Gönderen Konu: hayatan esintiler esintiler  (Okunma sayısı 250 defa)

Çevrimdışı gullerhurmetine

  • Administrator
  • Kalfa
  • *
  • İleti: 5.006
  • Rep +18/-4
  • Cinsiyet: Bay
  • evli 5 kız sahibi . maksat ilahi rıza .
    • AşK DediĞiN Ya Allah'tan GeLmeLi...Ya Allah İçİn OLmaLı...Ya Da Allah'a ULaşTıRMaLı; YoKSa YerLe BiR OLmaLı...
hayatan esintiler esintiler
« : 01 Haziran 2009, 11:43 »

O Beyaz Bir Kuştu

O, beyaz bir kuştu, uzun kanatlı;
Ardında ışıktan bir iz bıraktı.
Yek gibi dağları aştı bir atli,
Arada bir engin deniz bıraktı.

Uzaktan gelirken derin akisler,
Kapadı geçtiğim yolları sisler.
Tutuştu içimde birikmiş hisler;
Gönlümü o kadar temiz bıraktı.

O, beyaz bir kuştu ak kanatlıydı;
Yel gibi dağları aşan atlıydı;
Hayâldi, hayâlden bile tatlıydı;
Ne ışık bıraktı, ne iz bıraktı


Hayat ve Ben

 

Otuzbeşime bastım geçen hafta...

İlk yarı bitti : Hayat:1 - Ben:0...!!!...

Ama belliydi böyle olacağı

Nicedir başlamıştı belirtiler:

Yolda çocuklar "Amca şu topu atıversene" diye seslendiklerinde kuşkulanmıştım ilkin...

Sonra saçlarımdaki beyaz teller tescilledi yarı yolun ufukta göründüğünü,

Baktım; lise fotoğraflarım sararmış, sınıf arkadaşlarım yaşlanmış.

Eş dost sohbetlerinde sağlık ve çocuk konuşulur olmuş, seyahat ve aşk yerine...

Gök gibi gürlemeye alışkın müzik setimin ses düğmesini kısar olmuşum, içimdeki uçurtmanın ipini çekercesine...

Bizim zamanımızda diye başlayan nutuklar atmaya başlamışım mezuniyet törenlerinde,

-Hayret daha dün değil miydi benimkisi?-

Yıllar yılı dudak büktüğüm "ölümden sonra hayat" masallarına kulak kabartmaya başlamışım gizliden gizliye...

İple çektiğim Haziranlara sırt çevirmişim.

Yaşamın orta sahasına girmişim, irkilmişim...

Ruhumun ikizleri yine çekiştiriyorlar kollarımdan;

Biri, "daha ne gördün ki" diyor yüzünde papatyalarla, asıl şimdi başlıyor hayat!... Bundan sonrası rahat!"

Lakin "Buydu görüp göreceğin" diye efkarlanıyor öteki... ikinci yarı geçer hızla, yaşlanırsın zamanla...

Yaşı genç olanlar 35'e uzak durduklarını sanarak "Sahi oldu mu o kadar? Hiç göstermiyorsun" tesellisindeler.

35'le çoktan tanış olanlarsa "Hayata hoşgeldin" pankartlarıyla karşılamadalar...

İlk yarı sadece bir ısınmaymış meğer: asıl ikinci yarıda anlaşılırmış tadı, hayatın... kavganın... aşkın...

Bense şaşkın... devre arası bilançolarındayım.

Son dönemde kimbilir kaç kez eski anıları yaralı ele geçirdim, belleğimin derinliklerinde?...

Kimbilir kaç kez kendime yakalandım, kendimden kaçarken?...

Ve sustum vicdan sorgularında...

Aksi sedamla bile dertleşmedim. Meğer ne yaman serüvenmiş hayat? Bazen yediveren gülleri gibi bereketli...

Sanki hayat değil, Körfez Krizi mübarek: Bir koyup, beş alıyorsun...

Yaşıyor, seviyor ve seviliyorsun... Bazense kıtlıktan kırılıyor ortalık, şaşıp kalıyorsun...

Oysa -herkes bilmezden gelse de- skoru belli oyunun:

30'larda dedeni ve nineni kaybediyorsun, 40'larda anneni ve babanı... Ve 70'lerde kendini...

Şimdi devre arası, yolun yarısı...

Bugüne dek ancak tanıştık hayatla... Ben ona kendimi tanıttım, O bana kendini...

Göğsüme madalya gibi dizdim hatalarımı...

Zaferlerim onlar benim, olgunluğumun yapıtaşları...

Ve derin bir yara gibi sakladım başarılarımı...

Asansör çıkarken yukarı, dönüp bakmadım bile aşağı...

Dönmesin diye başım...

Ben istikballe arkadaşım...

Ne var ki herşey yarım...

Hayat da yarım, sevdalar da...

Daha diyeti ödenmedi sevinçlerin...

İhanetlerin hesabı sorulmadı...

Nazım'ın dedidği gibi "Kopardım portakalı dalından ama, kabuğu soyulmadı, sevdalara doyulmadı..."

"Doydum diyen görmedim ki ben zaten..."

Lakin gel de zamana anlat bunu...

Sahi nedir bu telaş, bu kin? Sanki ölüye can yetiştireceksin...

Baktım ikinci yarı kapıda... ve hayatın ceza sahası yakın...

Doldurdum bir kara kutuya 35 yılın hesabını.

Acılar, sancılar bir çekmecede sevdalar diğerinde...

Bir yerde hüzünler ve korkular, bir üstte sevinçler ve zaferler...

Kat kat, dizi dizi dizdim kullanılmıştakvimlerimi,

Sabırla kapattım kutuyu, sevgiyle mühürledim ağzını...

İlk yarı bilançom o benim: Yangında ilk kurtarılacak... Kazada ilk açılacak...

Yarımlar tam olduğunda kara kutuyu açıp bakanlar teşhis koyacaklar halime...

"Çok mutlu olmuş, fazla yüksekten uçmuş zavallı" diyecekler

Ya da,

"Sebepsiz alçalmış... Bile bile vurmuş kendini dağlara!..."

Fakat kara kutu ancak bir kısmını söyleyecek hikayenin...

Kalanı benimle gelecek...

Dağların yamaçlarına savuracağım en mahrem hatalarımı...

Reyhanlar saklayacak sırlarımı...

Skoru birtek Ege'nin suları bilecek...

Denize kavuşabilirse eğer içimdeki nehir...

 

HAYAT : 0   -   BEN : 1

 

Çevrimdışı gullerhurmetine

  • Administrator
  • Kalfa
  • *
  • İleti: 5.006
  • Rep +18/-4
  • Cinsiyet: Bay
  • evli 5 kız sahibi . maksat ilahi rıza .
    • AşK DediĞiN Ya Allah'tan GeLmeLi...Ya Allah İçİn OLmaLı...Ya Da Allah'a ULaşTıRMaLı; YoKSa YerLe BiR OLmaLı...
Ynt: hayatan esintiler esintiler
« Yanıtla #1 : 01 Haziran 2009, 11:44 »
Alıntı yapılan: nasibim
harika bir yazı yaaa
 :)



Hayat da yarım, sevdalar da...

Daha diyeti ödenmedi sevinçlerin...

İhanetlerin hesabı sorulmadı...

Nazım'ın dedidği gibi "Kopardım portakalı dalından ama, kabuğu soyulmadı, sevdalara doyulmadı..."

"Doydum diyen görmedim ki ben zaten..."

Lakin gel de zamana anlat bunu...

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 7.985
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • 'Gül ' kokusunu aldığım..
Ynt: hayatan esintiler esintiler
« Yanıtla #2 : 09 Ağustos 2011, 22:26 »
bir çay kokusu geldi şöyle uzaklardan ,aşk ateşinde pişen ve dahi muhabbetle demlenen

Yüz çevirdi gece
Yüz çevirdi ay
Yüz çevirdi 'Yâr' sessizce...

Dil sessiz, yürek yorgun, akıl durgun, hal çaresiz...

Bir gün olur günah kundağından beraat kefenine sarılırmıyız...?

/Yürek konaklarım ağlaşan sırlarla dolu.../

"..."

Kalabalıklar varken Yâr yoktu
Herkes çekilince Yâr misafir oldu...
Sardı sarmaladı varlığıyla kuşattı
Bir an bile O´nsuz bırakmadı...

O 'Yâr' dı...

Öyle bir Yâr cihanda bulunmazdı...

/O cana cân.. canda ki cân dı.../

"..."

Hangi dert benim derdime denktir ki
Melekler ağlaşır bedbahtlığıma
Özüm bile küsmüş bana

/Derdime derman Yârim gerek.../

Ne olur bir kez daha bak şu âsî yüzüme
Bir nazarına kurbân yüreğim...!

...

/Yârim...
Sana 'Yâr' diye seslenmeyeli kaç zaman oldu.../

Alıntı
...

Ceylan olup gelsen çok uzaklardan ,
Merhem olur musun yürek sızıma

"Sol yanım"... can kuşum gül kokulum..


 


SimplePortal 2.3.3 © 2008-2010, SimplePortal