Gönderen Konu: Düzce Üniversitesinde Akıl Almaz Olaylar  (Okunma sayısı 23399 defa)

Çevrimdışı mrkydr

  • Moderatör
  • Üstad
  • *****
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Düzce Üniversitesinde Akıl Almaz Olaylar
« : 19 Aralık 2011, 09:20:25 »

Birazdan okuyacaklarınız Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde bir öğretim üyesiyle ilgili yapılan disiplin soruşturmasından alınan bilgiler.

Son günlerde bazı gazetelerde çıkan bir haber vardı.

Düzce Üniversitesi Hastanesinde görevli bir doçentin, bayan asistanlarına ahlaksız tekliflerde bulunduğu iddia ediliyordu.

İşte bu iddialar üzerine Tıp Fakültesi Dekanlığı disiplin soruşturması açtırdı.

Soruşturmada bilgisine başvurulan hastane personeli insanın kanını donduran olaylar anlattılar.

Üstelik hepsi resmi ve yazılı.

Adı geçen kişi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Özdemir.

İddialar arasında bayan asistanlara sözlü tacizden ahlaksız tekliflere, hakaretten aşağılamaya kadar ne ararsanız var.

Düzce Üniversitesinde hocanın davranışları ve tacizleri sonucu psikolojik tedavi görmeye başlayan doktorlardan, sinir krizleri geçirenlere kadar inanılmaz olaylar yaşanmış.

Üniversitede herkes bu hocanın bizzat rektör Prof. Dr. Funda Sivrikaya Şerifoğlu tarafından korunup kollandığını düşünüyor. Çünkü soruşturma raporlarındaki ifadelerde, Özdemir’in “rektör arkamda” diyerek personeli tehdit ettiği iddia ediliyor.

Fakat soruşturma sırasında ortaya çıkan öyle iddialar var ki bunlar meslekten men cezasını bile gerektirebilir.

Doç. Dr. İsmail Özdemir’in kendi özel hastalarına farklı muamele uygulattığı, özel hastalarından oda ücreti aldırmadığı, birden fazla gün kalan hastalarından sadece bir günlük ücret alınması talimatı verdiği bu iddiaların en hafifleri.

Kısaca; devletin imkanlarıyla ağalık yapma olarak tabir edilebilecek uygulamalar.

Mesela; personele kendi özel hastalarıyla ilgilenmeleri talimatı verdiği için normal hastaları haftalarca beklettiği iddiası.

Mesela; sevmediği genç doktorları yıldırıp, bezdirerek onları istifaya zorladığı iddiası.

Bütün bu olanlara itiraz etmeye kalkan asistanları, uzmanlıklarını vermemekle tehdit ettiği iddiası.

Mesai saatleri dışında üniversite hastanesinde kürtaj yaptırıp bunları kayıtlara geçirmediği ya da farklı teşhislerle geçirdiği iddiası.

Üniversitedeki diğer doktorları hastalara karşı kötüleyerek, onların yapacakları ameliyatların kendilerini çok kötü durumlara sokacağını telkin ettiği iddiaları.

Yapılmamış analiz ve tahlillerin yapılmış gibi gösterilerek devletin zarara uğratıldığı iddiası.

Kendi ihmali sonucu ölümlerine neden olduğu iddia edilen anne ve bebeklerin ailelerini gerek ikna yoluyla gerekse dosyalarda bilgi değişikliği yaparak şikayetleri engellediği iddiası.

Doç. İsmail Özdemir’in görevde olması gerekirken gelen acil kanamalı bir hastaya görev yerinde olmadığı için saatlerce geç müdahale ettiği ve hastanın hayatını kaybettiği iddiası.

Ve olayla ilgili iki farklı giriş raporu düzenlenerek hastanın ölümündeki ihmalin örtbas edildiği iddiası.

Hastanın hastaneye gelişinde durumunun ne kadar acil olduğunu gösteren raporun, hasta hayatını kaybettikten sonra nasıl değiştirildiğini örnekleriyle daha sonraki yazılarda ortaya koyalım.

Ve Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesinde yaşanan bütün bu olup bitene karşı, Doç. İsmail Özdemir’i koruduğu iddia edilen üniversite rektörü Prof. Dr. Funda Sivrikaya Şerifoğlu’nun göstermelik tutumu.

Bırakın rektörün Özdemir ile ilgili işlem yapmasını, onun profesörlük alabilmesi için çaba sarfettiği iddiası sözkonusu.

Bu arada rektörle ilgili başka iddialar da yenilir yutulur cinsten değil.

2011 yılında Düzce Üniversitesinde insanlara nasıl bir “28 Şubat süreci” yaşattığı, inançlı öğretim üyelerine nasıl baskılar uyguladığı hakkında da yazacak çok konu var.

Rektör seçiminde birinci çıkan adayın yarısı kadar oy almış olmasına rağmen atanan rektör Şerifoğlu’nun, üniversitedeki inançlı insanları “Tayyip gelse sizi kurtaramaz” diyerek tehdit ettiği de iddialar arasında.

Bugüne kadar kapalı kutu olarak yönetilen Düzce Üniversitesine, yeni YÖK yönetiminin biran önce el atması gerekecek.

abdulkadiroglu


gedai

  • Ziyaretçi
Ynt: Düzce Üniversitesinde Akıl Almaz Olaylar
« Yanıtla #1 : 20 Aralık 2011, 22:03:02 »
her dalda çıraklara tehdit vardır ama burada daha fazlası vardır

Çevrimdışı mrkydr

  • Moderatör
  • Üstad
  • *****
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Ynt: Düzce Üniversitesinde Akıl Almaz Olaylar
« Yanıtla #2 : 23 Aralık 2011, 09:17:23 »
DÜZCE ÜNİVERSİTESİ'NDE YAŞANANLAR-VARAN 2
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesinde yaşanan akıl almaz olayları konu edindiğimiz bir önceki yazıdan sonra onlarca mail ve telefon geldi.

Bir kısmı Tıp Fakültesi’ndeki öğretim üyelerinden, bir kısmı üniversitenin farklı birimlerinde çalışan personelden gelen mail ve telefonlarda, yazılanların az bile olduğu söyleniyordu.

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kadın Doğum Kliniğinde, Doç. Dr. İsmail Özdemir’in personele yaşattığı akıl ve ahlak dışı uygulamalar ve bütün bunların üstünün Rektör tarafından örtüldüğü iddiası tüyler ürpertici boyutta.

Şimdi eldeki belgeleri ortaya koymaya başlayalım ve bir üniversite hastanesinde neler yaşandığına daha yakından bakalım.

Bayan asistanlarına ahlaksız tekliflerde bulunan Doç. İsmail Özdemir’in, ölümüne sebep olduğu iddia edilen hastalarla ilgili nasıl sonradan farklı raporlar düzenlediğinden tutun da, üniversite hastanesinde kaçak kürtaj yaptırdığına kadar birçok kan donduran iddia var ortada.

Ve bütün bunlara karşı, defalarca şikayet edilmesine rağmen kılını kıpırdatmayan bir üniversitesi yönetimi.

Hakkındaki iddialar ciddi bir şekilde soruşturulsa meslekte kalmasına bir dakika bile izin verilmeyecek bir öğretim üyesine, bütün bu skandalların mükafatı olarak üniversite rektörü Funda Sivrikaya Şerifoğlu tarafından profesörlük verilmek istendiği iddiası...

Üniversitedeki inançlı insanlara akıl almaz yıldırma politikaları uyguladığı iddia edilen rektör Şerifoğlu’nun, ahlaksızlıkları resmi raporlara yansımış bir öğretim üyesine kol kanat gerip, onu koruduğu iddiaları...

İşte; rektör tarafından korunduğunu “rektör arkamda” diyerek bizzat kendisinin ifade ettiği Doç. Dr. İsmail Özdemir’in, ölüme sebebiyet verme iddiasından, devleti zarara uğratmaya varana kadar kabarık dosyasından bazı bilgiler:

Mesai saatleri dışında üniversite hastanesinde kaçak kürtaj yaptırıp bunları kayıtlara geçirmediği ya da farklı teşhislerle geçirdiği iddiası...

Yapılmamış analiz ve tahlillerin yapılmış gibi gösterilerek devletin zarara uğratıldığı iddiası...

Kendi ihmali sonucu ölümlerine neden olduğu iddia edilen anne ve bebeklerin ailelerini, gerek ikna yoluyla gerekse dosyalarda bilgi değişikliği yaparak şikayetleri engellediği iddiası...

İşte bir örnek;

17 Nisan 2010 tarihinde acil servise başka bir hastanede olduğu sezaryen sonrası kanamalı olarak gelen ve durumu ağır olan bir hastanın, nöbetçi Dr. İsmail Özdemir’in hastanede bulunmaması ve kendisine haber verilmesine rağmen 3 saat sonra gelmesi sonucu hayatını kaybettiği iddiası...

Ve hastanın ölmesinin ardından, hastanın hastane giriş raporu değiştirilmesi...

Hastane giriş raporunda; hastanın durumunun ciddi kanamalı olduğu ve acil müdahale edilmesi gerektiği yazılıyken, hasta öldükten sonra değiştirilen raporda; hastanın hastaneye gelişinde genel durumunun iyi olduğu, ciddi bir kanamasının bulunmadığı yazılarak, geç müdahalenin meşrulaştırılmak istendiği iddiası sözkonusu.

Üstelik bütün ihmali örtmek için sonradan hazırlanan rapora, durumunun iyi olduğu ifade edilen hastanın, ameliyata girerken aniden kötüleştiği ve hayatını kaybettiği yazılmış.

Bu raporların orijinal el yazısı kopyaları mevcut.

Hakkındaki kan donduran iddialardan sadece birkaçı bunlar olan Doç. Dr. İsmail Özdemir’in, bütün bunlara rağmen bırakın ceza almayı, üniversite rektörü tarafından profesörlükle ödüllendirilmek istendiği iddiası daha da vahim.

Düzce Üniversitesinde inançlı insanlara adeta 28 Şubat eziyetleri yaşatılırken, hakkındaki ahlaksızlık ve suç iddiaları ayyuka çıkmış bir öğretim üyesinin, ÇYDD’nin kurucusu olmakla övünen ve çevresine “artık Tayyip de sizi kurtaramaz” dediği öne sürülen bir rektör tarafından korunduğu iddiaları Türkiye’ye yakışmıyor.

Düzce Üniversitesinde yaşanan ve bu kadar da olmaz dedirtecek başka olayları aktarmayı sürdüreceğiz.

YÖK’ün bu iddialar karşısında biran önce harekete geçmesi ve Düzce Üniversitesinde yaşananlara el koyması gerekmiyor mu ?

abdulkadiroglu@samanyolu.tv
twitter.com/aakadiroglu

gedai

  • Ziyaretçi
Ynt: Düzce Üniversitesinde Akıl Almaz Olaylar
« Yanıtla #3 : 23 Aralık 2011, 09:46:02 »
Ve bütün bunlara karşı, defalarca şikayet edilmesine rağmen kılını kıpırdatmayan bir üniversitesi yönetimi.

peki sağlık bakanlığı neden el koymuyor bu haksızlığa bu kadar
bariz haksızlıklar oluyor bunu recep akdağ hemşerim duymuyormu
demek ki dicle ününversitesinde birbirine bağlı olan menfaat çarkı dönüyor biribirini şikayet etse hepsi işin içinde
labirent gibi birine dokunsan hepsi al aşağı
kartal da koşuyolu kalp cerrahı acili var dikkat eyle kalp
acile gidiyorsun doktor yok hemşire orada bir hata geliyo dr.yok iki hasta geliyo dr.yok üçüncüde
doktora tlf.ediliyo beyzade teşrif ediyo yüzüne bakmadan sana başlıyo ilaç yazmaya
ağzını açsan çık dışarı diyo çıkmasan zebella güvenlikleri çağırıyo neresinden tutarsan dökülüyo
bu doktorların işten atılma korkusu olsa bunu yapabilirmi veya insani hasleti olsa bunu yaparmı
üç hasta olacak ondan sonra teşrif edecek
ama bundan evvel daha beterdi şimdi biraz daha iyi yani insanı yetiştirememişiz doktor olmuş ama insan
diplomasını halen alamamış

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Düzce Üniversitesinde Akıl Almaz Olaylar
« Yanıtla #4 : 30 Mayıs 2012, 19:56:26 »
Ve bütün bunlara karşı, defalarca şikayet edilmesine rağmen kılını kıpırdatmayan bir üniversitesi yönetimi.

peki sağlık bakanlığı neden el koymuyor bu haksızlığa bu kadar
bariz haksızlıklar oluyor bunu recep akdağ hemşerim duymuyormu
demek ki dicle ününversitesinde birbirine bağlı olan menfaat çarkı dönüyor biribirini şikayet etse hepsi işin içinde
labirent gibi birine dokunsan hepsi al aşağı
kartal da koşuyolu kalp cerrahı acili var dikkat eyle kalp
acile gidiyorsun doktor yok hemşire orada bir hata geliyo dr.yok iki hasta geliyo dr.yok üçüncüde
doktora tlf.ediliyo beyzade teşrif ediyo yüzüne bakmadan sana başlıyo ilaç yazmaya
ağzını açsan çık dışarı diyo çıkmasan zebella güvenlikleri çağırıyo neresinden tutarsan dökülüyo
bu doktorların işten atılma korkusu olsa bunu yapabilirmi veya insani hasleti olsa bunu yaparmı
üç hasta olacak ondan sonra teşrif edecek
ama bundan evvel daha beterdi şimdi biraz daha iyi yani insanı yetiştirememişiz doktor olmuş ama insan
diplomasını halen alamamış


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.