Gönderen Konu: Hz. Ömer ve kardeşinin katili  (Okunma sayısı 2378 defa)

Çevrimdışı mrkydr

  • Administrator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Hz. Ömer ve kardeşinin katili
« : 26 Şubat 2013, 09:28:59 »


Hz. Ömer Efendimiz, kardeşinin katiliyle kol kola yürüdü!
Yemame Savaşı’nda şehid olan üvey kardeşi Zeyd’i çok seviyordu Hz. Ömer Efendimiz. Çünkü Zeyd hem İslam’a kendisinden önce girmiş, hem kendisinden önce hicret etmiş hem de tüm gazalarda Peygamberimiz’in yanında şehid olmak niyetiyle hazır bulunmuştu.

Bedir’de ise bir başka fedakârlık göstermişti Zeyd. Savaş öncesinde kendisine verdiği zırhı giymeyerek, ‘ben senden yaşlıyım önce ben şehid olarak gitmeliyim, zırhı sen giymelisin’ diyerek cepheye zırhsız gitmiş, böylece zırh ortada kalmıştı.

Ancak Zeyd’e çok arzu ettiği şehidlik rütbesi, Yemame’de sahte peygamberlere karşı girişilen savaşta gelmişti. Ordunun bayrağını taşıyarak gösterdiği büyük fedakârlık sonunda zafer kazanılmış, nihayet çok arzu ettiği şehidlik rütbesine de Yemame’de erişmişti.

Bir ara Medine’de karşılaştığı Mütemmim adındaki şair de Ye mame Savaşı’nda öldürülen kardeşi Malik için söylediği içli şiirlerle gözyaşı döküyordu.

- Eğer ben de senin gibi güzel şiir söyleyebilseydim kardeşim Zeyd için içli şiirler söyler, kendimi birazcık olsun rahatlatırdım, dedi. Mütemmim:

- Ey Ömer dedi, şayet benim kardeşim de senin ağabeyin Zeyd gibi Müslümanlar safında müşriklere karşı savaşırken şehid olsaydı ben üzüntülü şiirler söylemez, aksine sevinçli mersiyeler dizerdim. Ne yazık ki benim kardeşim müşriklerle birlikte Müslümanlara karşı savaşırken öldürüldü. Üzüntümün şiddeti müşriklerin safında iken gitmesindendir, dedi.

 Bu değerlendirmeyi dinleyen Hz. Ömer:

- Ey Mütemmim, kimse beni böyle gerçekçi sözle teselli etmedi, diyerek rahatladı.

Kaderin sırrına bakın ki, bir müddet sonra Medine’de çarşı içinde Zeyd’in savaştaki katiliyle yüz yüze geliverdi. Can yakıcı sorusunu şöyle sordu:

– Yemame’de kardeşim Zeyd’in başına kılıcı sen mi indirdin?

Zeyd’e karşı kılıç kullanan Ebu Meryem, önce biraz şaşırır gibi olursa da toparlanarak:

– Ya Ömer der, savaş bitti, artık barış devri başladı. Barışta beni bir dinle, sonra ne istersen yap bana, senin adaletinden eminim, dedikten sonra Hz. Ömer’in yarasına tam bir merhem olan şu çarpıcı mukayeseyi yapar:

– O savaşta ben müşrikler arasında imandan mahrum biriydim, Zeyd de müminler arasında imanla şereflenmiş biriydi. Zeyd o sırada beni küfür üzere iken öldürse de şu anda kavuştuğum imandan beni mahrum bıraksaydı, Zeyd ne kazanırdı beni imansız olarak cehenneme göndermekle? Lütfen bunu bir düşünün! Şöyle devam eder Zeyd’in katili mukayesesine:

- Ama Rabb’imin takdirine bak ki, Zeyd’in eliyle beni cehenneme göndermedi, yaşatıp bana iman nasip etti, Müslüman olma şerefi lütfetti. Benim elimle de Zeyd’e şehidlik takdir edip ona da cennetin en yüksek makamını münasip gördü.

Burada sorusunu şöyle sorar:

- Sen bu iki İlahi takdirin hangi yanından üzüntü duyuyorsun? Benim Zeyd’in eliyle küfür üzere ölmeyip bana iman nasip etmesinden mi, yoksa Zeyd’in benim elimle şehid olup da cennetteki şehidlik makamına yükselmesinden mi?   

Bu kıyaslamayı olanca dikkatiyle dinleyen Hazreti Ömer (ra) derin bir huzur duyar. Bu defa da hissettiği mutluluk duygusu içinde der ki:

- Şükrederim Rabb’ime ki, savaşta kardeşime şehitlik takdir etmiş, karşı safta yer almış düşmanına da iman nasip ederek bize kardeş eylemiş!.. Gir koluma da birlikte yürüyelim Medine sokaklarında. Herkes görsün İslam’da kan davası olmadığını, barış ve dostluk devri başladığını!..

Birlikte yürürler Medine sokaklarında. “Savaş bitti barış başladı, kavgalı geçmişi bırak, dostluk ve kardeşlik dolu geleceğe bak” mesajı verirler hemen herkese!..

Ne dersiniz, Halife Hz. Ömer Efendimiz’in savaştaki kardeş katiliyle barışta kol kola yürüyüşünün verdiği bu mesaj önemli değil mi? Biz de barışta kol kola girerek birlikte yaşayacağımızı ispat etmemiz gerekmez mi geçmişte çatışıp tartıştığımız insanlarımızla? Tüm barışlardan sonra olması gereken örnek davranış, geçmişi unutup geleceğe kol kola ümitle yürümek değil mi, Hz. Ömer Efendimiz’in verdiği bu tarihi örnek gibi?

26 Şubat 2013, Salı

Ahmed şahin

zaman
 

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 136
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Hz. Ömer ve kardeşinin katili
« Yanıtla #1 : 29 Mart 2014, 00:57:41 »
Islamda kan davası yoktur dogru ama islamda bedduada yoktur
Musluman muslumana beddua edermi?
islamda hristiyanlarla muslumanlar birlestirilebilirmi?
Allah ogul edinmistir diyenlerden ne hayir gelir


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.