Gönderen Konu: Kınalı kuzularımıza ne yaptın teğmenim?  (Okunma sayısı 1988 defa)

Çevrimdışı mrkydr

  • Moderatör
  • Üstad
  • *****
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Kınalı kuzularımıza ne yaptın teğmenim?
« : 28 Ağustos 2009, 07:51:28 »
 
 
Silahlı Kuvvetler, bizim göz bebeğimiz. Ancak, demokrasi içinde askerin olması gerektiği yeri savunmak başka şeydir. Ergenekon davası toplumu şaşkına çevirmiştir. Terörle mücadele adı altında, ordumuza yakışmayan, bizim subay anlayışımızla hiç bağdaşmayan karakterlerin ortaya çıkmasını, bu millet hazmedemiyor.
Tam böyle düşünürken, Taraf gazetesi önceki gün manşetten, "O dört er böyle öldü. Pimi çekip bombayı verdi" manşetini attı. Habere göre, 17 Ağustos günü Elazığ'da meydana gelen olaya, komutanın, ceza için nöbette uyuyan askerin eline verdiği pimi çekilmiş bombanın yol açtığı ileri sürüldü. Oysa resmî makamlarca hadisenin kaza sonucu gerçekleştiği açıklanmıştı. Ancak cinayet gibi olay üzerine açılan soruşturmada ifadesi alınan Teğmen Mehmet Tümer, yaşananları doğruladı. Dokuz gün önceki patlamada er İbrahim Öztürk'ün yanı sıra mevzide bulunan Mesut Bulut, İbrahim Yaman ve Ali Osman Altın şehit olmuştu. Hürriyet gazetesi haberi dün sürmanşetten gördü ama TSK'dan, bu yazının yazıldığı sırada resmî bir açıklama henüz gelmedi. Zaferler Haftası'nda bu üzücü olayın, benim hissiyatımda uyandırdığı düşünce şu oldu: Türk Silahlı Kuvvetleri artık, kendisinin dışarıdan değil, içeriden yıpratıldığını görmelidir. TSK, durumunu baştan aşağı bir değerlendirmeye almalıdır.

Dünyada hiçbir millet oğullarına kına yakıp askere göndermiyor. Öz değerlerimizin bütün tahribatına rağmen, derinlerden gelen bir ses, bu toplumun büyük bir kesiminde inancın parlattığı gazilik ve şehitlik mertebelerinin ulviyetini asker ocağına taşımaya devam ediyor. Fakat biz istiyoruz ki, bu ruh komutanda da olsun. Kınalı kuzularımıza kıyan teğmenler, korumasız karakollarda teröristlerin yüzlerce defa baskınına uğrayan ciğerparelerimizin halini düzeltmeyen komutanlar olmasın. Terörle mücadele, profesyonel birlikler vasıtasıyla yapılsın. Otobüs terminallerinde halaylarla, davullarla uğurlanan, düğüne, bayrama gider gibi asker ocağına gönderilen yiğitlerimize, ana gibi, baba gibi şefkat ve merhamet gösterilsin. Bizim evlatlarımızın disipline asla itirazları yok, ancak hakarete gelemeyen aslanların yüreğini acıtmanın, o muameleyi yapanlara, cennetin kapılarını kapatacağını da bilsin herkes... Hele şu dayak, şu asker ocağında bir son bulsun artık...

Komutan, kışlanın, cephenin, harp meydanının ruhudur. Gözler ondadır. Onun simasındaki yağızlık, mertlik, kararlılık, masumiyet, ciddiyet ve vakardır; bizi Malazgirt'te, Mohaç'ta, Preveze'de, İstanbul surları önünde, Çanakkale'nin bayırlarında bayraklaştıran... Ben hamaset yapmıyorum, benim komutanım budur. Mehmetçiğin karakteri, terbiyesi, değerleri, inancı neyse, komutanınki de odur. Mehmetçik ve komutan, ruh ikizidir. Böyle olduğumuz her dönemde, mazlumların hamisi, adaletin kılıcı, inancımızın bayraktarıydık biz...

Bir diğer mesele, çağa ayak uydurmak, çağı doğru okumaktır. Bugün ilerlemenin yolu; kendimiz kalarak özgürlükleri, hürriyetleri genişletmekten, hukukun üstünlüğünden, herkesin hesap verebilmesinden ve şeffaflıktan geçiyor. Kısacası, evrensel insanî değerlerde buluşmayı savunan ileri demokrasi, bugünkü çıkış yoludur. Silahlı kuvvetlerimizin de buna göre yeni bir yapılanmaya ve şeffaflaşmaya ihtiyacı var. Mesela, dört erimiz, bizim subayımızın asla temsilcisi olamayacak bir teğmenin yanlışı sonucu şehit olmuşsa, bunu kaza diye açıklamanın, askere ne faydası var? Demokrasi dışına çıkanları, darbe peşinde koşanları, andıçlar hazırlayanları himaye etmenin ne anlamı var? Bunlara kurumsal olarak neden tavır konulmuyor? Siyasetle uğraşmayan, demokrasi terbiyesini özümseyen bir silahlı kuvvetler zayıflamaz, tam tersine daha da güçlenir.

ordumuzun güçlü ve harp kabiliyetinin yüksek olmasını istiyoruz. Biz ordumuzu, asli işini yaparken seviyoruz.

HÜSEYİN GÜLERCE

 

Çevrimdışı mrkydr

  • Moderatör
  • Üstad
  • *****
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Ynt: Kınalı kuzularımıza ne yaptın teğmenim?
« Yanıtla #1 : 21 Kasım 2009, 10:28:27 »

Şehit ailelerini üzen karar !
Elazığ'ın Karakoçan ilçesi Düztepe mevkiinde 17 Ağustos 2009 günü İbrahim Yaman isimli askerin eline pimi çekilmiş el bombası vermesi sonucu dört askerin ölümüne neden olan Piyade Teğmen Mehmet Tümer'e 9 yıl 2 ay hapis cezası verilmesi şehit ailelerini üzdü. 

Yavrularına kıyan bir insanın bu kadar az ceza almasına tepki gösteren aileler, haklarını sonuna kadar arayacaklarını söyledi.

Duruşmanın bitiminden sonra konuşan Şehit İbrahim Öztürk'ün Avukatı Özgür Murat Büyük, karardan memnun olmadıklarını belirterek, "Biz daha ağır bir ceza bekliyorduk, sonuç itibarıyla dört insan bize göre kasıtlı davranış yüzünden öldü. Bilinçli taksir yok. Mahkeme bilinçli taksirin olduğuna karar verdi. Mahkeme önce 8 yıl, sonra 11 yıla çıkardı. Daha sonra iyi hali nedeniyle 9 yıla düşürdü. Biz bu kararı temyiz ettik. Kararın bozulması için elimizden geleni yapacağız." dedi.

Kararı duyduğunda içinin yandığını duygulu cümlelerle ifade eden şehit İbrahim Yaman'ın annesi Nermiye Yaman, "Gittiğim yerde de beni teskin edecek bir şey bulamadım. Şu an çok sinirliyim. Bizim yavrularımız bu kadar ucuz mu? Eğer ömür boyu hapis yatarsa benim vicdanım o zaman yerine gelir. Şu an içim yanıyor, ben ömür boyu ceza bekliyordum. Ben onun da eline bomba verilmesini bekliyordum." şeklinde konuştu.

Adalete ve devlete olan güvenlerinin sarsıldığını söyleyen şehit Musa Bulut'un babası Sinan Bulut, "Biz kendimizi savunamıyoruz. Devlete güveniyoruz. Ama güvenimiz sarsıldı. Karara itiraz edip temyize gideceğiz. Bu işin sonuna kadar gideceğiz. Biz ömür boyu ceza istiyorduk." ifadesini kullandı.

8. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nde görülen duruşmada Müdahil Avukatı Özgür Büyük, esasa ilişkin talebini okudu. Talebin ardından askeri savcı tutuklu Mehmet Tümer'in iddianameye göre cezalandırılmasını istedi. Daha sonra Tanık Avukatı Behiç Cantürk esas hakkında savunmasını yazılı olarak hâkime sundu. Hâkimin yazılı açıklamayı okumasının ardından Mehmet Tümer'e söz hakkı verdi. Mehmet Tümer, İbrahim Yaman'ın eline el bombasını vermesinin ceza amaçlı olmadığını, el bombasını eğitim amaçlı verdiğini söyledi. Olayın olduğu sıralarda kavga eden iki askerden dolayı dikkatini başka meseleye verdiğini kaydeden Tümer, "Eğitimimi tamamlayamadım. Kesinlikle isteyeceğim bir olay değildi, tahliyemi talep ediyorum.'' dedi.

Teğmenin sözlerinin dinlenilmesinin ardından mahkemeye karar için 2 saat ara verildi. Verilen ara sonrası mahkeme Piyade Teğmen Mehmet Tümer'i bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebep olmaktan dolayı önce 11 yıl, daha sonra sanığın sabıka kaydının olmamasından dolayı 9 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırdı. (CİHAN) 

20.11.2009 20:43:06

Çevrimdışı ases

  • Sadık Üye
  • *******
  • İleti: 1 029
  • Rep +4/-1
  • Cinsiyet: Bay
  • Sigara içen birini öpmek ; kül tablasını yalamaya
    • latif ertas.blogcu.com
Ynt: Kınalı kuzularımıza ne yaptın teğmenim?
« Yanıtla #2 : 21 Kasım 2009, 12:01:06 »
[size=pt]

Sevgili merak iyidir; güncel bir konuya değinmişiniz,
O şehit olan erlerin eline pimi çekilmiş bombayı veren
teğmen'in seceresini bir araştırmak lazım kimdir,
hangi millete mensuptur, TSK, nın içine sızmış Türk düşmanı
bir ajanmıdır? bunlar iyi araştırılırsa ve bunun sonucunda
Türk Askerinin düşmanı olduğu ortaya çıkması kuvveti muhtemel,

Ancak şurası bir gerçek; TSK'da yani asker ocağında (Demokrasi) yoktur.
olmamasıda doğrudur, çünkü  TSK'da bütün işler çok sıkı bir disiplinve
emir komuta zinciri içersinde yürütülür, Diğer kurumlarda olduğu gibi,
azıcık bir gevşeklik bulur sa her şey alt üst olur ve sonucunda vatanın savunması
söz konusu olunca: çok sıkı bir disiplin'in ve buna bağlı olarak Demokrasinin sıfır olması
çok,çok normaldir. ( ASKERİMİZ BU GÜNE KADAR YAPMIŞ OLDUĞU SAVAŞLARI,
BU DİSİPLİN SAYESİNDE KAZANMIŞTIR, HANİ DERLERYA ASKER OCAĞI PEYGAMBER OCAĞI) 
Kurtuluş Savaşında; ATATÜRK  kendi komutasındaki bir  albaya ne demişti;
 { BEN SANA SAVAŞMAYI DEĞİL ÖLMEYİ EMREDİYORUM }
Değerli arkadaşlar zafer'ler [ DOMOKRATİK KURALLAR İÇERSİNDE KAZANILMAZ ]
Sakın yanlış anlaşılmasın, ben o Teğmeni savunmuyorum hatta ve hatta,
o TEĞMENİN KANINI TÜRK KANI OLDUĞUNDAN ŞÜPHE DUYUYYORUM.
Fazla gevezelik ettim galiba na yapayım,
 konu Asker ve vatan olunca kendimi kaptırıyorum,kafanızı ağrıttıysam af ola...!
saygılarımla.
[/size]
TÜRK DİLİNİN BAŞKENTİNDEN SELAMLAR

[ KARAMANIN KOYUNU SONRA ÇIKAR OYUNU ]