Ey nefsim, kendi gerçeğinle yüzleşmeye hazır mısın?Hesaptan önce hesap vermeye ne dersin?Halkın sevgisini ararken, Allah’ın nefretinden emin misin? Kendine karşı sadakatini kaybetme... Elest bezmindeki ahd-ü misakını unutma... Şunu da bilirsiniz aslında, o bir gerçek ve herkese uğrayacak, alıp götürecek. Belki de neşemizi kaçıran onun soğuk oluşu değil, bizim hazırlıksız oluşumuzdur. Tıpkı vakitsiz gelen bir misafire, darmadağın yakalanan bir evin toparlanmaya vakti olmadığı gibi!Düşünmüyoruz ama düşünmek istemiyoruz ısrarla. Ölümden kaçışın, kurtuluş olmadığını bile bile. Nefsimize ağır geliyor onunla barışık yaşamak, onu düşünmek bir yana, aklımızın ucundan bile geçirmeyecek kadar kapalı kapılarımız. En büyük ibret oluşu bile yetmiyor ibret almaya.Ne mutlu "NEFSİN" dizginlerini elinde tutan MÜ'MİN kullara,güzel paylaşımdı Allah(c.c.) razı olsun...