Gönderen Konu: ASURA GÜNÜ BUGÜN  (Okunma sayısı 5675 defa)

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
ASURA GÜNÜ BUGÜN
« : 02 Aralık 2010, 13:18:50 »
16 ARALIK 2010 PERŞEMBE GÜNÜDÜR ASURA GÜNÜDÜR.

 kirmizigulvx6  kirmizigulvx6

Muharremin 9.ve 10. geceleri
Muharem ayının dokuzuncu ve onuncu geceleri teheccüd namazı kılmalıdır.
Yine 9. ve 10. geceleri teheccüd vaktinde rıza-i ilahi için 4 rek’at namaz kılınır.Her rek’atde fatiha-i şerifeden sonra 50 şer ihlası şerif okunur.
Muharrem ayı içerisinde mümkün olduğu kadar çok istağfar etmelidir.

Aşure günü neler yapılır

*O gün eve ufak tefek erzak alınırsabir sene boyunca evde bereket olur
*En az on müslümana birer selam veya bir müslümana
on selam verilir,fakir fukara sevindirilir
*Gusledenler bir sene ufak tefek hastalık görmezler
* On defa şu dua okunur: Sübhanellahi mil-el-mizan
ve müntehe-l-ilmi vemebleğa-r rıza ve zinete-l-arş
*Yine aşure gününe mahsus olmak üzere kuşluk vaktinde
2 rekat namaz kılınır.her rek’atte 1 fatiha 50 ihlas okunur.
Namazdan sonra da 100 defa şu salavatı şerife okunur:
Allahumme salli ala seyyidina muhammedin ve ala seyyidina muhammedin ve adema ve nuhin ve ibrahime ve musa ve isa vema beynehüm mine’n nebiyyine ve-l murselin.salevetullahi ve selamühü aleyhim ecmain.:
*Öğle ile ikindi arasında 4 rek’at namaz kılınır.
Ve her rek’atte1 fatiha 50 ihlası şerif okunur.
Namazdan sonra :70 istiğfar-ı şerif,70 salevat-ı şerife,70 defada
:La havle vela kuvvete illa billahıl aliyyil azim:okunur.
( Ümmeti muhammedin hidayeti ve halası için dua edilir.)


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı ases

  • Sadık Üye
  • *******
  • İleti: 1 029
  • Rep +4/-1
  • Cinsiyet: Bay
  • Sigara içen birini öpmek ; kül tablasını yalamaya
    • latif ertas.blogcu.com
Ynt: ASURA GÜNÜ GELİYOR
« Yanıtla #1 : 02 Aralık 2010, 14:03:15 »
 besmele....!!!

Sevgili Nasibim Paylaşımlarından ve Bilgilendirmelinden, dolayı Teşekkür ededrim.


Şunu ifade edeyim AŞURA yemeğini çok severim, ancak hakkıyla bu yemeği yapan olursa.


 tesekkurler tesekkurler tesekkurler tesekkurler tesekkurler

 kirmizigulvx6 kirmizigulvx6 kirmizigulvx6 kirmizigulvx6

 bayrak bayrak bayrak bayrak bayrak bayrak bayrak

TÜRK DİLİNİN BAŞKENTİNDEN SELAMLAR

[ KARAMANIN KOYUNU SONRA ÇIKAR OYUNU ]

AY_ISIGI

  • Ziyaretçi
Ynt: ASURA GÜNÜ GELİYOR
« Yanıtla #2 : 02 Aralık 2010, 23:26:31 »


Aşurede aşureymiş ha:)  mmm


Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: ASURA GÜNÜ GELİYOR
« Yanıtla #3 : 11 Aralık 2010, 18:55:12 »
 kirmizigulvx6


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı mrkydr

  • Administrator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Ynt: ASURA GÜNÜ GELİYOR
« Yanıtla #4 : 11 Aralık 2010, 19:08:38 »


Bilgin sahabilerden İbni Abbas'ın rivayet ettiği bir hadiste de ifade edildiği üzere, bir karışıklığa meydan vermemek ve Yahudilere benzememek için Aşura gününden önceki günle sonraki gün ilave edildi, böylece üç gün oruç tutmak sünnet olarak uygulanır oldu. Dolayısıyla ne Peygamberimiz, ne Sahabiler, ne mezhep imamları ve müctehidler, ne de daha sonraki İslam âlimleri Muharrem ayının ilk on günü oruç tutulması konusunda bir beyanda bulunmamışlardır. Bunun dışındaki bir uygulamanın İslam ibadet tarihinde bir yerinin ve kaynağının olmadığını söylemek gerekir.

Mehmet Paksu


Çevrimdışı mrkydr

  • Administrator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Ynt: ASURA GÜNÜ GELİYOR
« Yanıtla #5 : 12 Aralık 2010, 12:09:48 »

Bir zat Peygamberimiz Sallallâhu Aleyhi Veselleme geldi ve sordu
“Ramazan’dan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz?”

Peygamberimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem, “Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, Allah’ın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, Allah o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiş ve o günde başka bir kavmi de affedebilir” buyurdu.
(Tirmizî, Savm: 40)

 

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: ASURA GÜNÜ GELİYOR
« Yanıtla #6 : 14 Aralık 2010, 09:16:39 »
Asure Günü kim aile halkına ve yakınlarına karsı cömert davranırsa. Allah da onu bütün sene boyunca genislige kavusturur.

"Asure Günü verilen bir dîrhemlik sadakaya yediyüz bin dirhem gibi sevâb verilir."



Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: ASURA GÜNÜ GELİYOR
« Yanıtla #7 : 14 Aralık 2010, 09:33:34 »
asure günü ile beraber 9. gün veya 11. gün oruc tutulacak.
zaten maksad asure gününü tek tutmamak yahudilere benzememek için yani 9-10
veya 10-11 veya 9-10-11 gibi tutulabilir...


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: ASURA GÜNÜ GELİYOR
« Yanıtla #8 : 14 Aralık 2010, 10:10:08 »
Aşure günü oruç tutanın, bir yıllık günahları affolur. (Hadis-i Şerif

 kirmizigulvx6


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: ASURA GÜNÜ GELİYOR
« Yanıtla #9 : 14 Aralık 2010, 10:20:47 »
Aşûre gününe mahsus olmak üzere kuşluk vaktinde 2 rek'at namaz kılınır.
· Her rek'atte 1 Fâtiha-i şerîfe, 50 İhlâs-ı şerîf okunur.
· Namazdan sonra 100 defa: "Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin ve Âdeme ve Nûhın ve İbrâhîme ve Mûsâ ve Îsâ ve mâ beynehüm minen-nebiyyîne vel-mürselîn. Salevâtullâhi ve selâmühû aleyhim ecmaîn"
· Öğle ile ikindi arasında 4 rek'at namaz kılınır. Beher rek'atte 1 Fâtiha-i şerîfe, 50 İhlâs-ı şerîf okunur.
· Namazdan sonra: 70 İstiğfâr-ı şerîf, 70 Salevât-ı şerîfe ve 70 defa: "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azıym" okunur.
· Ümmet-i Muhammed (s.a.v.)'in hidâyeti ve kurtuluşu için duâ edilir.
 kirmizigulvx6


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı yüreğimce

  • Eski Üye
  • ****
  • İleti: 404
  • Rep +22/-0
  • Yüreğine sor...
Ynt: ASURA GÜNÜ GELİYOR
« Yanıtla #10 : 14 Aralık 2010, 12:56:48 »
Muharrem ayının 10. günü, Aşure günüdür. Aşure günü de, tek olarak oruç tutmak mekruhtur. Bir gün öncesi veya sonrasıyla birlikte tutmalıdır. İki hadis-i şerif meali:


(Aşurenin faziletinden faydalanın! Bu mübarek günde oruç tutan, melekler, peygamberler, şehidler ve salihlerin ibadetleri kadar sevaba kavuşur.) [Şir’a]

(Aşure günü bir gün önce veya bir gün sonra da tutarak, Yahudilere muhalefet edin.) [İ. Ahmed]

Bugüne "Âşura" denmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu gününe denk geldiği içindir. Hadis kitaplarında geçtiğine göre ise, bu güne bu ismin verilmesinin hikmeti, o günde Cenâb-ı Hak on peygamberine on değişik ikram ve ihsan ettiği içindir. Bu ikramlar şöyle belirtilmektedir:

1. Allah, Hz. Musa'ya (a.s.) Âşura Gününde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür.

2. Hz. Nuh (a.s.) gemisini Cûdi Dağının üzerine Âşura Gününde demirlemiştir.

3. Hz. Yunus (a.s.) balığın karnından Âşura Günü kurtulmuştur.

4. Hz. Âdem'in (a.s.) tevbesi Âşura Günü kabul edilmiştir.

5. Hz. Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Âşura Günü çıkarılmıştır.

6. Hz. İsa (a-s.) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir.

7. Hz. Davud'un (a.s.) tevbesi o gün kabul edilmiştir.

8. Hz. İbrahim'in (a.s.) oğlu Hz. İsmail o gün doğmuştur.

9. Hz. Yakub'un (a.s.), oğlu Hz.Yusuf'un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.

10. Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.(2)

Hz. Âişe'nın belirttiğine göre, Kabe'nin örtüsü daha önceleri Âşura gününde değiştirilirdi.

İşte böylesine mânalı ve kudsî hâdiselerin yıldönümü olan bu mübarek gün ve gece, Saadet Asrından beri Müslümanlarca hep kutlana gelmiştir. Bugünlerde ibadet için daha çok zaman ayırmışlar, başka günlere nisbetle daha fazla hayır hasenatta bulunmuşlardır. Çünkü, Cenab-ı Hakkın bugünlerde yapılan ibadetleri, edilen tevbeleri kabul edeceğine dair hadisler mevcuttur.

Âşura Gününde ilk akla gelen ibadet ise, oruç tutmaktır.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: ASURA GÜNÜ GELİYOR
« Yanıtla #11 : 15 Aralık 2010, 22:22:17 »
Aşûre gününe mahsus olmak üzere kuşluk vaktinde 2 rek'at namaz kılınır.
· Her rek'atte 1 Fâtiha-i şerîfe, 50 İhlâs-ı şerîf okunur.
· Namazdan sonra 100 defa: "Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin ve Âdeme ve Nûhın ve İbrâhîme ve Mûsâ ve Îsâ ve mâ beynehüm minen-nebiyyîne vel-mürselîn. Salevâtullâhi ve selâmühû aleyhim ecmaîn"
· Öğle ile ikindi arasında 4 rek'at namaz kılınır. Beher rek'atte 1 Fâtiha-i şerîfe, 50 İhlâs-ı şerîf okunur.
· Namazdan sonra: 70 İstiğfâr-ı şerîf, 70 Salevât-ı şerîfe ve 70 defa: "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azıym" okunur.
· Ümmet-i Muhammed (s.a.v.)'in hidâyeti ve kurtuluşu için duâ edilir.
 kirmizigulvx6


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: ASURA GÜNÜ BUGÜN
« Yanıtla #12 : 16 Aralık 2010, 05:57:49 »
Asure Günü kim aile halkına ve yakınlarına karsı cömert davranırsa. Allah da onu bütün sene boyunca genislige kavusturur.

"Asure Günü verilen bir dîrhemlik sadakaya yediyüz bin dirhem gibi sevâb verilir."




Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı yüreğimce

  • Eski Üye
  • ****
  • İleti: 404
  • Rep +22/-0
  • Yüreğine sor...
Ynt: ASURA GÜNÜ BUGÜN
« Yanıtla #13 : 16 Aralık 2010, 10:01:15 »
Aşure günümüz mubarek olsun arkadaşlar, tüm İslam alemine hayırlara vesile olmasını dilerim,evimizden bereket eksik olmasın inşallah:)
Aşure günü yani bugün çekilmesi gereken tespihat aşağıdaki gibidir...
Allah kabul etsin inşallah...

70 defa:
"Sübhanallahi ve'l-hamdü lillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber ve la havle ve la kuvvete illa billahi'l-'aliyyi'l-'azim"

70 defa:
"Estağfirullah"

70 defa:salavat-ı şerife
"Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed"

1001 defa:
"Sübhanallah ve bi hamdihi sübhanallahil azim"

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: ASURA GÜNÜ BUGÜN
« Yanıtla #14 : 11 Ekim 2015, 09:53:07 »
2015 Muharrem ayı 14 Ekim 2015Çarşamba günü başlayacak.Aşure, Muharrem ayının onuncu günü..

Aşure Günü ya da Aşûra Günü, hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem ayının onuncu günüdür. İslam inancında bu günde birçok önemli olay meydana geldiğine inanılır ve bu güne kıymet atfedilir. Muharrem ayında oruç ibadeti de yapılır.

Muharrem Ayı, Aşure ve Kerbela Mesajı...(Diyanet)

Her yıl 10 Muharrem’de kalbinde iman taşıyan her mümin kardeşimizi bir hüzün ve bir keder kaplar. Zira Hicrî 61. yılın 10 Muharrem’i, Sevgili Peygamberimizin (sas) “Benim dünyadaki çiçeğim, reyhanım” dediği, “cennet gençlerinin efendisi” olarak tavsif ettiği, Hz. Aliyyü’l-Murtaza’nın, Hz. Fatımatu’z-Zehra’nın ciğerparesi, Hz. İmam Hüseyin Efendimizin ve de pek çoğu ehl-i beytten olan 70 müminin Kerbelâ’da şehadete ulaştıkları tarihtir.

Yürekleri yakan bu acı, mezhebi, meşrebi, kültürü, coğrafyası ne olursa olsun, Resûl-i Ekrem’e, ashâbına ve ehl-i beyt-i Mustafa’ya muhabbet besleyen her müminin ortak acısıdır. Bizim mersiyelerimiz, muharremiyelerimiz, münacatlarımız, niyazlarımız, kasidelerimiz, ilahilerimiz, nefeslerimiz topyekûn edebiyatımız bunun en büyük şahitleridir.

İyi bilinmelidir ki, Hz. Hüseyin’in Kûfe’ye yürüyüşü hakkı haykırmak, baskıya ve zulme direnmek, hak ve adaletin tesis edilmesi içindir. Hz. Hüseyin’in konuşmaları ve mesajları dikkatle incelendiğinde tüm kaygısının İslam’ın ahlaki evrensel ilkeleri çerçevesinde sadece Allah’ın rızasını kazanmak, kabilecilik karşısında kardeşlik bilincini oluşturmak ve Resul’ün örnekliği doğrultusunda hak ve adaleti tesis etmek olduğu görülmektedir. Hayatında en ufak bir riya, menfaat, hırs, dünyalık ve saltanat beklentisi bulunmayan Hz. Hüseyin, batıla ve zulme karşı gösterdiği tavrında doğru bir örnek olmuş ve hesabi olanla hasbi olanın farkını ortaya koyan bir duruş sergilemiştir. Hz. Hüseyin zulme, zâlime, haksızlığa, ve adaletsizliğe karşı çıkmış ve şehadetiyle zalimlere üstün gelmiştir. Kerbelâ hadisesinde Hz. Hüseyin ve arkadaşlarının uğruna can verdikleri yol, Hz. Muhammed Mustafa (sas)’nın yoludur. Kerbelâ’yı anlamak, Kerbelâ’yı yaşamak, hakka, hakikate, hürriyete ve adalete sevdalı olmak demektir. Haksızlık karşısında direnmenin adıdır Kerbelâ.

Bugün bizlere düşen Kerbelâ’yı doğru okumak ve doğru anlamaktır. Onu sadece tarihte yaşanmış bir kıssaya, bir mitolojiye, bir efsaneye dönüştürmemek; bu hadiseden dersler ve ibretler çıkarmaktır.

Kerbelâ, bize gücü elinde bulunduranların imandan, ahlâktan, faziletten ve insanlıktan uzaklaştıkları zaman güç uğruna, hiçbir değer tanımaksızın nasıl zalimleşebildiklerini göstermektedir.

Kerbela’yı anlamak Hüseyince yaşamaktır. Kerbelâ, hakkın hatırını her şeyin üzerinde tutmaktır. Yürekleri hiçbir zaman sahra-i Kerbelâ’ya dönüştürmemektir. Kerbelâ’nın acısını yüreğinde hisseden hiçbir Müslüman, Kerbelâ şehitlerine bu zulmü reva gören Yezidler gibi düşünemez, Şemirler gibi davranamaz, Zülcevşanlar gibi yaşayamaz. Hele hele Kerbela’nın kerbu belasını bugüne asla taşıyamaz. Hz. Hüseyin’in en büyük gayesinin, kendisinden sonra yeni Kerbelalar yaşanmaması olduğunu bilir. 

Kerbelâ’da bize düşen vazifelerden biri de bu acı hadise üzerinden İslam coğrafyasında bir ayrılık-gayrılık değil bir birlik-beraberlik çıkarmaktır. Bir sevgi, bir muhabbet devşirmektir. Unutulmamalıdır ki; ne Kerbela’da şehit olanlar sadece Şiîliğin temsilcisidir, ne de Kerbela faciasını yaşatan zalimler Sünnîliğin referansını temsil ederler. Zalimin de mazlumun da mezhebine ve meşrebine bakılmaz. Kerbelâ’da yaşanan acı hadise karşısında Sünnî olan da Şiî olan da aynı duyarlılığı gösterir. Bu hadise üzerinden İslam coğrafyasında ayrılık ve gayrılık var etmek, kitlesel çatışmanın referansını oluşturmak İslâmî kardeşlik ve vahdeti bozma çabalarına prim vermek olacaktır. Mümin her nerede olursa olsun zalime karşı mazlumun yanında duran vicdanlı insandır.

Ancak bugün üzülerek şahit oluyoruz ki İslam coğrafyasında son yıllarda yaşanan olaylar mezhebi, meşrebi ne olursa olsun Müslümanların Kerbelâ’yı, Hz. Hüseyin ve arkadaşlarını hala doğru okumadığını, doğru anlamadığını ortaya koyuyor. Onun içindir ki bugün gönül coğrafyamızda nice Kerbelâlar yaşanmaya devam ediyor. Kardeş kanı akmaya devam ediyor. Müslümanların izzet ve onuru tarihte hiç olmadığı şekliyle bugün bizzat birbirlerinin eliyle yok ediliyor. Savaş, terör ve zulümden dolayı milyonlarca insan yerinden, yurdundan, evinden barkından, hayatından oluyor. Çocuklar umutlarını, hayallerini, geleceklerini yitiriyor. Nice mazlum, masum, mağdur kardeşimizin hayat hakkı her gün Hüseyin Efendimiz gibi Kerbelâ çöllerinde gasp ediliyor. Bugüne kadar suçu hep başkalarında aradık, hep başkalarının sinsi emellerine atıflar yaptık. Ama artık bir kere de kendimize bakıp nerede hata yaptığımızı sorgulamak durumundayız. İnsan yetiştirme düzeneklerimizi yeniden gözden geçirmeliyiz. “Ehli kıble tekfir edilmez” düsturunu teoriden pratiğe aktararak “Müslümanım” diyen herkesi İslam dairesinde görmeli ve hiç kimsenin bir başkasını İslâm’dan çıkartma yetkisinin olmadığını hatırlamalıyız. Ve bu gidişata bir dur demeliyiz. Bunun için bugün mezhebi, meşrebi, dili, kültürü, coğrafyası ne olursa olsun dünyadaki bütün Müslümanların yeni Kerbelâlar yaşanmaması için ortak bir dil, ortak bir kültür, ortak bir düşünce, ortak bir gönül birlikteliği geliştirme mecburiyeti vardır.

Bu duygu ve düşüncelerle ümmeti olmakla şeref duyduğumuz Efendimiz Muhammed Mustafa’ya, onun âline, ashabına salat ve selam ediyor; serdarımız Hz. Aliyyü’l-Murteza’nın şahsında bütün ehl-i beyt-i Mustafa’yı, Hz. Haticetü’l-Kübra’yı, Hz. Fatımatu’z-Zehra’yı, Hz. Hasan’ı, Hz. Zeyneb’i, hassaten şehadetinin 1375. yılında seyyidü’ş-şüheda Hz. Hüseyin Efendimizi, Kerbela şehitlerini ve bugüne kadar hak, hakikat, hürriyet, adalet, ahlâk, erdem ve fazilet için, izzet ve şeref için can veren bütün şühedayı rahmet, minnet, şükran, saygı ve tazim ile yâd ediyor asırlardan beri Hz. Peygamber ve Ehl-i Beyt sevgisi etrafında kenetlenen milletimiz başta olmak üzere tüm gönül coğrafyamızın barış, huzur, güven, karşılıklı sevgi ve saygı içerisinde yaşamaya devam etmesini Cenab-ı Mevla’dan niyaz ediyorum.


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.