Gönderen Konu: KUM  (Okunma sayısı 39317 defa)

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #15 : 22 Mayıs 2009, 07:49:32 »
BEN SENİ SEVDİM Mİ?

Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne

Tuttum, ta içime oturttum seni

Aldim, oksadim saçlarini, öptüm

Içtim yudum yudum güzelligini

Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette

Bendeydi özlemlerin en korkuncu

Çildirirdim sen ne kadar uzaksan,

Ask degil, hiç doymayan bir seydi bu

Ben seni sevdim mi? Sevdim dogrusu

Sevdikçe tamamlandim, bütünlendim

Biri vardi aglayan; gecelerce

Biri vardi sana tutkun; o bendim

Ben seni sevdim mi? Sevdim, en büyük

En solmayan güller açti içimde

Ömrümü degerli kilan bir seydin

Sen benim bozbulanik gençligimde

Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya

Bir çizgiye vardim seninle beraber

Ve bir gün orada yitirdim seni

Ben seni sevdim mi? Sevdim, Ya sen beni?

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #16 : 22 Mayıs 2009, 07:50:16 »

BİR GÜN ANLARSIN

Uykuların kaçar geceleri,

Bir türlü sabah olmayı bilmez,

Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya

Deli eden uğultudur başlar kulaklarında,

Ne çarşaf halden anlar, ne yastık

Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık,

Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın,

Onun unutamadığın hayali,

Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine,

Sevmek ne imiş bir gün anlarsın. 

 

Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu,

Şerefin, faziletin, iyiliğin güzelliğin.

Gün gelir de, sesini bir kerecik duymak için,

Vurursun başını soğuk, taş duvarlara,

Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın

Duyarsın.

Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın.

Sevmek ne imiş bir gün anlarsın. 

 

Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin

Niçin yaratıldığını.

Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini

Uzun, uzun seyredersin aynalarda güzeliğini

Boşuna geçip, giden yıllarına yanarsın.

Dolar gözlerin, için burkulur

Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #17 : 22 Mayıs 2009, 07:50:38 »
Alıntı yapılan: nasibim
Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu,

Şerefin, faziletin, iyiliğin güzelliğin.

Gün gelir de, sesini bir kerecik duymak için,

Vurursun başını soğuk, taş duvarlara,

Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın

Duyarsın.

Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın.

Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.





 :)  :)

yüreğine saglık cok begendim

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #18 : 22 Mayıs 2009, 07:51:01 »
SEN GİDERKEN!
Sen giderken ardından
Ben delicesine ağladım
Son bir ümitle bekledim
Belki geri dönersin diyerek
Ben seni ölesiye severken
Çekip gitmeni istemezdim
Sensiz nasıl yaşardım ki
Oysaki sen gidiyordun
Her attığın bir adımda
Belki geri döner diyordum
Ama nafile sen gidiyordun

Bir an seslendim arkandan
Boğulmuş kısık bir sesle
Belki de duymadın beni
Duysan da döner miydin ki
Her şeyimizi verdiğimiz
Hayâl ettiğimiz yarınlar
Uzaklaşıyordu adım adım
Dönmezcesine seninle beraber
Anılarımızla birer birer
Sen giderken ardından
Ben delicesine ağladım
Öylesine yalnız
Öylesine bir garip kaldım


Mehmet DAĞDEVİREN
**********************************
GİTME DİYEMEDİM!

Ben, kalbimin ayaklarıyla yürüdüm yolumu,
Sevgiyle, onurlu dikti başım...
Taa, uzaklardan sen gelene kadar.
Çıkmasaydın hayallerimin önüne, tökezleyip düşmeyecektim!
Şimdi, sol yanım ağır yaralı.
İç kanamalardayım...
Kalkamıyorum!
Mutluluğu bekledim asırlarca.
Acılı bir aşkın ağrılı bekleyişlerini duyarak yüreeğimde.
'Ama' tekliğim gidemiyor ki, yalnızlığımı!
Çok değildi istediğim; bir bakış, bir gülüş yetecekti oysa.
Gidecekmişsin, kal diyemedim.
Oysa ben, ne umutla beklemiştim seni
Sevgiye yasaklı bir çağda mı yaşıyorum şimdilerde?
Şimdi sen, asırlarca sakladığım sevgimi başkasına mı bırakıp gidiyorsun?
Hiç gelmedin ki bana veda mı ediyorsun?
Böyle gitmeni istemezdim.
En koyu tonlarını sen ekledin yalnızlığıma!
Böyle gitmeni istemeezdim.
Git! adına yazdığım mektubu okumadan GİT!
Bana sorarsan eğer, istemezdim gitmeni...
Sana ufak kalmayı da istemezdim üstelik.
Gururu mu yedi yerinden bıçakladım,
Sana sevgimi söylemek için.
Elimi kana buladım aşkın uğruna!
Gururumu öldürdüm, kalbimin hatırı için.
En bakir hislerimi sana açtım,
Sevgimi söylemek için...
Bunları duymadan mı gidiyorsun?
Git öyle ise yolun açık olsun!
Ben, bunu da aşarım.
Zaman ilaç ya yaralarıma!
Geçen gün keçileri de kaçırdım, huzurumla birlikte.
Uykuya da giremiyorum;
Gözlerim, isyan bayrağını çekti geceye.
Çitlerden atlatamıyorum koyunları, inadı tuttu!
Kurtla kuzuyu da geçiremiyorum karşıya tek tek,
Aklım karışık...
İlham perilerim de yok!
Hayallerim beynimi acıtıyor.
Bu gün değil odalar, koskoca kent dar geliyor bana! ! !
Meğer ne büyük sevmişim seni!
Nerden bilirdim; acılı bir şarkının sözlerinde yiteceğimi.'
Nihansın dideden ey mesti nazım'
Oysa ben cennete girdim sanmıştım,
Cehenemi hiç düşünmeden.
Bilseydim serermiydim ayaklaına, itina ile sakladığım sevgimi!
Ve, ağlatırmıydım bu masum yüreğimi!
Ahh, bu şarkıların gözü kör olsun! ! !

ALINTI

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #19 : 22 Mayıs 2009, 07:51:26 »
Alıntı yapılan: nasibim


 :)  :)  :?

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #20 : 22 Mayıs 2009, 07:54:51 »
Alıntı yapılan: nasibim



Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

CAN YÜCEL..

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #21 : 22 Mayıs 2009, 07:55:48 »
Alıntı yapılan: nasibim
İnsanın içine işleyen bir ayaza ev sahipliği yapan kış sabahında, aklıma geldiğinde içime yayılan sıcaklığın, dışarıdaki iki metre karı bile eritebileceğini düşünüyorsam…
Uykudan yüzümde mutlu bir gülümsemeyle kalkıp benimle birlikte uyanan güne senin adını verebiliyorsam…
Evimin bütün duvarlarında senin yüzünü görüp, bana baktığını hissediyorsam. Ve bu beni her gün hep aynı şekilde heyecanlandırıyorsa…
İçtiğim çayın şekeri, sigaramın dumanı, kahvaltımın her lokması “sen” oluyorsan…
Sokakta bana bakan her insan yüzümdeki tarifsiz sevinci görüp hayrete düşüyorsa…
Sevdiğin parçayı defalarca başa alıp bıkmadan defalarca dinleyebiliyorsam…
O şarkının her sözüne seninle ilgili ayrı bir anlam yüklüyorsam…
Yorucu bir günün sonunda ufacık bir sözünle, bir gülüşünle uzun bir tatilden dönmüş gibi enerji doluyorsam…
Gün boyu saatleri, dakikaları sayıp neden geçmiyor bunlar diye hayıflanıyorsam… ve hep seninle buluşacağımız anı bekliyorsam…
Kitap okurken kendimi alamayıp, aynı satırı defalarca tekrar ediyorsam… sonra sana bunu anlattığımda birlikte ne kadar güleceğimizi düşünüp keyifleniyorsam…
Seninle ilgili planlar yapıyorsam…
Sadece varsayımlara dayalı olsa bile o planları mükemmelleştirmek için her ayrıntının üzerinde defalarca duruyorsam…
İzlediğimiz filimdeki başrol oyuncularının yerine kendimizi koyup “ biz böyle yapardık” diyorsam…
Yüzyıllardır sevgililerin kullandıkları sözcüklerin benim duygularımı anlatmaya yetmediğini düşünüyorsam…
Aşkımın coşkusunu sana yansıttığımda senin de bana aynı coşkuyla karşılık vereceğini biliyorsam…
Kahkahanın en güzelini seninle atacağımı, yemeğin en güzelini seninle yiyeceğimi düşünüyorsam…
“hayatın en anlamlı şeyi ne?” sorduklarında tereddüt bile etmeden senin adını verebiliyorsam… …
SEN BENİM İÇİN VAZGEÇİLMEZİM OLMUŞSUNDUR...

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #22 : 22 Mayıs 2009, 07:56:28 »
Boş bir hayâle kapılmışım,
Seni gözümde devleştirip,
Yere göğe sığdıramamışım.
Halbuki değer yokmuş senin kalbinde,
Ruhunda sevdiklerine.
Sabun köpüğü oldun bak şimdi ellerimde,
Kalbimin en ince yerinde.
Unutulmak ne acı böyle!

Ayşegül Kor
**********************************
Yay gibi gergin hayatımı alıp koynuna,
İmbatını bırakıp ruhuma,
Gün inmekte yine Ege?min ardına.
Öyle özlemler var ki içimde?
Şaşarım hangisi gerçek hangisi yalan!
Biri girerken,
Diğeri çarpar ömrün kapısını!
Bakarım, sisler içinde sevdam?
Yakar bir sigara seyre dalarım.

Neden aşklar kulaklara fısıldanır da
Kavgalara ortak edilir herkes?
Neden sigaranın ucundaki kül gibi yaşanır,
Sabun köpüğü sevdalar?

Her gün batımında,
Gözlerimi kapatıp
Ruhumun gün ışığı değen yerlerini
Salıverip dalgalara,
Akıp giderim sabun köpüğü sevdalara.

Karanlık bir cam gölgesine,
Saklayıp elalarımı,
Dalarım yalnızlıklar içinde yaklaşan
Geminin gizemli yolcusuna!
Ey verimsiz bahçemin zoraki gülü!
Sabun köpüğü sevdamın içinde,
Orda mısın hâlâ?

Alıntı
teşekkürler

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #23 : 22 Mayıs 2009, 08:06:02 »
Alıntı yapılan: nasibim

BANA BİR ŞARKI SÖYLE

Özledim sesini ne olur konuş
Bir gül açtır zamanların ötesinden
Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel
Gök mavisinden, deniz mavisinden
Bana bir şarkı söyle
İçimde bir şey kımıldıyor
Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum
Bir baksana ne haldeyim deli divane
Yaralıyım, çaresizim umutsuzum
Bana bir şarkı söyle
Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt
Dökül karanlığıma ışıklar gibi
Al beni, en uzaklara götür
Sesin aksın içimde bir pınar gibi
Bana bir şarkı söyle
Bütün renkleri kat birbirine
Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan
Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi
Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan
Bana bir şarkı söyle
Bazan kar nasıl hazin yağar bilirsin
Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı
İşte öyleyim, kapkarayım bu gün gel
En hüzünlü sesinle, en dokunaklı
Bana bir şarkı söyle

____ümit yaşar oğuzcan____

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #24 : 22 Mayıs 2009, 08:06:43 »

kartpostallardan tanıdığın bir şehri düşünmek gibi
bir yaraya kabuk olmayı kabullenmek gibi
eksik, yarım, farkına varmaktan kaçınılan
tam
tam yaza girecekken
yazın omzuna yüzünü dayayacakken
çekip giden
ayaklarının altından o son sığınak terası da
acılarının veliahtı bach'ı da çekip
gitmiştir işte, yalnızca gitmiştir
yani.. anlıyor musun.. mayıstı..

seni o yüzden bağışladım!....
**************************************
"şimdi biz neyiz biliyor musun?
akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz.
birbirine uzanamayan
boşlukta iki yalnız yıldız gibi
acı çekiyor ve kendimize gömülüyoruz
bir zaman sonra
batık bir aşktan geriye kalan iki enkaz olacağız yalnızca
kendi denizlerimizde sessiz sedasız boğulacağız
ne kalacak bizden?
bir mektup, bir kart, birkaç satır ve benim su kırık dökük şiirim
sessizce alacak yerini nesnelerin dünyasında
ne kalacak geriye savrulmuş günlerimizden
bizden diyorum, ikimizden
ne kalacak?

şimdi biz neyiz biliyor musun?
yıkıntılar arasında yakınlarını arayan öksüz savaş çocukları gibiyiz.
umut ve korkunun hiçbir anlam taşımadığı bir dünyada
bir şey bulduğunda neyi, ne yapacağını bilmeyen çocuklar gibi...
ve elbet biz de bu aşkta büyüyecek
her şeyi bir başka aşka erteleyeceğiz."
MURATHAN MUNGAN
*****************************************************

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #25 : 22 Mayıs 2009, 08:07:22 »
KAÇ , GİZLEN , SUS

Ben ölmek için doğmadım..
Her gece yürüyüşlerimde
Bir yıldız kayar gökten
Ama hiç dilek tutmadım,
Kehribar tesbih misal
Hep yıldızlar saydım,
Yalnızlıktan kaçıp, ayın mehtabında dolaştım,
Kendimi gizledim vefasız aynalarda,
Kamufle olup sessizliğe sustum,
Ben kaçtım, ben gizlendim, ben sustum..

Ben ayrı dünya çocuğu..
Her gece ayın doğuşunda
Sancısını çekerim yalnızlığın,
Sonra firari fikirle yıldızlar sayarım,
Kaçarım esaretine düşmekten yalnızlığın,
Gök kubbesi altında gizlenirim karanlığın,
Yürürüm gecenin kucağına susarım,
Benim adıma doğan
Her Gündüz için, her güneş için
“To be or not be” önemli değil,
Her ne kadar asil bir eylem olmasa da
Ben kaçarım, ben gizlenirim, ben susarım..

Ben ölmek için doğmadım..
Her gece yürüyüşlerimde
Bir yıldız kayar gökten
Ama hiç dilek tutmadım,
Kehribar tespih misal
Hep yıldızlar saydım,
Ben kaçtım, ben gizlendim, ben sustum..

Ben ölmek için doğmadım
Ben ebedi yaşamak için öleceğim…

İBRAHİM SADRİ

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #26 : 22 Mayıs 2009, 08:07:49 »

Kalbim unutacağız onu
Bu gece sen ve ben.
Ben ışığı unutayım
Onun sıcaklığını sen.

Unuttuğun vakit söyle bana
Ola ki düşüncem donar.
Acele et oyalanırken sen
Hatırlayabilirim tekrar.

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #27 : 22 Mayıs 2009, 08:08:18 »
Alıntı yapılan: nasibim
Aşk bu,
Geliyorum demeden geliyor,
Gitmiyor
Unutmak
Öğrenmekten daha çok zaman alıyor
Bilgi ceza , bilgi suç
Taşımak ağır
Ben aşkı 100 metreden tanırım
Yeni değil bu yalnızlık
Ne sokaklar ne evler gördük
İyi gelir ilk zamanlar yaşadıkça
Biz öğrendik
Her aşk bitermiş birgün bildim
Her aşk bitermiş birgün öğretildim
Gözüm aynı göz, ruhum eski
Sözüm aynı söz, susmam yeni
Günüm aynı gün, geceler eski
Tenim aynı ten, üşüyorum şimdi



ALINTI

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #28 : 22 Mayıs 2009, 08:09:17 »
Beni sevmek yürek ister sevgi,imi taşımak yürek ister demiştim sana
Bak taşıyamıyorsun baştan anlattım sana
Ben seversem mertce delikanlı bir serseri gibi severim demiştimde
Sense tebessüm edip gülmüştün bana

Bak gör sevdirdin kendini zorlada olsa
Başardın sende başardın girdin ağlatanlar kervanına
Yapma be sevgili sende vurma
Geç kaldım ben seni senli yaşamaya

Sustum artık çaresizce sustum
Anladım ki bu sevgi sadece benim suçum
Günahın yok demiyorum sana
Aslında en büyük suçu sen işledin

Deryaları aştım hayatla yarıştım
Sana söyledim seversem can pahasına taşırım
İnanmadın sen bu sözüme
Şimdi gülüyorsun deli diyorsun bu halime

Serseri birazda deli gönlüm
Önce insan değilmidir sence sevgili
Bunca çile arasına seni gül diye dikmiş
Sen dikenini batırmasan olmazmı sevgili


Kovduğun kapılarını çalmam artık asla
Sildiğin adımı yüreğine yazmam bir daha
Buda sana yazdığım son veda
Adını yüreğime sevgini kalbime yazar giderim sevgili

ALINTI
 

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #29 : 22 Mayıs 2009, 08:09:45 »
BADEMLERDEN SAY BENİ

Say bademleri,

Say acı olanı, uyanık tutanı say,

Beni de onlarla kat:

Gözünü arardım hep, gözünü açtığında,

sana kimselerin bakmadığı bir anda,

örerdim ya o saklı, o gizli ipliği ben,

ki onun üzerinde tasarladığın çiy’in

testilere doğru kaydığı bir zamanda,

yüreğe varamamış öz bir sözle korunan.

Ancak böyle varırdın adına, senin olan,

o şaşmaz adımlarla kendine yürüyerek,

savrulurdu çekiçler sanki bir çan kulesi

boşluğundaymış gibi senin suskunluğunun.

Ölmüş olan o şey senin koluna girer

ve işittiklerin de seninle birleşirdi,

üç olup giderdiniz geceyi kat ederek.

Beni de acı yap, acı yap beni.

Bademlerden say beni.

Paul Celan