Gönderen Konu: anı  (Okunma sayısı 1927 defa)

Çevrimdışı gedai

  • Administrator
  • Kalfa
  • *
  • İleti: 4 182
  • Rep +0/-0
  • Cinsiyet: Bay
anı
« : 06 Ağustos 2012, 16:02:55 »
Bir gün nasıl olmuş bilmiyorum, sesim kısılmıştı. Hizmet sırasında Atatürk, bir şey soracak diye ödüm kopuyordu. Cevap veremeyeceğim için kim bilir ne kadar benimle alay eder diye düşündüm.

Herkes kendi alemindeydi. Büyük bir dikkatle servis yapıyor, en ufak bir falsoya meydan vermemeye çalışıyordum. Ah bu geceyi bir atlatabilsem…Kimsenin dikkatini çekmeden sofra faslını kapatabilsem…

Vaktin ilerlemiş bir saatinde, sanki başka konuşacak konu kalmamış gibi, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, karşılarında elpençe dikilip duran beni işaret ederek:

-”Paşam, Çelebi dün gece çok içki içmiş sesi kısılmış…” demesin mi?

Bütün gözler üzerime çevrildi. Sonunda işte korktuğuma uğramıştım. Bakışlarının altında eziliyor gibiydim. Atatürk, bu sözlere ne diyecek diye merakla bekliyordum. Ya beni uzun uzun konuşturmaya, ya bir nutuk attırmaya kalkarsa. Ne yapardım? Sesim çıkmıyor ki konuşayım…

Atatürk yüzüme baktı. Sonra ne dese beğenirsiniz?

-”Keşke içse hayvan…Sesi kısılmayacaktı. İçmediği için kısılmıştır.”

KAYNAK: Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri, Cemal Granda, Syf: 174 (Tam Metin)

Alınt
aciz bi kulum
anla be gülüm
Kağıdın yüzü kara, mürekkebim çileden;
 Kalemin beli kırık, halimi sorma n'olur..."
http://www.facebook.com/#!/mkalmakal