sahiplenilmemesi...ona sadece,müslüman türk gençliğinin sahip çıkmış olması ??? tüm reva görülen bu muameleler hakikat(-ler-)e ve ahlakçı değerlere olan sadakat dolu fikirlerinden dolayıdır.. (!) Şehid edilen cesur Trabzon mebusu Ali Şükrü Bey'in en yakın arkadaşı olmasından dolayıdır..aziz davasından,dolayıdır..yazamamış olduğu fikrindeki eserlerden mahrum kalmamızda bu yoğun ve baskıcı tahkikatten dolayıdır.

Çerkez Ethem'in liderlik ve özgüveni ,onu yurt dışında sürgün ve teknik istihparata tabii tuttularak gözetim içinde hayatını sonlandırmaya mecbur bıraktı ve vatan hasretiyle dolu dolu olarak ömrünü bir iftira lekesi ile tamamladı..eski bir istihparat elemanı (mah) olduğu için kendini savunmak amaçlı olarak daima değnek ile gezerdi ve ifade ederler ki,hacc dolayısıyla yakınlarının ikram ettiği hurmayı bile yemezmiş..öldürülürüm,şüphesiyle..ama tarih onu ANADOLU İSYANLARINI BASTIRAN VE YOK EDEN KİŞİ,olarak satıraralarındada olsa ak-lamaya devam etmektedir..hemde,kahraman bildiklerimiz er meydanına henüz teşrif etmemişken..çelişkiler-bir gün aslolan gerçekleri ve gerçek kahramanları ay ışığı misali gür bir seda olup işaret edecektir..
 
Peki,Ermeni isyanlarını bastıran..ve sayısız hizmetleriyle Anadoluyu bölünmekten kurtaran adımların,fikirlerin ve azmin başarılı ismi olan Kazım Karabekir,neden son demlerinde sudan bahanelerle öldürüleceği üzerine aldığı gerçek istihparata dayalı belgeler ve bilgilerle eve hapsedilip,emeklilik bile çok görülüp yokluk içinde gerçekleri ifade etmesine ket vurulmuştur..neden mi? janjanlı bir tarih yazılırken senaryoyu bozacak kişiysen..dalkavuk,değilsen...özüne sadıksan...budur,reve görülen.......ama gerçeği elbetteki yazdı,kazım karabekir paşamız...gizli sedir altlarına,döşemelere sakladı...
 
içki satışını normalleştirmek adına yapılan yasaya,üstad akif ile aktif bir seda olup karşı çıkan kişidir...Ali Şükrü Bey..
 
Hakkında bilgisel ayrıntı derlemeler..

......................................
 
Şair Akif, sarıklı hocalarda çoğu, Trabzon milletvekili Ali Şükrü bu grupta [İkinci Grup'ta] idiler. Ali Şükrü bir deniz kurmayı olduğu halde en azılı olanlardan biri idi. 26 yaşında meclise gelmişti. Cüretli ve atılgandı. Bir sağlık kanunu tartışmasında:
 
 “Kadınlarımızdan ne ister bunlar? Yüzlerini açtırmayacağız!” diye haykırmıştı.
 
İstiklal marşını yazan şair Akif mecliste bir daha ağzını açmıştı: Neden sivil gazete “Hakimiyet-i milliyye”ye ödenek verilmiş de Şeriatçı Sebilürreşad dergisine verilmemiştir, kavgasında bu yardımı esirgeyenlere “Dalkavuklar!” diye bağırmaktı..(m.kemal'in ekibine)
........................................................
 
 

Ali Şükrü Bey

 




(1884-1923)

 




20 Nisan 1920'de din âlimlerinin duasıyla Cuma'ya rast getirilerek açılışı yapılan Birinci Büyük Millet Meclisinde vekiller iki muhalif gruba ayrılmışlardı:

 




1-Batı yanlısı, batılı hayat sistemini benimseyen, batıya her yönüyle uyum sağlamak isteyen Batıcılar,




2-Hilafet yanlısı, İslami esasları önemseyen mütedeyyin grup, yani muhafazakârlar.

 




İşte bu muhafazakâr grubun başını çekenlerin en önemli simalarından biri Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey'dir. Tahsilini İngiltere'de tamamlamış, askeriyeye katılmış ve yüzbaşıyken bir süre sonra askerlikten emekliye ayrılarak mebus olmuştu. Ankara'da kendi adına bir de matbaa kurmuştu. Said Nursi'nin, mebusların namaz kılmalarıyla ilgili meşhur beyannamesini de içeren "Hubbab" adlı eseri burada basılmıştı. Ki o beyannamede Nursi, Meclise gelip namazın önemini vurgulayan çarpıcı bir konuşma yapmış, bu konuşmadan sonra Mustafa Kemal ile aralarında münakaşa olmuştu.(1)




Cesur ve sözünü kimseden esirgemeyen bu zat hilafet yanlısı görüşe sahipti. Meclisin muhalif kanadını oluşturanların başında gelen Ali Şükrü, çıkardığı  "Tan" gazetesi ile muhalefetini dışarıya yansıtıyor, fikir ve görüşlerini, itirazlarını bu gazete ile halka ulaştırıyordu.




Hilafetin kaldırılmasıyla ilgili önerge için Mecliste yapılan gizli oturumda Atatürk'e ve yandaşlarına, İttihat Terakkicilere ağır bir muhalefet dili kullandı. Bu gizli oturumda on beş defa söz hakkı aldı. Daha Meclisin ilk günlerinde yaptığı çıkışlar ile İttihat Terakki mensuplarının öfkesini üzerine çekmişti.




Birinci Meclisin ilk kanunlarından olan "İçkinin Yasaklanması" yasasının çıkarılmasına önayak olanların başında geliyordu. Meclisin açılışının ilk haftasında bu yönde kanun teklifi vermişti. Ve Meclis içkiyi yasaklamıştı. İçkinin üretimi, alımı, satımı yasaklanmıştı. Bu durum o günkü Meclisin hangi his ve anlayışta olduğunu gösteren önemli bir hadiseydi.




Daha ilk ayında meydana gelen bu durum Meclisi ikiye ayıracaktı. Bir kısım muhafazakâr çevre ile İttihat Terakki arasında çıkan ilk ayrılığın işaretleriydi bunlar. Tarihe "Muhalif, İkinci Grup" olarak geçen bu 60 kişilik muhafazakâr çevrenin başında Ali Şükrü Bey, Mehmet Akif, Hasan Basri Çantay, Süleyman Sırrı, Hüseyin Avni,  Hüsrev Bey gibi dindar zatlar bulunuyordu.




1923 Şubat sonlarında Mecliste Lozan Müzakereleri tam bir çıkmaza girmişti. İsmet İnönü ve vekiller heyetinin Lozan'da ne gibi pazarlıklar içinde olduğunu kimse bilmiyordu. Meclisteki muhalefet hükümetten bilgi istiyor ama müzakereler gizli tutuluyordu. Müzakerelerde yapılan pazarlıklardan sadece Mustafa Kemal haberdar ediliyordu.




Muhalefeti temsilen Ali Şükrü Bey defalarca söz almıştı. Bir keresinde yine konuşmak için söz alınca Atatürk ile tartışmış, Lozan görüşmelerinin bu Meclis çatısı altında yapılması gerektiğini söylemişti.




Yaptığı konuşmada;  İsmet İnönü'nün bir diplomat olmadığı için birçok meselede başarılı olamadığını ve haklarımızın Lozan'da heba edildiğini vurgulamıştı. Kürsüden inerken az kalsın Atatürk ile yaka paça birbirilerine (silah çekmişler)  gireceklerdi. İşte bu olaydan sonra kendisi hakkında ölüm fermanı çıkmıştı.




Meclisteki bu ateşli tartışmalardan 20 gün sonra Ali Şükrü Bey ortadan kayboldu. Üç gün aramalardan sonra cesedi bir tarlada (30 Mart 1923) bulundu. (Bulunmasının sebeb-i işareti de tam olarak kapatılamış ve bedeninin belirgin ve görünüyor olmasından sebeple görülmüş ve bir çoban tarafından bulunmuştur..Görgü tanıklarının ifadesine göre en son ona ziyarete gidenler Mustafa Kemal'in muhafız alayının başında olan Topal Osman'dı.(Giresunlu topal osman,onun yakın dostu geçinen bir kişiydi..(o gün muhabbet için davet etti..cesur ve özgüveni yüksek eli şükrü bey,cesaretle davete icabet etmiş..ve osman veya adamları tarafından kırbaçla boğulmuş..o sırada altında hasır sandalyeye ait parçalar avucunda çıkmış..nasıl bir kudretle tutup vurmaya çaba sarfettiyse,işareten elimde sıkmış kalmış..) Topal Osman ve adamları daha sonra devlet güçleri tarafından bir evde kıstırılıp teslim olmadığı gerekçesiyle vurularak öldürüldü. (topal osman,m.kemal'e sonsuz sadakatinin bedelini , işbitiriciliğini-vatanseverlik olarak kör bir algılamayla harmanlayıp bedeline razı olmuştur..yakalandığında sağmış ama konuşmaması için öldürülmüş.) Cinayeti tertipleyenlerin kimler olduğu bugüne kadar  "Fail-i Meçhul" olarak kaldı!




Rıza Nur, yazdığı hatıratında o günleri şu ifadelerle anlatır; "Biz Lozan'dayken Ali Şükrü bana başından geçenleri anlattı. M. Kemal ile aralarında geçen münakaşaları... Topal Osman'ın adamlarından biri kendi yakını ve hemşerisi olduğu için ona gelip suikast haberini vermiş. Kendisine Topal Osman ve Kılıç Ali'nin adamları tarafından her an suikasta uğrayabileceği haber verilmiş. Ama kendi buna aldırmamıştı."(2)




"Vaka çok önemliydi. Suikastı yapanlar M. Kemal'in muhafız komutanı. Düşmanlar cinayeti Mustafa Kemal'den biliyorlardı."(3)




Ali Şükrü'nün vefatından hemen sonra hukuki olmayan yollarla Birinci Meclisin artık vazifesini bitirdiği, Meclisin yenilenmesi ve seçimlere gidilmesi kararı (1 Nisan 1923) alındı.




En büyük muhalefet ortadan kaldırılmıştı. İslamcı muhalefet ise yenilenecek bir Meclis ile bertaraf edilecekti. İlk Meclis oluşturulurken İttihat Terakkiden,  Türkiye başta olmak üzere tüm İslam Devletlerinin temsilcilerinden oluşacak bir "Yüksek İslam Şurası" , "İslam Birliği" sözü alan İslamcı kesim bir daha belini doğrultamayacak şekilde tasfiye edildi.




Bu olaylardan 3 ay gibi bir zaman sonra Lozan Barış (!) Anlaşması imzalandı. Bu müzakereler bugüne kadar açıklanmadı, konuşulanlar gizli tutuldu. Bugüne değin de açıklanmış değil. İngiltere 30 yılda bir ulusal devlet arşivini kamuyla paylaşmasına rağmen her nedense Lozan ile ilgili hiçbir kayda rastlanmıyor.




İçinde bulunduğumuz mart ayında Ahmet Kekeç'in deyimiyle "Faili Meşhur" bir cinayete kurban giden Ali Şükrü Bey olayı, muhalefetin hangi yöntemlerle sindirildiğini ve Kemalist sistemin nasıl bir vasatın üzerine kurulduğunu anlamak için örnek olaydır.  Bu örnek olay aynı zamanda, bugün iyice deşifre olan derin devletin izlerini sürebileceğimiz tarihi işaretlerden biridir.




Dipnotlar:




1-Ali Şükrü Bey; Trabzon Mebusu Şehidi Muazzez. Kadir Mısıroğlu. Sebil Yayınevi (1996)




2-Dr. Rıza Nur; Hayat ve Hatıratım C.III




3 -Falih Rıfkı Atay; Çankaya. İst. 1969

 
 
..........................................................................
 
Ali Şükrü Bey, (doğumu 1884 - ölümü 27 Mart 1923). Trabzon mebusu olarak Son Osmanlı Meclisi Mebusanı (1920) üyeleri arasında yer almış, ardından TBMM 1. Dönem'de yine Trabzon milletvekilliği yapmış, Meclis'te İkinci Grup'un lideri olarak ön plana çıkmış, 1. Dönem içinde Topal Osman tarafından öldürülmüş siyasetçidir.


Ali Şükrü Bey, deniz yüzbaşı rütbesindeyken askerlikten istifa ederek siyasete atılmış, İttihat ve Terakki'ye muhalif bir çizgi izlemişti. İngilizlerce İstanbul'un işgalinden son Osmanlı Meclisi Mebusan'ının Misakı Milli kararını almasında rol oynamış, ardından Mustafa Kemal'in çağrısına uyarak Ankara'ya gelmişti.
Dini hassasiyetleri ve karşı çıktığı konularda sözünü sakınmamasıyla dikkati çeken Ali Şükrü Bey, bu özellikleri dolayısıyla Mustafa Kemal'e muhalif milletvekillerinin çevresinde kümelendiği kişi oldu. Mustafa Kemal'in 'Hakimiyeti Milliye Gazetesi'ne karşılık 'Tan Gazetesi'nı neşretmeye başladı. İngilizceye hâkimiyeti sayesinde Ankara'nın izlediği siyasetin uluslararası alandaki yansımalarını dış basından takip ediyor, özellikle Lozan müzakerelerinin gidişatıyla ilgili olarak zaman zaman TBMM'ye verilen resmi bilgiyle dış kaynaklı haberler arasında çelişkileri gündeme getiriyordu. İsmet İnönü'nün Lozan'da, 'hariciyeci olmaması sebebiyle' acemice davrandığı, daha ötesi TBMM'nin verdiği yetki sınırlarının dışına çıkarak müzakereleri yürüttüğü kanısındaydı. Tuğgeneral İsmet Paşa'nın Balkanlarda kabul ettiği sınırların 1. Dünya Savaşı başladığındaki sınırların gerisinde olmasını ve Batı Trakya'nın Yunanistan'a verilmesini kabul etmiyor, Lozan müzakerelerine katılan heyetin, TBMM tarafından kabul edilen Misak-ı Milli hudutlarına uyması gerektiğini söylüyordu. Müzakerelerin kesilme ile sürme arasında kaldığı dönemde ortam iyice gerginleşmişti. Hatta Mustafa Kemal ve Ali Şükrü bey karşılıklı silah çekme noktasına gelmişlerdi. Nitekim TBMM çoğunluğunun Ali Şükrü Bey'i bu konuda desteklemesi neticesi Mustafa Kemal Paşa 1923 yılında 1. Meclisi fesh ederek 2. Meclis için seçimler yapılacağını belirtti.


Böyle bir ortamda, Mustafa Kemal'in korumalığını yapan Giresun Müfrezesi'nin reisi Topal Osman'ın adamlarınca Samanpazarı'nda birliğin kaldığı eve götürülmüş ve orada Topal Osman ve adamları tarafından işkence edilerek ve boğularak öldürülmüştür. Ali Şükrü Bey, Ankara yakınlarındaki Mühye köyünde geceyarısı gizlice gömülmüş, günler sonra bir çobanın ihbarıyla cesedi bulunmuştur. Sonraki günlerde Topal Osman'ın evi kuşatılmış, Osman ve adamlarının tamamı, bazıları beyaz bayrak çekip teslim olmak istemelerine rağmen, çıkan çatışmada öldürülmüşlerdir.
 
 
................................

 

Ali Şükrü
Vikipedi, özgür ansiklopedi


9 Temmuz 2011 tarihinde kontrol edilmiş kararlı sürüm gösterilmektedir. İnceleme bekleyen şablon/dosya değişiklikleri bulunmaktadır.
Doğruluk Görüldü


Atla: kullan, ara
Ali Şükrü Bey

 

--------------------------------------------------------------------------------

Son Osmanlı Meclis-i Mebusanı (1920) ve 1. dönem TBMM üyesi
Seçim bölgesi Trabzon

--------------------------------------------------------------------------------
 
Doğum 1884
Vakfıkebir, Trabzon
Ölüm 27 Mart 1923
Ankara
Partisi İkinci Grup
Dini İslâm

 

Ali Şükrü Bey'in Trabzon Boztepe'de bulunan kâbri
Ali Şükrü Bey (1884; Vakfıkebir, Trabzon - 27 Mart 1923; Ankara), 1. TBMM'de Trabzon milletvekili olarak yer alan ve muhalif görüşleriyle tanınan Türk siyasetçi.
Konu başlıkları
1 Hayatı
2 Suikast
3 Kaynakça
4 Ek okuma
 

Hayatı [değiştir]
Heybeliada'da bulunan Bahriye Mektebi'nde öğrenim gördü. Burayı 1904 yılından tamamladı ve bahriye erkanıharp subayı oldu. 1909 yılında Osmani Muavenet-i Milliye Cemiyeti'nde ikinci başkanlık görevini üstlendi.[1]
Yüzbaşı rütbesinde iken askerlikten istifa edip siyasete atılmaya karar verdi. İttihat ve Terakki aleyhtarı görüşlere sahip olan Ali Şükrü Bey, 1920'de Osmanlı Meclis-i Mebusan'ında Trabzon mebusu seçildi. Daha sonra Ankara'da açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne de Trabzon milletvekili olarak girdi. Mustafa Kemal'in önderliğindeki Birinci Grup'a muhalif milletvekillerinin toplandığı İkinci Grup'un liderlerinden biriydi. Mustafa Kemal'in Hâkimiyeti Milliye gazetesine karşı Tan gazetesini yayınlamaya başladı.[2][1]
İsmet Paşa'nın hariciyeci olmadığı için Lozan'da acemice işler yaptığını ve TBMM'nin kendisine verdiği yetki sınırlarının dışına çıkarak müzakereleri sürdüdüğünü savunan Ali Şükrü Bey, Lozan'da devam eden müzakerelerin durumu hakkında TBMM'ye açıklanan resmi bilgiler ile dış kaynaklı haberler arasında çelişkileri dile getirdi.[2]
1. TBMM'de Mustafa Kemal'e karşı en sert muhalefeti ortaya koyan milletvekili olarak tanındı.[3]

Suikast [değiştir]
 Bu alt başlığın geliştirilmesi gerekiyor.
27 Mart 1923 günü Mustafa Kemal'in özel muhafız alayı komutanı olan Topal Osman tarafından öldürüldü. Bu cinayet Türkiye'nin ilk siyasi suikastlarından biri olarak bilinmektedir.[3]

Kaynakça [değiştir]
^ a b "Derin hesaplaşmaların ilk kurbanı" (27 Mart 2008). 3 Temmuz 2010 tarihinde erişilmiştir.
^ a b Özgürel, Avni (13 Temmuz 2003). "Ali Şükrü ve Topal Osman". Radikal. 3 Temmuz 2010 tarihinde erişilmiştir.
^ a b Hür, Ayşe (31 Ocak 2006). "Çağımızın Bir (Başka) Kahramanı: Topal Osman". Birikim. 3 Temmuz 2010 tarihinde erişilmiştir.
Ek okuma [değiştir]
Hacıfettahoğlu, İsmail (2003). "Ali Şükrü Bey Emperyalizme Karşı Bir Hürriyet Kahramanı", Atlas Yayıncılık
Mısıroğlu, Kadir (1996). "Ali Şükrü Bey ", Sebil Yayınları
"http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Ali_%C5%9E%C3%BCkr%C3%BC&oldid=9744054" adresinden alındı.
Kategoriler:
1884 doğumlular
1923 yılında ölenler
Türk siyasetçiler
TBMM 1. dönem Trabzon milletvekilleri
Son Osmanlı Meclis-i Mebusanı (1920) Trabzon üyeleri
Trabzon doğumlular
Türk askerler
Suikast sonucu ölen Türk siyasetçiler
Ankara’da ölenler
20. yüzyılda Osmanlılar
 
 
Hakikatlere (!) ayna olabilmek azmidir,tek derdimiz..