Edebiyat Defteri > Kahraman Tazeoğlu Şiirleri

BambAŞKa

(1/10) > >>

mrkydr:




Belki de sen aşka aşıktın, ben üstüme alındım bilmiyorum. Bir gün gerçekten seni terk edebilecek miyim onu da bilmiyorum. Üzerine sinen benin kokusunu duymadan yaşayabilecek misin sen?.. çünkü senden geriye sadece sen kalana dek terk edilmiş olmuyorsun.

İnsan yaşadığı anın değerini yaşadıklarından ötürü değil, neler yaşayacağını bilmediğinden ötürü bilmez. Seni çok seviyorum, bir gün seni terk e...tme gücümü kendimde bulup bulamayacağımı bilmeye bilmeye... anlıyormusun?

Gel “biz” olalım demek kolay… benimle hiç olur musun?




Kahraman Tazeoğlu


mrkydr:
Okurlarım…



Sadece kendine yazan, sadece kendini yazan ve yazdıkların ısadece kendinde saklayan bir adamdım ben. Sonra bir gün nasıl oldu bilmiyorum,size sızdı yazdıklarım. Her biriniz yüreğinizi, boşluklarınızı, aşklarınızı,susmalarınızı, sessiz haykırışlarınızı, yaralarınızı gördünüz o satırlarda. “Beni anlatıyor bu adam” dediniz… Peşime düştünüz sonra. Yıllarca okudunuz, dinlediniz, paylaştı...nız. Sözsüzlüğünüze söz ettiniz sözlerimi. Mektuplar yazdınız sonra, her biri düştüğüm kuyu olan… Defterlerinize yazdınız şiirlerimi, kanadı orada sessizce… Bir tek siz bildiniz…

İmza günlerine koşup koşup geldiniz, ne yağmur durdurdu, ne kar. Saatlerce beklediniz ayakta bir imza için… Aç, yorgun, solgun ama mutlu. İçinizde söylemek için biriktirdiğiniz her şeyi bir çırpıda anlatıverdiniz ayaküstü orada… Bir çoğunu da unuttunuz söylemeyi… Bir fotoğraf için gülümsediniz sarlıp sarılıp… Omzumda ağladı bir çoğunuz. Kollarım yaprak gibi titreyenlerinizi sardı her seferinde. Yüzüm gülerken kalbim eşlik etti göz yaşlarınıza. Ve herseferinde sizden aldığım güçle sizi yazdım ben.

Biraz önce parmaklarınız uzanmıştı bu kitaba. Şimdi ise gözleriniz geçiyor harflerimin üzerinden. Hafifçe gülümsüyorsunuz biliyorum. Ve belki de bu kitabın kime ithaf edildiğini merak ediyorsunuz.

Kulağına fısıldıyorum işte yaklaş… “Size” ithaf edildi bu kitap, “Size”

Kimseye söylemeyin ama…



Sizi çok seviyorum çok…

KAHRAMAN TAZEOĞLU

mrkydr:
Aşktı işte… Varmışçasına bulduğum, yokmuşçasına yaşadığım.

Bir bank kırığında oturuyorduk. Akşamdı. “Beni kimsede hatırlama” dedi ve gitti. Bu yüzden başkalarında aramadım onu. Dilimin ucuna kadar geldi ama “Ben küçücük kalbin için kocaman bir aşka katlanıyorum” diyemedim. Gitti işte… Sanırım gelmeyi kalmakla karıştırmışım. Her geleni kalacak sanmamayı öğrendim. Evet, çok şey öğrendim onun ...gidişiyle. Mesela, aşk kedere bulanmak için bir mazeretmiş. Yokluğunda üstüme çullanan acılar söyledi. Oysa ben zaten kedere bulanmak istiyordum, belki sen bahaneydin sevgili?

Ben seni değil, seni sevmeyi seviyordum, sen araya girdin…

mrkydr:
unutmak dediğinin nesi zor ki; asıl unutmak zorunda olmak koyar adama

mrkydr:
Kalır gibi gidişlerini izledim önce, sonra gider gibi kalışlarını… Ve anladım ki ne sen gidebiliyorsun ne ben kalabiliyorum. Öyle bir hayat yaşıyoruz ki şimdi; ağlamak gülmenin mahkûmu, gülmek ağlamanın gardiyanı gibi sanki…

Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa

Tam sürüme git