Gönderen Konu: Günün Tavsiyesi  (Okunma sayısı 111348 defa)

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 085
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Günün Tavsiyesi
« Yanıtla #765 : 04 Kasım 2015, 08:56:26 »
 
 
 1- Daima haklı olma ihtiyacından VAZGEÇİN

2- Kontrol etme ihtiyacından VAZGEÇİN

3- Başkalarını suçlamaktan VAZGEÇİN

4- Kendinizi suçlamaktan VAZGEÇİN

5- Sizi sınırlayan inançlardan VAZGEÇİN

6- Şikayet etmekten VAZGEÇİN

7- Eleştiri lüksünüzden VAZGEÇİN

8- Başkalarını etkilemek ihtiyacından VAZGEÇİN

9- Değişime direnmekten VAZGEÇİN

10- Etiketlerden VAZGEÇİN

11- Korkularınızdan VAZGEÇİN

12- Mazeretlerinizden VAZGEÇİN

13- Geçmişinizden VAZGEÇİN

14- Bağlılıktan VAZGEÇİN

15- Başkalarının beklentilerine göre yaşamaktan VAZGEÇİN 


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 085
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Günün Tavsiyesi
« Yanıtla #766 : 06 Kasım 2015, 18:11:40 »
İşlerimizin yoğunluğunu bahane ederek vakit namazlarını aceleyle kılıyoruz. Namazı ikame ettikten sonra tesbihleri çekmiyor, bazı âyetleri okumayı da ihmal ediyoruz. Böyle yaparak neleri kaçırdığımızın farkında mıyız?

Aceleyle kılınan Namazlar, eksik zikirler, ihmal edilen dualar… Günlük işlerimizin yoğunluğunu bahane ederek özellikle vakit namazlarını hızlı bir şekilde kılıyoruz. Sonrasında tesbih çekmeden, namaz sonrası kabul olunacağı müjdelenen duayı etmeden kalkıyoruz Yüce Allah’ın (cc) huzurundan. Her vakit namazdan sonra tesbihat yapılırken,  sonunda da Kur’an-ı Kerim’den ayetler okunur. Duası ve tesbihi eksik namazın, zarfa konulduktan sonra yollanmamış mektuba benzetildiği söylenir. Bediüzzaman Said Nursi’ye göre namaz sonrası çekilen tesbihler, namazın çekirdekleri hükmünde.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sallallahu aleyi vesellem), namaz sonrası çekilen tesbih ve duaların önemini Ebû Hureyre’den rivayetle şöyle ifade ediyor: “Her namazdan sonra kim 33 defa sübhânallah, 33 defa elhamdülillah, 33 defa Allahü ekber der, yüze tamamlamak için de ‘Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh, lehü’l mülkü ve lehü’l hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr’ derse günahları deniz köpüğü kadar çok olsa bile affedilir.”

Bir de namazların ardından okunan âyet veya sûreler var. Mesela, sabah namazının ardından ‘Lâ yestevi’ yani Haşir Sûresi’nin son üç ayeti, öğlen namazının sonunda Fetih Sûresi’nin son ayetleri okunur. Bu ayetleri okumanın önemini Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Davut Aydüz’e sorduk. Namazlardan sonra okunan âyetlere aşir denildiğini ifade eden Aydüz, ‘Âmenerrasûlü’ ve ‘Hüvallahüllezî’ ayetlerinin namaz dışında da okunması gerektiğini dile getiriyor. Aydüz, Haşir sûresinin ‘Hüvallâhüllezi’ şeklinde başlayan son ayetlerinin ölümden başka her derde şifa olduğuna değiniyor. Selam verip namazdan çıktıktan sonra Allah’ı zikretmenin, Peygamber Efendimiz’den (sallallahu aleyhi vesellem) öğrenilen duaları yapmanın ve günahların affedilmesi için yalvarmanın sünnet olduğunu söylüyor Aydüz. Beş vakit namazın arkasından okunan Âyetü’l-kürsi’nin de öneminin büyük olduğuna değinerek, Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi vesellem) bir hadis-i şerifini hatırlatıyor: “Kim farz namazdan sonra Âyetü’l-kürsî’yi okursa, cennete girmesine ölümden başka bir şey engel olmaz.”

En hayırlı amel, Allah’ı zikretmek

İlahiyatçılara göre dua ve âyetleri okumak fıkhi açıdan şart olmamasına rağmen kulluk bilincini artırır. Tesbih ve duasız bir namaz eksik değildir ama dört başı mamur bir namaz da değildir. Hadislerde de zikir ve namaz sonrası okunan ayetlerin önemine işaret edilmiş, en hayırlı amelin Allah’ı zikretmek olduğu vurgulanmış.

Konuyu bir misalle açıklayacak olsak, bir futbol karşılaşması bile doksan dakikada bitmiyor. Maçın ardından saatlerce spor kanallarında yorumlar yapılıyor, zihinler meşgul ediliyor. Bir maça bu kadar vakit ayırabilirken, namazlarımız bir kaç dakika geç bitse ne olur? Bu vakit belki de bize af ve mağfiretin kapılarını açacak. Karar sizin…

Sabah namazı-akşam namazı

Hüvallahüllezi (Haşr Sûresi’nin son üç ayeti)

Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi vessellem), Tirmizi’de nakledilen bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurur: “Kim sabahleyin üç kere eûzu besmele çektikten sonra Haşr Sûresi’nin sonundaki üç ayeti okursa, Yüce Allah onun emrine yetmiş bin melek verir. Onlar akşama kadar o kişiye dua ve istiğfar ederler. Eğer o gün ölürse şehit olarak vefat etmiş olur. Her kim de akşam aynı şekilde okursa onun durumu da sabah okuyan kimseninki gibidir.” Kenzu’l-Ummal’in rivayetine göre, “Allah’ın İsm-i A’zam’ı (en yüce ismi) Haşr Sûresi’nin sonundaki altı ayettedir.”

Öğle namazı

Lekad Sadakallâhü (Fetih Sûresi’nin son üç ayeti)

Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi vessellem) şöyle buyurur: “Bir kimse Fetih Sûresi’ni okursa, Mekke fethinde Resulullah ile beraber bulunmuş gibi sevap kazanmış olur.” Buhari’de geçen bir hadis-i şerifte Hz. Ömer (ra), Resulullah’ın (sallallahu aleyhi vessellem) şöyle dediğini nakleder: “Dün gece bana öyle bir sûre vahyedildi ki o, Benim için, bütün dünyadan ve dünyada olan her şeyden daha sevimlidir. O sûre ‘İnnâ fetehnâ’ sûresidir.”

İkindi namazı

İnne li’l-Müttekîne (Nebe Sûresi’nin son on ayeti)

Zemahşeri ve Beyzavi’ye göre ‘Amme Yetesâelûne’ ile başlayan Nebe Sûresi’ni kim okursa, Allah kıyamet gününde ona soğuk bir içecek içirir. Kim Nebe Sûresi’ni ikindi namazından sonra okursa Allah onun rızkını genişletir. Ona dünya dağları ağırlığınca iyilikler yazılır. Kıyamet günü Yüce Allah her bir kulunu nurlu kılar. Dünyadan cennetteki makamını görmeden de çıkmaz.

Yatsı namazı

Âmenerrasûlü (Bakara Sûresi’nin son iki ayeti)

Bu iki ayet Miraç hediyesidir. Buharî’de yer alan bir hadis-i şerifte, “Bakara Sûresi’nin son iki ayetini geceleyin kim okursa o iki ayet ona kâfi gelir.” buyruluyor. Tirmizî’de geçen rivayete göre ise Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem), bu âyetteki dualarla dua ettiği zaman Allah tarafından ‘Peki yaptım.’ buyurulmuştu.

Namazların ardından okunan ayetlerin faziletleri…

Kur’an-ı Kerim’in her bir sûre ve âyeti büyük bir kıymete sahip. Ancak bazı sûre ve âyetler var ki, Kur’an-ı Kerim ve Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) onların faziletlerine ayrıca vurgu yapıyor. Prof. Dr. Davut Aydüz, yatsı namazının akabinde ve yatmadan önce okunan Bakara Sûresi’nin son iki ayetinin (Âmenerrasûlü), sabah ve akşam namazlarından sonra okunan Haşr Sûresi’nin son üç ayetinin (Hüvallâhüllezî), öğle namazından sonra okunan Fetih Sûresi’nin son üç ayetinin (Lekad sadakallâhü) ve Nebe Sûresi’nin son on ayetinin (İnne li’l-müttekîne) Müslümanlar için ayrı bir öneme sahip olduğunu söylüyor. Namazlardan sonra okunacak bazı ayetleri, Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vessellem) bizzat kendisi tavsiye ediyor. Davut Aydüz, ‘Lekad sadakallahü’, ‘İnne li’l-müttekîne’ ayetlerinin faziletine dair hadis-i şerif nakledilmemiş ise de, sûrenin genelinin faziletiyle ilgili birçok rivayet bulunduğunu söylüyor. Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin bu ayetleri öğle ve ikindi namazlarının akabinde okuduğunu ve tavsiye ettiğini de sözlerine ekliyor.


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 085
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Günün Tavsiyesi
« Yanıtla #767 : 21 Kasım 2015, 18:35:08 »
Şehvetler karşısında sabretmek iffet,
kızgınlık anında sabretmek yiğitlik,
musibetler karşısında sabretmek ise takvadır.”
Hz. Ali (k.v)


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 085
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Günün Tavsiyesi
« Yanıtla #768 : 21 Kasım 2015, 18:37:58 »
Allah, geceleyin Kur'an okuyan bir kula kulak verdiği kadar hiçbir şeye kulak verip dinlemez." (Tirmizi, hadis)


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 085
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Günün Tavsiyesi
« Yanıtla #769 : 01 Aralık 2015, 14:50:51 »
 – BİRİKTİRME, HAFİFLE:
Kullanmadığın tüm eşyalarını, giymediğin tüm giysilerini, okumadığın kitapları biriktirme, saklama VER…..

2 – AFFET, KURTAR KENDİNİ: Affedemediğin işlemi yapan yapanlar, sen onları affetmediğin sürece aynı işlemi sana yapmaya devam ediyorlar. Affet, kurtar kendini.

3 – ERTELEME,
YORMA KENDİNİ:
Seni asıl yoran, yaptığın iş değil, kafanda yapılmayı bekleyen işlerdir. Erteleme. Şimdi yap ve bitir işi…

4 – ÜÇ ŞEYİ AÇ; ELİNİ, KALBİNİ ve KAPINI: Elin açık olsun. Vermeyi bil ki sana da verebilsinler. Kalbin açık olsun. Sevmesini bil, dostunu da, düşmanını da. Kapın açık olsun. Gelene hoş geldin, gidene hoş git, güle güle.. Korkma; Bir şey seninse, kimse onu senden alamaz. Eğer senin değilse, ne yaparsan yap o sende durmaz..

5 – ÜÇ MAYMUNU OYNA, HATA YAPMA:
Gözünü kapa, kıskanma, haset etme. Kulağını kapa, başkalarının sözleriyle yaşama. Ağzını kapa, dedikodu yapma, kimseyi kırma..

6- BAĞLARINI KES SERBEST BIRAK KENDİNİ:
Göbek bağını kes, birilerine bağlı kalma. Başkalarının beklentilerini karşılam için yaşama. kendin ne istiyorsan onu yap. Her işi üstüne alma. Sana atılan her topu tutma.


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 085
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Günün Tavsiyesi
« Yanıtla #770 : 20 Aralık 2015, 11:29:57 »
Son dönemlerde öne çıkan neredeyse tüm motive edici bilimsel teoriler, kuramdan uygulamaya geçiş için özel formüller üzerine kafa yoruyor. Bunlardan biri de 20 dakika kuralı; karşı direncimiz ne kadar olursa olsun, 20 dakikalığına hepimizin herhangi bir hareketi yapmaya katlanacağını gösteren çok basit bir psikolojik davranış biçimini sunuyor.

Tembelliğe karşı savaşmanın ve motivasyonunuzu artırmanın oldukça aktif bir yolu. Bakalım bu kural nasıl çalışıyor:

Eğer her gün 20 dakika spor yaparsanız sağlığınızla ilgili endişelenmenize gerek kalmaz,
egzersiz yapma

Eğer günün 20 dakikasını temizlik ve düzen için harcarsanız karışıklıkta kaybolmazsınız,
Gününüzün 20 dakikasını konsantrasyonunuzu artırmaya adarsanız yaratıcılık konusunda endişelenmenize gerek kalmaz,
Günün 20 dakikasını size yakın olan birini dinlemeye ayırsanız ilişkilerinizle ilgili hiçbir endişeniz kalmaz,
arkadaşla sohbet

Günün 20 dakikasını kendinizi dinleyip not almaya ayırsanız fikir bulamayacağınıza dair rahatsız edici düşüncelerden uzaklaşırsınız,
Gününüzün 20 dakikasını yeni gelir kaynakları aramak için feda etseniz finansal problemler yaşamazsınız,
Kendinize 20 dakika rahatlama ve dinlenme süresi verin. Bu şekilde hiç yorgunluk hissetmeyeceksiniz,
rahatlama

Ve unutmayın; günün 20 dakikasını kitap okumaya ayıran birinin, nasıl başarılı olduğuna dair sorulara verecek net bir cevabı vardır.




Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı saadet

  • Usta
  • ***
  • İleti: 212
  • Rep +0/-0
Ynt: Günün Tavsiyesi
« Yanıtla #771 : 23 Aralık 2015, 20:09:22 »

Katsamda Gönlümün Sabrına Sabır,
Yarın ki Hasretin Bugünden Hazır.
Sanma ki Gönlüm Ölesiye Kederli,
Hasretin Bile Senin Kadar Değerli....
.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 085
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Günün Tavsiyesi
« Yanıtla #772 : 29 Aralık 2015, 12:32:00 »
guzelmışş



Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı saadet

  • Usta
  • ***
  • İleti: 212
  • Rep +0/-0
Ynt: Günün Tavsiyesi
« Yanıtla #773 : 30 Aralık 2015, 09:13:16 »
 :Ş

Katsamda Gönlümün Sabrına Sabır,
Yarın ki Hasretin Bugünden Hazır.
Sanma ki Gönlüm Ölesiye Kederli,
Hasretin Bile Senin Kadar Değerli....
.

Çevrimdışı saadet

  • Usta
  • ***
  • İleti: 212
  • Rep +0/-0
Ynt: Günün Tavsiyesi
« Yanıtla #774 : 09 Ocak 2016, 11:11:38 »

Katsamda Gönlümün Sabrına Sabır,
Yarın ki Hasretin Bugünden Hazır.
Sanma ki Gönlüm Ölesiye Kederli,
Hasretin Bile Senin Kadar Değerli....
.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 085
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Günün Tavsiyesi
« Yanıtla #775 : 10 Ocak 2016, 19:32:10 »
Herkesin peşinden koştuğu mutluluğun nasıl kazanılacağına bilim adamları kafa yormuş. İşte İngiliz uzmanlara göre mutluluğun 10 şartı;

- Bir bitki ya da çiçek yetiştirin.

-Her gün 5 iyilik yapmayı alışkanlık haline getirin.

-Sevdiğiniz biriyle konuşmak için haftada 1 saatinizi ayırın.

-Uzun süreden beri görmediğiniz bir arkadaşınızı arayın.

-Kendinize vakit ayırın.

-Günde 1 kere içten gülün.

-Haftada 3 kez yarım saat egzersiz yapın.

-Günde 1 kere, tanımadığınız birine gülümseyerek "merhaba" deyin.

-Televizyon izleme saatinizi yarıya indirin.

-İnsanlara nazik davranın


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 085
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Günün Tavsiyesi
« Yanıtla #776 : 03 Şubat 2016, 08:47:19 »
İnsan vardır, yüzü güler, gönlü cömert, ufku geniş; onunla oturdukça oturmak istersiniz; muhabbetinden keyif ve feyiz alır, ilham bulur, farkında bile olmadan ne çok şey öğrenirsiniz. Yanından kalktığınızda az buçuk değişmiş, zenginleşmiş olarak yolunuza gidersiniz. Hafiflemiş olarak, rüzgârda tüy gibi. İçinizde bir gonca gül açılır, katmer katmer renklenir. Elinizde olmadan hayata gülümsersiniz. Gene görmek istersiniz o kişiyi, ilk fırsatta yeniden buluşmak.***
Sohbetine doyamaz,*** ruhunun** dibini bulamazsınız, öylesine derin. Bir saklı cevherdir, ilk bakışta belli olmayan. Uçsuz bucaksız bir denizdir kıyılarına varılmayan. O kadar azdır ki böyleleri, bulunca ömür boyu dostluğunun ipini bırakmak istemez, kıymetini bilirsiniz; güzelliği arayan bir mürit gibi, muhabbete susamış bir münzevi gibi, ateşe meyyal pervane gibi etrafında incecik çemberler çizersiniz. Dostlukla, hayranlıkla...
İnsan vardır, kem bakar, ağılı konuşur, habire şikâyet yahut hakaret veya dedikodu halindedir; karalamayı sever, başkasına leke çalmaktan kendine payeler biçer; kimseyi beğenmez, kendinden gayri; hiçbir yeniliği, farklılığı tasvip etmez; ayaklı sirke küpü, diken diken her sözü; dudaklarının ve gözlerinin etrafında senelerdir surat asmaktan, fesat bakmaktan oluşmuş çizgiler taşır lakin bilmez; köşe bucak kaçmak istersiniz böylesinin gölgesinden bile.
Ne var ki bazen o insan patronunuzdur. Ya da öğretmeniniz. Kapı komşunuzdur veya çalışma arkadaşınız yahut ağabeyiniz. Hemen her gün görmek zorunda kaldığınız biridir. Belki de babanız ya da kayınvalideniz. Belki biricik eşiniz. Vaktiyle ne çok severek evlendiğiniz ama zamanla kalben, zihnen, ruhen ayrı düştüğünüz; gene de bir türlü yüzleşemediğiniz, dürüstçe eleştirmediğiniz... Tavsamaya yüz tutmuş bir ateş gibi kendi kendine tüten bir ilişki. Ne uzaklaşabilir ne katlanabilirsiniz. Ne olduğu gibi sevebilir ne hepten vazgeçebilirsiniz.
Derken ondaki irin usul usul size de sirayet eder. Damla damla akar ruhunuza. Kangrendir ya olumsuz enerji, hızla yayılır, sinsice; bir sağlam uzuvdan bir başkasına sıçrar, bir insandan berikine. Bir de bakarsınız ki aynen onun gibi konuşmakta, onun gibi meselelere yaklaşmaktasınız. İçinizde neşe kalmamış, solmuş gitmiş o terütaze bahar. Bir kuru ayaza kesmiş benliğiniz.
Siz de tıpkı onun gibi şikâyet halindesiniz, yüzünüzde benzer çizgiler. Merak edersiniz: "Ben ne vakit böyle oldum. Hangi dönemeçte yitirdim inancımı, iyimserliğimi, cesaretimi, girişkenliğimi? Ben ne zaman vazgeçtim aşktan ve aşkı aramaktan? İçsel yolculuklardan? Değişimden? Öğrenmekten? Büyümekten? Sahi ne zaman?"
Hiç düşünür müyüz etrafımızdaki, en yakınımızdaki insanların enerjisi bizi nasıl etkiliyor? Günbegün, aybeay, senebesene... Yahut tersine çevirelim soruyu: Bizdeki olumsuzluklar acaba onları nasıl etkiliyor? Sevdiklerimize verdiğimiz zararın bilincinde miyiz? Keşke ara ara kapsamlı bir tadilata girişsek benliğimizde. Keşke daha fazla ertelemeden ve samimiyetle bakabilsek içimize. Oradaki yanlışları, lüzumsuz hırsları, kabuk tutmuş yaraları, tamahkârlıkları tek tek bulup ayıklayabilsek.
Bir tabela assak: "Sevdiklerime verdiğim zarar için özür diliyorum. Şu anda tadilat halindeyim, yenileniyorum..." Köhne binalar bile gençleşirken, kurumuş otlar bile tazelenirken, gerekli özen ve emekle şu hayatta her şey yenilenirken, insan nasıl değişmez, değişemez?
Bir süredir romanların yanı sıra nöroloji alanında çalışmalar yapan bilim adamlarının kitaplarını okuyorum. Kafayı fena halde taktığım, okudukça keyif aldığım isimler var. Mesela V.S.Ramachandran. Biz şimdiye kadar bilim ile mistisizmin birbirine taban tabana zıt olduğuna inandık ya, Ramachandran bu ikisinin pekâlâ kesişebileceğini söyleyen sıradışı seslerden.
Uzun yıllardır Amerika'da yaşayan, ödüller almış bir bilim adamı. Alanında önemli başarılara imza atmış. Aynı zamanda Hint asıllı ve ruhaniyete, maneviyata, mistisizme açık bir damarı var. Çalışmalarında şaşırtıcı biçimde bilimin akılcı, gözlemci, pozitivizme dayalı birikimiyle tasavvufun insanlığı birbirine bağlı gören felsefesini buluşturmakta.
Ramachandran kolları ya da bacakları kesilmiş insanlarla yakından çalışıyor. Bu tür hastaların kaybettikleri uzuvlarının ağrısını hissetmeye devam etmeleri, yani bir hayali sancı çekmeleri bilim dünyasının hâlâ çözemediği bir muamma. Olmayan kolunuz sızlıyor mesela, ne ilaçla ne terapiyle geçiyor.
Ramachandran'ın anlattığı ilginç bir örnek var. Kesik eli kaşınan hastanın yanında şayet sağlam bir kişi kendi elini usulca kaşırsa, o hastanın kaşıntısı
geçiyor. Zira senkronize hallerimiz. Zira enerji ağlarıyla birbirimizi etkilemekteyiz habire. Bilsek de bilmesek de...


ELİF SAFAK


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 085
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Günün Tavsiyesi
« Yanıtla #777 : 12 Şubat 2016, 00:29:59 »
Âriflerden bir zat, nasılsınız diye sorulunca, daha belli değil, dermiş, sıratı geçince belli olacak.

 Ah bir anlasak...

İşlerimiz iyiyse, bugün iyi olduğumuzu zannediyoruz, oysa bugün iyi işler yaparsak 'o gün' iyi olacağız.

 Peki o gün iyilerden olup olmayacağımızı, Dîvân-ı Hakk'ta bize nasıl muamele edileceğini bugünden bilmek mümkün müdür?


S.DEMİRCİ


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 085
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Günün Tavsiyesi
« Yanıtla #778 : 20 Şubat 2016, 01:32:55 »
“Allah, merhametli olanlara rahmetle muamele eder. Öyleyse, sizler yeryüzündekilere karşı merhametli olun ki, semâda bulunanlar da size rahmet etsinler. Rahim (akrabalık bağı) Rahmân'dan bir bağdır. Kim bunu korursa Allah onunla (rahmet bağı) kurar, kim de koparırsa, Allah da ondan (rahmet bağını) koparır.” (Ebû Dâvûd, Edeb 58; Tirmizî, Birr 16)


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.