Gönderen Konu: Muharrem geceleri  (Okunma sayısı 2153 defa)

Çevrimdışı mrkydr

  • Administrator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Muharrem geceleri
« : 24 Ekim 2014, 16:01:46 »
Muharrem geceleri
Hüseyni bir hüzün… Yeni yıl coşkusunu kanıyla örten, canıyla giydiren, tüm renkleri siyahta silip yok eden, geceyi gözyaşıyla yıkayan buruk ama aynı anda yetkin, yetişkin bir hüzün.



Hepimizin bir Kerbelâ’sı var. Varlığın neye şahit olduğunu bilen, sanki elest bezminde ruhların “bela” dediğinden beri ahdi sürdüren bir Kerbelâ’mız var hepimizin. Katledilişimizin bir yıldönümü var.

Hicrete çıktığımızda, menzile varmadan daha, yolumuzu kesen, ahdimizi aşk şehitliğiyle perçinleyen Kerbelâ’mızın neresindeyiz bu gece… Neye evet dediğimizin hakikati, canımız karşılığında bize bağışlanacak mı şafak sökene dek?

Geceleyin Kerbelâ hüznü basıyor hicri takvimin bu ilk günlerinde sana. Dövünmek, isyan etmek değil. Seçmek kaderini, aşk şerbetini kendi kanınla hazırlayıp içmek... Zulüm karşısında sözlerin çoktan sustuğu, nefeslerin çoktan tutulduğu, umutların çoktan korkuya galip geldiği bir şahitlik devam ediyor geceleri Muharrem ayında. İçe döndürüyor sözcükleri. Siliyor geri kalan ne varsa.

Acının gece halindesin şimdi. Bu, bir tür teselli veriyor insana. Hiçbir şey bitmedi diyorsun. Ne zulüm, ne keder, ne haksızlık. Ne katliam. Ne esaret. Değiştirebilmek için değişebilirsin ama. Vazgeçebilirsin bütün benlik iddialarından. Terk edebilirsin kötülüğü süsleyen şeytanlarını, taşlayabilirsin onları.

Nefret geçip gitmiyor. İntikam duygusu bitmiyor. Üstünlük arzusu, tahakküm, iktidar bağımlılığı dinmiyor, benlik övüncü zafer sanılıyor hep. Toprak şahit, gece geri geliyor. Her yıldönümü başka bir Kerbelâ oluyor. Gece kararıyor her seferinde. Hüseyin’in vücudunda, Zeynep’in gözyaşında, toprağın bağrında diri diri tanıklık ediyor insanlığa. Hakikat katledilse de ölmüyor. Değişmiyor.

Melek, insan, cin, vahşi hayvanlar, kuşlar, akıl, nefis, unsurlar, gökler, şehit Hüseyin’in yasını tutuyorlar, Sur üfleninceye kadar yakınıp duracaklar, Fuzuli’den işittiğin gibi. İnsan yüzleri kuytuya geçmiş çoktan. Uzakta sokak lambaları. Bir yaprak serinliği bahçede. Belleğin en loş diplerine dek değiyorsun Muharrem gecelerinde. Bildiğin bütün takvim yapraklarını yırtacaksın.

Başın kesilmiş, evlatların katledilmiş, ailen esir düşmüş. Yol kesicilerle çeldiricilerle boğuşurken canını feda ediyorsun. Yeni bir yaprak, yeni bir zaman bu; hicrete çıkıyorsun. Öyle bir hicret olacak ki, Nuh aleyhisselam’la birlikte gemiden inmen için, Yunus aleyhisselam olup balığın karnından çıkman için, Musa aleyhisselam gibi Kızıldeniz’den karaya selametle erişmen için, Âdem ile Havva olup kavuşabilmen için... Geceleyin altın güneşler doğacak. Her yıldönümünde, bir daha... Bir kez daha başlaman gerekecek dünyaya. Geceye bir daha...

Yalnız olur insan geceleyin. Derinlere düşer döne döne. Kıvrılır, sığınır, bazen de köşesinde inim inim inler. Kimsenin tanık olmadığı bir güzelliğe bürünmüştür. Başka türlü sever, başka türlü ağlar geceleyin. Dünyanın öncesine, sonrasına yaklaşır gibi olursun. Yaşamdan öncesine, ölümden sonrasına...

Çadırını Kerbelâ’da kurarsın bu ay, geceleri. Düşman sarmıştır etrafını. Tanıdıklarını tanımaz olursun. Sevdiklerinin ihanetini kabullenmek zordur. Ama geri dönmezsin. Beklersin. Karanlığın tüm farkları ortadan kaldırdığı, dünyayı iç dünyalara çevirdiği, gizleri sakladığı, örttüğü o en sadık anda, uykusunu ayık olarak uyuyabilir bazen insan. Rüyası gerçeğiyle yer değiştirebilir. Tabir edilecek olan gecenin içinden geçenlerdir artık.

Kerbelâ’nın pıhtılaşmayan yası, içerilerden içerilere akıtılan gözyaşı geceyi geçmişe bağlar, uzatır. Gecenin her şeydeki bitmeyişle, her şeydeki tamamlanmamışla, devam edenle bağı vardır. Şimdi uzuyor biraz daha. Dakikalarla yakalıyorsun onu. Gündüzün karanlığında gecenin aydınlığını özlüyorsun. Alametlerin en güzeli gündüzün geceye dönüşmesi gibi geliyor. Allah’ın ayeti gece; açılıyor bu ay. Şehit Hüseyin’den tüm varlıklara yayılıyor Kerbelâ’nın şahitliği...

Karanlığın sessizliği, senin iç çekişlerini barındırıyor. Hüznün kemale eriyor geceleri. Mersiyeler, ağıtlar, inlemeler içe dönüyor. İçinde başka vakitler açılıyor gecenin. Başka başlangıçlar. Ah Kerbelâ! An duruyor, an devam ediyor, an devran ediyor. Her şey kurban oluyor. Seven her şey canını veriyor. Şahit oluyor. Kâinata bırakacağın tek nefesle diriliyor an. Sana senden ikram oluyor.


http://www.zaman.com.tr/leyla-ipekci/muharrem-geceleri_2168136.html

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 136
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Muharrem geceleri
« Yanıtla #1 : 02 Ekim 2016, 08:19:40 »
Muharrem Ayının İlk Günü Nasıl Karşılanmalı?
Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselam, miladi 571’de 20 Nisana rastlayan, Rebiul-evvel ayının on ikinci Pazartesi sabahı, Mekke’de doğdu. 622’de Mekke’den Medine’ye hicret etti. 20 Eylül Pazartesi günü,Medine’nin Kuba köyüne geldi. Bu tarih Müslümanların Şemsi yılbaşı oldu. O yılın Muharrem ayının birinci günü de, hicri [kameri] yılbaşı oldu. Muharrem ayının birinci gecesi Müslümanların kameri yılbaşı gecesidir. Bu geceyi ihya etmeli ve saygı göstermeli. Saygı göstermek, günah işlememekle olur. Zilhiccenin son günü ve Muharremin birinci günü oruç tutan, o yılın tamamını oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur. Bir hadis-i şerifte, (Ramazandan sonra en faziletli oruç, Muharrem ayında tutulan oruçtur) buyuruldu.
Muharrem ayı nasıl değerlendirilmelidir?
Muharrem orucunun önemi?
Muharrem ayının birinden onuna kadar 10 gün oruç tutmak ve 10’uncu gün aşûre pişirmek fazîletli ibâdetlerdendir. Bunu yerine getirenlerin Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (radıy’allâhu anhümâ) Efendilerimiz’le cennete girecekleri ümit edilir.
Bu 10 günlük orucu tutamayanlar, mümkünse 8, 9 ve 10’uncu günleri oruç tutmalıdırlar.
Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz 9’uncu günü seferde bulunuyorlardı. O bakımdan yalnız 10’uncu günü oruç tutmuşlar ve “sağ olursak gelecek sene 9’uncu günü de tutarız” buyurmuşlardır.
Muharrem’in 9 ve 10’uncu geceleri birer tesbih namazı kılmalıdır. Yine 9 ve 10’uncu geceleri teheccüd vaktinde rızâ-i ilâhî için 4 rek’at namaz kılınır. Her rek’atte 50’şer İhlâs-ı şerîf okunur.
Muharrem ayı faziletleri nelerdir?
Asr-ı saadet döneminde sahabeden biri Peygamberimiz’in (sas) yanına gelir ve “Ramazan’dan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz?” diye sorar. Peygamberimiz, “Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, Allah’ın ayıdır. Bu ayın onuncu gününde tutulan orucun Allah katında, o günden önceki bir senenin günahlarına kefaret olacağını kuvvetle ümit ediyorum.” cevabını verir.
Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:

(Ayların efendisi Muharrem, günlerin efendisi Cuma’dır.) [Deylemi]
(Ramazandan sonra en faziletli oruç, Allahü teâlânın ayı Muharrem ayında tutulan oruçtur. Farzlardan sonra en faziletli namaz, gece namazıdır.) [Müslim, İbni Mace, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai] Bu hadisin açıklamasını İmam-ı Gazali şöyle yapıyor: “Muharrem ayı hicri senenin başlangıcı. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayandırmak ne güzel olur. Bereketinin devamı daha fazla ümit edilir.”
(Nafile oruç tutacaksan, Muharrem ayında tut! Çünkü o, Allahü teâlânın ayıdır. O ayda bir gün vardır ki, O günde Allahü teâlâ geçmiş kavimlerden birinin tevbesini kabul etti. Yine o gün, tevbe edenlerin günahlarını da affeder.) [Tirmizi]
Muharrem ayı ve aşure günü, Hıristiyan ve Yahudiler tarafından da kutsal sayılırdı. Nitekim Peygamberimiz Medine’ye hicret ettikten sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi. Bunun ne orucu olduğunu sordu. Yahudiler, “Bugün Allah’ın Musa’yı düşmanlarından kurtardığı, Firavun’u boğdurduğu gün. Hz. Musa, şükür olarak bugün oruç tutmuştur.” dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz de, “Biz, Musa’nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz.” buyurdu. O gün oruç tuttu ve tutulmasını da emretti. Ancak ertesi sene Ramazan orucu farz kılınınca isteyenlerin tutmasını söyledi. Peygamberimiz (sas), bu günle ilgili olarak, “Zilhiccenin son günü ve Muharrem’in birinci günü oruç tutan, o yılın tamamında oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur.” buyuruyor.
Aşure Günü faziletleri
Aşure Günü neler yapılır
Muharrem’in 10’uncu günü Aşûre günüdür, 2016 senesi için Miladi Takvimde 11 Ekim 2016 Salı gününe tekabül eder. Aşûre gününde çok büyük ve mühim hâdiseler meydana gelmiştir.
Aşure günü meydana gelen hadiseler nelerdir?
Fakîh Ebu’l-Leys Semerkandî Hazretleri’nin beyânına göre Aşûre günü meydana gelen hâdiselerden bazıları şunlardır:
Yerlerin ve göklerin yaratılması,
Hz. Âdem (a.s.)’in tevbesinin kabul edilmesi,
Hz. Musa (a.s.)’nın Firavn’ın şerrinden kurtulması ve Firavn’ın helak olması,
Hz. İbrahim (a.s.)’in dünyaya gelmesi ve ateşten kurtulması,
Hz. Eyyûb (a.s.)’un hastalıktan şifâ bulması,
Hz. Yûnus (a.s.)’un balığın karnından kurtulması,
Hz. Süleyman (a.s.)’a saltanat verilmesi,
Hz. Nuh (a.s.)’un gemisinin karaya oturması,
Hz. Hüseyin (r.a.)’in şehid edilmesi ve
Kıyâmetin kopması da Aşûre günü olacaktır.
Aşûre Günü ne yapılır?
a – O gün, eve ufak-tefek erzak alınırsa, bir sene boyunca evde bereket olur.
b – En az 10 müslümana birer selâm veya bir müslümana 10 selâm verilir. Fakir-fukarâ sevindirilir.
c – O gün gusledenler, bir sene ufak-tefek hastalık görmezler.
d – 10 defa şu duâ okunur:
سُبْحَانَ اللهِ مِلاْءَ الْمِيزَانِ وَمُنْتَهَى الْعِلْمِ وَمَبْلَغَ الرِّضَى وَزِنَةَ الْعَرْشِ
“Sübhânallâhi mil’el mîzân. Ve müntehel-ılmi ve mebleğar-rızâ ve zinetel-arş”
e – Yine Aşûre gününe mahsus olmak üzere kuşluk vaktinde 2 rek’at namaz kılınır. Her rek’atte 1 Fâtiha-i şerîfe, 50 İhlâs-ı şerîf okunur.
Namazdan sonra 100 defa:
اللهِاَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَآدَمَ وَنُوحٍ وَاِبْرَاهِيمَ وَمُوسَى وَعِيسَى وَمَا بَيْنَهُمْ مِنَ النَّبِيِّينَ وَالْمُرْسَلِينَ صَلَوَاتُ وَسَلاَمُهُ عَلَيْهِمْ اَجْمَعِينَ
“Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin ve Âdeme ve Nûhın ve İbrâhîme ve Mûsâ ve Îsâ ve mâ beynehüm minen-nebiyyîne vel-mürselîn. Salevâtullâhi ve selâmühû aleyhim ecmaîn”
f – Öğle ile ikindi arasında 4 rek’at namaz kılınır. Beher rek’atte 1 Fâtiha-i şerîfe, 50 İhlâs-ı şerîf okunur.
Namazdan sonra:
70 İstiğfâr-ı şerîf,
70 Salevât-ı şerîfe,
70 defa:
لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِ
“Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azıym” okunur.
Ümmet-i Muhammed (s.a.v.)’in hidâyeti ve halâsı için duâ edilir.
HİCRÎ YILBAŞI DUÂSI
Peygamber Efendimiz bir hadîs-i şerîfinde buyurdu ki: “Bir kimse, Muharrem ayının ilk günü [ya’nî hicrî yılbaşında], aşağıdaki duâyı 3 defa okursa, Allahü teâlâ o kimseyi, gelecek Muharrem ayına kadar bütün belâlardan emîn kılar.”
Şeyh Şihâbüddin-i Sühreverdî’den menkûldür ki: “Her kim bu duâyı aşûre günü üç kerre okursa ölümden de emîn kılınır. Zîrâ o sene ölümü mukadder olan kimseye, bu duâyı bu veçhile okumak nasip olmaz. (Hâmiş)
Duânın Latin harfleriyle yazılışı şöyledir.Mümkün mertebe, duâyı, doğru olarak Arabî aslından, orijinalinden okumalıdır.

“Bismillâhirrahmânirrahîm. Elhamdü lillahi Rabbil-âlemîn. Ves-salâtü ves-selâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn. Allahümme Entel-Ebediyyül-Kadîm. El-Hayyül-Kerîm. El-Hannânül-Mennân. Ve hâzihî senetün cedîdetün, es’elüke fîhel’ısmete mineş-şeytânir-racîm, vel-avne alâ hâzihin-nefsil-emmâreti bis-sûi vel-iştigâle bimâ yukarribünî ileyke, yâ zel-celâli vel-ikrâm, bi-rahmetike yâ erhamer-râhimîn. Ve sallallahü ve selleme alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve Ehli beytihî ecmaîn.”
Meâli ise şöyledir:

“Besmele”, “hamdele” ve “salvele”den sonra, “Ey Allah’ım! Sen Ebedî ve Kadîmsin [Kendinden evvel hiçbir varlık olmayan], varlığı, hayâtı devâmlı olan, kullarına keremi ziyâde, merhameti, ni’metler bağışlaması sonsuz, yalnız Sensin Allahım!
İşte bu yeni yıldır ki, ben, bu yıl boyunca, huzûrundan kovulmuş şeytândan korumanı ve dâimâ kötülüğü emreden nefsime gâlip olmam için yardımını ve beni Sana yaklaştıran işlerle meşgûl olmamı Senden dilerim ey celâl ve ikrâm sâhibi Allahım. Ey merhametlilerin en merhametlisi, rahmetinle muâmele eyle. [Sonunda tekrâr salevât-ı şerîfe var].”
“Nüzhetü’l-mecâlis” kitâbında [I, 156] bildirildiğine göre bir kimse böyle derse, şeytân: “Biz bu kişiden ümîdi kestik” der ve Allahü teâlâ ona, kendisini sene boyunca koruyacak iki melek görevlendirir


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 136
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Muharrem geceleri
« Yanıtla #2 : 10 Eylül 2018, 16:25:41 »
Yeni Yılınız Kutlu Olsun
1 Muharrem 1440


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 136
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Muharrem geceleri
« Yanıtla #3 : 10 Eylül 2018, 16:25:53 »
Yeni Yılınız Kutlu Olsun
1 Muharrem 1440


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.