Gönderen Konu: Robert Merton  (Okunma sayısı 1121 defa)

Çevrimdışı mrkydr

  • Administrator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Robert Merton
« : 06 Aralık 2016, 12:46:30 »
     İşlevselcilik toplumsal istikrar ve paylaşılan değerlere odaklanarak toplumdaki uzlaşma ile düzeni vurgular. Bu bakış açısına göre sapma davranışı gibi sistemdeki düzensizlikler toplumsal değişmeye yol açar. Çünkü toplumsal unsurlar istikrarı sağlamak için dengelenmek, ayarlanmak zorundadır. Toplumu bir arada tutan şeyin toplumsal uzlaşma olduğu savunulur. Uzlaşma, toplumun üyelerinin çoğunun herkes için neyin iyi olduğu konusunda görüş birliğinde olmasını ifade eder . İşlevselcilik uzun yıllar boyunca sosyolojide egemen kuramsal perspektif olmuştur. Önde gelen temsilcilerinden biri de Talcott Parsons’tır . Parsons’a göre toplumsal sistemin bütün parçaları birbiri ile ilişkilidir ve toplumun farklı unsurlarının farklı i şlevleri vardır. ABD’de yapısal işlevselciliğin gelişmesine öncülük eden Parsons, toplumu ilişkili parçalardan oluşan, iyi düzenlenmiş istikrarlı bir sistem olarak tanımlamıştır. İşlevselci kurama önemli katkı yapan diğer bir otorite ise Merton’dur. İşlevselcilik Robert Merton tarafından daha da geliştirilmiştir. Ona göre toplumsal uygulamalar ile olayların çeşitli sonuçları vardır ancak bunlar hemen görünür olmaz. Merton’un sosyolojiye yaptığı en önemli katkı toplumsal işlevlerin iki farklı biçimini tanımlaması olmuştur; açık işlevler toplumsal süreçlerin tanımlanmış, amaçlanmış, gizli işlevler amaçlanmamış, kolaylıkla tanımlanmamış sonuçları ifade etmektedir. Üniversiteye gitmenin açık işlevi eğitim almaktır ancak aynı zamanda müstakbel eşle tanışmak gibi gizli işlevleri de vardır.     

Çevrimdışı mrkydr

  • Administrator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Ynt: Robert Merton
« Yanıtla #1 : 06 Aralık 2016, 12:46:55 »
İşlevselcilik Yaklaşımının kökenleri Durkheim’ın çalışmalarına dayanmaktadır. Yapısal işlevselcilik olarak da adlandırılan bu yaklaşım Durkheim’ın yanı sıra Spencer, Parsons ve Merton gibi otoritelerin görüşleri çerçevesinde geliştirilmiştir. Bu yaklaşıma göre, toplum tıpkı biyolojik bir organizma gibi normal koşullarda denge konumunda ve istikrar içinde bulunur. Toplumun çoğu üyesi değerler sistemini paylaşır. Toplum, bütünün işleyişine katkı sağlayan farklı parçalardan oluşur. İşlevselcilik, toplumun her bir parçasını, bütünün istikrar içinde olmasına yaptığı katkı ile yorumlar. Durkheim toplumu, onu bir araya getiren unsurların toplamından daha fazlası biçiminde kavramsallaştırır. Toplumu oluşturan her bir parça toplum için işlevseldir ve birbirine bağımlıdır. Her bir parça farklı gereksinimleri karşılamak üzere organize olur ve toplumun biçimlendirilmesinde belirli etkileri söz konusudur. Yaklaşıma göre aile, okul, devlet, ekonomi, birbirine bağımlıdır. Aile çocukların eğitimi için okula, okul eğitimin finansmanı için aile ve devlete, devlet ise aile ve okula, uyumlu yurttaşlar yetiştirmesi için bağımlıdır