Gönderen Konu: KUM  (Okunma sayısı 38075 defa)

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #45 : 22 Mayıs 2009, 08:20:30 »


BİR FOTOĞRAFA

Karşımdasın işte...
Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni.
Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.
Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.
Tıkandığım o an,
Elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,
Aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.
Ellerim boşlukta, ben darda kaldım.
Ellerim buz gibi, ben harda kaldım.
Bir senfoni vardı kulağımda çalınan,
bitti artık hepsi...

Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.
Bakış açım belli oldu yine.
Geride kalan, ardından bakar gidenlerin.
Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.
Dağlara çarptım her esişimde.
Yollara küfrettim her gidişinde.

Demiştim sana hatırlarsan:
“Önemli olan ‘zamana bırakmak’ değil,
‘zamanla bırakmamak’tir..”
Şimdi bana, geçen o zamanın
Unutulmaz sancısı kalır

Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?
Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim...

NAZIM HİKMET

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #46 : 22 Mayıs 2009, 08:20:53 »

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #47 : 22 Mayıs 2009, 08:21:11 »
Hepsi yalan söyledi.. Bittim.. Bırakma beni...                   

hepsi yalan soyledi
isyansa isyan ettim
nisyansa unuttum her seferinde seni
düştüm bırakma beni

yakılmış rengi kaçmış gecelerin ortasından
ateslerin ortasindan
bütün ihanetlerin
bütün kuşkuların arasından
talanların kargaşanın korkuların yakasından biriyim
bilirsin hüznü hiç yakıştırmadım ruhuma
hiç ölmiyecek biriydim
ateşmi yakardı beni
hesapmı görürdüm günahlarıma
kırmızının efendisiydim
şu kahpe dünyaya meftun
şu kendine zebun ben
bir infilakla parçalanıyorum
hepsi yalan soyledi
bittim
bırakma beni

mor menevişli dağlarım olsaydı
kor ateşler yansaydı sevdalıklarıma
güneşi sağ ayı sol elime koysalardı
vazgeçmekten bile vazgeçseydim
O geliyor dediklerinde tefler çalsaydım
küçük kızlar yetim çocuklar
dünyanın bütün mazlumlarının gözleri ışıldasaydı
ben olmasaydımda ruhum taşısaydı yükü
adımı  adının yanına yazsaydı
en sona yazsaydı
bu da olsun yazsaydı
"olsun" yazsaydı

bir ceylana yoldaş olsaydı
bir çobana rastlasaydım da mendilime süt dolduraydı
bela senden
aşk senden
kayboldugum dehlizlerin sonunda yol senden olsaydı
hepsi yalan soyledi
gittim
bırakma beni
bırakma beni

bugün pazartesi
dışarda sevdiğim sonbahar
solgun bir adamın son kalesi
oda kaydımı ellerinden büsbütün kaybetmiş olacak
yani ben kendi kendinin kırılmış endazesi

sorarsın ya bezen kapatıp gözlerini usulca dünyaya
bu asiligin bahanesini
nereye kadar gidersin
kuşların kaderle uçtuğu
her yağmur tanesini bir meleğin indirdiği
yeni doğmuş bebeğe yutkunmayı ögreten
çimene yesili
buluta maviyi
topraga doğurganliğı veren
ey karıncanın bile kalbine merhameti indiren
görünmezi gören
bilinmezi bilen
göğe
çarkı feleğe
süreyyaya
yıldızlara
kainata sığmayıp
bir garibin kalbine giren

duy sesimi

işte bu benim
işte ben
herşeyden sonra ve herşeyin başında
kapı aralığında
mahcubum
utanıyorum aslında
vermeyi istemeseydin istemeyi vermezdin
geldim bırakma beni

Hepsi yalan söyledi
isyansa isyan ettim
nisyansa unuttum her seferinde seni
düştüm
bırakma beni...
bırakma beni...
bırakma beni...

İbrahim Sadri

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #48 : 22 Mayıs 2009, 08:21:40 »

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #49 : 22 Mayıs 2009, 08:22:09 »


Sus pus olmuş, puslu bir İstanbul'muydu yüzün, yoksa
çok bildik hüzünler mi taşınmıştı yüzüne
Dolmabahçe da çay tadında....
Divit ucuyla yazılmış bir aşkın sureti vardı avuçlarında,
tarih bir başka iklimin kıvamını gösteriyordu.
Ben rehnedilmiş yelkovan gibi... hani akrep'i seven ama
yüreği takvim yokuşlarında...

Sinemada elinin elimde terleyişinin bir anlamı olmalı,
sesinin sesimde yankılanmasının... sanki perdedekine
üzülmüş ya da sevinmişsin de tesadüfen akmış yüzün
içime... Yalan! Sen perdeye bakıyorsun, fikrin benim
seyir defterimde.. ve ben amerikanca bir filmi kürtçe
seyrediyorum...

Kadın Beyoğlu'nun bir kış akşamında,
üstündeki deri montun sahibine küs, soğukluğundan
muzdarip yürüyordu... Adam da... Yürümek hiçbir şeyi
çözmüyordu, bazı Aralık akşamlarında... Parmağında
yaralı bir öyküyü taşıyordu adam... Kadının yüzünde
bir hüzün... Hüzünlü aralık akşamında bir yüzük...
Yüzüğün yüzünde dünya güzeli bir kadının kehaneti...
... Soğuğun ve karanlığın vehameti!

Hayatı, bir başkasının pantolonu gibi, küçültülmüş,
daraltılmış... İlk sahibinin o pantalonla yaşadığı şeyler,
yani pantalonu pantalon yapan anılar, bazı ilkbahar
bereleri yüzünden yapılan yamalar, ter tüketen
yazlar... Hepsi daraltılmış... Yaşananlara bir beden
büyük geliyor artık hayat!

Bir aşkı paylaşmak için çok geç, bir paylaşıma aşık
olmak içinse erken... Beni sevda yerimden vurdu yine
zaman... Şimdi sana söylenecek tek cümle:

Yılmaz Erdoğan


prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #50 : 22 Mayıs 2009, 08:23:01 »


Sustu Sevgin!

Yıldızlardı gözlerinde gördüğüm
Bakışlarındı ışığı çözdüğüm
Sözlerindi yüreğime süzdüğüm
Sustu dilin, sustu sevgin!

Kara gecemin aydınlık yüzü
Gönlüme nakışlamıştım bir çift gözü
Yarınlar olmayacak, geldi ömrümün güzü
Sustu dilin, sustu sevgin!

Hüzünleri dağıtmıştım gelişinle
Sevmiştim karanlığı sevincinle
Sabahlara uyanmıştım gülüşlerinle
Sustu dilin, sustu sevgin!

Neydi, çözemediğin benimle
Kayboldu coşku, garip hevesinle
Buğulandı yine hayat gidişinle
Sustu dilin, sustu sevgin!

alıntıdır

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #51 : 22 Mayıs 2009, 08:23:35 »
BEN SENI NEDEN MI SEVDIM
Ben seni bir okyanusun derinliginde buldum da sevdim
Parlak bir inciydin benim için
Paha biçilmez bir inci

Ben seni soguk ve yagmurlu bir günde
Seni düsünürken gülüsündeki sicakligin içime dolup da
Beni sardigi bir anda sevdim
Seni sadece selvi boyun,siyah saçlarin yada kara gözlerin
Güzel bir yüzün var diye degil
Fikirlerinle,konusmandaki güzelligin ve benim o kor halde yanan yüregimle sevdim
Ben seni derinden ve hissederek sevdim
Her kalp atisimda vücudumun dört bir kösesine yayildigini
Beni sardigini her nefes alisimda cigerlerime isledigini bilerek sevdim
Seni kis gecelerinin o soguk yataginda birlikte uyuyup beni isittigin
Yaz sicaginda uyuyamayip sikintilarim oldugun
Ve rüyalarimda bulustugumuz gecelerde sevdim
Seni ellerinden tutup kanimin kaynadigi
Kalbimin yerinden firlayacagini hissettigim anlarda
O islak dudaklarinla beni sevdigini söyleyecegin anlari düsünerek sevdim
Ben seni o sensiz anlardaki bos ve degersiz geçen dakikalarda
Kayip zamanlarimizda,seni arayip bulamadigim
Çaresizlik içinde oldugum,içki sofralarini dost bildigim anlarda sevdim
Sen ne kadar uzak olsan da,
Aramizdaki kilometreler nasil çoksa
Bende seni o kadar yogun ve o denli çok sevdim
Seni kalbimde yanan atesin ile
Zihnimde olusan hayallerin o ay parçasi çehrenle
Bana derinden bakan o gözlerindeki isiltiyi görecegim anlari beklerken
Kalbimin yanip tutustugu anlarda
Gelip o bu atesi alevlendirerek
Bana sarilarak beni sevdigini söyleyecegin anlari düsünerek sevdim

Korkuyorum!
Hakkettigin mutlulugu sana verememekten korkuyorum.
Seni beni sevdiginden fazla sevememekten korkuyorum.
Senin sevgine layik olduktan sonra baskalari tarafindan o sevgiyi kaybetmekten korkuyorum.
Seni kazandim derken kaybetmekten korkuyorum.
Aramizdaki maneviyat haricindeki uçurumlardan korkuyorum.
Senin kalbini daha fazla kirmaktan korkuyorum.
O temiz ve masum göz yaslarini daha fazla akitmaktan korkuyorum.

Evet korkuyorum;
seni kaybetmekten, seni daha fazla üzmekten ...
Sana kendimi ifade edememekten korkuyorum.
Yada yanlis anlasilmaktan korkuyorum.
Uçurumun kenarinda yalniz kalmaktan korkuyorum.
Dostluguna doyamadan uluorta yalniz kalmaktan korkuyorum.
Yüregimdeki o ince sizinin bir gün çogalmasindan ve beni sarmasindan korkuyorum.
Sevgi denen güzelliginin bir gün beni terk etmesinden korkuyorum.
Dostlugun ölüp yerine nefretin yesermesinden korkuyorum.

Korkuyorum evet;
seni kaybetmekten ve seni daha fazla üzmekten...
Bir çiçek misali ne ellemeye nede koparmaya kiyamiyorum uzaktan seyrediyorum çünkü;
Seni daha fazla incitmekten korkuyorum.
Ömründe yasadigin mutlulugu huzuru sana yasatamamaktan korkuyorum.
Sana kalbimden fazlasini verememekten korkuyorum.
Sonunda sana gözyasindan baska bir sey birakamamaktan korkuyorum.
Seni sevmekten degil;
dostlugunu suiistimal etmekten,
Seni kaybetmekten ve degerini bilememekten ve Yüce Rabbime hesap verememekten korkuyorum.
Belki de çok fazla korkuyorum ...

ÇÜNKÜ; BEN iLK DEFA SEViYORUM...

ATTİLA İLHAN

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #52 : 22 Mayıs 2009, 08:23:58 »
SEVGİLİM YOKSA SEN SEVGİLİM OLMAYABİLİRSİN

Hiçbir yerinde yok asaletin ibresi
Sesinde kamaşmasında tensel bir büyünün
Atlas hani libas ve kuytu bakışlı mavi gözlerin
Sanki hepimize bütün şiirleri hala fısıldayan
Bir eski büyük şairmiş gibi
Aşk bir erken didişme bir sorgu sualmiş de
Mezbele ve yaralıymış eski yaraların yeniden kanamasından
Hiçbir yerde yok asaletin ibresi
Bir adamın yüzünde ya da yalana çok benzeyen
Bir doğru sözünde belki.....
Saçlarının çevriminde ıslak bir beyaz kadının
Yüksek rakımlı göllerin buzul saflığında
Ve kokusunda çiçeklerinin kanirej’in
Elbet şiir olacak şairin tesellisi
Ve en kötüsü bile işe yarayacak aşklaşmaların
Yazana değilse bile okuyana faydalı
"bak aynı başına gelmiş adamın benim başıma gelen"
O da üzülmüş aynı benim gibi ....
Benimki daha acıklı değil onunkinden,
Fiyakalı değil onun acısı benimkinden..
Sade güzel olan kelimeler..
Sade kelimeler...
Kelimeler....
Sen aşka aşıksın müsaitsin gördüğünü abartmaya
Biz olsa olsa bir müddet aşklaştık aşkım aşık olmadık
Bir elim sana uzanır, öteki berikinin zaten elinde
Bırak yoluma gideyim bildiğimce
Yabancısı olduğum bir şey değil yabancılar
Baktım yerlisi yabancısı aşağı yukarı hepsi benzer erkekler....
Eğer bir söz, bir ses bekliyorsan bu adamdan
İçinde hiç gönderme isteği bulunmayan bir git
Lazımsa eğer...
İşte orada duruyor...
Ağzımın bir yerinde...
Almak ister misin dilini sokup aklıma
Sana ait olan herşeyi bir nefeste
Bir göz yumma anında
Bir soğuk telefon konuşmasında
Geri alabilir misin?
Seni benden geri alabilir misin?
Kovabilir misin beni senden?
Sevgilim..
Yoksa sen,
Sevgilim olmayabilir misin?..
 
YILMAZ ERDOĞAN

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #53 : 22 Mayıs 2009, 08:24:37 »


Alıntı yapılan: nasibim



Ruhumun derinliklerindeyim yine…
Oturdum
Seni düşünüyorum
Siyah siyah.
Ne gökyüzü eskisi gibi mavi
Ne de yıldızlar eskisi kadar parlak.
Seni uzaktan sevmek
kaderimse benim,
Bu sevda
Tüketecekse yüreğimi,
Böyle her gece
ayrılık acısıyla sabahlayıp,
Akşamları
Buluşma hayalleri kuracaksam
Bırak,
Bırak bu sevda
Bitsin…

Böyle günden güne
Dirhem dirhem eriyeceksem
Melek yüzlüm,
Acılar ok gibi saplanacaksa
Gönlümün ta derinliklerine
Bırak,
Bırak bu sevda
Bitsin…

Her geçen gün düşlerim yıkılır,
Ve ben yıkılacaksam.
Bırak içimde dağ gibi büyümesin
Hayallerim,
Yerin dibine batsın.
Korlaşsın bu sevda
Yüreğimin ta derinliklerinde
Yana bildiği kadar yansın.
Bırak,
Bırak bu sevda
Bitsin…
Alıntı..

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #54 : 22 Mayıs 2009, 08:27:50 »
Sen gidince sevgilim uzak diyarlara
Her bir damla sel olur.
Her bir damla sen olur.
Yağmurla beraber ağlayasım gelir
***********************
Yağmur damlaları vururken cama
Gözyaslarım süzülür yanağıma
Sensizken sevdiğim benim
Yüreğim erir damla damla
*****************
Nerede sevdalı cift görsem
Kıskanırım seni hemen
Ve düsünürüm derinden
Şimdi kİmle hangi elden
**********
Yağmur yağdıgında her defa
Ağlayasım gelir dalarım uzaklara
Seni düsünürüm bakarken rıhtıma
Sensiz sevgilim yüreğim erir damla damla

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #55 : 22 Mayıs 2009, 08:28:11 »
Alıntı yapılan: kendimce
Sahil gibi yaşam
Dalgalar vurur köpük köpük
Alıp götürür derinliklere
Kum kum
Sevgili denizdir
Karanlık okyanuslara açılan
Bir köpük gece gündüz
Çalarken bizi bizden


Hala bizler neler yapıyoruz...

kendimce

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #56 : 22 Mayıs 2009, 08:28:41 »

SUSUŞTU YÜZÜN

bir ufukta bitiyor yüzün
ve başka bir gökyüzü başlıyor
komşu ellerle sarmalanıyorsun
yanıyorsun...

ne kadar övülsen az
avazım çıktığı kadar susuyorum
ismindeki sesli harfleri

mayınlı bir gülümsemeyle
senin karasularında olmak
üstünde ilkbahar bir entari;
sanki
yeniden
eski bir öyküye başlamak...

yüzündeki o billur akşam kahvaltısı
sürgülerken özümü,
ne kadarını sustuk konuştuklarımızın?...

YILMAZ ERDOĞAN

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #57 : 22 Mayıs 2009, 08:29:17 »
Alıntı yapılan: kendimce



sevgili Prenses, çok bilinçli bir şiir. ve de harika yazılmış. arka planda güzel duygular taşıdığı da her daim belli.Paylaşımların çok güzel...



kendimce...

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #58 : 29 Mayıs 2009, 09:00:53 »
Bir Hüzün Mevsiminden Çıkarken Kalbim 

Ayrılıkların puslu aynasındadır
bekleyişlerin solgun yüzü
Bekleyişler ki demlenişidir sabrın
damıtır sessizliği ve üzüncü
damıtır gurbetin kavruk memesinden
ve emzirir
hasretin yanık yüzlü çoçuğunu

Sen ey sabrın ve üzüncün dervişi
başını zamanın göğsüne koy
ve dinle yalnızlığın iç çekişlerini
Yalnızlıklar ki suskun bir akşam üstüdür
usulca örtülecektir gecenin sessiz tülünü
ve düşecektir ince bir rüzgarla
hüznün harmaniyesi

Ey yenilgilerin bezgin kuşu
suskunun sarı sıcağındasın bunca zaman
bataklıklardan sızan sinsi ve pis
bir kokudur içinde tortulaşan kuşku
Ve bulutsu bir ağırlığın yüküdür
gittikçe ağırlaşan
gittikçe yüreğini zonklatan

Sen ki şafağın göğü müsün
imbikle göğsünde göğün sütünü
ve emzir sönmekte olan yıldızları
sonra başını solgun bir demet gibi hasretin kuru dallarına koy
dinle köpüklü kıyıların çağlayanını
imbatın serin elidir yüzünü okşayan

Güneşi kopar dalından ellerine al
ve durmadan canını yakan sözü
bitir şiirin kalbine
akıt artık umudun billur ırmağını
kavruk çölüne yüzümün
ve bir sevda gibi yanaş
hayatın kıyılarına

Yoksa ey kalbim
tel bile olamazsın şiirin sazına
 

Ahmet Telli   


prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: KUM
« Yanıtla #59 : 06 Haziran 2009, 14:34:29 »
Büyüyorum

Büyüdükçe,
sentetik zamanlara
kangren ayaklar bastım,
izi kaldı
ömrümün...

Kara çaldılar yüzüme
bütün kara parçalarında
elbette
'afrika dahil'
parça başı çalışan
kiralık katildi zaman.

Gülüşüm sivas yangını,
ağlarsam kızma...
ölmek bile
yakışıyor bazı adama...
 
Yılmaz Erdoğan