Gönderen Konu: Kitap özetleri  (Okunma sayısı 1964 defa)

Çevrimdışı nevbahar

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 30
  • Rep +2/-0
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allah'a kul olamayanlar kulluktan kurtulamaz
Ynt: Kitap özetleri
« Yanıtla #15 : 26 Nisan 2010, 10:24 »
KIZGINLIK NASIL ORTAYA ÇIKIYOR

Kızgınlık, içinde karmaşık hisler barındırmaktadır. Kızgınlık ;sinirlenmemize, hiddetlenmemize öfkelenmemize, engellenmiş ve hatta incinmiş hissetmemize neden olan farklı tepkilerden meydana gelmektedir. Kızgınlığa sebep olan olaylar muhakkak olumsuz olmak zorunda değildir.

Neden belli bir şekilde tepki verdiğimizi anlamak önemlidir ancak daha önemlisi kızgınlığımızı kontrol altına almaktır. Kızgınlık çoğunlukla BİR HAKSIZLIĞA UĞRADIĞIMIZDA, BİRİSİ KENDİ ÇIKARI İÇİN BİZDEN FAYDALANDIĞINDA YADA ÖNEMLİ BİR ŞEYİ KAYBETME TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYA KALDIĞIMIZDA ortaya çıkmaktadır. Bu duygular sağlıksız ve tahrip edici bir şekilde sürebilir.

Zihnimizdeki bu durumdan kurtulmanın tek yolu, düşüncelerimiz ve duygularımız arasındaki bağlantının farkına varmamızdır.

Kızgın olmak mutlaka hiddet göstermek anlamına gelmemektedir. Yaşadığımız kızgınlık çoğu kez şiddet öğesi içermez, hatta kontrolümüz dışına bile çıkmaz. Kızgınlık basit bir irkilme, sıkıntı hissi ya da günlük problemlere verdiğimiz tepki olarak kendini gösterebilir. Bununla birlikte kızgınlığın ; ilişkilerimize ve sağlığımıza zarar verdiği unutulmamalıdır.

Kızgınlık gerektiği gibi kontrol edilmese hayatımız boyunca bizimle kalabilir. Bir ilişkiden diğerine taşınır. Aynı zamanda kızgınlık hissini DOĞRU YÖNLENDİREBİLİRSEK belki de üretkenliğimizi tam kapasite kullanmamıza yarayabilir.

KIZGINLIKLA BAŞA ÇIKMA

Kızgınlık durumlarında her birimiz tepkilerimizi bize zamanında örnek model oluşturmuş ve şu an kızgınlığımızla baş etmemizi zorlaştıracak belli davranışlar üzerine inşa ederiz. Örneğin; ailemizde kızgınlıkla başa çıkma yolunun bağırıp - çağırmak olduğuna tanık olduysak büyük ihtimalle biz de bu gibi durumlarda benzer tepkiler veririz.Kaynakwh: 

KIZGINLIKLA BAŞA ÇIKMA YÖNTEMLERİ

1. GERİ ÇEKİLME; Eğer kızgınlığımızı geri çekilme yöntemiyle engelleme gayreti içindeysek sorumluluklarımızı yerine getirmiyor ve kendimizi hayatın getirdiklerinden uzak tutuyoruz demektir. Bu; kızgınlık ve engellenme hissine yol açabilir.

DEĞİŞİM İÇİN GEREKENLER;

a ) Küçük başarılar için kendimize ödül vermeli

b ) Korkularımızı listelemeli, başarı halinde ödüllendirmeli

c ) Yapılmasını istediğimiz şeyi gözümüzde canlandırmalı ve bunun yararlarını hissetmeye çalışmalı.Kaynakwh: 

2. İÇSELLEŞTİRME; Eğer kızgınlığımızı içselleştirme yöntemiyle engelleme gayreti içindeysek kendi kendimize sadece gücenme ve kızgınlık yaratmakla kalmayıp, aynı zamanda büyük olasılıkla baskıyı hafifletmek için büyük miktarda stres de yaratıyoruz demektir.

DEĞİŞİM İÇİN GEREKENLER;

a ) İçimize attığımız duyguların bazılarını kağıda dökmeli.

b ) Başkalarının ne düşüneceği ile ilgili olarak fazla kafa yormamalı.

3. PATLAMA; Eğer kızgınlığımızı patlama yöntemiyle engelleme gayreti içindeysek suçun ve sorumluluğun yönünü değiştirip kızgınlığın başka bir kişiye boşaltılması yolunu seçiyoruz demektir.

DEĞİŞİM İÇİN GEREKENLER;

a ) Bu patlamaları tetikleyen duyguların farkına varılmalı.

b ) Kendimizi daha iyi ifade etmek için neler yapılabileceği düşünülmeli.

4. KONTROL; Eğer kızgınlığımızı kontrol yöntemiyle engelleme gayreti içindeysek her şeyi kontrol etmeye ve her tür muhtemel sorunu planlamaya çalışıyoruz demektir. Kişinin kendisine ait dünyasının başka biri tarafından planlanması çok sıkıntı yaratır ve bunun sonucunda kızgınlık doğar. Etrafımızdaki sorunlarla ilgilenmeye çalışmak kendimizi yorgun ve engellenmiş hissetmemize neden olacaktır.

DEĞİŞİM İÇİN GEREKENLER;

a ) Tüm öncelikli işleri ve görevleri değerlendirmeli.

b ) Kontrolü kaybetme korkusuyla yüzleşmeli.

c ) Bizi bu davranışa yönelten inanç ve duygularımıza bakmalı.

VÜCUDUMUZ VE ÖFKE

Bizi kızdıran faktörlerin büyük kısmı aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir ;

ADALETSİZLİK - ACI - HAYAL KIRIKLIĞI – SIKINTILAR

Yukarıdaki durumlarla karşı karşıya kaldığımızda başlayan gerginlik hali öfkelenme sürecinin ilk safhasıdır. Öfkenin artması; kan şekerinin yükselmesi, nabzın ve kan basıncının artması, kesik ve zor nefes alma, baş ağrısı ve terleme gibi fiziksel etkilere yol açar. Bu etkiler daha sonra depresyon, çöküntü, asabiyet ve endişe gibi duygusal problemlere yol açabilir.

Kronik öfkenin yol açtığı toplumsal etkiler ise; İş yapamaz hale gelme, tatminsizlik, sürekli mahkemelik olmak, zayıf ilişkiler, sık sık iş değiştirmek ve kaza yapmak sayılabilir.

ETKİLİ LİDERLİK KURUMSAL ÖFKEYİ AZALTABİLİR

Bir yönetici yada lider isek davranışlarımız etrafımızdaki insanlar için önem taşır. Etkili liderlik üretken ve mutlu çalışanlar için ortam hazırlar.

İş yerinde süreklilik gösteren sorunlar mevcut olduğunda, Kurumlar öfkenin hakim olduğu bir ortama doğru sürüklenirler.

Gurup kızgınlığına neden olabilecek sorunlar ;

1. Gözetim eksikliği.

2. Adam kayıran yöneticiler.

3. İtibar görmemek.

4. Aşırı çalışma.

5. İletişim eksikliği.

6. Otoritenin yanlış kullanımı.

7. Dinlemeyen ve söz hakkı vermeyen yöneticiler.

8. Eğitimsizlik.

9. Hedefsizlik.

10 Zayıf planlama.

Çalışanlar; Kurumun kendilerinden daha önemli olduğunu ve ihtiyaçlarının daha az önemsendiğini algıladıklarında motivasyonlarını kaybeder ve öfkelenirler.

İhtiyaçları kurumun ihtiyaçları ile bütünleştirildiğinde ise hem kurum hem de çalışanlar daha üretken hale geleceklerdir.

KURUMUNUZ İÇİN ÖNLEM TEKNİKLERİ

1. Kendi tavrınızı inceleyin.
2. Gurup tartışmalarına yer verin.
3. Katılımı teşvik edin.
4. Canlı tutun.
5. Ulaşılabilir olun.
6. Adil ve tarafsız disiplin uygulayın.
7. İtibar gösterin.
8. Beklentilerinizi ve Hedeflerinizi açıklayın.

S O N U Ç :

Kızgınlığınızla başa çıkarken yoldan şaşmamamızı sağlayacak bazı öneriler:

1. Kızgınlığınıza neyin yol açtığını bilin - inanç ve değerlerinizi tanıyın.

2. Bu duyguyu henüz yoğunlaşmadan değiştirmeye karar verin.

3. Size uygun olan birini bulana kadar yeni yaklaşımları deneyin.

4. Önlemek istediğiniz davranışı göz önünde canlandırın.

5. Durumu nasıl daha iyi ele alabileceğinizi keşfedin - geçmişi unutun.

6. Yapıcı davranışınızla tutarcı olun.


Kızgınlıkla Başa Çıkma KİTABIN YAZARI Rebecca R. LUHN (Yelda ORÇAN) YAYINEVİ VE ADRESİ Alfa Basım Yayım Dağıtım Ltd.Şti.Ticarethane...
Biz ney gibiyiz, sesimiz soluğumuz senden gelmede. Biz dağ gibiyiz, bir sedamız varsa sendendir.



Çevrimdışı nevbahar

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 30
  • Rep +2/-0
  • Cinsiyet: Bayan
  • Allah'a kul olamayanlar kulluktan kurtulamaz
Ynt: Kitap özetleri
« Yanıtla #16 : 26 Nisan 2010, 10:28 »
GERÇEĞE DOĞRU-2
“Günah, insanın içinde burkuntu yapıyorsa bu müminlik alametidir. Günah ancak münafığı rahatsız etmez.” Fethullah Gülen
Taş devrinde yaşadıkları varsayılan, ilkel ve vahşi oldukları söylenen ilk insanların aslında o devre göre bir medeniyetleri vardı. Deri ve yünden kıyafet giyer, okuyup yazmayı,demiri işlemeyi,çiftçiliği vs. bilirlerdi.
Nastradamus, kahin olduğunu sanan, kötü niyetli bazı kişilerce şişirilmiş basit bir şarlatandır. İşin garip tarafı; Allah, ahiret ve kader gibi bedihi hakikatlere inanmakta güçlük çekenlerin, bu tür fırsatçıların saçma sapan sözlerine inanmalarıdır.
“Kabul etmediğimiz fikirlere karşı ne kuvvetli mantığımız vardır.” Cenap Şahabettin
“Kavak ağacını beğenen ve seven pek az kişi görürsünüz: Çünkü onlar dosdoğrudurlar.” Cenap Şahabettin
Ay’ı mucize olarak Efendimiz (S.A.V)’in ikiye ayırması, Ay’ın dünyadan görülmeyen kesimindeki yarıklardan ispatlanabilir. Astronotlar ve resimleri buna delildir. Dünyadan görünen kısmında ise 311 yıl önce çizilen Ay’ın resminden bu yarılmayı anlayabiliriz. Yarığın günümüzde artık görülmeme sebebi, meteorlar, sıcak farklılıkları vs. ile yüzey şekillerinin değişmesi, yarıkların lavlarla dolmasıdır.
Sayısız arzularımız, sonsuz emellerimiz ve sınırsız isteklerimiz var. Kalbimizdeki ses, sonsuza kadar yaşamak istiyorum, diye haykırmakta. Bu duygu karşılıksız olamaz.Kaynakwh: 
Zencileri İsa ile aldatıp, Hristiyan ederek Amerika’ya getiren medeniyet, onları köle yapmıştır.
“Hakiki hürriyet, yüksek fikirlere esir olmaktır.” Cenap Şahabettin
“Çiçek de uzatsanız, görmeyen korkacaktır.” Ali Suat
“İman insana, kendinden başkasını da sevmeyi öğretir.” Ali Suat
Minicik bir yağmur damlası, 3000 m yukardan gittikçe artan bir hızla yere inseyde, dokunduğu yeri adeta bir mermi gibi delecekti.
“Geniş zamanınızda Beni anın ki, sıkıntılı anınızda Ben de sizi anayım.” (Kudsi Hadis)
Kur’an-ı Kerim dinletilerek, insanların stres ve kaslarının gevşediği deneylerle ispatlanmıştır.
Bazı yamyamların insan kafataslarını küçülttüğünü duymuşsunuzdur. Peki ya büyütenleri? Evrimciler bunu ispatlama çabaları içinde türlü sahtekarlığa başvururlar.
İbni Batuta, Marco Polo’dan daha fazla yer gezip, bunları daha sistematik olarak yazan müslüman bir seyyahtır. Ama hala en büyük seyyah Marco polo olarak bilinir.
“Tövbeler de günahlar kadar yapmacıksız olmalı.”
“Şu kara tanede (çörekotu), ölümden başka her hastalığa şifa vardır.” Hadis-i Şerif
Yapılan deneyler çörekotunun bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ispatlamıştır.Kaynakwh: 
“Saadet, başkalarının bahtiyar olmasına çalışmaktır.”
“İnsan ömrü, dönüş bileti satılmayan bir seyahat.”
Namaz, beyine kan gitmesini sağlayarak hafıza, düşünme, göz ve kulak hastalıklarını engeller ve romatizmayı yok eder.
İnsanda sahip olma duygusu vardır. ‘Benim elim’, ‘benim kalbim’ der, herşeye sahip olmak ister. Peki ben diyen kimdir? Atomlar mı, hücreler mi, et mi, kemik mi? Hiçbirinde bu özellik yoktur. ‘Benim’ diyen ruhtan başkası olamaz.
Faiz insanları tembelliğe iter. Faizi ödemek için üretici fiyatlarını arttırır ve tüketici zarar görür. Faizle birlikte servet bazı insanların elinde toplanır.
Bütün perdeler ışınların yumuşağını tutup sertliğini salıverdiği halde Ozon, sertini tutup yumuşağını gönderir. Atmosferin oksijen oranını sabit tuttuğu gibi Dünya’nın Güneş tarafından yakılmasını da engelleyen rahmet şemsiyesidir.
Bakteriler görevlerini tamamladıktan sonra örneğin sütü yoğurda çevirdikten sonra üremelerini durdurarak, kendi ölümlerine yol açan ATP maddesi üretmeye başlarlar.
Bugün bütün ülkelerde tatbik edilen jimnastik çalışmalarının temelini, Ling’in namaz hareketlerinden ilham alarak çeşitlendirdiği hareketler teşkil etmektedir. Fizik tedavilerinde de aynı hareketler yaptırılmaktadır.
Onun için bir bahar, bir çiçek kadar kolaydır...ve bir çiçek bir bahar kadar kıymetli!..
Sarı rengin insanları rahatlatıcı ve sakinleştirici özelliği Bakara 69’da ‘gözlerin hoşuna giden sarı renk’ diye belirtilmiştir. Yapılan deneylerde bunu ispatlamıştır.
Kalp Allah’ı sevmek için yaratılmıştır. Bu yüzden sevgilisi O değilse, kulluğu başkasınadır.
Dünya ve Güneş yörüngelerini takip eder, birbirlerini geçmeden düzen içinde hereket ederler. Kur’an’ın belirttiği bu gerçekleri bilim yeni keşfediyor. (Zümer, 5)
Efendimiz (SAV)’in elçi olarak göndereceği insanlar, sabaha, gidecekleri ülkelerin dilini iyi bilenler olarak kalktılar.
“Güneşin neyse, dünyanda onun etrafında döner.” Ali Suad
“Mide derdi, gökten yere indirir kartalı.” Ali Suad
Efendimiz (SAV) en fazla üç katlı binalar yapılmasını uygun görmüş, böylece çok katlı binaların insan ruhuna verdiği zarar belirtilmiştir.
Domuz eti çok yağlıdır. Bu kana karışan fazla yağ, atar damar sertleşmesine, tansiyonun yükselmesine ve kalp enfarktüsüne sebep olur. Ayrıca sutoksin zehirli maddesinin vücuttan atımı için lenf bezlerinin daha fazla çalışıp iltihaplanmasına sebep olur. Vücuda fazla miktarda kükürt vererek kıkırdak, kas ve sinirlerine oturarak eklem iltihap ve kireçlenmesine yol açar. Aşırı büyüme hormonuyla yağlanma ve kanser oluşur. Deri hastalıkları olur. Trişin hastalığı yapar.
Hud (as)’ın Ad kavminin yaşadığı İrem Şehri’nin başına gelen azaptan sonra yokolduğu ve yapılan arkeolojik kazılarla bunun bulunması Kur’an mucizesidir.
“İnsan menfaat düşüncesinden, bencillikten sıyrılıp başkaları için yaşadığı sürece gelişir, yükselir ve başı bulutlara erer.” Fethullah Gülen
“Bir insan yaptıklarından hesap vereceğini unuttuğu nispette kötü olabilir.” Ali Suad
Balın ishale iyi geldiğini hadisten öğrendiğimiz halde, bilim bunu yeni keşfetmiştir.
Dev okyanuslarda med-cezir olaylarına yol açan dolunay vücudun %80’i su olan insanoğluna da tesir ediyor. Vücuttaki sıvı dengesini bozuyor, beyindeki düzenli işleyiş aksıyor ve kalp atışı hızlanıyor. Sinir sistemindeki hücrelerin işleyiş düzenini bozduğu için dengesizlikler meydana geliyor. Bunda, vücuttaki elektrik akımının iki misline çıkması da büyük rol oynuyor. Efendimiz (SAV) bu günlerde oruç tutmayı tavsiye etmiştir ki bu tesadüf değildir.
“Baştan hacamat olmak (kan aldırmak) eğer sahibi niyet ederse, yedi derde şifadır: cinnet, baş ağrısı, cüzzam, baras, uyuklama, diş ağrısı, baş dönmesi.” Hadis-i Şerif
Hadis-i Şeriflerin verdiği bilgiyi tıp yeni keşfetmiş ve kan aldırmanın birçok hastalığa, özellikle migrene iyi geldiğini ispatlamıştır.


GerÇeĞe DoĞru-2 -kitap ozeti
Biz ney gibiyiz, sesimiz soluğumuz senden gelmede. Biz dağ gibiyiz, bir sedamız varsa sendendir.



Çevrimdışı Sakit

  • Gülce
  • Bağımlı Üye
  • ******
  • İleti: 759
  • Rep +4/-0
  • Cinsiyet: Bayan
  • ....
Ynt: Kitap özetleri
« Yanıtla #17 : 02 Mayıs 2010, 21:30 »




Halit Ertuğrul her gün sayısız mektuplar alan bir yazar. Bu mektuplarda müthiş olaylar çeşitli anılar ve dönüş hikâyeleri yer alıyor.
Mektuplar; başı boş perişan bitkin ve günahlara bulanmış hayatların nasıl kurtulup imanla buluştuğunu yüreklerin nasıl huzurla dolduğunu ve gözlerin nasıl yaşlar döktüğünü dile getirmektedir.
Elinizdeki AYSEL isimli kitap da böyle bir mektuptan oluşuyor. Öksüz ve yetim kalmış yetiştirme yurdunda büyümüş insafsız insanların ve art niyetli kişilerin elinde gençliğini harap etmiş bir genç kızın akılları durduran hayat mücadelesi ve sonunda amansız kanser hastalığı... İntihar edip kurtulmayı isterken gönlüne doğan içini aydınlatan iman ışığıyla müthiş bir dönüş ibretli bir son...
İnsan ilişkilerini gençlik problemlerini toplumsal yozlaşmayı sorgulayan bu kitap intihar etmek üzere olan bir kızın kurtuluşunu anlatmaktadır.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 7.970
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • 'Gül ' kokusunu aldığım..
Ynt: Kitap özetleri
« Yanıtla #18 : 08 Ocak 2011, 19:32 »
Vadideki Zambak

(Honore De Balzac)

Kitabın Adı : Vadideki Zambak
Kitabın Yazarı : Honore de Balzac

KİTABIN ÖZETİ

Aristokrat bir ailenin küçük oğLu Felix de Vandennesse, ailesinin sıcak sevgisinden ,ilgisinden yoksun, otoriter bir ortamda yetişmiş çalışkan bir çocuktur.Restauration devrinin yakLaştığı sırada Felix’i babası Tours’a çağırır.Felix, babasının davetine hemen itaat eder.Tours’a gittikten sonra bir gün bir baLoya katıLır.Baloda bir genç kadın görür.Onun güzelliği karşısında adeta büyüLenir, ona karşı derin bir sevgi duyar.Bu genç kadını uzun süre unutamaz.



Bir gün, İndre nehrinin kıyısında Clochegourde satosunda bu genç kadınLa karşıLaşır.enç kadının adı Kontes Henriette de Mortsauf’tur.Feliz, kadının güzeLLiğinin vadinin adı ile özdeşLetiğini düşünür.Vadinin adı Zambak’tır.Henriette de tıpkı zambaklar gibi temizi saf ve güzeLdir.Felix ve Henriette tanışırLar.Henriette, Felix’e hayat hikayesini anlatır.Henriette, evLidir ve kocası asık suratLı, sert, soğuk bir insandır.Mutsuz bir hayatı vardır.Felix de ona aiLesinin haLLerinden, kederLi çocukLuğundan bahseder.KarşıLıkLı dertLeşmeLer her ikisinie birbirine yakınLaştırır.AraLArında temiz fakat gizLi bir aşk başLar.SürekLi görüşmektedirLer.Bir gün, Felix’in mevki sahibi oLabiLmesi için buradan uzaklaşması gerçeği iLe yüz yüze geLirLer.
Feliz, saraya girer, XVIII. Louis’in dikkatini çekmeyi başarır ve kısa zamanda danıştay başyardımcıLığına kadar yükseLir.Aşkına sadıktır, Henrietteyi asLa unutmaz, sürekLi mektupLaşırLar.İki yıLLık bi ayrıLıktan sonra tekrar görüşürLer.Henriette’nin kocası uzun süren bir hastaLığa yakaLanınca Henriette iLe Feliz arasındaki iLişki daha da derinLeşir.Fakat bir süre sonra feliz, Paris’e dönmek zorunda kaLır.

Felix paristeki hayatı sırsında, elif tabakadan Lady Dudley adından biri iLe tanışır.Onun gösterişinden etkiLenir ve bir süre sonra aşık oLduğunu zanneder.Bu oLayı öğrenen Henriette hastaLanır, sonunda felixi affetsede bu hastaLık oun öLümüne neden oLur.GüzeL, parıLtıLı ingiLiz Lady’den bıkan feLix, Clochegourde’e geri döner.Geldiğinde Henriette can çekişmektedir.Henriette, ona bir mektup bırakmıştır.Mektupta; aşkı,arzuLarı ve ahLaki değerLeri, eş oLma sorumLuLuğu arasında yaşadığı çeLişkiLer, çatışmaLar yazmaktadır.Henriette, sonuna kadar ahLakını muhafaza etmekLe birlikte pek çok kez içinde savaşlar yaşamıştır.Feliz, bir süre sonra kendini toparLamaya çaLışarak Paris’e döner.Orada, kendini edebiyata,biLime,poLitikaya vererek avutmaya çalışır.


bunu okumustummm süper bir romandı
...

Ceylan olup gelsen çok uzaklardan ,
Merhem olur musun yürek sızıma

"Sol yanım"...




 


SimplePortal 2.3.3 © 2008-2010, SimplePortal