Gönderen Konu: Nedir bu 4+4+4?  (Okunma sayısı 1055 defa)

Çevrimdışı mrkydr

  • Moderatör
  • Üstad
  • *****
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Nedir bu 4+4+4?
« : 06 Mart 2012, 09:44:39 »

Reyhan Gül   


  Sekiz yıllık zorunlu eğitime alternatif olarak sunulan 12 yıllık eğitim sistemi, kuşkusuz haftanın en çok konuşulan gündemlerinden biriydi. Tartışmalar sonlanacak gibi görünmüyor. Kimileri 8 yıllık kesintisiz eğitimi 4+4+4 şeklinde kademelendiren sistemi önemli bir adım olarak görürken kimileri bu yasayı siyasî buldu. Peki, nedir günlerdir akılları meşgul eden, dilleri zorlayan 4+4+4?Kamuoyunda 4+4+4 olarak bilinen yeni eğitim sistemi ilk gündeme geldiği günden bu yana bir dizi değişiklikten geçti. Kız çocuklarını 4 yılın sonunda eve kapatacağı endişesi, ilk sekiz yıl okula gitmenin eskiden olduğu gibi devam edeceği açıklanarak giderildi. Yapılan yeni düzenlemelerle birlikte yeni sistemi şu şekilde özetleyebiliriz: Üniversite öncesi eğitim üç kademede gerçekleştirilecek. Birinci kademe ilköğretimin ilk 4 yılını oluşturacak. İkinci kademe ise 'ortaokul' evresi. Yani 5'inci sınıfla beraber öğrencilere kendilerinin belirleyeceği alanlarda eğitim yapma imkânı sunulacak. Bu aşamada öğrenciler, ortaöğretim programlarına hazırlanmalarını sağlayacak dersler alacak. Temel derslerin yanı sıra öğrenciler, seçmeli dersler tercih edebilecek. Seçmeli dersleri ve içeriklerini Milli Eğitim Bakanlığı, yönetmelikle belirleyecek. Öğrenciler 5, 6, 7 ve 8. sınıfta seçmeli derslerde ister sosyal ister sayısal alanda veya mesleki yoğunluklu eğitim alabilecek. Seçmeli ders saati, ilerleyen sınıflarda artacak. Bu dersler, öğrencilerin seçecekleri lise türlerini etkileyecek. Sistemin tartışmasız en çok konuşulan maddesi ilk dört yıldan sonra açık öğretim alma hakkı, yapılan değişiklikle ilköğretimin 2. kademe sonrasına bırakıldı. Yani öğrenciler, son 4 yılda bu haktan yararlanabilecek. Öğrenciler, ortaöğretim sistemi içerisinde açık öğretimle ilişkilendirilen programlarda okuyabilecek.

Tartışmalara konu olan bir diğer madde, meslekî eğitimin geliştirilmesi amacıyla çıraklık eğitiminin ilköğretim 1. kademe sonrasında, yani 10 yaşında başlaması yönündeydi. Ancak söz konusu madde, "çocuk işçi" sayısının artacağı endişesiyle tekliften çıkarıldı.Son değişikliklerden bir diğeri çocukların 60 ayı doldurduklarında okula başlamasını öngörüyor. Yaşın bir yıl öne çekilmesiyle öğrenciler ilköğretimden 14 yerine 13 yaşında mezun olacak, ortaöğretime de 14 yaşında başlayacak

Çevrimdışı mrkydr

  • Moderatör
  • Üstad
  • *****
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Ynt: Nedir bu 4+4+4?
« Yanıtla #1 : 06 Mart 2012, 09:44:59 »
Eğitimde fırsat eşitliği sağlanacak

 Doğan Ceylan (Müfettişler Derneği Başkanı): Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılması güzel bir gelişme. Bunun zamanını Bakanlar Kurulu belirleyecek. Bu da altyapı çalışmaları yapılıp sonra uygulamaya başlanmasına zaman tanımak anlamına geliyor. İlköğretimdeki öğrencilerin yaş aralığı çok büyüktü. 6 yaşındaki çocukla 14 yaşındaki genç aynı ortamı paylaşıyordu. Bu pedagojik açıdan uygun değildi. Yeni düzenlemeyle 6-10 yaş bir kurumda, 11-14 yaş arası olanlar başka kurumlarda eğitim alacak. Bunun daha sağlıklı olduğu kanaatindeyim.

Yasa tasarısının 15. maddesiyle üniversiteye geçişte katsayı farklılığı da gideriliyor ve geçişler düzenleniyor. Eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak amacıyla yapılan bu düzenleme de oldukça önemli. 15 yıl önce, kesintisiz eğitim zorlamasına tepki gösterenler, bugün kesintili eğitime geçişe tepki gösterir hale geldiler. Yasa tasarısı üzerinde gerekli değişiklikler yapılarak kolaylıkla uzlaşı sağlanabilir.


Din eğitiminden korkmamalı

 Prof. Dr. Tahsin Yeşildere: Kesintili sistemler dünyanın her tarafında uygulanıyor. 8 yıllık zorunlu eğitim 28 Şubat'ın meyvesidir. Hiçbir bilimsel araştırma yapılmadan uygulanmıştır. Yeni sistemin öğrencilerin geleceği için daha sağlıklı olacağı kanaatindeyim. Ancak tabii aceleye getirmemek lazım. Üniversitelerde çok değerli eğitimciler var. İyi nesillerin yetiştirilmesinde evrim niteliği taşıyan eğitim sistemi enine boyuna bilimsel ölçütler doğrultusunda tartışılmalı ve bu anlamda eğitimcilerden destek alınmalı.

Yasa imam-hatip liselerinin önünü açacak deniliyor. Açsın. Çocuklarının imam-hatip okumasını isteyen aileler gönderebilsin. Bu, öncelikle demokratik bir haktır. Akıllardaki şüpheleri de ortadan kaldırır. Sekiz yıllık zorunlu eğitimle imam-hatiplerin orta bölümleri kaldırıldığından öğrenciler, lise çağında ancak dini eğitim alabiliyordu. Kur'an kursları da kapatılmıştı. Bu çocuklar nereden dinî eğitim alacak? Bakın din eğitiminden korkmamak gerekir. Bütün okullarda dinî eğitim verilmeli. Ancak bu, eşitlik ilkesine göre yapılmalı. Yani Sünni, Alevi, Süryani, Ermeni herkese kendi dinini öğrenecek haklar verilmeli.

'Kız çocukları eve kapatılacak' diyenler başörtülü kızlar evde otururken neredeydi?

 Ufuk Coşkun (Liberal Düşünce Topluluğu Eğitim Politikaları Araştırma Merkezi Koordinatörü): Sekiz yıllık kesintisiz eğitimle meslek liseleri bütün işlevini kaybetti. Okullar sadece diploma alma amacı güden gençlerle dolduruldu. İmam-hatiplerin orta kısımlarını kapatmak için yapıldı bu. Eğitim pedagojisiyle uzaktan yakından ilişkisi olmayan politik ve ideolojik bir tutumla hareket eden insanlar yaptı. Yeni gelen sistemle de bu mağduriyet giderilecek. TÜSİAD'ın, MEB'le koordine olarak yürüttükleri 'Meslek lisesi memleket meselesi' adlı bir proje vardı. Sanayi için vasıflı ara eleman bulma sorunu yaşadılar haklı olarak. Çünkü o alan bitirilmişti. O zaman bu projeyi yürütenlerin şimdi bu sisteme sert bir tavırla yaklaşması anlaşılır gibi değil. Bana kalırsa yanlış bilgilendirildiler. Bazıları kız çocuklarının okuması konusunda hassas oldukları izlenimi veriyorlar. Aslında ben bu kişileri samimiyetsiz ve tutarsız buluyorum. Seçkinci, bürokratik ve tepeden bakan bir bakış açısı söz konusu. Bu konuya bu kadar sert tepki gösterenler aynı kızlar büyüdüğünde inançları gereği başörtüsü taktıkları için eğitim hakları elinden alındığında neredeydiler? Neden aynı hassasiyeti göstermediler. 28 Şubat döneminde binlerce öğrenci, öğretmen okuldan atıldı. Ayrıca, "Bütün çocuklar doktor, öğretmen, mühendis" olacak şeklinde kurgulanmış bir eğitim kurgusuna sahibiz. Bu anlamda yeni sistemle öğrencilerin ilgi duyduğu alanlara yönlendirilmesi pedagojik bir yaklaşım oldu. Ayrıca devletin eğitimde rolü olmalı ama bu, tekelleştirerek yapılmamalı. Farklı kesimlere tek tip eğitim yaklaşımı eğitimde kaliteyi düşürüyor. Sekiz yıllık kesintisiz eğitim yalnızca 3. dünya ülkelerinde uygulanan bir sistemdir. 4+4+4 modeli bu anlamda belki ileriye dönük bir umut ışığı olarak değerlendirilebilir. Bu yüzden yapılması gereken, mevcut darbe ürünü olan 8 yıllık kesintisiz eğitimin kaldırılmasını savunmak ve devleti yeni uygulamayla alternatif eğitim modelleri noktasında zorlamak olmalıdır.