Gönderen Konu: 30 Sene Talebelikten Sonra Öğrendiğim 8 Faide  (Okunma sayısı 2056 defa)

Çevrimdışı mrkydr

  • Administrator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
30 Sene Talebelikten Sonra Öğrendiğim 8 Faide
« : 28 Ağustos 2009, 08:15:49 »
Hikâye olundu ki: Belh’li Şekık talebesi Hatimü’l-Esamm’a,[1]

— Otuz yıldır yanımdasın ne öğrendin? Diye sordu. O’da,

— Sizden sekiz şey öğrendim, der.

Hocası :

— Nedir onlar dedi.

 Hatim’ül-Esamm şöyle devam etti.

— Efendim, öğrendiklerimden BİRİNCİ FÂİDE: Ben yaratılanlara baktım. Herkesin birileri tarafından sevildiğini, sevilen kişilerin bazılarının ölüm hastalığına tutulmuş olduğunu, bazılarının kabirde olduğunu (cenaze defnedilince de) sevenlerin hepsinin kabirdekileri tek başına bırakıp, dönüp gittiklerini ve kimsenin onların yanlarına kabre girmediklerini düşünüp şöyle dedim: “Kişiyi sevenlerin en faziletlisi ve kabirde kendisine arkadaş olacak tek şey salih amelleridir.” Bende kabrimde bana ışık ve arkadaş olsun diye salih ameli kendime arkadaş ettim.

— Efendim, öğrendiklerimden İKİNCİ FÂİDE: Ben yaratılanlara baktım ve heveslerine uyup, muratlarına acele ettiklerini görüp; şu Âyet-i Kerîme’yi düşündüm: “Amma, kim Rabbinin makamından korktu, nefsini hevâ (ve hevesin) den alıkoyduysa, işte muhakkak ki cennet onun varacağı yerin ta kendisidir.” [2] Yakinen inandım ve nefsimin hilafına çalışmaya başladım. Ve nefsime uymayıp Allah-u Teâlâ’ya itaat için kollarımı sıvadım.

— Efendim, öğrendiklerimden ÜÇÜNCÜ FÂİDE: İnsanların her birini dünyanın bütün kırıntılarını toplamak için çalıştığını ve kazandıklarını sımsıkı tuttuklarını görüp Allah-u Teâlâ’nın şu Âyet-i Kerîme’sini düşündüm: “Sizin nezdinizdeki tükenir, Allah’ın indindeki ise bakidir…” [3] Ve Allah-u Teâlâ’nın rızası için dünyadaki mahsulümü infak ettim. (Fukarâya, ihtiyaç sahiplerine dağıttım.) [4]

— Efendim, öğrendiklerimden DÖRDÜNCÜ FÂİDE: İnsanların bazısına baktım şerefi ve izzeti, kavimlerindeki çoklukta görüp buna itibar ediyorlar. Bazıları da mal ve evlatlardaki çokluğa itibar edip bunlarla övünüyorlar. Allah-u Teâlâ’nın şu Âyet-i Kerîme’sini düşündüm: “… Şüphesiz ki sizin Allah nezdinde en şerefliniz takvaca en ileride olanınızdır…” [5] Ve takvâya sarıldım. İtikat ettim ki; Kur’ân-ı Kerîm dosdoğru haktır. Onların zanları batıldır. [6]

— Efendim, öğrendiklerimden BEŞİNCİ FÂİDE: İnsanların bazısının bazısını kınadığını ve bazısının bazısını kötülediğini (birbirlerini beğenmediklerini) gördüm. Bu olayı mal da ilim de vesaire şeylerde haset etmeleri olduğunu anladım. ve Allah-u Teâlâ’nın şu Âyet-i Kerîme’sini düşündüm: “… Dünya hayatında onların maişetlerini bile aralarında (onlar değil) biz taksim ettik…” [7] Ve taksimin ezelde Allah-u Teâlâ’nın takdiri olduğunu bilip kimseye haset etmedim. [8]

–- Efendim, öğrendiklerimden ALTINCI FÂİDE: İnsanların bazısının bazısına bir gayeden dolayı, birbirlerine düşmanlık yaptığını gördüm ve Allah-u Teâlâ’nın şu Âyet-i Kerîme’sini düşündüm: “Çünkü şeytan sizin bir düşmanınızdır. Onun için siz de onu bir düşman tutun…” [9] Ve şeytandan başka kimseye düşmanlık yapmanın caiz olmadığını bildim.

— Efendim, öğrendiklerimden YEDİNCİ FÂİDE: İnsanların ciddi bir şekilde haram ve şüphe gözetmeksizin maîşet kazanma derdine düştüklerini gördüm ve Allah-u Teâlâ’nın şu iki Âyet-i Kerîme’sini düşündüm: “Yerde yürüyen hiçbir canlı hariç olmamak üzere rızıkları Allah’ın üstünedir…” [10] Ve yine “Ben cinleri de insanları da (başka bir hikmete değil) ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” [11] Ve Allah-u Teâlâ’ya ibadetle meşgul olup, (o canlılardan biri olduğumu bildim. Rızkımı göndereceğine söz verdiğine güvenerek) Allah-u Teâlâ’dan başkasından ümidimi kestim.

— Efendim, öğrendiklerimden SEKİZİNCİ FÂİDE: İnsanlara bakıp herkesin bir şeylere itimat ettiğini gördüm. Bazısı dünyaya, bazısı dirhemlere, bazısı mala mülke, bazısı sanata, bazısı kendisi gibi diğer yaratıklara (itimat ettiğini gördüm.) “…Kim Allah’a güvenip dayanırsa O, kendisine yetişir. Şüphesiz ki Allah, emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü tayin etmiştir.”[12] Ve Allah-u Teâlâ’ya tevekkül ettim. O bana yeter O ne güzel vekildir.

Sekık dedi ki: Allah (cc) seni muvaffak kılsın. Ben Tevrat, İncil, Zebur ve Kur’ân-ı Kerîm’e baktım. Gördüm ki dört kitabın da medarı bu sekiz fâidedir. Kim bu sekiz maddeyle amel ederse dört kitapla amel etmiş gibi olur.

Allah-u Teâlâ ona rahmet etsin, Şibli’den hikâye (rivayet) olundu ki: Ben dört bin hadis okudum ve bu hadislerin içinden bir Hadîs-i Şerîf’i seçtim ve amel ettim. Ve bu Hadîs-i Şerîf’i bütün Hadîs-i Şerîf’lerin özü olarak görüp bu Hadîs-i Şerîf’le yetindim.

Peygamberimiz (s.a.v.) bazı ashaba şöyle dedi:

— “Dünyada ne kadar kalacaksan dünya için o kadar çalış, ahirette ne kadar kalacaksan ahiret için o kadar çalış, Allah’a (c.c.) ne kadar ihtiyacın varsa Allah (c.c.) için o kadar çalış, ateşe ne kadar sabredebilirsen ateş için o kadar çalış.” Allah’ın Rasulü (S.A.V.) doğru söyler.


HADÎS-İ ŞERÎF’İN MANASININ AÇIKLAMASI

Yani: İnsanın ateşe sabredecek hali yoktur. O zaman günahın hiç işlenmemesi gerekir.

Dünyan için çalış: Yani iaşe temini için.

Dünyada kalacağın kadar: Dünyada ikamet edeceğin kadar (demektir).

Ahiret için çalış: Yani salih ameller işle.

Ahirette kalacağın kadar: Ahirette kalma vakti sınırsızdır.

Allah (c.c.) için çalış: Yani Allah (c.c.) rızası için.

Allah’a (c.c.) ihtiyacın olduğu kadar: Allah (cc)’a ihtiyaç sınırsızdır.

Ateşe sabredeceğin kadar ateş için çalış: Ateşe hiç sabır yoktur.

Bu Hadîs-i Şerîf’te çok ilim vardır, Şibli bu kadarıyla yetindi.[13]


--------------------------------------------------------------------------------

[1] Hâtim-i Esam hazretleri, hocası Şakîk-i Belhî hazretlerinin yanında 30 sene kalır, ilim tahsil eder.

[2] Nâzi’ât Sûresi 40,41

[3] Nahl Sûresi Âyet 96’dan

[4] “Dünyâ malından, sarıldığınız, sakladığınız her şey, yanınızda kalmayacak, sizden ayrılacaktır! Ancak ALLAH (c.c.) rızâsı için yaptığınız iyilikler ve ibâdetler sizinle berâber kalacaktır!” Nahl Sûresi 96

[5] Hucurât Sûresi 13’den

[6] Rabbimin affına ve ihsânlarına kavuşmak için, O’ndan korkarak İslâmiyetin dışına çıkmadım, harâmlardan kaçtım.

[7] Zuhruf Sûresi 32’den

[8] (Herkesin ilim, mal, rutbe, evlât gibi rızıklarının dünyâ yaratılmadan evvel, ezelde taksîm edildiğini, çalışmayı, sebeplere yapışmayı emrettiğinden, ALLAHü teâlâya itâat etmiş olmak için çalışmak lâzım geldiğini, hased etmenin zararlı ve lüzûmsuz olduğunu anladım ALLAHü teâlânın ezelde yaptığı taksîme ve çalışınca Rabbimin gönderdiğine râzı oldum. Böylece herkesi sevdim ve sevildim.)

[9] Fatır Sûresi 6’dan

[10] Hûd Sûresi 6’dan

[11] Zâriyât Sûresi 56

[12] Talak Sûresi 3’den

[13] İrşadiye S. 456


Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 136
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: 30 SENE TALEBELİKTEN SONRA ÖĞRENDİĞİM SEKİZ FÂİDE
« Yanıtla #1 : 28 Ağustos 2009, 09:15:06 »
Allah senden Razı olsun canım çok güzeldi


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 136
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: 30 Sene Talebelikten Sonra Öğrendiğim 8 Faide
« Yanıtla #2 : 24 Ocak 2016, 16:05:10 »
Allah senden Razı olsun canım çok güzeldi


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.