Gönderen Konu: zikir nasıl yapılır  (Okunma sayısı 23902 defa)

Çevrimdışı gullerhurmetine

  • Administrator
  • Kalfa
  • *
  • İleti: 5 104
  • Rep +18/-4
  • Cinsiyet: Bay
  • evli 6 kız sahibi . maksat ilahi rıza .
    • AşK DediĞiN Ya Allah'tan GeLmeLi...Ya Allah İçİn OLmaLı...Ya Da Allah'a ULaşTıRMaLı; YoKSa YerLe BiR OLmaLı...
Ynt: zikir nasıl yapılır
« Yanıtla #15 : 06 Şubat 2010, 09:17:14 »
DERGAH NAKŞİ DERGAHI ALLAH DEMEYE GELDİM BIKTIM NEFSİN ELİNDEN ARTIK EZMEYE GELDİM..

ELİ KALBE KOYARSIN DİLİ DAMAGA DAYARSIN,ALLAH ALLAH DEDİKÇE CENNETTE KÖŞK YAPARSIN..

ilahi ente maksudi ve rıdaike matlubi.

Çevrimdışı mrkydr

  • Administrator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Ynt: zikir nasıl yapılır
« Yanıtla #16 : 15 Mayıs 2010, 08:33:49 »


Peygamber Efendimiz SallAllahu Aleyhi Vesellem ;
-Zikrin en hayırlısı hafî ( gizli ) olanıdır buyurmaktadır.

Cenabı Hak mizanda meleklere:
-Getirin bakalım kullarımın defterlerini.

Kitapları ve defterleri melekler getirip;
-Şunlar günahtır , şunlar sevaptır “ diye arz edecekler . Cenabı Hak ;

-Hayır bu kulumun daha çok sevabı var.

Melekler ;
-Ya Rabbi biz gördüklerimizi yazdık. Fakat başka bir şey yok.

-Bu kulum zikri Hafî yaptı. Beni kalben zikretti. Ondan sadece benim haberim var. der ve o kuluna öyle bir mükâfat verir ki melekler bile hayran kalır.
 

Çevrimdışı mrkydr

  • Administrator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Ynt: zikir nasıl yapılır
« Yanıtla #17 : 18 Ağustos 2010, 12:37:57 »
Öyle ise siz beni zikredin ki, ben de sizi zikredeyim. Bana şükredin, sakın bana nankörlük etmeyin. ( Bakara Suresi, 152 ).
:s :f

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: zikir nasıl yapılır
« Yanıtla #18 : 29 Ocak 2011, 14:27:07 »
Günah ve kusûr çokluğu sebebiyle hayır ve iyilikler asla terk ve te'hir edilemez. Bu husûsa işâret etmek üzere bir hadîs-i şerifte şöyle buyurulmuştur: «Üzerlerinde dağlar kadar günah yükü ile zikir meclisine gelen öyle kimseler vardır ki, zikirden sonra üzerlerinde günahdan bir iz bile kalmadan kalkarlar.» Aksine günahkâr olarak işlenen iyilikler, sâhibini bu yükten kurtardığı için ayrı bir ecir çokluğuna da sebep olur. (Ahmed b. Hanbel Zühd bâbında rivâyet etmiştir.) Genç ve tâze delikanlılara, içinde şehvet bulunmamak kaydıyla bakmak haram değildir. Onların meclislere girmesi de haram olmaz. Zâviye ve zikir meclislerine girmelerinin hükmü de böyledir.


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı kendimce

  • Üstad
  • *****
  • İleti: 505
  • Rep +6/-3
  • Allah'ın sırrı sensin, kalbine yolculuk et.
Ynt: zikir nasıl yapılır
« Yanıtla #19 : 29 Ocak 2011, 14:34:08 »


Zikir yapmayız istesek bile vicdanımızla olan mahkemeye hep mazeret bildiririz. Bir türlü duruşmalara çıkamayız. Hep ek süreler isteriz ek bahaneler bularak. Bazen ne kadar da kaçsak duruşmaya çıkarız. Fakat bu defa vicdanımızın sesini kısarız. Yine nefsimize uygun bir karar çıkartırıveririz. Nasıl olsa temyize verecek kimse yoktur. Telafi ederiz deriz hatamızı. Ancak telafi edilecek o kadar hatamız vardır ki yavaş yavaş onlar bizi telef eder ama haberimiz olmaz.



Bir gül kadar güzel ol ama, dikeni kadar zalim olma. Birine öyle bir söz söyle ki, ya yaşat ya da öldür, ama asla yaralı bırakma.

gedai

  • Ziyaretçi
Ynt: zikir nasıl yapılır
« Yanıtla #20 : 29 Ocak 2011, 18:01:15 »
Öyle ise siz beni zikredin ki, ben de sizi zikredeyim. Bana şükredin, sakın bana nankörlük etmeyin. ( Bakara Suresi, 152 ).
razı eline uuu


aç olup nefsi terbiye edeceksin nefis sana tabiii olacak sen nefsine tabii olursan bir yere varılmaz

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: zikir nasıl yapılır
« Yanıtla #21 : 18 Ocak 2013, 08:00:55 »


Estağfirullàh... Estağfirullàh... Estağfirullàh... Estağfirullàh...

Estağfirullàhel azîm, el kerîm, ellezî lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûme ve etûbü ileyh... Ve es'elühüt tevbete vel mağfirete vel hidâyete lenâ innehû hüvet tevvâbür rahîm... Tevbete abdin zâlimin linefsihî lâ yemlikü linefsihî mevten ve lâ hayâten ve lâ nüşûrâ...

Allàhümme ente rabbî... Lâ ilâhe illâ ente halaktenî... Ve ene abdike ve ene alâ ahdike ve va'dik... Mesteta'tü ezü bike min şerri mâ sana'tü ebûuleke bini'metike aleyye ve ebûu bizenbî fağfirlî zünûbî feinnehû lâ yağfiruz zünûbe illâ ent...


Allah-u Teâlâ Hazretleri Kur'an-ı Kerim'de buyuruyor ki:


(Yâ eyyühellezîne âmenüzkürullàhe zikren kesîrâ) "Ey iman edenler Allah'ı çokça zikredin!"


Zikri herhangi bir saatte yapabilirsiniz. Mekruh zamanı yoktur. Sabah, öğlen, güneşin doğmasından sonra, zeval vaktinde, güneş batarken... her zaman zikir yapabilirsiniz.


Zikir yapmanın âdâbı şöyledir: Zikir yapacağınız zaman sakin, temiz, tenha bir yerde kıbleye doğru oturursunuz. Abdestli olursunuz. Aks-i teverrük oturma diye bir oturma vardır sahabe-i kirâmın oturması gibi, öyle oturursunuz. Gözlerinizi yumarsınız. Evvelâ 25 defa "Estağfirullah" diye istiğfar ederek, tevebe ederek başlarsınız. Sonra 1 Fâtiha, 3 İhlâs-ı Şerif okuyup, bunları Peygamber SAS Efendimiz'e ve silsile-i turuk-u aliyyemize mensub pirlerimizin, mürşidlerimizin ruhlarına hediye edin!.. O mübareklerin himmetlerini, teveccühlerini, sevgilerini kazanırsınız, faidesini görürsünüz.

Sonra gözünüz kapalı tefekkür eyleyin!.. Üç şeyi tefekkür edeceksiniz: Ölümü, mürşidi, Allah'ın huzurunda olduğunuzu... Ölümü düşünmeye râbıta-i mevt derler, mürşidi düşünmeye râbıta-i mürşid derler, Allah'ın huzurunda olduğunuzu düşünmeye râbıta-i huzur derler.


Ölümü düşünmeyi Peygamber SAS emrediyor hadis-i şeriflerinde... Sevabı çoktur, faidesi çoktur, kalbi cilâlar, insanın feyzi artar ve gafletten uyanması mümkün olur, nefsi ıslah olur. Onun için ölümü güzelce düşünün!..

Şöyle kendinizi yatakta yatıyor gibi göz önüne getirin... Son anlarınızmış diye düşünün... Azrâil AS geliyor karşınıza, sizde bir heyecan başlıyor... Göğsünüze çöküyor, canınızı almağa başlıyor... Bir telâş, bir ter, bir korku ve bir acı... İmdâd-ı ilâhî erişip, "Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne muhammeden abdühû ve rasûlühü" diyorsunuz, öylece ruhunuzu teslim ediyorsunuz... Yıkıyorlar, kefenliyorlar, tabuta koyuyorlar, camiye getiriyorlar... Namazınızı kılıyorlar... Göz önüne getiriyorsunuz; işte cemaat tabutunuzu aldı götürüyor... İşte kabristana getirdiler, gömdüler... İmam talkın verdi... Cemaat dağıldı, gittiler...

Kabrin içinde melekle başbaşa kalıyorsunuz. Melek soruyor: "Rabbin kim, dinin ne, peygamberin kim, kitabın ne, kıblen neresi?.." Onlara cevap verdiğini düşünün, kabrin genişlediğini düşünün!.. Ahiret aleminde evliyâullah büyüklerimizle, Cenâb-ı Mevlâ'nın zikr ü tesbihi ile ruhlar aleminde vaktimiz geçerken, dünyanın da sonunun geldiğini, kıyametin de kopmağa başladığını düşünün!..


O dehşetli halleri, insanların kabrinden kalkıp İsrâfil AS sûra üfürünce mahşer yerinde toplandığınızı düşünün... Binlerce yıl el pençe divan durulup bekleşildiğini düşünün... Herkesin birbirinden korkup kaçtığını, telâşa düştüğünü, mahkeme-i kübrânın kurulduğunu, insanların hesaba çağrıldığını, defterlerin açıldığını, sevapların günahların tartıldığını; iyilerin cennete gidip nasıl bahtiyar olduğunu, kötülerin cehenneme atılıp nasıl cayır cayır yanacağını ayet-i kerimelerin anlattığı gibi düşünün...

Nefsinize deyin ki: "Ey nefsim, bu işin şakası yoktur. İnsan hayata bir defa geliyor, aklını başına topla!.. Bu dünyada yaşıyorken, elinde imkân varken cehennemden kendini kurtarmağa çalış!.. Cenneti kazanmak için ibadet ve tâate gayret göster!.. Cennet yoluna koştur! Hayatının bir anını bile boş geçirme!.. Nefeslerini zâyi etme, aklını başına topla!" diye nefsinize nasihat edin!.. Râbıta-i mevt bu...


Sonra, râbıta-i mürşid yapacaksınız. Bizi evliyâullah pirlerimizle, hocalarımızla karşınızda göz önüne getirin... Ben aciz nâçiz kardeşiniz de onların yanına oturmuşum diye düşünün... Gönlünüzü gönlümüze bağlayıp gelecek olan feyz-i ilâhîye muntazır olun!..

İnsan evliyâullah bir zât-ı muhtereme rabıta eyleyince, kendisine ondan irtibat hasıl olur, çok feyizler gelir. Bunu yapanlar, tadanlar bilirler. Böylece mânevî hayatın esrarına âşinâ olur, şeyhi uzakta olsa da feyz alır. Sonunda fenâ fiş şeyh hâli vardır, fenâ fir rasul hâli vardır, daha başka haller vardır. Onlara ulaşması mümkün olur.

Bu bir sevgi bağlantısıdır, muhabbet ve saygı bağlantısıdır. Bunu da güzelce yapın ki, bu temrinden sonra tasavvufî tecrübeniz gelişerek daha güzel hallere ulaşmanız mümkün olsun...


Üçüncüsü de râbıta-i huzur yapacaksınız. Başınızı kalbinize eğip, Allah'ın size şahdamarınızdan bile yakın olduğunu, her yerde hâzır ve nâzır olduğunu, sizi gördüğünü düşünerek, duyduğunu düşünerek, dua edeni sevdiğini düşünerek boyun büküp niyaz edeceksiniz: "Yâ Rabbi!.. Çok kusurluyum, kusurlarımı affet... İstiyorum ki sana güzel kulluk edebileyim; bana tevfikını refik eyle... Ben de senin sevdiğin ve râzı olduğun kulların arasına girebileyim... Nasib eyle seni zikreden, sana şükreden kullardan olayım yâ Rabbi!.. Senden diliyorum, istiyorum, yardım eyle..." diye gözyaşıyla yalvarıp yakarın... Ondan sonra Allah'ın huzurunda olduğunuz mânâsını kaybetmeden, elinizde tesbihle zikre başlayın!..


1. Yüz defa "Estağfirullah..." deyin!.. Hadis-i şerifte vardır, Peygamber Efendimiz SAS'in tavsiyesidir.

2. Yüz defa "Lâ ilâhe illallah" deyin!..

3. Bin defa "Allah..." deyin!.. Her yüz defasında "İlâhî ente maksdî ve rıdàke matlûbî" deyin!.. Bu da hadis-i kudsîden alınma bir sözdür. "Yâ Rabbi! Maksudum sensin, ben senin rızanı istiyorum." demektir.

4. Yüz defa salevât-ı şerife getirin! Bu da hadis-i şerifte vardır.

5. Yüz defa da Kul huvallahu ehad'ı okuyun!.. Bu da hadis-i şerifte vardır. Hadis-i şerifleri uygulamış oluyorsunuz. Zikri hadis-i şeriflere uygun olarak yapmış oluyorsunuz.


Bunları böyle yaptıktan sonra el açıp dua edin Allah'a... Kendinize, ana-babanıza, sevdiklerinize, dostlarınıza, dünyanıza, aheretinize, müslümanlara, Çeçen kardeşlerimize, Boşnak kardeşlerimize, dünyanın her yerindeki mazlum ve müstaz'af kardeşlerimize dualar edin, hayırlarını murad edin, Allah'tan isteyin! Bizi de duadan unutmayın!..

alıntı

.

 tsk


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: zikir nasıl yapılır
« Yanıtla #22 : 23 Ocak 2013, 06:29:56 »


Estağfirullàh... Estağfirullàh... Estağfirullàh... Estağfirullàh...

Estağfirullàhel azîm, el kerîm, ellezî lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûme ve etûbü ileyh... Ve es'elühüt tevbete vel mağfirete vel hidâyete lenâ innehû hüvet tevvâbür rahîm... Tevbete abdin zâlimin linefsihî lâ yemlikü linefsihî mevten ve lâ hayâten ve lâ nüşûrâ...

Allàhümme ente rabbî... Lâ ilâhe illâ ente halaktenî... Ve ene abdike ve ene alâ ahdike ve va'dik... Mesteta'tü ezü bike min şerri mâ sana'tü ebûuleke bini'metike aleyye ve ebûu bizenbî fağfirlî zünûbî feinnehû lâ yağfiruz zünûbe illâ ent...


Allah-u Teâlâ Hazretleri Kur'an-ı Kerim'de buyuruyor ki:


(Yâ eyyühellezîne âmenüzkürullàhe zikren kesîrâ) "Ey iman edenler Allah'ı çokça zikredin!"


Zikri herhangi bir saatte yapabilirsiniz. Mekruh zamanı yoktur. Sabah, öğlen, güneşin doğmasından sonra, zeval vaktinde, güneş batarken... her zaman zikir yapabilirsiniz.


Zikir yapmanın âdâbı şöyledir: Zikir yapacağınız zaman sakin, temiz, tenha bir yerde kıbleye doğru oturursunuz. Abdestli olursunuz. Aks-i teverrük oturma diye bir oturma vardır sahabe-i kirâmın oturması gibi, öyle oturursunuz. Gözlerinizi yumarsınız. Evvelâ 25 defa "Estağfirullah" diye istiğfar ederek, tevebe ederek başlarsınız. Sonra 1 Fâtiha, 3 İhlâs-ı Şerif okuyup, bunları Peygamber SAS Efendimiz'e ve silsile-i turuk-u aliyyemize mensub pirlerimizin, mürşidlerimizin ruhlarına hediye edin!.. O mübareklerin himmetlerini, teveccühlerini, sevgilerini kazanırsınız, faidesini görürsünüz.

Sonra gözünüz kapalı tefekkür eyleyin!.. Üç şeyi tefekkür edeceksiniz: Ölümü, mürşidi, Allah'ın huzurunda olduğunuzu... Ölümü düşünmeye râbıta-i mevt derler, mürşidi düşünmeye râbıta-i mürşid derler, Allah'ın huzurunda olduğunuzu düşünmeye râbıta-i huzur derler.


Ölümü düşünmeyi Peygamber SAS emrediyor hadis-i şeriflerinde... Sevabı çoktur, faidesi çoktur, kalbi cilâlar, insanın feyzi artar ve gafletten uyanması mümkün olur, nefsi ıslah olur. Onun için ölümü güzelce düşünün!..

Şöyle kendinizi yatakta yatıyor gibi göz önüne getirin... Son anlarınızmış diye düşünün... Azrâil AS geliyor karşınıza, sizde bir heyecan başlıyor... Göğsünüze çöküyor, canınızı almağa başlıyor... Bir telâş, bir ter, bir korku ve bir acı... İmdâd-ı ilâhî erişip, "Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne muhammeden abdühû ve rasûlühü" diyorsunuz, öylece ruhunuzu teslim ediyorsunuz... Yıkıyorlar, kefenliyorlar, tabuta koyuyorlar, camiye getiriyorlar... Namazınızı kılıyorlar... Göz önüne getiriyorsunuz; işte cemaat tabutunuzu aldı götürüyor... İşte kabristana getirdiler, gömdüler... İmam talkın verdi... Cemaat dağıldı, gittiler...

Kabrin içinde melekle başbaşa kalıyorsunuz. Melek soruyor: "Rabbin kim, dinin ne, peygamberin kim, kitabın ne, kıblen neresi?.." Onlara cevap verdiğini düşünün, kabrin genişlediğini düşünün!.. Ahiret aleminde evliyâullah büyüklerimizle, Cenâb-ı Mevlâ'nın zikr ü tesbihi ile ruhlar aleminde vaktimiz geçerken, dünyanın da sonunun geldiğini, kıyametin de kopmağa başladığını düşünün!..


O dehşetli halleri, insanların kabrinden kalkıp İsrâfil AS sûra üfürünce mahşer yerinde toplandığınızı düşünün... Binlerce yıl el pençe divan durulup bekleşildiğini düşünün... Herkesin birbirinden korkup kaçtığını, telâşa düştüğünü, mahkeme-i kübrânın kurulduğunu, insanların hesaba çağrıldığını, defterlerin açıldığını, sevapların günahların tartıldığını; iyilerin cennete gidip nasıl bahtiyar olduğunu, kötülerin cehenneme atılıp nasıl cayır cayır yanacağını ayet-i kerimelerin anlattığı gibi düşünün...

Nefsinize deyin ki: "Ey nefsim, bu işin şakası yoktur. İnsan hayata bir defa geliyor, aklını başına topla!.. Bu dünyada yaşıyorken, elinde imkân varken cehennemden kendini kurtarmağa çalış!.. Cenneti kazanmak için ibadet ve tâate gayret göster!.. Cennet yoluna koştur! Hayatının bir anını bile boş geçirme!.. Nefeslerini zâyi etme, aklını başına topla!" diye nefsinize nasihat edin!.. Râbıta-i mevt bu...


Sonra, râbıta-i mürşid yapacaksınız. Bizi evliyâullah pirlerimizle, hocalarımızla karşınızda göz önüne getirin... Ben aciz nâçiz kardeşiniz de onların yanına oturmuşum diye düşünün... Gönlünüzü gönlümüze bağlayıp gelecek olan feyz-i ilâhîye muntazır olun!..

İnsan evliyâullah bir zât-ı muhtereme rabıta eyleyince, kendisine ondan irtibat hasıl olur, çok feyizler gelir. Bunu yapanlar, tadanlar bilirler. Böylece mânevî hayatın esrarına âşinâ olur, şeyhi uzakta olsa da feyz alır. Sonunda fenâ fiş şeyh hâli vardır, fenâ fir rasul hâli vardır, daha başka haller vardır. Onlara ulaşması mümkün olur.

Bu bir sevgi bağlantısıdır, muhabbet ve saygı bağlantısıdır. Bunu da güzelce yapın ki, bu temrinden sonra tasavvufî tecrübeniz gelişerek daha güzel hallere ulaşmanız mümkün olsun...


Üçüncüsü de râbıta-i huzur yapacaksınız. Başınızı kalbinize eğip, Allah'ın size şahdamarınızdan bile yakın olduğunu, her yerde hâzır ve nâzır olduğunu, sizi gördüğünü düşünerek, duyduğunu düşünerek, dua edeni sevdiğini düşünerek boyun büküp niyaz edeceksiniz: "Yâ Rabbi!.. Çok kusurluyum, kusurlarımı affet... İstiyorum ki sana güzel kulluk edebileyim; bana tevfikını refik eyle... Ben de senin sevdiğin ve râzı olduğun kulların arasına girebileyim... Nasib eyle seni zikreden, sana şükreden kullardan olayım yâ Rabbi!.. Senden diliyorum, istiyorum, yardım eyle..." diye gözyaşıyla yalvarıp yakarın... Ondan sonra Allah'ın huzurunda olduğunuz mânâsını kaybetmeden, elinizde tesbihle zikre başlayın!..


1. Yüz defa "Estağfirullah..." deyin!.. Hadis-i şerifte vardır, Peygamber Efendimiz SAS'in tavsiyesidir.

2. Yüz defa "Lâ ilâhe illallah" deyin!..

3. Bin defa "Allah..." deyin!.. Her yüz defasında "İlâhî ente maksdî ve rıdàke matlûbî" deyin!.. Bu da hadis-i kudsîden alınma bir sözdür. "Yâ Rabbi! Maksudum sensin, ben senin rızanı istiyorum." demektir.

4. Yüz defa salevât-ı şerife getirin! Bu da hadis-i şerifte vardır.

5. Yüz defa da Kul huvallahu ehad'ı okuyun!.. Bu da hadis-i şerifte vardır. Hadis-i şerifleri uygulamış oluyorsunuz. Zikri hadis-i şeriflere uygun olarak yapmış oluyorsunuz.


Bunları böyle yaptıktan sonra el açıp dua edin Allah'a... Kendinize, ana-babanıza, sevdiklerinize, dostlarınıza, dünyanıza, aheretinize, müslümanlara, Çeçen kardeşlerimize, Boşnak kardeşlerimize, dünyanın her yerindeki mazlum ve müstaz'af kardeşlerimize dualar edin, hayırlarını murad edin, Allah'tan isteyin! Bizi de duadan unutmayın!..

alıntı

.

 tsk


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı gedai

  • Administrator
  • Kalfa
  • *
  • İleti: 4 182
  • Rep +0/-0
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: zikir nasıl yapılır
« Yanıtla #23 : 23 Ocak 2013, 08:15:56 »
Öyle ise siz beni zikredin ki, ben de sizi zikredeyim. Bana şükredin, sakın bana nankörlük etmeyin. ( Bakara Suresi, 152 ).
:s :f

aciz bi kulum
anla be gülüm
Kağıdın yüzü kara, mürekkebim çileden;
 Kalemin beli kırık, halimi sorma n'olur..."
http://www.facebook.com/#!/mkalmakal

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: zikir nasıl yapılır
« Yanıtla #24 : 11 Ocak 2014, 19:49:10 »
MUHAMMED RAŞİT HZ..KIZI BABASINI RÜYASINDA GÖRMÜŞ..SIRATTAN GEÇERKEN ..EY BABACIGIM HANİ SOFİLERİN.NERDELER  ...MUBAREK CÜBBESİNİ İKİ YANA AÇMIŞŞ  SOFİLERİ ORDA...


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: zikir nasıl yapılır
« Yanıtla #25 : 14 Ocak 2014, 23:23:41 »


Farz namazları camide cemaatle kılmağa gayret edin, nafileleri evinizde kılarsınız. Farzlardan ayrı:

1. Sabah namazından sonra kerahat vakti çıkıncaya kadar zikirle meşgul olun; evradla, dua ile, Kur'an'la meşgul olun!.. Ulûm-u şer'iyye ile meşgul olun!.. Sonra, iki rekât veya dört rekât işrak namazı kılın! Çok sevabdır, bir hac ve umre sevabı kazanırsınız.

Peygamber Efendimiz İmam Tirmizî'nin hasen hadistir dediği bir rivayette bu namazı tavsiye ediyor.

2. Duhâ namazı'nı tavsiye ederiz. O da sabahla öğlenin arasında kılınır. "Duhâ namazına müdâvim olanlar, muhsinîn zümresine kaydolunur." diye geçiyor hadis-i şerifte...

3. Akşam namazının arkasından evvâbîn namazı vardır. İlmihal kitaplarında yazar, sahih bir namazdır. Onu da iki rekât / dört rekât / altı rekât kılın!.. O da, "İnsanın günahları denizlerin köpüğü kadar çok olsa, affına sebeptir." diye müjde olduğundan, kılınması gereken bir namazdır.

4. Gece yatarken abdestinizi tazeleyin, taze abdestle şöyle tecdîd-i vud namazı diye dört rekât bir namaz kılın! Ondan sonra abdestli yatın!.. Abdestli yatan bir insanın bütün gecesini melekler ibadete yazarlar. Başucunda melekler toplanırlar. İzdihamlı bir şekilde etrafına toplanırlar. "Yâ Rabbi! Bu kulun temiz yattı, bunu mağfiret eyle..." diye dua ederler. Hadis-i şerifte böyle bildiriliyor. Binâen aleyh abdestli yatamak da prensibiniz olsun!..



(Rek'atâni minel leyl) "Geceleyin kalkıp kılınan iki rekât namaz, (hayrun mined dünyâ ve mâ fîhâ) dünyadan da, dünyanın içindeki her şeyden de daha kıymetlidir. Kıymetini ahirette anlayacak insanlar... Gözleri o zaman açılacak, "Niye çok kılmadık, niye her zaman yapmadık?" diye pişmanlık duyacaklar.

Teheccüd namazına da şu ramazanda alıştırın kendinizi!.. Hazır şimdi takvâ kursu görüyorken, teheccüd namazına da alıştırın kendinizi!.. Ramazandan sonra da yine saatiniz saat: 4'e kurulu olsun, sahura kalkar gibi gene teheccüde kalkın!.. Kalkalım inşaallah; çünkü bu gece kalkmak salihlerin adetidir. Bir de geceleyin göğün kapıları açıktır, duanın niyazın önünde mânî yoktur. Geceleyin Allah-u Teâlâ Hazretleri duaları kabul eder. Muradı olan kalksın, Mevlâsından istesin; seher vakti, sahur vakti, teheccüd vaktinde...


Pazartesi perşembe oruçlarını tutarsınız inşaallah, ramazandan sonra... Eyyâm-ı bıyz oruçlarını tutun!.. Bunlar sünnet oruçlardır, Efendimiz'in mülâzemet ettiği oruçlardır. Sitte-i şevvâl'i tutun; şevval ayında altı gün oruç... Aşr-i zilhicce'yi tutun; hacıların hacca gittiği o zilhiccenin ilk on günü... Hele arefe günü orucu çok sevabdır, bir senelik günahlara kefarettir; kaçırmayın!..



Aslında tarikat değimiz şey, eğitim demektir, ahlâk eğitimi demektir, tekke terbiyesi demektir. İnsanın kâmil bir insan olması demektir. Allah bu işleri yapmağa sizleri muvaffak eylesin...


Her biriniz bir Fâtiha, üç Kulhuvallah okuyun da, bunları Peygamber Efendimiz'e, pirlerimize ve mürşid-i kâmillerimize hediye edelim


.

 tsk


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: zikir nasıl yapılır
« Yanıtla #26 : 28 Mart 2014, 11:00:21 »


Farz namazları camide cemaatle kılmağa gayret edin, nafileleri evinizde kılarsınız. Farzlardan ayrı:

1. Sabah namazından sonra kerahat vakti çıkıncaya kadar zikirle meşgul olun; evradla, dua ile, Kur'an'la meşgul olun!.. Ulûm-u şer'iyye ile meşgul olun!.. Sonra, iki rekât veya dört rekât işrak namazı kılın! Çok sevabdır, bir hac ve umre sevabı kazanırsınız.

Peygamber Efendimiz İmam Tirmizî'nin hasen hadistir dediği bir rivayette bu namazı tavsiye ediyor.

2. Duhâ namazı'nı tavsiye ederiz. O da sabahla öğlenin arasında kılınır. "Duhâ namazına müdâvim olanlar, muhsinîn zümresine kaydolunur." diye geçiyor hadis-i şerifte...

3. Akşam namazının arkasından evvâbîn namazı vardır. İlmihal kitaplarında yazar, sahih bir namazdır. Onu da iki rekât / dört rekât / altı rekât kılın!.. O da, "İnsanın günahları denizlerin köpüğü kadar çok olsa, affına sebeptir." diye müjde olduğundan, kılınması gereken bir namazdır.

4. Gece yatarken abdestinizi tazeleyin, taze abdestle şöyle tecdîd-i vud namazı diye dört rekât bir namaz kılın! Ondan sonra abdestli yatın!.. Abdestli yatan bir insanın bütün gecesini melekler ibadete yazarlar. Başucunda melekler toplanırlar. İzdihamlı bir şekilde etrafına toplanırlar. "Yâ Rabbi! Bu kulun temiz yattı, bunu mağfiret eyle..." diye dua ederler. Hadis-i şerifte böyle bildiriliyor. Binâen aleyh abdestli yatamak da prensibiniz olsun!..



(Rek'atâni minel leyl) "Geceleyin kalkıp kılınan iki rekât namaz, (hayrun mined dünyâ ve mâ fîhâ) dünyadan da, dünyanın içindeki her şeyden de daha kıymetlidir. Kıymetini ahirette anlayacak insanlar... Gözleri o zaman açılacak, "Niye çok kılmadık, niye her zaman yapmadık?" diye pişmanlık duyacaklar.

Teheccüd namazına da şu ramazanda alıştırın kendinizi!.. Hazır şimdi takvâ kursu görüyorken, teheccüd namazına da alıştırın kendinizi!.. Ramazandan sonra da yine saatiniz saat: 4'e kurulu olsun, sahura kalkar gibi gene teheccüde kalkın!.. Kalkalım inşaallah; çünkü bu gece kalkmak salihlerin adetidir. Bir de geceleyin göğün kapıları açıktır, duanın niyazın önünde mânî yoktur. Geceleyin Allah-u Teâlâ Hazretleri duaları kabul eder. Muradı olan kalksın, Mevlâsından istesin; seher vakti, sahur vakti, teheccüd vaktinde...


Pazartesi perşembe oruçlarını tutarsınız inşaallah, ramazandan sonra... Eyyâm-ı bıyz oruçlarını tutun!.. Bunlar sünnet oruçlardır, Efendimiz'in mülâzemet ettiği oruçlardır. Sitte-i şevvâl'i tutun; şevval ayında altı gün oruç... Aşr-i zilhicce'yi tutun; hacıların hacca gittiği o zilhiccenin ilk on günü... Hele arefe günü orucu çok sevabdır, bir senelik günahlara kefarettir; kaçırmayın!..



Aslında tarikat değimiz şey, eğitim demektir, ahlâk eğitimi demektir, tekke terbiyesi demektir. İnsanın kâmil bir insan olması demektir. Allah bu işleri yapmağa sizleri muvaffak eylesin...


Her biriniz bir Fâtiha, üç Kulhuvallah okuyun da, bunları Peygamber Efendimiz'e, pirlerimize ve mürşid-i kâmillerimize hediye edelim


.

 tsk


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.