Edebiyat Defteri > Yazarlar

Salih amel ve güzel hayat

(1/1)

prenses:
“Erkek olsun, kadın olsun, bir mü’min olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz.” (Nahl 97)

Hemen herkesin “mutluluk” ve “güzel hayat” algısının farklılık arz ettiği bir vakıadır. Pek çoğuna göre geniş maddi imkânlar “güzel bir hayat”ın en önemli anahtarıdır. Maddi anlamdaki bu “güzel hayat”a kavuşabilmek için olağanüstü çabalar harcanır.

Kimilerine göre ise bir başkasıdır “güzel hayat”ın kapılarını açan anahtar…

Kur’an-ı Kerim’de ise yukarıda mealini verdiğimiz Nahl süresi 97. ayetinde olduğu gibi “güzel bir hayat”ı arzulayanlar için farklı bir anahtar önerilmektedir; “Salih amel.”

Salih amel; yani kişinin Allah rızası için yaptığı ibadetler, kendisi, ailesi ve diğer insanların yararına yaptığı küçük, büyük bütün iyilikler. Ancak salih amel kavramını yorumlayan müfessirler, amellerin salih sayılabilmesini de bir şarta bağlamışlar, kökü imana dayanmayan hiçbir amelin salih amel sayılmayacağının altını çizmişlerdir. Bir başka deyişle herhangi bir amel Allah ve Resulü’nün bildirdiği hidâyete uygun işlense de, iman olmaksızın salih amel sayılmayacağını belirtilmişlerdir. Onun için Kur’an-ı Kerîm’de nerede amelden söz edilmişse, orada imanın da zikredilmiş olduğuna dikkat çekmişlerdir.
Vaat Edilen “Güzel Hayat” bu dünya da mı ahirette mi?

Ayette zikri geçen “salih amel”de bulunanlara vaat edilen “güzel hayat”ın bu dünya da mı yoksa ahrette mi olacağı konusunda müfessirlerin büyük çoğunluğu, sadece ahirette değil, aynı zamanda bu dünyada tahakkuk edecek huzurlu ve mutlu bir hayat olduğu görüşünü benimsemiştir.

“Salih amel”de bulunanlar için Allah Teala’nın “güzel hayat” vaadinden başka vaatleri bulunmaktadır.

İşte bu vaatlerden bir diğeri;

“İman edip salih amel sergileyenler için Rahman, (gönüllerde) bir sevgi yaratacak (onları herkese sevdirecek)tir. (Meryem 96)

Bir diğeri ise;

“İman edipte salih amelde bulunanların durumu şudur. Rableri onları rahmetine sokacaktır. İşte açık zafer budur.” (Casiye /30)

Velhasıl samimiyetle iman edip Allah rızasına uygun yaşayan salih kulları her iki cihanda “güzel bir hayat” bekliyor. Bu konuda tereddüde mahal yok. Çünkü Kuran-ı azimüşşan  “kendisinde şüphe ve tereddüt bulunmayan bir kitaptır.” (Bakara 2)

Mevlamız, cümlemizi “güzel bir hayat”a kavuşturacak “salih amelleri” çokça olan salih kullarından eylesin…

Dualar neden kabul olmaz?

İbrahim bin Edhem bir gün Basra çarşısında gezerken halk başına toplandı ve “Bana duâ edin icabet edeyim” meâlindeki âyet-i celileyi sordular ve: “Biz Allah’a dua ediyoruz. Fakat müstecap olmuyor. Acaba neden?” diye yakındılar.

Dedi ki: Kalbiniz on şeyden ölmüştür:

1)
Allah’ı tanırsınız, ama hakkını edâ etmezsiniz.

2)
Allah’ın kitabını okursunuz, ama onunla amel etmezsiniz.

3)
İblis’in düşmanlığını iddia edersiniz, ama ona tâbi olursunuz.

4)
Resûlullah’ın sevgisini iddia edersiniz, ama onun izini ve sünnetini terk edersiniz.

5)
Cenneti istersiniz, ama onun için amel etmezsiniz.

6)
Cehennemden korkarsınız, ama günahlardan çekinmezsiniz.

7)
Ölümün hak olduğunu iddia edersiniz, ama onun için hazırlanmazsınız.

8 )
Başkalarının ayıpları ile meşgul olursunuz amma kendi ayıplarınızı terk etmezsiniz.

9)
Allah’ın verdiği rızkı yersiniz, ama Allah’a şükür etmezsiniz.

10)
Ölülerinizi gömersiniz, ama onlardan ibret almazsınız.

A. Yasin Demirci

Teşekkürler

Gülce:
Cehennemden korkarsınız, ama günahlardan çekinmezsiniz.
Cehennemden korkmazsınız, cünki allahın rahmetine çok güvenirsinizzzz

cok sagol prensesimiz

Navigasyon

[0] Mesajlar

Tam sürüme git