Gönderen Konu: ALLAH;IN selam gönderdiği Hz Hatice annemiz  (Okunma sayısı 1571 defa)

Çevrimdışı hacerül esvet

  • hacerülesvet
  • Bağımlı Üye
  • ******
  • İleti: 710
  • Rep +13/-5
  • Cinsiyet: Bayan
  • Bin defa mazlum olsan da bir defa zalim olma.
ALLAH;IN selam gönderdiği Hz Hatice annemiz
« : 05 Şubat 2010, 16:39:41 »
Cennetlik kadınların en üstünleri

 Huveylid'in kızı Hatice,

Muhammed'in kızı Fatıma,

Firavun'un zevcesi,

Müzahim'in kızı Asiye

ve

İmran'ın kızı Meryem'dir.

- Allah hepsinden razı olsun."

Allah hepsinden razı.

Öyle ki içlerinden birine selam gönderiyor meleğiyle.

Cebrail (as), bu yüce selamı iletmekle kalmıyor,

kendi selamını da yolluyor Hatice'ye.

Kalbi duracakmış gibi oluyor Hatice'nin işte o an!

Çünkü bu selamla birlikte bir müjde;

"İçinde gürültü ve yorgunluk bulunmayan cennet evi" var.


Aslında onun dünyada da bir cennet evi olmuştu.

Nasıl olmaz!

Son Peygamber'in ilk eşiydi o,

yirmi beş yıl, dile kolay!

O evde paylaştı hayatı

 "Emin" ile "Tahire"- "Mustafa" ile "Kübra".

 O evde dünyaya geldi

Kasım,

Zeynep,

Rukıyye,

Ümmü Külsum,

Tayyib,

Tahir

 ve Fatıma...
 
O evin damında beklendi dönecek kervan Şam'dan.

O evden yüründü Hira'ya, o eve dönüldü Hira'dan.

O evde titredi vahyin haşyetiyle Peygamber.

 "Bana neler oluyor Hatice?" dedi,

"Endişe ediyorum kendimden!"
 
O evde anlattı Muhammed (sav) Cebrail (as)'in görünmesini.

Nasıl üç defa sıktı bedenini, nasıl "Oku!" dedi:
 
"İkra bismi Rabbikellezi Halak!"
 
 O evde örttü Hatice, Rasûlu kat kat,

o evde serdi teselli sözlerini ruhuna:

 "Öyle deme! Yemin ederim ki

Allah hiçbir zaman seni utandırıp üzmez.

Çünkü Sen akrabanı gözetirsin,

doğru konuşursun,

işini görmekten aciz kimselerin elinden tutarsın,

 yoksulları kayırırsın,

misafirleri ağırlarsın,

haksızlığa uğrayan kimselere yardım edersin!"
 
Ve o evden çıktılar birlikte anlamak için olan biteni.

Amcaoğlu'nun yanına vardılar Hatice'nin.

Varaka b. Nevfel, o bilge yaşlı,

İbranice okuyabilen İncil'i ve Tevrat'ı,

Hira'da görünenin bütün peygamberlere vahiy getiren

melek olduğunu söyledi.
 
 Sonra iç geçirdi

"Keşke genç olsaydım da,

kavmin seni yurdundan sürerken yer alabilseydim yanında!"

İşte o an, orada şehadet getirdi ilk Müslüman.

Dönüp eşinin nurlu yüzüne,


 "Allah'ın elçisi olduğuna şehadet ederim!" dedi Hatice.

Yeryüzünde sadece üç Müslüman var:

Son Peygamber,

Hz. Hatice

ve Hz. Ali.

Ne muhteşem bir yalnızlık!

 Tavaf ediyorlar Kâbe'yi.

Sonra yine o eve gidiyorlar devam etmek için kulluklarına.

Bir ara vahiy kesiliyor.

 Dağlarda dolaşıyor Nebi.

Kalbi daralıyor üzüntüden.

 Ara sıra görünüp,

 "Sen Allah'ın gerçek elçisisin!"

 diye teselli etmese Cebrâil,

 bir kuş gibi bırakacak kendini boşluğa.

 İşte o günlerde en büyük desteği

nurlu eşi Hatice annemiz veriyor yine.

Zorlukların aşılacağını,

darlıkların genişleyeceğini,

her şeyin Allah'ın elinde olduğunu söyleyerek merhem sürüyor kalbine.


Bir kadının zor günlerde eşinin yanında nasıl durması gerektiğini

gelecek zamanların hafızasına kazıyor.


Yeryüzünün ilk Müslüman

evinde malıyla, nefesiyle, canıyla koruyor Muhammed (sav)'i.

 O Muhammed (sav)'

güzel ahlakını görüp, nasıl aşkla sevdiyse O'nu,

 nasıl davet ettiyse eşi olmaya,

bu güçlü, soylu ve güzel kadın öyle titriyor üzerine aşkla.

 Nasıl da yorumlamıştı yaşlı bilge,

henüz evlenmeden gördüğü rüyayı.


Hani güneş Mekke üzerinde dönüp durmuştu da

 sonunda yavaş yavaş inip girmişti Hatice'nin evine.

 "Şöhreti cihanı kaplayacak büyük birisiyle evleneceksin!" demişti Varaka.  

Mekkeli müşriklerin üç yıl süren kuşatmasında,

o hep Müslümanlarla beraber,

o hep güneşinin yanında.

Ta ki vakit gelip çizene kadar sınırı ecel.

Hicretten üç yıl önce, üç gün arayla toprağa verdi Son Peygamber siperlerini.

 İlki amcası Ebû Talib,

 ikincisi sevgili eşiydi.

Gri bir örtünün iki ucundan tutup Mekke'nin üzerine serdi bu iki yolcu.

 "Hüzün Yılı"
 
 konuldu bu gri zamanın adı.

 Yirmi beş yıl, yani yaşarken Hatice Annemiz,

 başka bir kadınla evlenmemişti Peygamber.

 Vefat ettikten sonra da asla unutmadı

Ah Âişe Annemiz kendi ifadesiyle bir ölüyü kıskanmıştı!

Bir gün Hz. Hatice'nin kızkardeşi Hale ziyarete gelmişti de

 Rasûl'un evini, sesi Hz. Hatice'nin sesine benzeten Nebi

heyecanlanıp ayağa kalkmış,

 

"Sesin ne kadar benziyor ona!"

 

derken yaşlı kadına, gözleri parlamıştı.

Ah Âişe Annemiz!

 

"Allah sana ondan hayırlısını verdi!"

 

demekten alıkoyamamıştı kendini.

Sevgili Efendimiz'in gözleri buğulanmış,

validemize şefkatle bakarak şu sözleri mırıldanmıştı:

 

"Ey Âişe! Herkes beni inkar ettiğinde bana inandı Hatice!

 Çevremdekiler 'Yalan söylüyorsun!' dediklerinde

'Doğru söylüyorsun! Asla çekinme!' dedi.

 İnsanlar köşe bucak saklarken maddi varlıklarını,

o servetini önüme döktü,

'Emrindedir! İstediğin kadar harcayabilirsin' diyerek.

Dünyada bir başıma kaldığım günlerde,

'Hepsi geçici bunların, üzülme,

zamanla zorlukların yerini kolaylıklar alacak' dedi.

 

Ben Haticeyi güzelliğinden dolayı değil,

 

bunun için unutmuyorum!"
[/i][/b]


Çevrimdışı ases

  • Sadık Üye
  • *******
  • İleti: 1 029
  • Rep +4/-1
  • Cinsiyet: Bay
  • Sigara içen birini öpmek ; kül tablasını yalamaya
    • latif ertas.blogcu.com
Ynt: ALLAH;IN selam göderdiği hz hatice annemiz
« Yanıtla #1 : 05 Şubat 2010, 17:59:10 »

Sevgili Hcerül esved,Hz. Hatice Annemizin kıssasını
okurken çok duygulandım, ALLAH şefaatine nail eylesin.

ellerine sağlık paulaşımlarından dolayı teşekkür ederim.


 turkeydn. turkeydn. turkeydn,
 lai. lai. lai. lai. lai. lai
 
TÜRK DİLİNİN BAŞKENTİNDEN SELAMLAR

[ KARAMANIN KOYUNU SONRA ÇIKAR OYUNU ]

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 136
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: ALLAH;IN selam gönderdiği Hz Hatice annemiz
« Yanıtla #2 : 05 Şubat 2010, 19:02:46 »

Peygamberimiz.sav. için Cenabı Hakkın hususi olarak yarattıgı Hazreti Hatice validemiz yazısını bizlerle paylastıgın için tesekkürler bitanem.
okurken tüylerim ürperdi sagolasın.



 birtanesin birtanesin


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı mrkydr

  • Administrator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Ynt: ALLAH;IN selam gönderdiği Hz Hatice annemiz
« Yanıtla #3 : 06 Şubat 2010, 08:07:30 »
 




tesekkürler sevgili hacerülesvet.. a.r.o...

Eline aldığı kuru bir hurma dalına dayanarak Resûlüllah’ın kapısına kadar gelmiş olan yaşlı bir kadın, içeri girmek arzusunu izhar etmesi üzerine;
– Yâ Resûlâllah, kim olduğunu bilmediğimiz bir ihtiyare kadın, zâtınızı görmek istiyor,” dediler.

Resûl-i Ekrem Hazretleri:

– Müsaade edin, gelsin,” buyurdular.

İhtiyarlıktan âdeta rükû eder halde duran kadın, hurma dalından edindiği asâsına dayana dayana Resûlüllah’ın kapısından içeri girdi, bir-iki adım ilerledikten sonra, kendisini tanıyan Resûlüllah hemen ayağa kalktılar; altlarındaki içi hurma lifi dolu minderlerini göstererek oturmasını istediler.

Resûlüllah’ın bu kadına gösterdiği hürmet ve alâka, orada hazır bulunan Hazret-i Ömer’in dikkatini çekti; hattâ kim olduğunu merak ettiği bu ihtiyareye gösterilen bu ikramı, biraz da fazla gibi bulduğu içindir ki, ihtiyare kalkıp gittikten sonra: – Yâ Resûlâllah, bu kadın kimdi ki, kendisine ayağa kalkacak kadar hürmet ettiniz, minderinizi verecek kadar alâka gösteriniz?” dedi.

Resûlüllah’ın cevabı tek cümleden ibaretti:

– Bu kadın, bizim Hatîce’nin dostlarındandı!”

Burada aklımıza şöyle bir sual geliyor:

– Resûlüllah Hazretleri, senelerce evvel vefat etmiş olan Hatice Validemize, neden bu kadar alâkâ duyuyordu ki, O’nun dostlarına bile ayağa kalkıyor, minderlerini vermek kadirşinâslığında bulunuyorlardı? Hatîce Validemizin kendisini bu derece sevdiren hususiyeti ne idi?

Bu sualin cevabını da, Hazret-i Âişe Validemizin hazır bulunduğu bir mecliste cereyan eden şu hatırada bulmak mümkündür. Fahr-i Kâinat Efendimiz, bir aile sohbetinde, Hazret-i Hatîce Validemizi uzun uzun yâdetmiş; bazı hatıraları yeniden anlatarak, geçmiş günlerini dile getirmişti.

Hazret-i Âişe Validemiz:

– Yâ Resûlâllah, senelerce evvel ölüp gitmiş olan bir yaşlı kadını, bu kadar hatırlayıp yâdetmekte ne fayda var? Allah(c.c.)ü Zülcelâl, size, O’ndan daha genç ve güzelini ihsan etmiş; ağzında dişi bile kalmamış bir ihtiyare yerine daha gencini vermiştir,” dedi. Âişe Validemizin bu sözlerine karşı Resûlüllah Hazretleri’nin, Hz. Hatîce Validemizi niçin unutmadığını bildiren şu cevaplarını, dikkat ve ibretle okumaktayız:

– Yâ Âişe! Seneler geçtiği halde Hatîce’yi unutmayışım, O’nun dış güzelliğinden değildir.

Herkes beni red ve inkâr ettiği zaman, Hatîce bana inandı ve tasdik etti.

Etrafımdakiler bana, yalancısın, dediği zaman; Hatîce bana, doğru söylüyorsun, asla çekinme, dedi.

İnsanlar benden bir pulu esirgediği zaman, Hatîce, bütün servetini önüme sürerek bunların hepsi emrindedir, istediğin kadar harcayabilirsin, dedi.

Dünyada yalnız kaldığım günlerde, Hatîce, benden asla geri kalmadı; bunların hepsi geçicidir, üzülme, ileride bu güçlükleri kolaylıklar takip edecektir, dedi.

İşte ben, Hatîce’yi, bu fedakârlıkları için unutmuyorum!”

Hz. Hatîce’yi seneler geçtiği halde unutturmayan meziyetleri, Resûlüllah nezdinde, kadın arkadaşına oturduğu minderini verdirecek kadar kazanmış olduğu itibar ve kıymeti; hanımların dikkatlerini çekmelidir.


prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: ALLAH;IN selam gönderdiği Hz Hatice annemiz
« Yanıtla #4 : 06 Şubat 2010, 16:19:50 »
paylaşımın için çok teşekkürler sedef,
yüreğine sağlık.....


"Ey Âişe! Herkes beni inkar ettiğinde bana inandı Hatice!

 Çevremdekiler 'Yalan söylüyorsun!' dediklerinde

'Doğru söylüyorsun! Asla çekinme!' dedi.

 İnsanlar köşe bucak saklarken maddi varlıklarını,

o servetini önüme döktü,

'Emrindedir! İstediğin kadar harcayabilirsin' diyerek.

Dünyada bir başıma kaldığım günlerde,

'Hepsi geçici bunların, üzülme,

zamanla zorlukların yerini kolaylıklar alacak' dedi.

 

Ben Haticeyi güzelliğinden dolayı değil,

 

bunun için unutmuyorum!"

varmı böyle kadın dünya üzerinde?

Allah ondan razı olsun....