Gönderen Konu: Hatasını anlasın  (Okunma sayısı 1292 defa)

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Hatasını anlasın
« : 25 Mayıs 2010, 07:30:00 »
Sorunlarınızın çözümünü ertelemeyin

Evliliklerde yapılan en büyük hatalardan biri yaşanan sorunların çözümünü çeşitli sebeplerle ertelemektir. “Nasıl olsa zamanla düzelir.” “Niçin ilk adımı ben atayım ki?” “Hatasını anlasın” gibi düşüncelerle eşinizle konuşmamak sadece ilişkinize zarar vermek anlamına gelir. Bu tarz yaklaşımlarla sorunların çözümünü ertelemek zaman kaybına neden olur. “Fazla üstünde durursam sorun iyice büyür” kaygısıyla hareket ederek yaşadığı sorunları çözmek için girişimde bulunmayan, problemleri eşi ile paylaşmayan bireyler için zaman içinde sorunların katlanarak büyümesi ve tahammül sınırını zorlayacak düzeye ulaşması kaçınılmazdır. Ayrıca geç kalındığı için sorunların çözümü çok daha zor hale gelir. Sorunları paylaşmak yerine içine atmak kişilerin sabırlarının tükenmesine neden olur. Tahammül gücü azalmış olan kişinin halihazırdaki problemlerle baş etme gücü kalmaz. Bu durumu günümüzde birçok çift yaşamakta ve birçok evlilik bu nedenle ciddi biçimde zarar görmektedir. Oysa yaşanan sorunları görmezden gelmek ya da ertelemek yerine yapıcı bir biçimde çözüm yoluna gidecek olursak sabrımızı ve enerjimizi doğru yerde ve zamanında kullanmış oluruz.


Sorunları ancak konuşarak çözebilirsiniz

Eşinin kendisini anlamadığından, önemsenmediğinden şikayetçi olan bir çok birey, yaşadığı bu sıkıntılardan eşini haberdar etmeme yolunu seçiyor. Bu kişiler “nasıl olsa beni yine dinlemeyecek, hem de kavga çıkacak” gibi düşüncelerle eşlerine hissettiklerini anlatmaktan kaçıyorlar. Bu kişilerin böyle düşünmelerine neden olan olaylar yaşanmış olabilir fakat unutulmaması gereken nokta, konuşmamanın sorunları halletmeyeceğidir. Konuşulması halinde başarıya ulaşma ihtimali varken, konuşulmaması durumunda başarıya ulaşmak imkansızdır. Bu sebeple konuşmama seçeneği kullanılmamalıdır. Olması gereken, konuşmak, fakat nasıl konuşacağını bilerek konuşmaktır. Bu sebeple bu sorunu yaşayan bütün çiftlerin konuşmama kararlarına son vermeleri ve ümitsiz olmamaları gerekir.

Eşinizle konuşurken bazı noktaları dikkate almalısınız. Öncelikle konuşma sonucunda eşinizin anında sizi desteklemesini beklemeyin. Amaç sadece size olumlu tepki vermesi olmamalıdır. Eşiniz şayet o ana kadar hep tepkisel olduysa bir anda değişemez, bunu unutmayın. Amacınız kendinizi ifade etmek olmalıdır. Başlangıçta kendinizi ifade ederken ısrarcı olmamanız ve sadece eşinizin düşünmesini sağlamayı amaçlayarak konuşmanız daha yararlı olacaktır. Eşinizle onu suçlarcasına konuşmamalısınız. Unutmayın, amacınız kendinizi ifade etmek, karşı tarafa hatalarını anlatmak değil. İletişime kapalı bir insan kendisine ilk etapta hataları gösterilecek olursa hatalarını kabul etmeyeceği gibi iletişimi o noktada bitirir. Bu sebeple ‘ben’ dilini kullanarak kendi duygu ve düşüncelerinizden bahsetmelisiniz. Mimikleriniz ve ses tonunuzda sertlik veya duygusallık olmamalı. Olabildiğince nötr yaklaşın. Göz yaşlarınızı silah olarak kullanmayın. Eşinizi anlamaya çalışın ve bunu eşinize hissettirin. Konuya yoğunlaşın, geçmişe veya yan konulara dalmayın. Unutmayın, eşinizle konuşarak istediğinizi kazanamasanız da, hiçbir şey kaybetmezsiniz.



Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.