ݝslamiyet > Hac ve Umre

Hacı adaylarımızın hatırlaması gereken önemli konular!..

(1/1)

mrkydr:

Hacı adaylarımızın yol hazırlığına başladıkları şu günlerde yolda karşılaşacakları bazı özel konuları bilerek yola çıkmalarında faydalar vardır. Bu bilgilerle yapacakları hac yolculuklarında sıkıntı ve sabırsızlanmalar pek söz konusu olmayacaktır inşallah..


Hemen hepimiz bilmekteyiz ki, hac'da ziyaret yerlerinin sınırları sabittir, genişlemez, ama ziyaretçi sayısı sabit değildir, her sene artarak çoğalır. Bu da sınırı sabit bir mekânda sayısı sabit olmayan ziyaretçi çokluğu sıkışma ve izdihamlar yaşanmasına sebep olur. Nitekim hac ayetinin manidar ikazından da bunu anlamaktayız:

-Kime hac farz olursa bilsin ki, orada itişip kakışma, sataşıp dövüşme yoktur!.

Demek ki hacda böyle izdihamlar söz konusu olacaktır. Zaten bu zorlanmalar da hacının sabır imtihanını teşkil edecektir.

Nitekim yolda uçağa binerken, inerken, vasıtalara binip ziyaret mekânlarına giderken başlayan sıkışma ve izdihamlar şeytan taşlarken, tavaf ederken, merdivenlerden çıkıp inerken, arabaya binip koltuklara otururken bu imtihanlar hep yaşanmakta, hatta ayak altında kalarak çiğnenmeler bile geçmişte yaşanmış bulunmaktadır. Bu kaçınılmaz sıkışmaları bilenler yolculuk boyunca hep aynı kelime ile ikaz ederler hacıları:

-Sabır ya hacı sabır!..

Ziyaret mekânlarının bu darlığının farkına varamayan hacı efendi, hep çevresinin yanlışına takılır, hatasına kilitlenir, düzeltmeye uğraşırsa işi zordur.. Sadece sinirlerini değil edep ve terbiye duygusunu da bozabilir..

Böylesine arzu edilmeyen bir sıkıntı ile karşılaşmamak için hayırlı yola çıktığı ilk saatlerde kendine tembihte bulunarak demeli ki:

-Ben öyle bir yolculuğa çıkıyorum ki, buralarda mekân hep aynıdır, ama ziyaretçi hep aynı değil her sene çoğalmaktadır. Bu sebeple bazı yerlerde daralmalar, sıkışmalar izdihamlar kaçınılmazdır. Ben bunların hepsini de normal karşılamalı, hep kendi kusuruma, hatama yönelmeli, kendi yanlışlarımı düzeltmeye kilitlenmeli, başkalarının yanlışlarıyla zihnen de olsa meşgul olmamalı, sabrı esas almalıyım..

İşte o zaman, ne sinir bozucu izdihamlar dikkatini çekecek, ne de sabrını zorlayacak yanlışlar kendisini meşgul edecek. Çünkü kendi hatasını, kusurunu görüp, onlardan kurtulmaya çalışması, kendini yeterince uğraştıracak, başkalarının hatalarıyla meşgul olmaya fırsat bulamayacaktır.

Nitekim Efendimiz (sas) Hazretleri kendi kusurunu düşünmeyi esas alan insanı şöyle dikkate vermektedir:

-Allah kimin hayırlı kul olmasını dilerse ona kendi kusurunu düşünme duygusu nasip eyler!.

Evet, kendi kusurunu düşünme duygusu Allah'ın hayırlı kulu olmaya talip olduğunun da işareti sayılmaktadır. Ne var ki, insanın kendi kusurunu görmeye yönelmesi yazıldığı, konuşulduğu kadar kolay değildir. Çünkü insan hep kendi nefsini avukat gibi savunmakta, başkalarının kusuruyla meşgul olmayı rahatlatıcı bulmaktadır. Halbuki kimsenin ayıp ve kusuruyla meşgul olmadan şartlarını yerine getirerek yapılan haccın dönüşünü Efendimiz (sas) Hazretleri şöyle muhteşem bir müjde ile haber vermektedir:

-Kim birinin gönlünü kırmadan, hakkını almadan, şartlarını yerine getirerek haccını tamamlayıp evine dönerse, anasından yeni doğan günahsız bebek gibi dönmüş olur!..

Evet, şartları yerine getirilerek yapılan haccın dönüşü böylesine muhteşem olmaktadır.

Yoksa, yolculuk boyunca kendisini her şeyin en iyisine layık gören, hep en önde giden, en güzel yere oturan, en iyi yerde yatmayı kendi hakkı bilen, bunları temin için de her türlü tartışmayı göze alarak kıran döken sabırsız ve bencil hacı efendiye, anasından yeni doğmuş çocuk gibi masum dönme müjdesi verilmeyecektir herhalde! Hangi sabrı göstermiş, hangi fedakârlıkta bulunmuş ki onun karşılığı olarak verilsin böyle günahsız dönüş müjdesi?.

Bu önemli hatırlatmalardan sonra muhterem hac yolcularımıza diyoruz ki:

- Yapacağınız haccınız mebrur, sayınız meşkur, zenbiniz mağfur, ibadetleriniz de makbul olsun efendim. Sabırla gidesiniz, şükürle, şevkle bir bebek masumiyetinde dönesiniz inşallah..


a.sahin@zaman.com.tr 

 
 

mrkydr:
" Hicazdan (hac) hurmalar getirdiniz, seccadeler getirdiniz; peki
Hz.Ebubekirin bağlılığını,
Hz.Ömerin adaletini,
Hz.Osmanın hayasını,
Hz.Alinin şecaatini getirdiniz mi?"

Muhammed İkbal

Navigasyon

[0] Mesajlar

Tam sürüme git