Gönderen Konu: AYNADAKİ KİM?  (Okunma sayısı 2852 defa)

berruhürrem

  • Ziyaretçi
AYNADAKİ KİM?
« : 19 Haziran 2012, 21:49:31 »

  “KOZMATİK”

 

Kişisel bakım ürünleri adı altında bize sunulan kozmatik ürünleri bakımımızı sağladıkları oranda değilde bizi kendimize güvenli (!) hissettirdikleri oranda kıymetlimiz olurlar.

 

 Ve o anda kendimize soracağımız “aynadaki kim” sorusunun cevabı “bizlerin ışıltılı” hali ise istenen olmuştur.

 

 Kozmetik dünyasının kahramanları “bizlerin ışıltılı hali” oranında başarılı sayılırlar.

 

Pazar paylarını “bizlerin ışıltılı hali “oranında artırırlar.

 

  Bizler ise kozmetik dünyasının ürünlerinin verdiği ışıltı ile daha bir kendine güvenli (!) bireyler olaraktan “modern dünyada” yerimizi alırız.

 

   Modern dünyanın toplum mühendisleri ise kendilerini aynaya baktığımızda gördüğümüz “biz ile süt ninelerimiz arasındaki fark” oranında başarılı sayarlar.

 

  Asıl itibarıyla ise modern dünyanın toplum mühendisleri ve kozmetik dünyasının kahramanları “bizi aslımızdan farklı kılmak gibi bir misyonun” bayraktarlığını yaparlar.

 

  Tabiki helal sınırlar dahilinde kişisel bakım ürünlerinden faydalanmanın ve hayatımıza sokmamızın yanlışlığından söz edemeyiz.

 

  Böyle olmakla birlikte kozmetik kelimesinin sözlük anlamından yola çıkılarak helal sınırlar dahilinde kişisel bakım ürünlerinin ‘ne kadar helal olduğu yada ne kadar ihtiyaç olduğu’ tartışılabilir.

 

 Kozmetik kelimesi en dar anlamıyla “şekil verme, biçimlendirme” şeklinde algılanırsa “helal sınırlar dahilinde yaşama derdi olanların” kozmetik dünyasıyla ortak payda da buluşması imkansız gibi görünmektedir.

 

  Eğer olaya süslenme, kadın fıtratı ve bakım anlamında yaklaşırsak kozmetik dünyasının bize sunduğu “ürünleri” kullanmak daha bir helallik arz eder.

 

  Kozmetik dünyası ürünlerini “kişisel bakım ürünleri” adı altında piyasaya arz ettiklerinde daha bir masumlaşırlar.

 

 Esas istenen müşterilerinin dünyalarında daha içe siner bir algı oluşturmaktır.

 

Asıl itibarıyla ise bu ürünlerin bir çoğu “makyaj ürünlerinin” promosyonudurlar.

  Zaten son yıllarda İslami değerleri “göz önünde” yaşayanların zihinlerindeki yargıları yıkmak için kozmetik dünyası da “kişisel bakım ürünleri” adı altında bir pazar oluşturarak “kozmetiği “ ihtiyaç algısı ile hayatımızın vazgeçilmezleri arasına sokmaktadır.

 

  Kadın ve erkeğin kendisine bağşedilen emanetleri koruması anlamında,kozmetik dünyasının sunduğu “kişisel bakım ürünlerinin” kullanılmasında bir “mahsur” yok görünmektedir .

 

  İlmihal bilgisi anlamında ise “bize verilen vücut emanetine gerekli özeni “göstermek esastır.

 

  Bununla birlikte ürünlerde kullanılan malzemelerin “sağlık ve helallik” anlamında güvenilir olup, olmadıklarının bilinmesi ve bu bilgilerin güvenilir kaynaklarca onaylanması gereklidir.

 

  Doğallıktan uzak maddelerden üretiliyor kuşkusuyla birlikte ,kullanım alanların “helal sınırlar” dışına taşması

 

 Hatta bakım adı altında üretilen ürünlerin birer “sunum” malzemelerine dönüşmesiyle “helallik” sınırlarını zorlamaktadırlar.

 

  Ön kimlik bilgilerini “müslüman” olarak belirleyen bireylerin kozmatik dünyasının pazar payına fazlaca katkıları olmaktadır.

 

 Kişisel bakım ürünlerinin kullanımının sonrasında aynadaki kendimize sorduğumuz “aynadaki kim?” sorusuna İslam’ı “yaşam paradigmasının”  merkezi oturtmuş bireyler olarak verdiğimiz cevapta ön kimliği “müslüman”  olmaktan sistemin istediği  ön kimliği “müşteri” olan bireylere  dönüşmüş isek kozmetik dünyası hangi adla sunarsa sunsun.

 

  Biz bize “sunulanları” kullanarak kendimizi “modern hayata sunulan bireyler” haline dönüştürmüşüzdür.

 

   Bu da “kişisel bakım ürünleri” ile “sistemin bekçiliğini yapan bireyler” olarak kozmetik dünyasının pazar payını artırmaktan öte bir şeydir.

 

  Artık biz bizlikten çıkararak “aynadaki biz” yerine “kozmetik dünyasının ışıltısı” ile parlyan bizlerizdir.

 

   Ve bu “bizler” ön kimliğini “kozmetiğin ışıltısına kaptırmış”  kozmetik dünyasının istediği müşteri portföyüdür.

   Aynadaki kadın/ erkek “biz” değil isek “kozmetik dünyasının” esir aldığı “modern dünyanın” kişisel bakım ürünleri masalına kanmış yada kanmak istemiş bizlerizdir.

           

  Aynaya baktığımızda gördüğümüz gerçekten kim ? …

 

  Aynaya baktığımızda gördüğünüz şeyler bizim inanç dünyamızı yansıtan değerler ise mesele yoktur.

     

  Kişisel bakım ürünlerinizi gönül rahatlığı ile “helalleştirebilirsiniz.”

 

 

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: AYNADAKİ KİM?
« Yanıtla #1 : 19 Haziran 2012, 23:30:31 »

  “KOZMATİK”

 

Kişisel bakım ürünleri adı altında bize sunulan kozmatik ürünleri bakımımızı sağladıkları oranda değilde bizi kendimize güvenli (!) hissettirdikleri oranda kıymetlimiz olurlar.

 

 Ve o anda kendimize soracağımız “aynadaki kim” sorusunun cevabı “bizlerin ışıltılı” hali ise istenen olmuştur.

 

 Kozmetik dünyasının kahramanları “bizlerin ışıltılı hali” oranında başarılı sayılırlar.

 

Pazar paylarını “bizlerin ışıltılı hali “oranında artırırlar.

 

  Bizler ise kozmetik dünyasının ürünlerinin verdiği ışıltı ile daha bir kendine güvenli (!) bireyler olaraktan “modern dünyada” yerimizi alırız.

 

   Modern dünyanın toplum mühendisleri ise kendilerini aynaya baktığımızda gördüğümüz “biz ile süt ninelerimiz arasındaki fark” oranında başarılı sayarlar.

 

  Asıl itibarıyla ise modern dünyanın toplum mühendisleri ve kozmetik dünyasının kahramanları “bizi aslımızdan farklı kılmak gibi bir misyonun” bayraktarlığını yaparlar.

 

  Tabiki helal sınırlar dahilinde kişisel bakım ürünlerinden faydalanmanın ve hayatımıza sokmamızın yanlışlığından söz edemeyiz.

 

  Böyle olmakla birlikte kozmetik kelimesinin sözlük anlamından yola çıkılarak helal sınırlar dahilinde kişisel bakım ürünlerinin ‘ne kadar helal olduğu yada ne kadar ihtiyaç olduğu’ tartışılabilir.

 

 Kozmetik kelimesi en dar anlamıyla “şekil verme, biçimlendirme” şeklinde algılanırsa “helal sınırlar dahilinde yaşama derdi olanların” kozmetik dünyasıyla ortak payda da buluşması imkansız gibi görünmektedir.

 

  Eğer olaya süslenme, kadın fıtratı ve bakım anlamında yaklaşırsak kozmetik dünyasının bize sunduğu “ürünleri” kullanmak daha bir helallik arz eder.

 

  Kozmetik dünyası ürünlerini “kişisel bakım ürünleri” adı altında piyasaya arz ettiklerinde daha bir masumlaşırlar.

 

 Esas istenen müşterilerinin dünyalarında daha içe siner bir algı oluşturmaktır.

 

Asıl itibarıyla ise bu ürünlerin bir çoğu “makyaj ürünlerinin” promosyonudurlar.

  Zaten son yıllarda İslami değerleri “göz önünde” yaşayanların zihinlerindeki yargıları yıkmak için kozmetik dünyası da “kişisel bakım ürünleri” adı altında bir pazar oluşturarak “kozmetiği “ ihtiyaç algısı ile hayatımızın vazgeçilmezleri arasına sokmaktadır.

 

  Kadın ve erkeğin kendisine bağşedilen emanetleri koruması anlamında,kozmetik dünyasının sunduğu “kişisel bakım ürünlerinin” kullanılmasında bir “mahsur” yok görünmektedir .

 

  İlmihal bilgisi anlamında ise “bize verilen vücut emanetine gerekli özeni “göstermek esastır.

 

  Bununla birlikte ürünlerde kullanılan malzemelerin “sağlık ve helallik” anlamında güvenilir olup, olmadıklarının bilinmesi ve bu bilgilerin güvenilir kaynaklarca onaylanması gereklidir.

 

  Doğallıktan uzak maddelerden üretiliyor kuşkusuyla birlikte ,kullanım alanların “helal sınırlar” dışına taşması

 

 Hatta bakım adı altında üretilen ürünlerin birer “sunum” malzemelerine dönüşmesiyle “helallik” sınırlarını zorlamaktadırlar.

 

  Ön kimlik bilgilerini “müslüman” olarak belirleyen bireylerin kozmatik dünyasının pazar payına fazlaca katkıları olmaktadır.

 

 Kişisel bakım ürünlerinin kullanımının sonrasında aynadaki kendimize sorduğumuz “aynadaki kim?” sorusuna İslam’ı “yaşam paradigmasının”  merkezi oturtmuş bireyler olarak verdiğimiz cevapta ön kimliği “müslüman”  olmaktan sistemin istediği  ön kimliği “müşteri” olan bireylere  dönüşmüş isek kozmetik dünyası hangi adla sunarsa sunsun.

 

  Biz bize “sunulanları” kullanarak kendimizi “modern hayata sunulan bireyler” haline dönüştürmüşüzdür.

 

   Bu da “kişisel bakım ürünleri” ile “sistemin bekçiliğini yapan bireyler” olarak kozmetik dünyasının pazar payını artırmaktan öte bir şeydir.

 

  Artık biz bizlikten çıkararak “aynadaki biz” yerine “kozmetik dünyasının ışıltısı” ile parlyan bizlerizdir.

 

   Ve bu “bizler” ön kimliğini “kozmetiğin ışıltısına kaptırmış”  kozmetik dünyasının istediği müşteri portföyüdür.

   Aynadaki kadın/ erkek “biz” değil isek “kozmetik dünyasının” esir aldığı “modern dünyanın” kişisel bakım ürünleri masalına kanmış yada kanmak istemiş bizlerizdir.

           

  Aynaya baktığımızda gördüğümüz gerçekten kim ? …

 

  Aynaya baktığımızda gördüğünüz şeyler bizim inanç dünyamızı yansıtan değerler ise mesele yoktur.

     

  Kişisel bakım ürünlerinizi gönül rahatlığı ile “helalleştirebilirsiniz.”

 
bence makyaj güzelleşmek için degil kusurları gizlemek için yapılır paylaşım için teşekkürler


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.