Eğtim Öğretim > Açıköğretim Fakültesi Sosyoloji Bölümü

Ulrich Beck

(1/1)

mrkydr:
  Sosyoloji biliminin Batı’da ortaya çıkmasından bu yana, düşünürler toplumların izledikleri gelişme çizgisi ve ulaştıkları tarihsel aşamaları türlü şekillerde ele almışlardır. Ancak 20. yüzyılın sona erişi ile birlikte Batı’da sosyolojiden vazgeçmeye yönelik eğilimlerin de sosyoloji çevrelerinde dile getirildiği bilinmektedir. 20. yüzyıl sonundan itibaren Batı sosyolojisinde, toplum sorunları önünde iki ana eğilim görülmektedir. Genel olarak Anglo-Sakson ve Amerikan çevrelere mensup sosyologların günümüzde sosyolojinin öneminin kalmadığı şeklinde bir tutum sahibi oldukları izlenmektedir. Diğer tarafta Kıta Avrupa’sı sosyoloji geleneğine bağlı kalan sosyologlar toplumsal sorunların toplum içinde ve sosyoloji bilimi ile incelenmesi gerektiğini savunmakta ve çalışmalarını bu yönde sürdürmektedirler.
Çağdaş Alman sosyolog Ulrich Beck de çalışmaları ve görüşleri ile bu çerçeve içinde bulunan sosyologlardan biridir. Sosyolojiden vazgeçme eğiliminin aksine Beck, toplumdaki tıkanmayı, modernleşme ve sanayileşme sonrasında gelinen noktayı sosyoloji bilimi ile açıklamaya çalışmıştır. Ortaya attığı “risk toplumu”ve “kendi üstünde düşünen modernleşme” (reflexive modernization) kuramları ile toplumu tanımlamaya ve toplumdaki tıkanmalara çözüm yolları sunmaya çalışmıştır. Beck’e göre modernleşme ile toplumların ulaştıkları aşamada toplumlar, daha önceki yüzyıllarda karşılaşmadıkları türden sorunlarla karşılaşmışlardır. Beck, bu sorunları sosyoloji bilimi çerçevesinde ele almış ve ortaya attığı risk toplumu kuramını temellendirme çabası içinde olmuştur. Günümüz toplumlarını risk toplumu olarak tanımlayan Beck, risk toplumunun sorunlarından kurtuluş için de kendi üstünde düşünen modernleşme kuramını ortaya atmıştır.     

mrkydr:
     Beck’in ortaya attığı risk toplumu kuramı sadece ülkesini ya da Kıta
sosyolojisini etkilemekle kalmamış, farklı ülkelerdeki çalışmaları ve farklı düşünürler ile yaptığı araştırmalar ile çok daha geniş çapta tanınmıştır. Başta Anthony Giddens olmak üzere Scott Lash, Bryan Wynne, Elisabeth BeckGernsheim, Christoph Lau ve çeşitli ülkelerden farklı düşünür ve sosyologlar ile ortak araştırma ve çalışmalar yapmış ve bu çalışmalar Beck’in kuramını zenginleştirmesine yol açmıştır. Bu gelişim ve ilerleme Beck’in kitaplarından izlenebileceği gibi Beck’in daha farklı konularda, daha geniş alanlarda yazılar yazmasına da olanak sağlamıştır. Beck, bu farklı alanları kuramı ile bağlantılandırmış, bunları risk toplumu kuramı çerçevesinde incelemiştir. Çağdaş Kıta sosyolojisini olduğu kadar çağdaş Anglo-Sakson sosyolojisini deetkileyen Beck’in Türkçeye yalnızca Siyasallığın İcadı isimli bir kitabı çevrilmiştir.     

mrkydr:
   Beck, risk toplumunun sanayi toplumunun gelişiminin sonucunda ve sanayi modernli ğinin sona ermeye başlaması ile ortaya çıktığını belirtmiştir. Sanayi toplumu sürecinde meydana gelen bilimsel, teknolojik, toplumsal, ekonomik yenilenme ve ilerlemelerin yeterince sorgulanmadan uygulanması nedeni ile bireysel, toplumsal ve çevresel risklerin arttığı görüşünü savunmaktadır. Ona göre, sanayi modernli ğinin eskimeye başlaması ile ekolojik ve bireysel riskler sanayi toplumunun denetim kurumlarının başa çıkamayacağı düzeylere ulaşmıştır. Beck’in risk toplumu, sanayi toplumundaki denetim ve güvenlik mekanizmalarının yetersiz kalması sonucu risklerin meşrulaşıp yayılarak daha tehlikeli anlamlar kazandığı, sanayi toplumunun risk toplumu haline geldiği bir modernlik süreci anlamına gelmektedir.     

Navigasyon

[0] Mesajlar

Tam sürüme git