Gönderen Konu: hacerül esvet  (Okunma sayısı 17519 defa)

Çevrimdışı hacerül esvet

  • hacerülesvet
  • Bağımlı Üye
  • ******
  • İleti: 710
  • Rep +13/-5
  • Cinsiyet: Bayan
  • Bin defa mazlum olsan da bir defa zalim olma.
Ynt: hacerül esvet
« Yanıtla #15 : 04 Ekim 2009, 06:34:54 »
Binanın en üst katından
Atlamak gibi değil yalnızlık
Yere tek başına düşme korkusu
Ya da kalabalık bir yerde
İçindeki sesin yankısı değil yaşadığın
Yalnızlık bıçak gibi
Körelmeyi bilmiyor
Kurumadı yalnızlığım
Çaresizliğim tükenmedi cebimdeki param gibi
Sürükledi beni divane sokaklarda
Yazılar yazdırdı adına şiir dedikleri
Oysa yaşamak gülümsemek diye öğretilmişti
Yaşamak oynamak
Yaşamak savaşmaktı yokluklarla
Sevdiğinin yokluğunu Divan Edebiyatı'nda okudum ama
lisede söyledikleri anlaşılmıyor
Sessizliğim zehir gibi
Konuşmadıkça kanımda dolaşıyor sanki
Ruhum hapsolmuş mahkum edasında
Volta atıyor bedenimde
Aklımaysa uğramıyor
Meğer gönül penceremi kırmakmış derdi
Yalnızlık doluyor içeri
Soğuyor seni yaşattığım yer
Ama derin dondurucudaki taze kalmıyor anılar
Hep gözyaşı düşüveriyor
Yalnızlık lambadaki cin gibi
Hep bir sahip buluyor kendine
Bense yüzündeki gülümsemesi ölmüş insan
Aynalara baktıkça korkan
Geceleri uyumak yerine
Kendisiyle pazarlık yapan
Yaratana yalvaran dualarla
Ve yorgunluktan sızan sabahın ilk ışıklarında
Ben yalnızlığın şansıyım
Dileklerinde hep ben çıkıyorum
Yorgunluğumu gizlemek zor artık
Uğraşılarımın sonuçsuzluğu hırpalıyor bedenimi
Göz kapaklarım engel olmak istiyor mutsuzluğuna
Dileğimse benim yüzümden olmaması
Ama yaşamak bu
Acısı ağırlığı olmasa
Anlayabilir misin mutluluğun kolay olmadığını?
Değerini bilebilir misin sahip olduklarının?
Bendeki yalnızlığı görsen
Sevinmez misin şanslı olduğuna?
Diyorum ya ben yalnızlığın şansıyım
Dileklerinde hep ben varım
Sense onun dualarında varsın biliyorum
Ve benim duam ömür boyu
Yalnızlık benim olsun....
mutluluk sizin....


Çevrimdışı MENEKŞE

  • Usta
  • ***
  • İleti: 169
  • Rep +2/-0
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: hacerül esvet
« Yanıtla #16 : 04 Ekim 2009, 06:46:56 »
bu dizeler sizden se 
bu karamsarlık niye
insan sadece şu an oldugu hale
şükretmeli bence

Çevrimdışı mrkydr

  • Administrator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Ynt: hacerül esvet
« Yanıtla #17 : 04 Ekim 2009, 07:05:02 »
Sevgili hacerülesvet  ,hayırdır sanki bir yerlere gidiyorsunuda bu  bir veda yazısı gibi olmuş   ;D size hak vermekle birlikde ,sevgili menekşeye hak vermemekde elde değil....
Hayat bu ,bizde olmadıklarına değilde olduklarını görmeyi becerebildiğimiz zaman mutluluğu yakalama şansımız oluyor.


Şu dizeler ise çok hoşuma gitti
Yalnızlık bıçak gibi
Körelmeyi bilmiyor
Kurumadı yalnızlığım
...........
Aklımaysa uğramıyor
Meğer gönül penceremi kırmakmış derdi
Yalnızlık doluyor içeri
Soğuyor seni yaşattığım yer


Valla tamda benim avatar için yazılmış yazı  ;D ;D ;D  BU yazı benim olsun mu ?
Paylaşdığın için  tesekkürler tesekkürler tesekkürler
sevgiyle kal Saygılar

 

Çevrimdışı hacerül esvet

  • hacerülesvet
  • Bağımlı Üye
  • ******
  • İleti: 710
  • Rep +13/-5
  • Cinsiyet: Bayan
  • Bin defa mazlum olsan da bir defa zalim olma.
Ynt: hacerül esvet
« Yanıtla #18 : 04 Ekim 2009, 07:30:01 »
sevgili menekşe ve merak iyidir yorumlarınız için teşekkür ederim allah razıolsun güzel dilekleriniz için..

her alevin bir közü vardır ama köz içten içe yanarmış közün içindeki sıcaklığı alev değil köz hissedermiş

bu açıdan acılar yaralar derindedir keşke hayata daha pozitif bakabilseydim...


Hayat ümitle ümitsizlik sarkacından gidip gelmekte…
Kim bulmuş ki devamlı mutluluğu.Bulup da son nefese kadar mutluluğu tutabilmeyi kim bilebilmiş ki Şüphesiz müminlerin kesin kurtuluşu imanla ahirete göçmektir

Bazı şeylerin anlatılması genelde beyhudedir.Yaşadıkça daha iyi kavrıyor insan.Büyük umutlarla başlanan hayat, işler, evlilik, sevdalar ve bir çok yeni şey bir süre sonra takılıp kalabiliyor.Bazen tebessüm ettirirken, bazen hüznün en derinine sevk edebiliyor.Düşünüşler yüreğimizi hüzün kuyusunun susuz ve karanlık dibine düşerebiliyor.Gözyaşımızın çağlayışı hüzün kuyusunu doldurabilir mi

Bazen tam tebessüm ederken bir haber yüreğimizde asıyor tebessümü matlaşıyor ve yok oluyor Değişiyor olaylar kişiler düşler ve hedefler Yanıldıkça yenildikçe insan daha bir ürkekleşiyor.Halbuki neyin garantisi var ki

Bizim takılışlarımız basit olaylar insanlar ve birliktelikler üzerine.

Basit düşünüyor ve basitçe düşüyoruz.

Umut göz kırpıyor can bedenden çıkmadıkça…
Ey Can! (Hayy c.c.) sen gör ve gözet bizi.


Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: hacerül esvet
« Yanıtla #19 : 04 Ekim 2009, 07:33:56 »

Meyvesi geçse de mevsimin, her kışın baharı tekrar dönecektir. İçi genç
ve yaşam dolu kalanlar, her mevsim meyve verir dallarına





 tesekkürler muhteşemmm sözlerr


.



Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı hacerül esvet

  • hacerülesvet
  • Bağımlı Üye
  • ******
  • İleti: 710
  • Rep +13/-5
  • Cinsiyet: Bayan
  • Bin defa mazlum olsan da bir defa zalim olma.
Ynt: hacerül esvet
« Yanıtla #20 : 05 Ekim 2009, 12:50:33 »


Çocukken bir arkadaşımla kavga etsem veya birisine çok kızsam annem beni karşısına alır ve yaptığımın yanlış olduğunu anlatmaya çalışırdı. Annem, her zaman eğer birisi için çok kötü şeyler düşünürsen yavaş yavaş kalbin kararmaya başlar ve bir süre sonra kimse için iyi şeyler düşünememeye başlarsın derdi.

Hayatın olanca karmaşası içerisinde bazen öyle şeyler yaşıyoruz ki içimizde kimi zaman öfke, kimi zaman kırgınlık, kimi zaman derinden edilen bir sitem birikebiliyor. Bir insanın kendini gerçekten huzurlu hissedebilmesi ise bütün bu olumsuz duygulardan arınabilmesine bağlıdır. Canımızı çok derinden yakan bir mevzuya bile geriye dönüp baktığımızda acı da olsa tebessüm edebiliyorsak o zaman bulunduğumuz zamanda huzurlu bir şekilde hayatımıza devam edebililiyoruz demektir. Aksine, geçmişteki birşey takılıp kalmış ve zaman geçmesine rağmen hala aynı öfke, kızgınlık veya sitemi içimizde barındırıyorsak o zaman huzuru bulmamız çok zordur.

Rahmetli Ümit Yaşar Oğuzcan’ın;
Bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa
Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse
Yılların içimde bıraktıklarını…

dizileriyle anlatmak istediği şey bu bahsettiğim halden biraz farklı olsa da bazen yüzümü rüzgara dönüp rüzgarın, içimdeki bütün olumsuz duyguları alıp götürmesini ve geriye sadece güzel veya en azından acı bir tebessümle olsa bile hatırlanmaya değer anıları bırakmasını ve herkes için iyi düşüncelere sahip olmayı diliyorum. Bunu başarmak üzereyim.


prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: hacerül esvet
« Yanıtla #21 : 05 Ekim 2009, 13:28:59 »


Çocukken bir arkadaşımla kavga etsem veya birisine çok kızsam annem beni karşısına alır ve yaptığımın yanlış olduğunu anlatmaya çalışırdı. Annem, her zaman eğer birisi için çok kötü şeyler düşünürsen yavaş yavaş kalbin kararmaya başlar ve bir süre sonra kimse için iyi şeyler düşünememeye başlarsın derdi.

Hayatın olanca karmaşası içerisinde bazen öyle şeyler yaşıyoruz ki içimizde kimi zaman öfke, kimi zaman kırgınlık, kimi zaman derinden edilen bir sitem birikebiliyor. Bir insanın kendini gerçekten huzurlu hissedebilmesi ise bütün bu olumsuz duygulardan arınabilmesine bağlıdır. Canımızı çok derinden yakan bir mevzuya bile geriye dönüp baktığımızda acı da olsa tebessüm edebiliyorsak o zaman bulunduğumuz zamanda huzurlu bir şekilde hayatımıza devam edebililiyoruz demektir. Aksine, geçmişteki birşey takılıp kalmış ve zaman geçmesine rağmen hala aynı öfke, kızgınlık veya sitemi içimizde barındırıyorsak o zaman huzuru bulmamız çok zordur.

Rahmetli Ümit Yaşar Oğuzcan’ın;
Bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa
Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse
Yılların içimde bıraktıklarını…

dizileriyle anlatmak istediği şey bu bahsettiğim halden biraz farklı olsa da bazen yüzümü rüzgara dönüp rüzgarın, içimdeki bütün olumsuz duyguları alıp götürmesini ve geriye sadece güzel veya en azından acı bir tebessümle olsa bile hatırlanmaya değer anıları bırakmasını ve herkes için iyi düşüncelere sahip olmayı diliyorum. Bunu başarmak üzereyim.


bir şeyleri başarmak,yada başarmaya karar vermek,
ne güzel düşünceler,
hepimiz insanız çiğ süt emdik,hiç birimiz pamuklar içinde büyümedik,
herkes  hayatının belli dönemlerinde  çeşitli zorluklardan geçer acılar insanları olgunlaştırır,
acı çekebiliyorsak,ağlayabiliyorsak insanız.
her şeyimiz 4x4 lük olsa  hayat laylaylom dan ibaret olsaydı eğer çok renksiz bir hayatımız olurdu,
ama en önemlisi nedir biliyomusun sevgili sedef,
karşılaştığımız her türlü zorluğa rağmen,bizi incitmeye acıtmaya çalışanlara rağmen,
yinede insanlara karşı içimizdeki sevgiyi yitirmemek,
yaşadığımız sorunlar,dertler,acılar hepsi birer imtihan,
ve ben şuna dayanıyorum,inanıyorum,
mümin in ayağına diken bile batsa günahlarına keffarettir.
işte onun için,ben seviniyorum dertlerime,kederlerime,hüzünlerime,imkansızlıklarıma,
onlar benim günahlarıma keffaret,biliyorum,
ben bir ara  buraya şey yazmıştım ben burda hayatımı yazsam bu forumu sizin gözyaşlarınızdan sel basar diye,
ama hiç kimse yaz yaz dsemedi bende yazmıyorum,
inadına pozitifim,varmı ötesi,
sevgiler sedef,
hadi hep beraber pozitif olalım,

içimden geldiği gibi....

Çevrimdışı hacerül esvet

  • hacerülesvet
  • Bağımlı Üye
  • ******
  • İleti: 710
  • Rep +13/-5
  • Cinsiyet: Bayan
  • Bin defa mazlum olsan da bir defa zalim olma.
Ynt: hacerül esvet
« Yanıtla #22 : 06 Ekim 2009, 17:32:42 »



Bir Çakmağın Sesindeki Kayboluş
Bir Damla Benzindeki Koku
Fitilin Ucunda Tutuşan Ellerim
Çakmak Taşındaki İlk Kıvılcım Kavrulan Yüreğimin Kökü
Yanan Bütün Bedenim Sitemim Sanadır Yar
Kaybolmuş Bir Çakmağın Sesinde
Baş Döndüren Kokuda Başlıyor Yok Oluş
 Sitemim Sanadır Yar

Tütün Kokusu Sarmış Yüreğimin Odalarını
Nikotin İki Yandan Kuşatmış Parmaklarımın Arasını
Sitemim Sanadır Yar
Caddelerde Eylül Yağmurları
Toprağa Düşen İlk Damlada Kaybolmuş
Ve O İlk Koku
Çiğdem Çiçeklerinin Boynu Bükülmüş Toprağın Üstü Çisil Çisil
Yüreğimin Kökü Balcık Sitemim Sanadır Yar

Sokak Başlarında Kalmışlığım İliklerime Kadar Islanmışlığım
Ve Acıya Alışmışlığım Esiyor Damarlarıma İhanet Doluyor Yar
Sitemim Sitemim Sanadır Yar
19'unda Değildim 29'undada
Ömür Çisil Çisil Tükeniyordu Yar
Rayların Arasına Akıyordu Gidiyordu Sıkışan Bütün Kederlerim
Bitiyordu Dertlerim Sitemim Sitemim Sanadır Yar

Halime Ağlıyordu Bulutlar Gibi Yağıyordu
Şehrin Uzak Bir Köşesinde Yine Annem Ağlıyordu
Giderken Ben Büyük Acılarla Bir Çakmağın Ürküten Sesiyle
Fitilin Ucuyla Tutuşarak Taşındaki İlk Kıvılcımla Yanarım
Kül Olan Yüreğimle Giderken Ben El Sallamıyordun Bile
Yeni Bir Hayatı Tutuştururken Sen
Sitemim Sana(dır) Sitemim Sana(dır)
Sitemim Sanadır Yar

---

MURAT İNCE


Çevrimdışı hacerül esvet

  • hacerülesvet
  • Bağımlı Üye
  • ******
  • İleti: 710
  • Rep +13/-5
  • Cinsiyet: Bayan
  • Bin defa mazlum olsan da bir defa zalim olma.
Ynt: hacerül esvet
« Yanıtla #23 : 09 Ekim 2009, 15:55:53 »
Suskunluklarımı gizledim sandığıma. Sen doğduğunda odama, ilmik ilmik çözülecek her satirim,
sana dair ne varsa biriktirdiğim, avaz bağıracağım...

Şehrimdeki gri’liği kapatsın kahve gözlerin, unuttursun bütün hüzünlerini kentimin.
Yine beterim yine kötüyüm bugün..Vuslatı yakın eden kuşlarda terk-i diyar ediyor. Gün güne hasret ekliyor...

Sabır kuyularının dibindeyim, çaresiz gelmeni ve dünyamı aydınlatmanı bekliyorum.

Gözlerin yollarımda biliyorum. Ama sen aldırma yüreğimde biriken senli cümlelerin tenhalığına..
Dedim ya biriktiriyorum suskunluklarımı sandığımda.

Diyemediklerim ol benim, hiç söylemediklerimde kaybolsun Samanyolu gözlerin. $ehr-i perişan buralar.
Kus uçmaz kervan geçmez derler ya, öyle bir yerdeyim sanki avare olmuşum ben benden bihaber.

Hasretin gibi çarpıyorum kapıları,
Bazen duracak zannediyorum geveze kalbimi, boynu bükük gediyor saatlerim. Gecenin en koyu demi kahve gözlerin..

Bir cümlelik yerim var mi yüreğinde sakladığın?
Ne olur diyorum ne olur gel, gel gülmeye hasret yüzümü güldür. Al sensizliğimi bana benliğimi, seni ver.
istersen bakma yüzüme, konuşma istersen tek bir kelime bile ama yeter ki gel...

Hangi hayalin pesinden koşacak yoksa yüreğim? Ya gelmezsen, bilir misin ne olacak benim halim?
Günışığına hasret gece gibi gülsüzüne hasret bırakma beni...
Yüreğimden tuza bandırılmış acılarımı sensizliğe salıyorum.
Usul usul sana geliyorum, gece yarısı arala perdeni sevdiğim...

Yüklemim ben, öznesiz olamam,
sesini duymadan bir an yapamam.
Kimse kurtarmasın beni sensizlikten
sen yokken eksiliyorum cümlelerimden.
Alışamasam da yokluğuna
Yasamayı da, sevmeyi de bilirim seni, sensiz her anımda.

Hiçbir kalıba sığdıramıyorum senli mutluluklarımı.
Hani zaman geçse derdik ya bir yanımız eksikken,
gecmesin simdi! Kovalamasın birbirini akreple yelkovan...
Vuslatla kelepçeledim bileklerimi, kimse koparamayacak zincirlerimi...

 

alıntı


Çevrimdışı MENEKŞE

  • Usta
  • ***
  • İleti: 169
  • Rep +2/-0
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: hacerül esvet
« Yanıtla #24 : 09 Ekim 2009, 18:14:10 »
Suskunluklarımı gizledim sandığıma. Sen doğduğunda odama, ilmik ilmik çözülecek her satirim,
sana dair ne varsa biriktirdiğim, avaz bağıracağım...

Şehrimdeki gri’liği kapatsın kahve gözlerin, unuttursun bütün hüzünlerini kentimin.
Yine beterim yine kötüyüm bugün..Vuslatı yakın eden kuşlarda terk-i diyar ediyor. Gün güne hasret ekliyor...

Sabır kuyularının dibindeyim, çaresiz gelmeni ve dünyamı aydınlatmanı bekliyorum.

Gözlerin yollarımda biliyorum. Ama sen aldırma yüreğimde biriken senli cümlelerin tenhalığına..
Dedim ya biriktiriyorum suskunluklarımı sandığımda.

Diyemediklerim ol benim, hiç söylemediklerimde kaybolsun Samanyolu gözlerin. $ehr-i perişan buralar.
Kus uçmaz kervan geçmez derler ya, öyle bir yerdeyim sanki avare olmuşum ben benden bihaber.

Hasretin gibi çarpıyorum kapıları,
Bazen duracak zannediyorum geveze kalbimi, boynu bükük gediyor saatlerim. Gecenin en koyu demi kahve gözlerin..

Bir cümlelik yerim var mi yüreğinde sakladığın?
Ne olur diyorum ne olur gel, gel gülmeye hasret yüzümü güldür. Al sensizliğimi bana benliğimi, seni ver.
istersen bakma yüzüme, konuşma istersen tek bir kelime bile ama yeter ki gel...

Hangi hayalin pesinden koşacak yoksa yüreğim? Ya gelmezsen, bilir misin ne olacak benim halim?
Günışığına hasret gece gibi gülsüzüne hasret bırakma beni...
Yüreğimden tuza bandırılmış acılarımı sensizliğe salıyorum.
Usul usul sana geliyorum, gece yarısı arala perdeni sevdiğim...

Yüklemim ben, öznesiz olamam,
sesini duymadan bir an yapamam.
Kimse kurtarmasın beni sensizlikten
sen yokken eksiliyorum cümlelerimden.
Alışamasam da yokluğuna
Yasamayı da, sevmeyi de bilirim seni, sensiz her anımda.

Hiçbir kalıba sığdıramıyorum senli mutluluklarımı.
Hani zaman geçse derdik ya bir yanımız eksikken,
gecmesin simdi! Kovalamasın birbirini akreple yelkovan...
Vuslatla kelepçeledim bileklerimi, kimse koparamayacak zincirlerimi...

alıntı





helalin var mükemmel bir yazı dizisi bir an için dedimki hep yazmak istediklerimi yazmışlar

ya bu yazının yazarı içimden geçenleri kagıda dökmüş

TEŞEKKÜRLER   HACER


<a href="http://s4.directupload.net/images/091009/muw6lei7.swf" target="_blank" class="new_win">http://s4.directupload.net/images/091009/muw6lei7.swf</a>


Çevrimdışı hacerül esvet

  • hacerülesvet
  • Bağımlı Üye
  • ******
  • İleti: 710
  • Rep +13/-5
  • Cinsiyet: Bayan
  • Bin defa mazlum olsan da bir defa zalim olma.
Ynt: hacerül esvet
« Yanıtla #25 : 18 Ekim 2009, 09:25:50 »

 
Seni Yağmurdan Sonra Seveceğim...

Şimdi git..
Say ki, seninle içinden sevda geçen bir türkü söylemedik.. Say ki, Gece mektuplarını, en güzel aşk şiirlerini beraber ezberlemedik..
Say ki, sevda trenini kaçırdığım durakta bir süre beraber Beklemedik..
Sen git..
Ben gelemem bu yürekle..
Ya da kal..
Eylül yağmurlarını bekle..

Seni yağmurdan sonra seveceğim..
Saçlarıma ak düşmemiş halimle..
Sen yaşlardayken..
Onsekizimde, yirmimde..
Seni yağmurdan sonra seveceğim..
Kaldırımların ıslak ve temiz haliyle..
Yaşlı yüzüm delikanlı yüreğimle..
Seni yağmurdan sonra seveceğim..
Aşksız geçen onca yılı yakacağım..
Sevda alevinde kendi ellerimle...

Şimdi git..
Say ki, seninle sahildeki çardakta hiç dondurma yemedik..
Say ki, oturup konuştuğun yaşlı ve yabancı bir adamdı..
Ve sevdadan hiç söz etmedik..
Say ki, hiç gülmedik..
Aynı şeyleri sevmedik..
Ve yağmurdan sonra beraber yürümedik..
Seni yağmurdan sonra seveceğim..
Kimse bilmeyecek, herkesten gizleyeceğim..
Yağmurdan sonraki toprak kokusu olacak havada..
Seninle gökkuşağının altından geçeceğim..
Seni yağmurdan sonra seveceğim..
Ve seni sevdiğimi kimseye söylemeyeceğim..
Belki bu dünya gözüyle gördüğüm son yağmur olacak..
Islak kaldırımlarda sırılsıklam yürüyeceğim..
Ben seni yağmurdan sonra seveceğim..
Ve bir gün ölürsem yeşil gözlerinde öleceğim.....
 


Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: hacerül esvet
« Yanıtla #26 : 18 Ekim 2009, 09:39:54 »


Aşk bazen bir kozanın içindeki kelebektir. Büyük bir çabayla örülen en
sağlam iptir ipek. Yüz böcek bir mendil eder. Ya ipekböceğisindir, bir
mendil olma yolunda, ya da kelebek. Bu çoğu zaman senin tercihin
değildir. En sancılı dönem kozayı yırtıp çıkma zamanıdır. Bir günlük
ömrün olacağını bilerek kelebek olmaya değer mi, bilinmez. Doğruyu,
dürüstü, yaşamı, böceği, çiçeği seviyorsan kelebek tir aşk. Her kanat
çırpışında başka dünyalar tanır, başka ufuklara bakarsın. Kendi iç
dünyana yaptığın yolculuklarda isen arzı dolaşırsın. Hem nazenin, hem
sanıldığından daha kuvvetli olmaya başlarsın. Aldığın darbeler, ne kadar
acı olursa olsun, seni farkında olmadan güçlendirir.
Başarının yolu elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmaktan geçer.
Bilinen ve bilinmeyen dünyalar keşif gezilerinden geçer. Bazen okumak
paragraf değildir. Masum bir çocuğun iri gözleri, yaşlı bir kadının
titreyen parmaklarından çıkan kıvılcımda alt yazı gibi görmek
istediğimiz her yerden okunur. Tıpkı sevdiğiniz bir dostunuzun parlayan
gözlerindeki ışıltıların yansımasını gördüğünüz gibi. Hani şair der ya,
kara gözlerinde yeşil hareler. Yeşil başka yeşildir parlayan siyah gözlerin
ötesinde. Mutluluk, heyecan okunur.
Bir kiraz ağacı gibi gençlik gitmeden sessizlikte anlatılanları görmeli.
Meyvesi geçse de mevsimin, her kışın baharı tekrar dönecektir. İçi genç
ve yaşam dolu kalanlar, her mevsim meyve verir dallarına. Yeşilin içinde
ateş kırmızısı! Yeter ki umut kesilmesin dallarından




Mükemmel canım ..harika sözler yüregine saglık
.




Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı hacerül esvet

  • hacerülesvet
  • Bağımlı Üye
  • ******
  • İleti: 710
  • Rep +13/-5
  • Cinsiyet: Bayan
  • Bin defa mazlum olsan da bir defa zalim olma.
Ynt: hacerül esvet
« Yanıtla #27 : 02 Kasım 2009, 13:36:36 »


allı turnam bizim ele varırsan,
şeker söyle kaymak söyle bal söyle...

turnalar vurmalı seni
ta yüreğinden ki,
o zaman anlarsın belki
kendi çölümdeki beni.

asi rüzgarlara kapılıp giden
amansız bir süvari gibi
karanlığın bağrına giren
bir şahap gibi
bir yıldız kayması gibi

turnalara özenmeli sevda,
süveyda-yı kalb içre
sözlükler kıskanmalı seni
adın adımın ilk harfi iken

kurnalarda gizil bir yaşama
dönüşmeli mısralar

ey delişmen nehirler
ey coşkunluğun zirvesindeki
çavlanlar
ey sebebim gizemim
gizil bir suçlara dönmeli
şimdi ismim
ey çerağ.
ey nehri ışıtan mum alevi

susmalı zaman artık,
zira söz ondan açılmışken
sebebim,gizemimsin derken
kendi  turnalarımdan kaçarken
ölümcül bir şeydi bu
ak-deniz düşleri...

adın adım içre gizlenmiş.
ismin ismimin başlangıcında yar...
içkin bir coşkunluktayken ırmaklar
sen bende durulmalıydın
ama
zaman çabuk tükendi alıntı


prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: hacerül esvet
« Yanıtla #28 : 02 Kasım 2009, 15:50:58 »
BİR ADIN KALMALI

bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet

sen say ki
ben hiç ağlamadım
hiç ateşe tutmadım yüreğimi
geceleri, koynuma almadım ihaneti
ve say ki
bütün şiirler gözlerini
bütün şarkılar saçlarını söylemedi
hele nihavent
hele buselik hiç geçmedi fikrimden
ve hiç gitmedi
bir topak kan gibi adın
içimin nehirlerinden
evet yangın
evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
evet kaybetmenin o zehirli buğusu
evet nisyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
bu sevda biraz nadan
biraz da hıçkırık tadı
pencere önü menekşelerinde her akşam

dağlar sonra oynadı yerinden
ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
sen say ki
yerin dibine geçti
geçmeyesi sevdam
ve ben seni sevdiğim zaman
bu şehre yağmurlar yağdı
yani ben seni sevdiğim zaman
ayrılık kurşun kadar ağır
gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
yine de bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
beni affet
Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç

 Ahmet Hamdi Tanpınar


Çevrimdışı hacerül esvet

  • hacerülesvet
  • Bağımlı Üye
  • ******
  • İleti: 710
  • Rep +13/-5
  • Cinsiyet: Bayan
  • Bin defa mazlum olsan da bir defa zalim olma.
Ynt: hacerül esvet
« Yanıtla #29 : 04 Kasım 2009, 16:10:35 »


SICAK BİR MERHABA
merhaba, sıcak bir merhaba önce geciktim
uzak yollardan geldim bavulumda kanayan aşk yaraları
yol yorgunuyum da üstelik kendime gelmeye çalışıyordum
bilmeden sana geldim seni biryerlerden ısırıyor gözlerim
bu aşinalığı ruhlarımızın miras kalmış olabilirmi
ruhlar alemindeki sevişmelerden ellerini yadırgamadı ellerim
gözlerim kalbine değmiş sanki biryerlerde
ellerimle koymuş gibi buldum sıcaklığını teninin yakınlık dediysem
çözme hemen bağcıklarını yüreğinin oturup içelim önce
birbirimizi bir kahve fincanında önce bir yere yerleşmeliyim
dedim ya yol yorgunuyum
yaralarımda bavul kanamaları şimdi açılalım birbirimize
yüzme biliyorsan boğulmasın biri diğerinde
kaç kulaç attığımızı hesaplamadan bırakalım kendimizi aşk denizine
ne terazi, ne metre yaramaz burda işine bana kaç adım geldiğini saymadan
gözlerini kapatıp yürüyeceksin yüreğine yatırım yapacaksan
beni değil, kalbine kuleler dikeceksin çünkü hesap işlemez aşka
bir bedene iki can sığdırma çabası bu ben karlar altındayken sen üşüyeceksin
bir dikene bastığında benden ah işiteceksin köklerim sende filizlenecek
ben yanacağım, sen tüteceksin ne diyordun kuyumcu terazisi
metre, üç adım diyorum ki, iki okyanus gibi yürüsek birbirimize
karışsak sonra hesapsız, kitapsız matematiğe dökmeden işi
belkide bir nebze ruhları değişme kazananı kaybedeni yok
yeneni yenileni bir bir berabere kalacağız sonuçta yorma kendini
çıkacak çivisi aşkın daha çakılmadan kuyumcu terazisi, metre,
beş adım, diyorsun diyorum ki, mantığınla sevme beni
ölçülmez aşkın boyu eni, hele kantara hiç vurma kasap gibi
hiçbir çengele gelemem ben kelepçelerini çöz sevmelerinin
bir eskiciye sat terazini kuyumcu terazisi
metre, on adım diyorsun sen trende seyahatten yanasın
güzergah ve durakları belli oysa bir deli tay koşar içimde
dörnala tutuşmuşsam ellerine sevgilinin
her yanım yangın yeri cehennemine ateş olurum
cennetine mavi bir deniz uğraşma, anlayamazsın hislerimi
bir sevmelik canım kalmış zaten bırak harcama beni