Çay Saati > Köşe Yazarları

Kimse var ve hep olacak!

(1/1)

mrkydr:

Fıkradaki şoför gibiler ne yazık ki! Ezmeye niyetlendikleri insan, hangi yana kaçarsa kaçsın, direksiyonu üzerine kırıp, önlerine çıkanı ezip geçmeyi göze almışlar adeta.

Sayın sözcünün lafa kırk düğüm ve tur attırmasından belliydi niyet. Ellerindeki gücü ezmeye, yok etmeye ve sindirmeye çekinmeden harcayanların son icraatı sadece yürek yaralayıcı ve tarihe eşsiz insafsızlıklardan biri olarak geçmeyecek. İç acıtan her tabloda akıttıkları gözyaşlarının ne mene bir sentetiklik taşıdığını da kayıt altına alınmış olacak maalesef.

Demek ki neymiş?

Sayın hükümet sözcüsü ‘Bakanlar Kurulu’nda görüşülmedi’ derken aslında siyasetin hakikati eğip bükmesinin son örneklerinden birini sergiliyormuş.

Demek ki neymiş?

Sayın iktidar sahipleri, “Dün yardım toplama izni verdim, bugün canım istedi alıyorum” diyebiliyormuş!

Demek ki neymiş?

Bir kişiyi ya da toplumun bir kesimini ezmek adına, değil koca kamyonlarla pazara dalmak, Afrika’dan Filistin’e, Uzakdoğu’dan ülkenin en mağdur coğrafyasına kadar her yeri dümdüz edebiliyormuş!

Başta bu karara imza atanlar olmak üzere, bu ülkede yaşayan herkes çok iyi biliyor ki, bu yüz karası ve insafsız karar intikam hisleriyle alınmış bir vicdansızlıktan başka bir şey değil.

Zulüm hanesine atılan bir çentik daha, birilerinin nefret ve öfkesini dindirmeye yeter mi bilemiyorum ama açların, ihtiyaç sahiplerinin, sahipsizlerin vebalini alabilecek kadar kin ve nefretin şehvetine teslim olanların tarih önünde düştükleri durum da bellidir.

Meselenin bir de başka boyutu var sevgili okur.

Dershane kapatarak, okullardan yol geçirip, otobüs hatlarını iptal ederek, yurtlara kilit vurarak, bankaları batırmaya çalışarak, hayır derneklerini engelleyerek, kitap basımının önüne geçerek kendiniz gibi düşünmeyenlerin sayısını azaltabileceğinizi düşünmek büyük yanılgı. Bu insanlar inandıkları, gönül verdikleri, kendilerini adadıkları bu hizmetlerden vazgeçmezler. Dahası, kimsenin buhar olacak durumu da yok. Yani yine varlar ve oradalar…

Artık dizginlenemez öfke, bitmeyen nefret ve hiçbir örtünün setredemediği düşmanlık ile ancak bu hizmetlerden istifade edenlerin hakkına girmiş olunur. Nereden baksanız ağır bir vebal…

Kimse Yok mu’yu engelleyenler zannediyorlar ki, Anadolu insanının hamiyet hissini böyle hakkaniyetsiz, insafsızca, hukuksuzca uygulamalarla yok edebilecekler.

Evet, sizin hayır ve hayırsever anlayışınız farklı olabilir ancak bu kin ve öfkenize teslim olup başka hayırseverlerin hayır yapmasına engel oluyorsa, çok ciddi bir durum var demektir. Birilerinin sözlüğünüzde ‘hamiyet’ bir şarkıcı ismi olabilir ama başkaları için öyle değil, bunu en iyi de bu karara imza atanlar biliyor.

Her fırsatta, her platformda, bugün yardım gitmesine engel oldukları bölge ve insanları anlatıp merhamet dileyenlerin samimiyetsizliğini gösterir. Üstelik zarar verdiklerini düşündükleri insanlara vermiyorlar gerçek zararı. Onlar yine oradalar ve bir yol tıkandığında başka bir yol bularak yapacaklardır iyiliklerini.

Dediğim gibi; tabela indirerek, ortasından yol geçirerek, kapısına kilit vurarak bu insanları yok etmek mümkün değil. Kimse buhar olmadı ve olmayacak.

Ertuğrul Düzdağ üstadımızdan okumuştum. Merhum Mehmet Akif’ten naklediyor: “İyilerin tembelliği, kötülerin faaliyetidir. İngilizlerin dünyaya hâkim olmalarının sebebi, fenalar fenalık yapınca, iyiler derhal önüne geçerler, bir kenara çekilip yan gelmezler. Ah biz Şarklılara vazife hissini ihsas edecek bir aşı keşf olunsa! Nereye gittim ise insanlarında vazife duygusunu göremedim. Bu şuurun uyandığı gün, Şark yakasını kurtarmış demektir.”

Yüreğinde samimi hamiyetperverlik hissiyatından başka bir şey olmayanlar hep oldu ve olacak. Ülkenin içine düştüğü geçici sessizlik ve tepkisizlik kuyusu kimseyi aldatmasın.

Kimse var ve hep olacak anlayacağınız. Kimse kusura bakmasın!

http://www.zaman.com.tr/mahmut-nedim-hazar/kimse-var-ve-hep-olacak_2248268.html

Navigasyon

[0] Mesajlar

Tam sürüme git