Gönderen Konu: ihtiyarlık hastalığı  (Okunma sayısı 1481 defa)

Çevrimdışı hacerül esvet

  • hacerülesvet
  • Bağımlı Üye
  • ******
  • İleti: 710
  • Rep +13/-5
  • Cinsiyet: Bayan
  • Bin defa mazlum olsan da bir defa zalim olma.
ihtiyarlık hastalığı
« : 30 Eylül 2009, 08:46:52 »


İhtiyarl‎ık  Hastal‎ığı

         İhtiyar adam‎ın biri, hastalanı‎p yatağa dü‏şer. Çocuklar‎ doktor çağı‎rı‎r.Doktor gelir, hastanı‎n ş‏ikayetlerini dinler, tansiyonunu nabz‎ın‎ı ِölçer, sı‎rt‎ını‎ dinledikten sonra:
        - "Neyiniz var bey amca?" diye sordu. Hasta:
        - "Ah! Sorma evlad‎ım, başı‏‎m ve beynim ağr‎yor." Doktor:
        - "Merak etme! Bu ağr‎ılar hep ihtiyarl‎ıktan." Hasta:
        - "Fakat gözümde de bulanma ve kararma var." Doktor

 - "Önemli değil, ihtiyarlı‎ktan." Hasta:
        - "Sı‎rt‎ımda çok ş‏iddetli bir ağr‎ı var." Doktor:
        - "O da ihtiyarl‎ıktan." Hasta:
        - "Doktorcuğum! Ne yersem dokunuyor, hazmedemiyorum." Doktor:
        - "Bak bey amca! Mide hazı‎ms‎ızl‎ığ‎ı da ihtiyarl‎ıktan." Hasta:
        - "Oğlum! Rahat nefes alamı‎yorum, nefesim daral‎ıyor." Doktor:
        - "Bak‎ın‎ız, bu da ihtiyarl‎ıktan insan ihtiyarlay‎ınca, akciğerleri iyi i‏şleyemez olur." deyince hasta iyice k‎ızm‎‏ış bir vaziyette:
        - "Ey ahmak doktor! Sen ne biçim doktorsun ِöyle.İhtiyarlı‎ktan' demekten ba‏ka ‏şey ِörenmedin mi? Tek cevaba sapland‎ın kald‎ın!

Ey cahil! Sen bilmiyor musun ki, Allahü Teâlâ her derdin

 dermanı‎nı‎ da vermi‏ştir. Yazı‎klar olsun sana. Doktorluğun

böyle zay‎ıf olunca, böyle söylüyorsun." deyince, doktor:
        - "Ey ya‏‎ geçmişi‏, bitmi‏ş adam! Bu k‎ızg‎ınl‎ığın ve sinirin de ihtiyarl‎ıktan... Sabrın tükenmi‏ş, bu yüzden

hiddetleniyorsun." der.
        Öğütler:
        Gençlik, k‎ıymeti bilinmesi gereken bir çağ. Geçmiyecek gibi

geliyor ama, bir bakı‎yorsunuz ya‏lan o‎lm‎‏uş.
        Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), kı‎yamet gününde insanoğlunun hayat‎ından hesab‎ın‎ vermeden bir ad‎ım bile atamı‎yacak‎ de‏r.

konuyu şöyle izah etmi‏ştir:
     "Ey kulum!
        l - Ömrünü nerede geçirdin?
        2- Gençliğini nerede harcadı‎n?
        3- Mal‎ını‎ nerede kazand‎ın?
        4- Mal‎ını‎ nereye harcad‎ın?
        5- S‎ıhhatini nası‎l kulland‎ın?"

Mevlana

 

RABBİM CÜMLEMİZİ BU BEŞ HASLETİ

EN İYİ ŞEKİLDE KULLANANLARDAN

ALLAH YOLUNDA HARCAYANLARDAN EYLESİN İNŞALLAH

AMİİİİİİİİİİN....


Berre

  • Ziyaretçi
Ynt: ihtiyarlık hastalığı
« Yanıtla #1 : 30 Eylül 2009, 08:49:09 »
 a.r.o

Çevrimdışı mrkydr

  • Administrator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Ynt: ihtiyarlık hastalığı
« Yanıtla #2 : 22 Ekim 2010, 16:00:28 »


..........
Aslında yük olan anne-baba değil, çocuklardı. Zira anne karnında daha küçük birer canlı halinde var olmaya başladıkları günden itibaren, hep anne-babanın omuzlarında dolaşan ve onların kucaklarında gelişip büyüyen onlardı. Fakat anne-baba derin şefkatlerinden dolayı, yavrularını yük değil mukaddes birer emanet olarak görüyorlardı. İşte bu yüzden onların hayat boyu devam eden fedakârlıkları karşısında çocukların da onlara sevgi ve hürmetle muamele etmeleri hem bir insanlık borcu hem de bir vazifedir.

Her insan, kendi ebeveyninin kadrini bilmeli ve onları Hakk'ın rahmetine ulaşmaya vesile saymalıdır. Ne yazık ki, günümüzde sadece Allah'a karşı saygısız olanlar arasında değil, O'nu sevdiğini iddia edenlerin içinde bile, anne ve babalarının varlıklarını istiskal eden, yaşamalarına karşı bıkkınlık gösteren ve sürekli saygısızlıkta bulunan insan bozması canavarlar türedi.

Oysa, insan çocuklarını bağrına basamadığı, torunlarını kucağına alamadığı, ne ihtimamla büyüttüğü ciğerparelerini sevemediği ve onlara bakıp bakıp "Yavrularım!.." diyemediği bir yerde nasıl huzurlu olur ki!.. Kendisine sevgi ve hürmetle nazar eden yakınlarının bulunmadığı, onun için bir tencerenin kaynamadığı ve çoğu zaman arayıp soranının olmadığı bir yerde mutluluğu nasıl bulur ki!..

..........

Süleyman Sargın