Edebiyat Defteri > Hikayeler

haberi olmamış

(1/1)

berruhürrem:
HABERİ OLMAMIŞ

“Ve unutmayın ki hiç kimse sizin içinizi okuma yeteneğine sahip değildir ve buna mecbur da değildir.Kendinizi doğru anlatın!”

Elif’in  bu eve gelin geldiğinden bu yana yaptığı en angarya işti iki kardeşin arasını yapmak.Topu topu iki kardeştiler.üstelik bağımlılık derecesinde de düşkündüler birbirlerine…Buna rağmen en ufak bir kızgınlık ya haftalarca süren soğuk ve kuru bir muhabbete ya da birbirlerinden kaçışa sebep oluyordu. Elif ise bu tarz bir ilişkiyi yadırgıyordu zira çok yabancı geliyordu bu tavırlar ona.Evliliğinin ilk günlerinde bu yüzden bayağı zorlanmıştı.Eşi Arif kardeşi Selim’le geliştirdiği bu ilişki tarzını Elif’le de devam ettirmeye meyletmişti.Ama Elif’in buna fırsat vermeye pek niyeti yoktu.Elif meselelerden kaçmamayı, karşılıklı  oturup konuşmayı, sorunları insan insana diyalogla çözmeyi ailesinden öğrenmişti.Ve bu sebeple Arif ve kardeşini anlamıyordu.Elif’in de üç kardeşi vardı ama aralarındaki sorunlara bir üçüncü kişiyi asla sokmazlardı ki bu üçüncü kişi anneleri bile olsa….Tartışmalarını zamana yayıp kökleşmesine de müsaade etmezlerdi.En küçükleri ve en sessizleri olan Didem bile hiçbir  olayda köşesine çekilmez, kırgınlığı, kızgınlığı gibi öfkesini de paylaşırdı…Birçok inansın yaptığı gibi mizaç özelliklerinin ardına sığınıp bunu kendine kılıf yapmazdı.Cesurca giderdi hayatlarının üzerine Anneleri her zaman derdi; “ Bir sorununuz olduğunda içinize çekilip küsmeyin bir fırsat daha verin anlamak ve anlaşılmak için kendinize ve karşınızdakine.Ve unutmayın ki hiç kimse sizin içinizi okuma yeteneğine sahip değildir ve buna mecbur da değildir.Kendinizi doğru anlatın!”
İyi ki onların anneleri vardı…
Elif Selim’in;
-Müsait misin? Gelebilir miyim? Sözleriyle sıyrıldı düşüncelerinden.
-Bir saniye Selim şimdi açıyorum kapıyı.
-Yenge, rahatsız ettim.Biliyormusun ağabeyimle..
-Ne olmuş ağabeyinle sana?
-Dalga geçme yenge!İş bu sefer ciddi.beni bu sefer çok kırdı.
-Demek seni çok kırdı.Peki sence ağabeyinin bundan haberi var mı?
-Herhalde vardır…Şey…Yok mu?
-Ben bilemem.Bu konuda konuşmadık.Sahi ağabeyinle bir problemin varsa neden benimle konuşuyorsun?Abin birazdan gelir.
-Yo yenge onunla konuşulmuyor.Ben “a” desem o “b” anlıyor.
-Peki o zaman ben senin “a” dediğini ona nasıl anlatacağım?
-Sen yaparsın yenge.Daha önce de yapmıştın.Sen insanlar arasında çok güzel köprü oluyorsun.
-Farkındasın değil mi?Eften püften şeylere de artık beni bulaştırmaya başladınız.
-Sevap kazanıyorsun be yenge daha ne istiyorsun?
-Selim bu sefer köprü değil de hakem olsam?
-Aslında bence bir mahzuru yok ama abim kabul eder mi?
-Selim ! Daha ağabeyinin senin kırgınlığının farkında olup olmadığını bile bilmiyoruz.Hem biliyorsun sizin meselelerinizle “Dağ dağa küsmüş dağın haberi olmamış” hikayesi meşhurdur.
-Yenge şimdi ikimize de  haksızlık ediyorsun.En azından bana.
-Nedenmiş o?
-Ben ağabeyimi kırdığımda ya da kızdırdığımda daha duyarlı olabiliyorum.
-Kime göre dağ’a göre mi ?Abine göre mi?
-Yenge işi yokuşa sürme.yardım edecek misin etmeyecek misin?
-Anlat bakalım neymiş bu seferki mesele?

Hani benim nişan işim var ya oldu olacak gibi.Ama biliyorsun maddi desteğe ihtiyacım var.Geçen gün ağabeyimin ağzını yokladım hiç oralı olmadı.
-İlahi Selim.Neden açık açık abi paraya ihtiyacım var demedin?
-Şey ne bileyim ben. O da abi ya anlasın.
-Bak Selim bu meselenin onun abin olmasıyla falan ilgisi yok.Aranızda müthiş bir protokol var sizin.Hatta sizdeki protokol ülkeler arası ilişkilerde bile yok.
-…………………..
-Tamam kabul abin bu konuda biraz problemli biraz protokole düşkün.
-Biraz mı?
-Selim !
-Pardon Yenge ! Devam et seni dinliyorum.
-Geçen seneyi hatırlasana.Abin hastaydı ve sen arkadaşlarınla tatile gitmiştin ve önceden verilmiş bir söz değildi de.Abin senin tatile gitmen yerine hastanede ona refakat etmeni beklemişti ama beklentisine de cevap alamayınca da alınmamıştı.
-Ama her zamanki hikaye “ dağ dağa küsmüş dağın haberi olmamış”…
-Hatırlıyorum hiç belli etmemişti ama bana açtığında da iş işten geçmişti.
-Acemiliğime gelmişti ben de onun kırıldığını anlamamıştım.
-Eeee yenge sadede gelelim bana yardım edecek misin?
-Selim gel bu sefer başka bir yöntem deneyelim.Abin gelince sen açık açık konuş ve meramını anlat.İnanıyorum ki oda seni anlayacaktır.
-Aslında ikimizin de birbirimizden altta kalır yanı yok.Geçen sene “yanımda kalırsan sevinirim” deseydi ağzımı aşınacaktı?
-Evet senin “abi babamın durumunu  biliyorsun, nişan için maddi desteğine ihtiyacım var” diyebileceğin gibi….
-Anlaşıldı bu sefer başımızın çaresine bakacağız.
-Hayır ikinize de destek olacağım ama biliyorsun ki ikinizde yetenekli çocuklarsınız…
-Aslında annem senelerdir ağabeyimle aramda köprülük yapmıştı galiba bu yüzden farklı davranmak kolay olmuyor…
-Eee evlendiğimden bu yana da bu vazifeyi bana yüklediniz…
-Senin yaptığında güzeldi.Şimdi niye istifa ediyorsun ki?
-Eee her insan göreve talip olduğu gibi görevden istifasını da isteyebilmelidir.Artık sen de bir aile kuruyorsun.
-İnşaallah ! Kazasız belasız atlatabilirsek şu işi…
-Ne dersin yeni hayatta yeni ve daha doğru bir iletişim tarzı ile başlayabilirsin.
-Doğrusu bunu Gülsüm’le  da yaşıyoruz ama Gülsüm de bana kendini doğru ifadelerle anlatarak buna engel oluyor.
-Anlıyorum.Aynı şeyi ben de ağabeyinle yaşadım.Görüyorsun başkalarıyla olan ilişkilerine yansıtamasa da benimle bunu sürdürmüyor.
-Bazen ona bu yüzden çok kızıyorum biliyor musun?Seninle sürdürdüğü diyaloğu bizimle yamıyor ve bu bana ikiyüzlülük ve çifte standart gibi geliyor.
-Buna ikiyüzlülük deymelim istersen.Merdivenin birinci basamağında oluş desek daha doğru olur galiba.Senin de bu basamağa çıkman lazım.Selim hayat o kadar kolay değil abin bunun yeni yeni farkına varıyor.Sen de yarın yuva kuracaksın.Ve davranış biçimleri gördüğün gibi aile de yeşeriyor ve biz bize emanet edilecek nesile bunları öğreteceğiz.
-Haklısın yenge ama sen bizden daha şanslıydın özellikle ailen hususunda.Aile bir başlangıç ve temel.Bu temelin üzerine çıkıp çıkmamak bizim insiyatifimizde.Temel sağlam değil diyerek pes edilmezki.
-Allah’ın izni ile ben pes etmeyeceğim.Abim kaçta gelir?
-Sanırım yarım saate kalmaz gelir.
-O zaman iş başa düşüyor.Abimin merdivenin ikinci basamağına terfi etmesinin benim de birinci basamağa çıkma vaktim geldi galiba.
-Abine el uzattığın için hiçbir zaman pişman olmayacaksın.Çünkü Allah beni hiç pişman etmedi.Rabbim seni de pişman etmeyecektir.


mrkydr:

“ Bir sorununuz olduğunda içinize çekilip küsmeyin bir fırsat daha verin anlamak ve anlaşılmak için kendinize ve karşınızdakine.Ve unutmayın ki hiç kimse sizin içinizi okuma yeteneğine sahip değildir ve buna mecbur da değildir.Kendinizi doğru anlatın!”

sevgili münevver hanım uzun zamandan beri okuduğum, güzel yazılardan birisiydi.. yüreğin dert görmesin,Rabbim kalemine kuvvet versin..

ben niye böyle yazamıyorum kiiiiiiiiiiiiiiiii 29

sanırım birazcık kıskandım gitme.

Gülce:

--- Alıntı yapılan: merakiyidir - 29 Eylül 2010, 08:18:38 ---
“ Bir sorununuz olduğunda içinize çekilip küsmeyin bir fırsat daha verin anlamak ve anlaşılmak için kendinize ve karşınızdakine.Ve unutmayın ki hiç kimse sizin içinizi okuma yeteneğine sahip değildir ve buna mecbur da değildir.Kendinizi doğru anlatın!”

sevgili münevver hanım uzun zamandan beri okuduğum, güzel yazılardan birisiydi.. yüreğin dert görmesin,Rabbim kalemine kuvvet versin..

ben niye böyle yazamıyorum kiiiiiiiiiiiiiiiii 29

sanırım birazcık kıskandım gitme.



--- Alıntı sonu ---

gedai:
eline sağlık sayın yazarım güzeldi

Navigasyon

[0] Mesajlar

Tam sürüme git