Gönderen Konu: "EVLİYA ÇELEBİNİN GİZEMLİ RÜYASI"  (Okunma sayısı 3033 defa)

Çevrimdışı dertdermanolunca

  • Yanıktaşlı
  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 33
  • Rep +0/-0
    • Hüseyin Dağlar
"EVLİYA ÇELEBİNİN GİZEMLİ RÜYASI"
« : 20 Şubat 2012, 09:30:45 »


                                   EVLİYA ÇELEBİNİN GİZEMLİ RÜYASI..
-Hicri1040 yılı Muharrem aşure gecesidir.(19 ağustos 1630)Evliya Çelebi eski deyimle.”bey ne’n nevm ve’l-yakaza” yani uyku ile uyanıklık arası bir rüya görmeye başlar.
Ahi Çelebi Camii’nde görür kendini.Minberin dibinde oturmaktadır.Birden kapı açılır ve caminin içine nurdan bir cemaat doluverir.Hayret ve hayranlık içinde olup biteni seyreden Çelebi.Gelip yanına oturan zata da kim olduğunu sorar.Aldığı cevap heyecan vericidir.Aşere-i Mübeşşere’den, okçuların piri Sa’d ibni Ebi Vakkas’ım ben..
Peki, camiyi nura boğan cemaat kimlerdir? Okçuların Piri’nin anlattığına göre, ön saftakiler peygamberlerin, arka saftakiler velilerin ruhlarıdır. Ashabın, muhacirlerin ve bütün Kerbala şehitlerinin ruhları da hep oradadır.
Mihrabın sağında oturan Hazret-i Ebubekir ve Ömer, solundakiler de Hazret-i Osman ve Ali’dir. Mihrabın önündeki de Hazret-i Üveysi-l Karanı. Müezzinlerin, dolayısıyla Evliya Çelebi’nin piri olan Bilal-ı Habeşi, camiin solunda duvar dibinde oturmaktadır. Ve işte kanlı esvaplarıyla içeri girenler de hazret-i Hamza ve cümle şehitlerin ruhlarıdır.
O anda kapıdan bir nur şimşek gibi çakar ve her yer nur üstüne nurla kaplanır. Bütün cemaat ayağa kalkmıştır; Peygamberimiz, sağında İmam Hasan, Solunda İmam Hüseyin olduğu halde kapıda görünür. Yüzünde al şal bir örtü, elinde de bir asa vardır ve kılıcını kuşanmıştır.” Bismillah” diyerek mübarek sağ ayağını içeri atıp örtüsünü açar ve selam verir.
-Esselamü aleyküm ey ümmetim!
Camidekiler hep bir ağızdan selamı alırlar. Resulullah mihraba geçip sabah namazının sünnetini kılar. Evliya Çelebi, bütün bu gördükleri karşısında dehşet içinde tir tir titremekte, bu arada Peygamber’in eşkâlini dikkatle incelemektedir.
Resulullah sünneti kılıp selam verdikten sonra sağ eliyle dizine vurarak Evliya Çelebiye: “ikamet eyle!” buyurur.
Evliya, segâh makamında “ikamet” eder. Resulullah ta aynı makamda hazin bir sesle Fatiha’yı okuyarak ruhlar cemaatine sabah nazmını kıldırır. Selamdan sonra Evliya Çelebi, Sa’d İbni Ebi Vakkas’ın tarifine göre Bilal-i Habeşi ile sırayla müezzinlik yapar. Resulullah mihrapta yanık bir sesle Yasını şerifi okuduktan sonra ayağa kalkar. Sa’d İbni Ebi Vakkas, bunun üzerine Evliya’yı elinden tutup huzura götürür ve der ki.
Sadık aşkın ve müştak ümmetin Evliya Çelebi senden şefaat rica eder! Ve ardından Evliya’ya döner:
Efendimizin Mübarek dest-i şeriflerini büs eyle!(ellerini öp).Evliya büyük bir heyecana yakalanmıştır. Ağlayarak Peygamber’in mübarek elini öper ve “ şefaat” diyecek yerde dili sürçerek:
-Seyahat ya Resulullah! Deyiverir.
Bu dil sürçmesi, Resulullah’ın çok hoşuna gitmiştir; tebessüm ederek:
-Şefaat ettim, sıhhat ve selametle de seyahat eyle! El-Fatiha! Buyurur. 
Evliya hepsinin ellerini tek tek öpmeye başlar. Eller öpüldükten sonra Peygamber tekrar Fatiha der;herkes yüksek sesle Fatiha’yı okur ve Peygamberimiz camiden çıkarlar sadece Sa’d İbni Ebi Vakkas kalır ve belinden sadağını çıkarıp Evliya’nın beline bağlar,Öğütler veren Sa’d İbni Ebi Vakkas Ahi Çelebi Cami’nden çıkıp giderken de Evliyadan İstekte bulunur.Önce Bizim İSTANBULCUĞUMUZU yaz’..
DERT SEVİLİRMİ,BEN DERDİM-İ SEVİYORUM.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: "EVLİYA ÇELEBİNİN GİZEMLİ RÜYASI"
« Yanıtla #1 : 20 Şubat 2012, 09:39:52 »
 :f :s :f


Dünyanın en büyük seyyahlarından Evliya Çelebi'nin hikayesini keyifle okudum sagolun


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Hasret

  • Ziyaretçi
Ynt: "EVLİYA ÇELEBİNİN GİZEMLİ RÜYASI"
« Yanıtla #2 : 20 Şubat 2012, 12:17:11 »


                                   EVLİYA ÇELEBİNİN GİZEMLİ RÜYASI..
-Hicri1040 yılı Muharrem aşure gecesidir.(19 ağustos 1630)Evliya Çelebi eski deyimle.”bey ne’n nevm ve’l-yakaza” yani uyku ile uyanıklık arası bir rüya görmeye başlar.
Ahi Çelebi Camii’nde görür kendini.Minberin dibinde oturmaktadır.Birden kapı açılır ve caminin içine nurdan bir cemaat doluverir.Hayret ve hayranlık içinde olup biteni seyreden Çelebi.Gelip yanına oturan zata da kim olduğunu sorar.Aldığı cevap heyecan vericidir.Aşere-i Mübeşşere’den, okçuların piri Sa’d ibni Ebi Vakkas’ım ben..
Peki, camiyi nura boğan cemaat kimlerdir? Okçuların Piri’nin anlattığına göre, ön saftakiler peygamberlerin, arka saftakiler velilerin ruhlarıdır. Ashabın, muhacirlerin ve bütün Kerbala şehitlerinin ruhları da hep oradadır.
Mihrabın sağında oturan Hazret-i Ebubekir ve Ömer, solundakiler de Hazret-i Osman ve Ali’dir. Mihrabın önündeki de Hazret-i Üveysi-l Karanı. Müezzinlerin, dolayısıyla Evliya Çelebi’nin piri olan Bilal-ı Habeşi, camiin solunda duvar dibinde oturmaktadır. Ve işte kanlı esvaplarıyla içeri girenler de hazret-i Hamza ve cümle şehitlerin ruhlarıdır.
O anda kapıdan bir nur şimşek gibi çakar ve her yer nur üstüne nurla kaplanır. Bütün cemaat ayağa kalkmıştır; Peygamberimiz, sağında İmam Hasan, Solunda İmam Hüseyin olduğu halde kapıda görünür. Yüzünde al şal bir örtü, elinde de bir asa vardır ve kılıcını kuşanmıştır.” Bismillah” diyerek mübarek sağ ayağını içeri atıp örtüsünü açar ve selam verir.
-Esselamü aleyküm ey ümmetim!
Camidekiler hep bir ağızdan selamı alırlar. Resulullah mihraba geçip sabah namazının sünnetini kılar. Evliya Çelebi, bütün bu gördükleri karşısında dehşet içinde tir tir titremekte, bu arada Peygamber’in eşkâlini dikkatle incelemektedir.
Resulullah sünneti kılıp selam verdikten sonra sağ eliyle dizine vurarak Evliya Çelebiye: “ikamet eyle!” buyurur.
Evliya, segâh makamında “ikamet” eder. Resulullah ta aynı makamda hazin bir sesle Fatiha’yı okuyarak ruhlar cemaatine sabah nazmını kıldırır. Selamdan sonra Evliya Çelebi, Sa’d İbni Ebi Vakkas’ın tarifine göre Bilal-i Habeşi ile sırayla müezzinlik yapar. Resulullah mihrapta yanık bir sesle Yasını şerifi okuduktan sonra ayağa kalkar. Sa’d İbni Ebi Vakkas, bunun üzerine Evliya’yı elinden tutup huzura götürür ve der ki.
Sadık aşkın ve müştak ümmetin Evliya Çelebi senden şefaat rica eder! Ve ardından Evliya’ya döner:
Efendimizin Mübarek dest-i şeriflerini büs eyle!(ellerini öp).Evliya büyük bir heyecana yakalanmıştır. Ağlayarak Peygamber’in mübarek elini öper ve “ şefaat” diyecek yerde dili sürçerek:
-Seyahat ya Resulullah! Deyiverir.
Bu dil sürçmesi, Resulullah’ın çok hoşuna gitmiştir; tebessüm ederek:
-Şefaat ettim, sıhhat ve selametle de seyahat eyle! El-Fatiha! Buyurur. 
Evliya hepsinin ellerini tek tek öpmeye başlar. Eller öpüldükten sonra Peygamber tekrar Fatiha der;herkes yüksek sesle Fatiha’yı okur ve Peygamberimiz camiden çıkarlar sadece Sa’d İbni Ebi Vakkas kalır ve belinden sadağını çıkarıp Evliya’nın beline bağlar,Öğütler veren Sa’d İbni Ebi Vakkas Ahi Çelebi Cami’nden çıkıp giderken de Evliyadan İstekte bulunur.Önce Bizim İSTANBULCUĞUMUZU yaz’..


harika   :İ

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: "EVLİYA ÇELEBİNİN GİZEMLİ RÜYASI"
« Yanıtla #3 : 27 Nisan 2015, 08:06:51 »
:f :s :f


Dünyanın en büyük seyyahlarından Evliya Çelebi'nin hikayesini keyifle okudum sagolun


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.