İslam Alimleri > İslam Büyükleri

Rabiatül-Adeviyye

(1/2) > >>

prenses:
Basralı olan Rabiatül-Adeviyye sevgiye dayalı zühd yolunun ilk temsilcisidr.
Yaşadığı zühd ve takva hayatıyla şöhret bulmuştur.
uzun bir müddet sahralarda uzlet ve inziva hayatı yaşamıştır.
kendi zamanına kadar Allah korkusuna dayalı tasavvuf anlayışına yeni bir boyut kazandırarak Allah sevgisi ve aşkına dayanan bir anlayışı getirmiştir.
sözlerinde ve şiirlerinde sevgi kavramını ilk defa açıkça kullanmıştır.
Allah'a duyduğu derin aşkı şöyle ifade etmektedir.
"seni iki sevgi ile seviyorum.
biri sana karşı aşk ile bağlanışımın ifadesi,ikincisi senin sevilmeye layık oluşunun içimde meydana getirdiği sevgi."
Allah'a olan sevgisinden dolayı hiç bir karşılık beklemeyen Rabia,
bu durumu şöyle ifade etmiştir.
"Allah'ım sana cehennemden korkarak ibadet ediyorsam,
beni cehennem ateşinde yak.
eğer sana cennet ümidiyle tapıyorsam bana cenneti haram kıl."
kendisi hakkında pek çok menkıbe anlatılmaktadır.
özellikle kendisiyle çağdaş olan ve korku ve hüzne dayalı zühdün önemli temsilcisi olarak kabul edilen Hasan basri ile yaptığı konuşmalar
meşhurdur.135/752 yılında veyfat etmiştir...

Hasan-ı Basri, kadınları irşad edecek, onlara ALLAH ve Resulü’nü sevdirecek bir insanla hayatına devam etmek istiyordu. Bu sebeple Rabiatül Adeviyye ile evlenmek istedi. Onunla görüşmeleri için aracılar yolladı. Rabiatül Adeviyye bu teklifi duyunca:

─ Ben dokuz nefsime sahip oldum da, O bir nefisine sahip olamadı mı? Hayır, istemiyorum” deyip aracıları geri yolladı.

Cevabı duyan Hasan-ı Basri Hazretleri:

─ Eyvah! Teklifimi nefsanî zannetmiş, yanlış anlaşılmışım, deyip, bizzat kendisi yanına gitti. Ona:

─ Ya Rabia! Biz seni burada mahcup gördük. Seni ALLAH için nikâhlayıp, haneme götürmek istedim. Tüm mü’minlerin senden ve senin ilminden istifade etmesini arzuladım, deyince.

Rabiatül Adeviyye:

─ Eğer benim son nefesimde imanla gideceğime, kabrimde suallere cevap verebileceğime, sırat köprüsünden geçebileceğime dair bir ruhsat, bir imza verebilirsen, hemen kıyalım nikâhımızı, dedi. Bunun üzerine Hasan-ı Basri Hazretleri:

─ Katiyen böyle bir şey yapamam” deyip ağlayarak evine gitti. Bu olaydan kısa bir süre sonra Rabiatül Adeviyye vefat etti. O’nun tabiri ile: “Âşık, maşukuna kavuştu” O sıralarda Selman-ı Farisi (ra) Hazretleri 129 yaşında olduğu halde, Kufe şehrine Hasan-ı Basri Hazretleri ile görüşmeye geldi. Ona ALLAH-ü Teâlâ’da fani olmanın formüllerini gösterdi. Böylece Hasan-ı Basri Hazretleri, Seyr-i Sülûk’unu tamamladı. Kemale erip, Efendimizin varisi yani Varis-i Nebi oldu. Bir gün Rabiatül Adeviyyenin (ra) kabrinin başına gelerek:

─ Ah Rabia ah! Öyle ruhsatlar varmış ki; eğer şimdi benden o ruhsatları isteseydin; İman ile gitmene, Kabir suallerine yardımcı olacağıma, Sırat köprüsünden geçeceğine, Amel defterinin sağdan verileceğine, Livaü’l-Hamd sancağına gideceğine dair, değil imza, mühür basarım der.

BentSahra:

--- Alıntı yapılan: prenses - 11 Aralık 2009, 10:32:47 ---biatül Adeviyyenin (ra) kabrinin başına gelerek:

─ Ah Rabia ah! Öyle ruhsatlar varmış ki; eğer şimdi benden o ruhsatları isteseydin; İman ile gitmene, Kabir suallerine yardımcı olacağıma, Sırat köprüsünden geçeceğine, Amel defterinin sağdan verileceğine, Livaü’l-Hamd sancağına gideceğine dair, değil imza, mühür basarım der.



--- Alıntı sonu ---
tsk

ases:


sevgili torunum paylaşımlarından dolayıteşekkür ederim.

GÜNÜMÜZDEKİ HANIM KARDEŞLERİMİZİN KULAKLARI
ÇINLASIN....!

 tsk

prenses:

--- Alıntı yapılan: ases - 11 Aralık 2009, 12:28:26 ---

sevgili torunum paylaşımlarından dolayıteşekkür ederim.

GÜNÜMÜZDEKİ HANIM KARDEŞLERİMİZİN KULAKLARI
ÇINLASIN....!

 tsk

--- Alıntı sonu ---

ben teşekkür ederim dedeciğim...
sevgiler.

prenses:
Teşekkürler  uxsxtxa  tesekkürler

Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa

Tam sürüme git