Tarih > İslam Tarihi

İlk Şehitler Ve Ammar Ailesi

(1/1)

mrkydr:


Ammar ailesi deyince ilk şehitlik ve aynı zamanda işkencenin en acımasız boyutu akla geliyor. Nasıl mı?
Baba; Yasir.
Anne; Sümeyya.
Oğul; Ammar.
Muğire Oğulları tarafından bu aileye işkence çeşitlerinin en zoru olanı uygulanıyor ve bu işkence gösterisine bizatihi Ebu Cehil de iştirak ediyordu.
Evvela Sümeyya’yı iki devenin arasına bağladılar, ardından develer ters istikamete çekilerek gerdiriliyor, hemen yanı başında kocası Yasir de kırbaçlanma muamelesine tabii tutuluyordu.  İşkenceler devam ederken o sıra da Rasulüllah (s.a.v) yanlarından geçince göz göze geldiler ve dedi ki:
— Sabredin Ey Yasir ailesi,  ALLAH bizimledir.
Yasir ailesinin son günüydü;  inleyişler, yalvarışlar, feryatlar gökkubbeyi inletiyordu adeta.  Develerin çekilmesini işaret eden Ebu Cehil mızrağı Sümeyya’nın göğsüne sapladı ve böylece orada ruhunu teslim ederek ilk şehitlik rütbesi şerefine mazhar oldu. Öyle ki Sümeyya, Cenneti Ala’ya kelebek misali göçtü. İlk şehit ve ötelere ilk yürüyüş işte bu...
Ardından gözlerinin önünde can verdiğini gören Yasir de şehitlik kervanına eklendi. Dolayısıyla ikinci şehide de ne mutlu demek düşer bize.  Zira onlar şehitlik badesini kana kana içtiler, ikisi de en Yüce makam tarafından sevildi bile.
Ammar önce annesini, sonra babasının can verirken izlerken bir yandan da kendisine yapılan işkence devam ediyordu. Ammar’ın kafasını suya soktular ama birinci ve ikinci daldırışlarda Kelimei Tevhidi tasdik etti, artık üçüncüye geldiğinde başı suya sokulduğunda takatının kalmadığını anlamıştı. Zaten ne yapabilirdi ki. Nihayet müşriklerin beklediği cevabı söyledi de o an:
— O peygamber değildir, diye.
Bu cevap karşısında Ebu Cehil’in gözlerinde zafer şimşeği çakmıştı ve:
— Ha. Şöyle ol, baban ve annen gibi pisipisine ölmekten kurtuldun, dedi.
Fakat müşrikler Ammar’ın ikrarını yeterli bulmamış olsalar gerek ki o’na Lat ve Uzza tanrıdır lafını söylettirebildiler de.
Ammar bütün bu olanlardan sonra kalktı Habib-i Kibriya’nın huzuruna mahcubiyet içerisinde üzülerek çıktı ve dedi ki:
— Ya Rasulullah! Bana zorla söylettiler, şimdi benim halim nice olur?
Habib-i Kibriya:
— Ya Ammar!  Takatinin dayanamayacak noktada iken, o sarf ettiğin sözleri ikrar ederken kalbinin durumu nasıldı?
Ammar ağlayarak cevap verdi:
— Ya Rasululah! Kalbim her an şeksiz şüphesiz seninleydi.       
Serverı Kâinat Efendimiz:
— Sana tekrar baskı yaparlarsa, hatta zorlarlarsa istediklerini söyleyebilirsin, der.
Ammar derin bir nefes aldı. Çünkü imanını kaybettiğinin endişesini taşıyordu. Derken bu sefer gözlerine sevinç yaşları bürüdü ve o anda bu konu ile ilgi vahiyde indi:
— İman etmesinden sonra her kim küfür hayatına dönerse…  Ancak kalp iman huzuruna ermiş olarak zor karşısında diliyle küfür kelimesini söyleyen böyle değildir (Nahl:106–109).
Böylece, bundan böyle hiç kimse Ammar dininden döndü ifadesini söyleme cesaretini kendinde bulamayacaktı.
Velhasıl; Bu yol çile üzerine kurulu, İslamiyet garip geldi garip gidecek hükmü Ammar ailesinin yaşadıklarını doğruluyordu zaten.


alıntı

BentSahra:
 fazla söze gerek yok eline sağlık.

Navigasyon

[0] Mesajlar

Tam sürüme git