Gönderen Konu: Bir hadis, dört ikaz!  (Okunma sayısı 2162 defa)

Çevrimdışı mrkydr

  • Administrator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Bir hadis, dört ikaz!
« : 24 Eylül 2014, 17:34:52 »

Bir hadis, dört ikaz
EMEL TEMİZAY
24 Eylül 2014, Çarşamba
İnsanın kendisini manevi olarak geliştirmesi için Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), hem maneviyatımızın gelişmesi hem de tabiatımızda saflık meydana gelmesi için çok güzel reçeteler sunuyor. Efendimiz (sas) bizlere dört ikazda bulunuyor.


Ümmetim hakkında en çok korktuğum zaaflar: Göbek bağlamak, çok uyku, tembellik ve yakîn (iman) azlığı.”  Her bir sözü en değerli rehberimiz olan Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bu hadisinde ümmetinin hem dünyasını hem de ukbasını yakından ilgilendiren hususlara dikkat çekiyor. Dünyevi ve uhrevi başarılara vesile olan veya kayıplara yol açan gerçekleri sunarken, bu zaafların çarelerini de gösteriyor bize. Hadisi şerifteki sıralama belki hemen farkına varamayacağımız derin anlamlar içeriyor esasında. Fazla yeme ve içme çok uyumayı netice veriyor, ardından tembellik oluşuyor. İlahiyatçı yazar Mehmet Yavuz Şeker yakin azlığının son sırada yer almasını ilk önceki üç problemin gelip dayanacağı yer olması olarak açıklıyor. İlk ikaz olan göbek bağlama dünyevi-uhrevi bütün hayatı tehdit eden, maddi manevi birçok hastalığı beraberinde getiren ve günümüz insanını pek yakından ilgilendiren bir husus. İkinci ikaz olan uyku, normalden fazla olması durumunda mümini dünya ve ukba hedeflerine ulaşmaktan alıkoyan büyük bir engel haline gelebilmekte. Peygamberimiz’in dahi kendisinden Allah’a sığındığı tembellik ise uykunun yaptığı tahripten daha fazlasını yapan, çok zararlı bir alışkanlık, kötü bir huy. Hakkında korkulup endişe duyulan yakin azlığı konusuna ise Efendimiz ifadelerinin en sonunda yer vermiş. Onun tehlikesine ayrı bir vurguda bulunmuş. Yakin, şeksiz şüphesiz kesin bilgi, kuvvetli iman gibi manalara gelirken, yakin azlığı ise pratik hayata dünyevileşme, ibadetlerde gevşeklik, ölüm ve ötesini umursamama gibi tezahürlerle yansımakta. Tüm bu zaaflardan uzak durmak için farkına varmak önemli. Farkına varmanın yolu ise belki de  İslam’ın bu meselelerde bize getirdiği emir ve yasakları bilmekten, iki Cihan Serveri’nin yaşantısından örnekleri hakkıyla idrak edebilmektensgeçiyor...



Ölçü: Acıkmadan yemek, doymadan da yemeği bitirmek

İnsanın hem ruhen hem de bedenen sağlıklı olması açısından az yemesi çok önemli. İlahiyatçı yazar Mehmet Yavuz Şeker’e göre kişinin davranışlarını özellikle kontrol altına alabilmesi için öncelikle yemesine dikkat etmesi gerekiyor. ‘Şu çenemi bir türlü durduramıyorum’ diyorsa bir insan yemesine dikkat etmeli. Birilerine el hareketleri, garip şakalar yapıyorsa bu insanın ilk önce yeme içmesini dengelemesi lazım. Bunun yanı sıra Şeker, çok yemenin kişide çok uyku yapacağı, bir mevzuyu anlama adına konsantrasyonun azalacağı, kendisine ait davranışlarını kontrol altına almasının güçleşeceği üzerinde duruyor. Çok yemenin israf kelimesini karşımıza çıkardığına işaret eden Şeker, “‘Bu vücut benim, istediğimi yaparım’ diye bir şey yok, emaneten verilmiş. O yüzden onu korumamız gerekiyor. Çok yiyince hastalıklara davetiye çıkarmış oluyoruz.” diyor. İmam Gazali ise yemekle ilgili şu ölçüyü gösteriyor: ‘Öyle bir yemeli ki insan ne açlığını hissetmeli ne de tokluğunu.’



Çok uyumak tembelliğe kapı açıyor

Sabah ezanına eklenen ‘Esselatu hayrun minennar- Namaz uykudan hayırlıdır’ cümlesine dikkat çeken Mehmet Yavuz Şeker, fazla uykunun tembelliğe kapı araladığını ifade ediyor.  Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) uykusu hakkında ise şu bilgileri veriyor: “Peygamber Efendimiz’in uykusunun az olduğunu görüyoruz. O’nun gözleri uyur, kalbi uyumazdı. Sabah namazından sonra uyuduğuna dair bir rivayet yok. Teheccüde kalkan Peygamberimiz teheccütle sabah namazı arası istirahat edermiş. Sonra Hazreti Bilal’in (radiyallahu anh) sesini duyunca çok neşeyle mescide gidermiş. Güneş tepeye geldiğinde insanlar evine çekilir sonra bir iki saat istirahat ederlermiş. Bu durum Peygamberimiz’in hayatında da bariz.”



Dinimiz, çalışmayı ibadet kabul ediyor

Bir şeyi yapabilme gücü kuvveti varken onu yapmama tembellik olarak ifade ediliyor. Dinimiz ise bilakis çalışmayı ibadet olarak kabul ediyor. Peygamber Efendimiz’in, dualarında tembellikten Allah’a sığındığını görüyoruz. Tembel bir insanın ibadetlerini hakkıyla yerine getiremeyeceğini aktaran ilahiyatçı yazar Şeker, 24 saatten ibaret olan gün içerisinde nelerin yapılması gerektiğinin tespit edilmesi önerisinde bulunuyor. İnsanı tembellikten kurtaracak en önemli şey hedefli yaşamak ona göre. Çalışmayı ibadet kabul eden, iki günü birbirine eşit geçirmeyi kayıp telakki eden bir dinin mensupları olarak tembellikle hiçbir alaka ve bağımız olmamalı. Bizi tembellikten kurtaracak ibadetlere yönelmeliyiz.



Yakini elde etmek için ibadet ve tefekkür gerekli

Yakin, inançta sağlamlık aksine ihtimal vermeyecek kadar kesin itikat sahibi olmak manalarına geliyor. Yakini elde etme yolları ise tefekkür, ibadet, mükaşefe, müşahede ve  ilimden oluşuyor. İslam’ın ruhi hayatına uyanmak isteyenlere tavsiye edilen hususların en mühimlerinden biri tefekkür. ‘Sistemli ve disiplinli düşünme’ şeklinde tanımlanan tefekkür, Allah Teala’nın bütün kainata serpiştirdiği isimleri görmek, onlar ile verilen mesajları almaktır. Yakini elde etmenin bir diğer yolu olan ibadetler, kalbi besleyen gıda gibidir. Beslenmesini kâmilen yerine getiren kalp ötelere daha açık hale gelir ve iman yönüyle ziyadeleşir. Keşif kelimesinden gelen mükâşefe ise Allah Teâla’nın isim ve sıfatlarının duyulup sezilmesi ve bilinmesinden hâsıl olan bir ruh halidir. Bir şeyi temaşa etme ve gözleme manalarına gelen müşahede, Allah’ı isim ve sıfatlarının da ötesinde fiilleri ve icraatıyla kalp gözüyle görme demektir. Müminin yakinini takviye adına bahis mevzuu edeceğimiz son husus ilimdir. İnsanın kendisini manen geliştirebilmesi ve Hak karşısındaki derecesini koruyabilmesi için o, bilgi yönüyle sürekli takviyeye muhtaçtır. Bu nedenle müminin haftalık düzenli olarak katıldığı sohbetleri ve ilim meclisleri olmalı.

e.temizay@zaman.com.tr