Gönderen Konu: Biz Eskiden Mektup Yazardık...  (Okunma sayısı 1784 defa)

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Biz Eskiden Mektup Yazardık...
« : 04 Ekim 2012, 16:44:47 »


Eskiden, mektup denilen bir tür vardı, name
Sevgi kokardı, hasret tüterdi sayfalarında.
Ayrı bir iştiyakla okunur yazılırdı.
Eskiden mektup vardı,o demler güzel zamanlardı... "
Bir vakitler, gözlerde intizar,
Postacı beklerdi insanlar.
Yüreklerindeki hasret ateşine,
Sözcük sözcük su serpmek özlemiyle.
Ve Sabrı talim ederlerdi beklerken,
Hasreti duyarlardı özlerinde.
Ya da gecenin bir yarısında kalkılır,
Kâğıt ve kalem denilen iki ezeli dostla dosta,
Arkadaşa ,sevgiliye, anneye , babaya ,kardeşe
Yüreğin sesini duyurmak için özenle mektup yazılırdı.
Gönüldeki hasret tellerinden yansıyan
Tınıyı ,ahengi ,duyururdu mektup.
Bembeyaz kâğıda tertemiz duygularını , sevgilerini,
Hasretlerini işlerdi insanlar el yazılarıyla.
Sözcükleri eğip bükmez, yarısını zayi etmezlerdi.
Her harf bir hasret çiçeği,
Her sözcük bir sevgi türküsü olurdu.
Güzellik açardı sayfalar.
O güzellikler ayrı bir heyecanla okunurdu tekrar tekrar.
Bazen, ayaklarını yerden keserdi okuyanın bazen,
Bir burukluk kaplardı yüreklerini.
Beklemek nedir bilirdi aşinaları mektubun.
Mektup umuttu, sevdaydı, hasretti.
Mektupta bir başka güzeldi
Sıla, bir başka buruktu gurbet, hasret.
Hasretin, sevginin, dostluğun muhtevalı risalesiydi mektup.
Zarfa bürünmüş mazruftu.
Pullarında renk cümbüşü,
Satırlarında hasret türküsü vardı mektubun.
Lâkin, gün geldi her güzel şey gibi unutuldu.
Sahi Siz En Son Ne Zaman Mektup Yazmıştınız


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Biz Eskiden Mektup Yazardık...
« Yanıtla #1 : 05 Ekim 2012, 00:09:48 »


Eskiden, mektup denilen bir tür vardı, name
Sevgi kokardı, hasret tüterdi sayfalarında.
Ayrı bir iştiyakla okunur yazılırdı.
Eskiden mektup vardı,o demler güzel zamanlardı... "
Bir vakitler, gözlerde intizar,
Postacı beklerdi insanlar.
Yüreklerindeki hasret ateşine,
Sözcük sözcük su serpmek özlemiyle.
Ve Sabrı talim ederlerdi beklerken,
Hasreti duyarlardı özlerinde.
Ya da gecenin bir yarısında kalkılır,
Kâğıt ve kalem denilen iki ezeli dostla dosta,
Arkadaşa ,sevgiliye, anneye , babaya ,kardeşe
Yüreğin sesini duyurmak için özenle mektup yazılırdı.
Gönüldeki hasret tellerinden yansıyan
Tınıyı ,ahengi ,duyururdu mektup.
Bembeyaz kâğıda tertemiz duygularını , sevgilerini,
Hasretlerini işlerdi insanlar el yazılarıyla.
Sözcükleri eğip bükmez, yarısını zayi etmezlerdi.
Her harf bir hasret çiçeği,
Her sözcük bir sevgi türküsü olurdu.
Güzellik açardı sayfalar.
O güzellikler ayrı bir heyecanla okunurdu tekrar tekrar.
Bazen, ayaklarını yerden keserdi okuyanın bazen,
Bir burukluk kaplardı yüreklerini.
Beklemek nedir bilirdi aşinaları mektubun.
Mektup umuttu, sevdaydı, hasretti.
Mektupta bir başka güzeldi
Sıla, bir başka buruktu gurbet, hasret.
Hasretin, sevginin, dostluğun muhtevalı risalesiydi mektup.
Zarfa bürünmüş mazruftu.
Pullarında renk cümbüşü,
Satırlarında hasret türküsü vardı mektubun.
Lâkin, gün geldi her güzel şey gibi unutuldu.
Sahi Siz En Son Ne Zaman Mektup Yazmıştınız

Lâkin, gün geldi her güzel şey gibi unutuldu


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.