Gönderen Konu: Lord Curzon Haklı Çıkıyor  (Okunma sayısı 1510 defa)

Çevrimdışı mrkydr

  • Moderatör
  • Üstad
  • *****
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Lord Curzon Haklı Çıkıyor
« : 12 Mart 2012, 08:57:50 »


Lozan Görüşmeleri’nde İngiliz Heyeti Başkanı Lord Curzon, İsmet İnönü’yü “Şimdi bu masada verdiklerimizi, yakında ekonomik zorluklar içine düştüğünüzde geri alacağız” diye tehdit etmişti.

Bu tehditten kendisine ders çıkarması ve devleti yönetme sırası kendisine geldiğinde ona göre politikalar uygulaması gereken İnönü, gerekenin tam tersini yaptı ve Curzon’un tehdidinin gerçekleşmesine sebep olacak süreci başlattı; ABD’ye imtiyaz tanıyan ilk anlaşmayı, ABD ve sonrasında diğer Batılı devletlerle borçlanma anlaşmaları, eğitim anlaşmalarını, askeri işbirliği anlaşmalarını bizzat kendisi yaptı.

Ardından gelen iktidarlar da ismet İnönü’den geri kalmadılar, kimi Atatürkçülük adına, kimi milliyetçilik, kimi din adına, kim sağ kimi sol adına. Ama hep Türk Milletinin zararına olan süreci hızla işlettiler.

2012 yılına geldiğimizde ise elimizde; cari açığı had safhaya ulaşmış, Batının AKP iktidarı sürsün diye piyasamıza sürdüğü sıcak para ile dönen, üretmeden tüketen, ABD’nin ortadoğudaki karakolu-emireri durumuna gelmiş bir Türkiye var. Üstelik tam da Lord Curzon’un dediği gibi “Savaşarak kazandığı ne varsa, masada geri veren bir Türkiye!”

İncirlik’ten sonra Kürecik de ABD üssü oldu: Malatya Kürecik’te NATO Radar Sistemi’ni idare edecek bir üs konuşlandırıldı. Kürecik’deki radar üssünde ABD askerlerinin bulunduğunu ABD’li Korgeneral Mark Hertling’in “Askerlerimiz Türkiye’nin güneyindeki radar tesislerine yerleştirildi” açıklamasıyla öğrendik. Dışişleri Bakanlığı ABD askerlerinin topraklarımızda bulunması ile ilgili sadece “Bu anlaşma içeriği itibariyle hem NATO hem Türkiye’nin savunmasını ilgilendirdiği için mahremdir” açıklaması yapıyor. Milli Savunma Bakanı “Bu savunmaya yönelik bir sistemdir, korkmaya gerek yok” açıklamasında bulunuyor.

Oysa sağır Sultan bile biliyor ki, bu radar sistemi, İran- Rusya-Suriye ve Ortadoğu’daki devletlere karşı ABD, İsrail ve kurulması kesinleşen kukla Kürt Devletinin çıkarlarını korumak için hayata geçirildi. Dünyaya ve Türk Milletine Kürecik’teki üs NATO üssü gibi gösterilmeye çalışılsa da hepimiz biliyoruz ki Kürecikte İncirlik gibi ikinci bir ABD üssü var artık.

1991’de Çekiç Güç adı altında İncirlik ve Pirinçlik üslerini kullanarak Irak’ı vuran ABD, şimdi Kürecik’i kullanarak İran ve Suriye’yi vurmayı, topraklarını işgal etmeyi, doğal kaynaklarını ele geçirip, kadın erkek demeden tecavüz edip, camileri roketlerle sevinç çığlıkları arasında vurup yerle bir edip, ABD askerlerini Müslümanların ölülerine işeterek İran ve Suriye’ye demokrasi getirmeyi planlıyor.

Bizlere komplo teorisyeni diyenler şu gelişmeleri bir arada değerlendirirse, durum daha net ortaya çıkacaktı. Kürecik’e ABD askeri yerleştiriliyor, ama TBMM’nin izni yok, İran ve Suriye Devlet yöneticileri Kürecikteki ABD askeri ve radar sisteminin kendilerine yönelik olduğunu açıklıyorlar, Suriye Dışişleri Bakanı Maliki, “Türkiye neden Suriye’ye müdahale etmeye bu kadar meraklı anlamıyoruz” açıklaması yapıyor, Hatay’da Suriyeli muhalifler için 5-6 kamp oluşturulduğu ve bu kamplarda eğitim verildiği haberleri ortalıkta dolaşıyor, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarı Murat Özçelik Erbil’e gidiyor. Barzani “Kuzey Irak’ın Türkiye’ye bağlanması için Plebisit teklif edecekmiş!” Stratejistlere göre ise asıl istenen “Türkiye’nin Güneydoğusunun Barzani’ye bağlanması.”

Olayları, gizli gündemi iyi takip etmeli ve ülkemiz bir uçuruma sürüklenmek üzereyken üzerimize düşeni hakkıyla yapabilmek için göreve hazır olmalıyız. Bu gidiş hiç de hayra alamet değil!

(Aslı Kılıç Demircan, Mart 2012)