Tercüme: Ayhan HALAÇHiç bilmediğimiz bir şey hakkında konuşmamalı ve yazmamalıyız. Ben de oruç konusunda bir yazı yazabilmekiçin, yaklaşık 1 ay boyunca oruç tuttum.Yazımın başında hemenbelirtmeliyim ki oruç, İslâm Ülkelerinin dışında da hızla yayılıyor.Bu konuda birçok kişi araştırma yaparken, hastalıkların önlenmesi içinorucu tavsiye eden mütehassıs doktorların sayısı her geçen gün artıyor.Şuanda Batı Almanya'daki klinikte, oruç ile tedavi yapılıyor. Ve oruç,hemen hemen her hastalığı tedavi ettiği gibi, fazla kiloların dasağlıklı bir şekilde atılmasını sağlıyor. Oruç Mütehassısı olarakbilinen Dr. Hellmut Lützner'e göre oruç, vücudun senelerce depo ettiğizehirleri ve pislikleri dışarıya atmanın en tabiî yoludur.Ben,bu yazıyı kaleme almadan önce birincisinde 10 gün, ikincisinde ise 25gün boyunca oruç tuttum ve yaptığım araştırmalarda şu sonuçları eldeettim:1- Oruç tutan kişi açlık hissetmiyor.2- Oruç, vücudun ve düşüncenin hassasiyetini artırıyor.3- Oruç, insanın formunda kalmasına, herhangi bir mâni teşkil etmiyor.Oruçtutarken, sadece fazla kiloları atmak düşüncesinden hareket etmeyerek,orucun manevî te'sirlerini araştırmak istedim. Zira yeme ve içmenin,insanın bedeni ile birlikte ruhuna da te'sir ettiğini biliyor vebunlardan sakınmakla, zihin ve ruhun berraklaşacağına inanıyordum.Oruç,insanlık tarihi kadar eskilere dayanır ve bütün canlılarda, ortak birözellik olarak göze çarpar. Haftalarca veya aylarca oruç tutmak,tabiattaki birçok canlının hayatında her sene görülmektedir. Ve oruçtutma istidadı olmaksızın canlıların sağ kalması mümkün değildir.Bugünbirçok gelişmiş ülke, bolluk içinde yaşıyor. Fakat bu bolluğa alışmışolmaları yüzünden de artık hiçbir zorluğa cesaret edemiyorlar. Buülkelerde aşırı beslenmeden doğan hastalıklar, bir çığ gibi artarakyayılıyor.Her milletin, kendine has bir yemek listesi bulunur.Ve ailece hep beraber yemek yeme, aile fertlerinin birbirine olanbağlılık duygularını geliştirir. Hattâ iş icabı olarak birbirini dahaiyi tanımak isteyenlerin yaptıkları ilk iş, bir restorantdabuluşmaktır. İşte bu "belirli vakitlerde aynı yemekleri paylaşmahâdisesinin" güçlendirdiği sevgi ve saygı duygularını, acaba oruçtandaha iyi hangi şey sağlayabilir?"Dinî bayramların mânevihavasını tatmak için, oruç tutarak hazırlanmak şarttır" diyen Münihli Psikolog Jürgen Von Schedît, sözlerine şöyle devam ediyor:"Oruç,gelenek olmaktan çıkınca, içindeki gizli kıymetler de yok oluyor.Diğer bir ifade ile insan maddiyata fazla dalınca, maneviyatın kokusunubile alamıyor."Herkesin bilmesi gereken bir başka oruç da,hastalanan bütün canlıların insiyaki olarak tuttukları oruçtur.Sıhhatini kaybeden canlılar, yeme ve içmeyi terkederler. Bununaçıklaması şudur: Tehlikeye mâruz kalan vücut, hazım ile uğraşmayıistemez. Çünkü bu hâdise ile, canlının aldığı gıda enerjisinin üçtebiri harcanır. Bu sebeple vücut gerekli enerjiyi almayı tercih eder vebütün gücünü, hastalığa karşı savunmaya yöneltir.Orucununutulan kıymetlerini Batı Dünyasına tekrar anlatmakta büyük payı olanDr. Otto Buchinger (1882-1970) "Şifalı Oruç" adındaki kitabında, bizzatkendisinin büyük bir hastalık neticesinde oruca başladığınıyazmaktadır. Tehlikeli bir mafsal romatizmasına yakalanan Buchinger,hastalığın arttığını, kaslarının eriyerek karaciğerinin büyüdüğünü vesafra kesesinin tekrar tekrar iltihaplandığını görünce oruç tutmayabaşlamıştır. Buchinger, Alman oruç uzmanlarının en tecrübelisi sayılanGustav Riedl'in kontrolünde oruç tutmuş ve tamamiyle iyileşereksıhhatine kavuşmuştur.Dr. Buchinger, onbinlerce hasta üzerindeyapmış olduğu araştırmalarını şu cümleyle özetler: "Tansiyon düşüklüğügibi istisnalar hariç, hiçbir hastalık yoktur ki, orucun faydasıolmasın veya tamamiyle iyileştirmesin! Oruç, bıçağa gerek duyulmayanbir ameliyattır."Ben, tutmuş olduğum oruç neticesinde, zihin ve ruhumda şu tespitleri yapabildim:* Oruç sırasında, daha iyi bir konsantrasyon (düşünceleri bir noktada toplama kabiliyeti) sağladım.* Vücudumla birlikte düşünce ve his dünyamda, büyük bir hassasiyet elde ettim.* Günlük streslerimin (gerginliklerimin) azaldığına şahit oldum.* Yürüme ve bisiklete binme gibi bazı sporlarda, vücut dayanıklığının arttığını farkettim.Oruçmütehassısı Dr. Lützner de, eski 10 bin metre koşucularından 54yaşındaki bir sporcunun en iyi derecelerini, 49. oruç gününde eldeettiğni belirtmiştir.Oruç mütehassıslarından biri olan, bayan Dr. Helga Bühler, "açlık grevi" ile "oruç" arasındaki farkı şöyle belirtmektedir:"İkisininarasındaki tek fark, insanın niyetidir. Oruç, pozitif ve istekli birharekettir. Açlık grevi ise, öfke ve gazaptan kaynaklanır. Bilindiğigibi öfke ve sinirlilik hâlleri mide asidi üretmekte, mide asidi iseacıkmaya sebep olmaktadır. Dolayısıyla oruçlu kişi açlık hissetmezken,diğeri büyük bir açlıkla karşı karşıyadır."Oruçlu bir insan,yemek yeme telâşesinden kurtulduğu gibi, ikide bir de yemek hazırlamakveya bulaşık yıkamak derdinden de kurtuluyor. Bu arada insan, bambaşkaşeylerden kurtulduğunu da anlıyor. Psikolog Jurgen Von Scheidt, bukonuda şunları söylüyor:"Özellikle kendini eşyaya bağımlıhissedenler için bağımsızlık kazanmak, son derece kıymetlidir. Orucunverdiği bağımsızlık duyguları ile, böyle bir hazineye sahip olmakmümkündür. Oruç ile, esas problemleri bağımlılık olan bütüninsanların, uyuşturucu madde müptelâlarının ve alkoliklerinpsikoterapi yoluyla tedavi edilmeleri mümkün oluyor."Dr. Hellmut Lützner, "Oruç Sayesinde Yeni Doğmuş Gibi" adlı kitabında, şu gerçekleri dile getiriyor:"Oruçlununhissettiği acıkma safhaları, aslında tedavi seanslarıdır. Bu safhalar,hastalıklı ve zararlı maddelerin dokulardan koparıldığı ve vücuttadolaştığı saatlerdir. Oruç sırasında bazı vücutlarda meydana gelen ağızve ter kokuları, bu zararlı maddelerin vücuttan atılması sebebiyledir."Dr.Hellmut Lützner, şöyle devam ediyor: Oruç tutmanın verdiği zevki,sağlamış olduğu şu faydaları öğrendikten sonra, daha iyi tadabilirsiniz.* Güçlü bir maneviyat.* Kendi ruh dünyanıza ve vücudunuza karşı, gitgide artan bir alâka.* Tasavvur ve hatırlama gücünde elde edilen artış.* Kendinize olan güveninizin sağlanması ve kararların büyük bir soğukkanlılıkla alınabilmesi.* Tad alma duygusunun güçlenmesi ve oruçtan sonra, çok daha sağlıklı bir beslenmenin elde edilmesi.Bütünbu sayılan faydaların oruçla elde edilmesi, gerçekten hayret vericidir.Orucun ilk günlerinde ortaya çıkan güçlükler ise, basit bir yollagiderilir. Oruca başlanılan günlerde bol meyve yemek, midede kalan etparçalarının çürümesine mani olmakta, böylece mide bulantısı veya başağrısı gibi rahatsızlıklar da giderilmektedir.Yazımızı Dr. Buchinger'in bir sözü ile noktalıyoruz. "Oruç, bıçağa gerek duyulmayan bir ameliyattır."