Gönderen Konu: Yaz saati sağlığa zarar veriyor mu?  (Okunma sayısı 1740 defa)

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Yaz saati sağlığa zarar veriyor mu?
« : 24 Mart 2014, 09:48:10 »
Vücut saatimiz şaşmaz

Bahar gelip de saatler ileri alınınca, ne güneşin doğuşunda değişiklik oluyor ne de dünyanın dönüş hızında. Gerçekte yaptığımız, bir anlamda kendi kendimizi kandırmaktan başka bir şey değil. Kendimizi kandırsak da beynimizi ve hücrelerimizi kandıramıyoruz.
 Doğada nasıl mevsimlerle kendini gösteren yıllık bir dönem varsa, 24 satlik kendine has düzeni olan bir dönem de var. Birçok canlıda olduğu gibi insanoğlunun da vücut fonksiyonlarını gün boyunca azaltıp çoğaltan bir saati var. Bu tam anlamıyla kendi düzeni olan bir iç saat.

Hassas denge bozulur
Vücudumuzun istemsiz birçok fonksiyonu iç saatimize bağlı olarak çalışır. Bu resimde günün çeşitli saatlerinde artan veya azalan fonksiyonlardan bazıları görülüyor.

Kaynak: Smolensky ve Lambert, The Body Clock to Guide Better Health 2000



İç saatimiz başta ışık ve karanlık olmak üzere dış etkenlerden etkilenir ama onlar tarafından yönetilmez. Örneğin, İstanbul’dan kalkıp, arada 12 saatlik bir zaman farkı olan Hawai’ye gidecek olursanız vücudunuz en az 1 hafta İstanbul saatine göre davranmak isteyecektir. Saat farkının yarattığı İngilizce deyimle “jet-lag”, iç saatimizin bizim veya yeni çevrenin isteğine göre değil kendi iç düzenine göre haraket ettiğinin belirtisidir.
 Uçakla uzak bir diyara gittiğimizde vücudumuzun düzeninin altüst olduğunu kolayca hissederiz.
 Aradaki fark bir saat ise, pek bir şey hissetmeyiz. Biz hissetmesek de vücudumuz hassas dengesinin bozulduğu için rahatsız olur. Yaz saati uygulamasında olduğu gibi kısa süreli zaman farklarının yarattığı rahatsızlıkları tek tek kişilerde fark etmek zordur.
 Bir saatlik zaman farkının etkilerinin anlaşılabilmesi için geniş topluluklar üstünde yapılan araştırmalara bakmak gerekir.

Tehlikeli pazartesi
 Uykusuzluğun birçok olumsuz etkisinin yanı sıra kalbimizi de yorduğunu biliyoruz. Vücudun ahenginin bozulmasının yarattığı zincirleme değişiklikler kendini yaz saati uygulamasından sonra da gösteriyor.
İsveç’de kalp krizi geçiren tüm hastaların kaydedildiği veri tabanı kullanılarak yapılan ve 2012 yılında ‘Sleep Medicine’ adlı bilimsel dergide yayınlanan araştırmadan saatler ileri alındıktan sonraki 1 hafta içinde kalp krizlerinde yüzde 4’lük bir artış olduğunu öğreniyoruz.
 Bir saatlik uykusuzluğun kalp krizlerini neden artırdığı tam olarak bilinmiyor. Uyku düzeni bozulan vücudun bunu bir stres olarak algılayıp, sinir sistemi ve salgıladığı hormonlar yoluyla stresle baş etmeye çalışırken kendi kendine zarar verdiği düşünülüyor.

24 saatlik ahenk

Gözümüze giren ışık sadece görmemizi sağlamaz, beynimize ışık olup olmadığını bildirir. Beynin ortasındaki ‘hipotalamus’ adlı bölgeye gelen ışık veya karanlık bilgisi iç saatin hassas ayarı için gereklidir. ‘Hipotalamus’ ışık bilgisini ‘epifiz’ ya da ‘pineal’ bezi denilen mercimek kadar küçük bir organa yollar. Işık kesilince ‘epifiz melatonin’ adlı bir madde salgılar. Gün batımında kana vermeye başlayıp, gün ağarınca salınımı çok azalan bu hormonla vücudun 24 saat boyunca değişen ahengi sağlanır. Ayrıca vücuttaki birçok hücrenin kendi iç saatleri vardır.

Kazalar artıyor



ABD’de 21 yıl içinde olan ölümlü trafik kazalarını inceleyen bilim insanları, yaz saati uygulamasına geçilen haftanın ilk günü, pazartesi, ölümlerde yüzde 6 artış olduğunu saptadı.

Uykusuz araba kullanmanın alkollüyken direksiyon başına geçmek kadar tehlikeli olduğunu gösteren birçok araştırma var. Yaz saatine geçtikten sonra gece biraz daha geç yatıp, sabah eskiden alıştığımız zamanda kalktığımız için az da olsa uykusuz kalırız. Saatler ileri alındıktan sonraki bir kaç gün içinde uykulu araba kullanan şoförlerin daha sık trafik kazası yaptığını kanıtlayan birçok araştırma var.
 1975- 1995 yıllarında ABD’deki tüm trafik kazaları göz önüne alınarak yapılan bir araştırmada saatlerin ileri alındığı pazar gününü izleyen pazartesi günü kazalarda bir artış olduğu, bir hafta sonra kaza sıklığındaki artışın kaybolduğu saptandı. Öyle anlaşılıyor ki, iç saatimiz değişen dış çevreye uyum sağlayıncaya kadar geçen sürede trafik canavarı her zamankinden daha azgın oluyor.

Uykusuzluk ve dikkatsizlik
İşyeri kazaları her gün birçok insanı en verimli çağında çalışma hayatından çekip alıyor. Uykusuzluğun yol açtığı dikkatsizlik bu kazaların en önemli nedenlerinden biri. Bu konuda yapılan çalışmalar yaz saatine geçilen hafta sonunu izleyen pazartesi günü iş yeri kazalarının hem sayı hem de ciddiyet açısından artığını ortaya koyuyor. Uykusuzluğun dikkat ve konsantrasyon üstüne olumsuz etkileri olduğunu bilmek için araştirma yapmaya gerek yok. İş kazalarından korunmak için uykusuz kalmamak gerek.


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.