Gönderen Konu: Hanımlara  (Okunma sayısı 2793 defa)

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 7.985
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • 'Gül ' kokusunu aldığım..
Hanımlara
« : 08 Haziran 2009, 11:17 »
Terbiye Yöntemleri
Türk mutfağında etlerin geniş bir kullanım alanı vardır. Bu nedenle, hangi yöntemle pişirilirse pişirilsin etin lezzetli olması büyük önem taşır. Etin lezzetini arttırmak için yapılan işlemlerden biri de, marine (terbiye) etmektir. Marine etme, etin taze ot ve baharatlı bir sıvı (marinat) içinde bekletilerek yumuşatılması ve tatlandırılmasıdır.

İşte size kolayca hazırlayabileceğiniz bir marinat: Bir miktar soğanı (ör.1 kg. et için 3 orta boy soğan) çok küçük parçalar halinde kestikten sonra bir tülbentin içine koyun ve suyunu bir kabın içine çıkartın.
Aynı kabın içine bir miktar zeytinyağıyla birlikte kekik ve defne yaprağı koyun. Eti bu karışımın içine yatırın ve 24 saat bekletin. Etinizin yumuşak ve lezzetli olacağını göreceksiniz.

Etler ızgara yaptıktan sonra bekleyecekse, saklama kabını önceden ısıtıp, ağzını sıkıca kapatmak, yiyeceklerinizin daha geç soğumasını sağlayacaktır.

Et Pişirirken
Benmari usulü pişirme, yemeğin tencerenin altında yanan ateşle temasının önlenmesi amacıyla, içinde su olan bir tencerenin içine oturtularak yavaş yavaş pişirilmesi yöntemidir.Bu yöntem tercih edildiğinde, alttaki tenceredeki suyun, üstteki tenceredeki yemeğin en az yarısına kadar gelmesine dikkat edilmelidir.
Fırında tavuk pişirirken tavuğu, içinin pişmesi, dışının yanmaması için, göğsü altta, sırtı üstte olacak şekilde tepsiye koyun ve fırınınızı 160 °C'de kullanın.

Fırında pişirdiğiniz tavuğu hemen yemeyecekseniz ve kurumasını da istemiyorsanız, fırından çıktığında üzerine Sana ve limon suyu sürün ayrıcada alüminyum folyoya sarın. Tavuğunuz yumuşacık kalacaktır.

Et, tavuğa göre daha uzun sürede pişer. Eti fırında yapacağınız zaman, fırınınızı 180 °C'ye ayarlarsanız, daha iyi sonuç alırsınız. Eğer eti fırına vermeden önce yağlayacaksanız, yağlı tarafının gelmesine dikkat edin. Tariften yemek yaparken ölçülerin uygulanması büyük önem taşır. Şeker, un gibi malzemeyi kap içinde ölçeceğiniz zaman, yerleştirmek için bastırmaktan kaçının Aksine, hafifçe bir biçimde karıştırın. Tariflerdeki ölçüler buna göre verilmiştir.

Birçok çorbaya, sosa ve pilava lezzet veren et sularının iyi sonuç vermesi için, günlük tüketilmesi gerekir. Et suyunun defalarca kaynatılması, lezzetini bozulmasına neden olur.

Rostoyu pişirdikten sonra 15 dakika bekletip servis yaparsanız, hem lezzeti daha iyi olur, hemde daha rahat kesilir.

Izgara etlerini servis yaparken üzerlerine aromalı bir parça Sana koyarsanız değişik bir lezzet elde edersiniz.

Sote etmek, sebze balık veya etlerin, yağda karıştırılarak veya iri parçalar halindeyseler alt üst edilerek, rengi koyulaşıncaya kadar pişirilmesidir. Sote ederken, pişirilecek malzemenin eşit büyüklükte olmasına dikkat edilmelidir. Küçük parçalar halinde doğranmış sebze, balık veya etler sote edilirken, tava veya tencerenin kapağı kapatılmaz. Ama parçalar büyük ise, gereçler renk aldıktan sonra, kapak örtülerek pişirmeye devam edilmelidir.

Et kavururken tencerenin etrafında biriken (yapışkan) maddeleri sıyırarak tencerenin içine alın. Çünkü bu maddeler bol miktarda aroma içermektedir.

Kızartma Yaparken
Gratine etmek, temel anlamıyla bir yemeğin üstünü kızartmaktır. Bunun için yemeğin üstüne, beşamel sos, rendelenmiş peynir veya yumurtayla karıştırılmış ekmek içi sürülür ve fırına verilir. Gratine tadını mümkün olduğunca fazla alabilmek için ise, yemeğin konulduğu kabın fazla derin olmaması gerekir.

En çok tercih ettiğimiz pişirme yöntemlerinden biri de kızartmadır. Eğer derin yağda kızartma yapıyorsanız iyi sonuç alabilmek için yiyeceğin hacminin dört katı yağda kızartmalısınız.

Kızartma yağının ideal sıcaklığa geldiğini anlamak için kızartılacak malzemeden küçük bir parçayı yağa atın. 20 Saniyede yüzeye çıkıyorsa yağ istenilen ısıdadır.


Kızartma süresince yağın ısısı sabit kalmalıdır. Bunun için kızartma kabına bir seferde fazla yiyecek koymamaya dikkat edin.

Unutmayın! İyi bir kızartma yağı, sadece ilk anda köpürür ve fritözde yapışkan artık bırakmaz.

Bozulan yağda kızartılan yiyeceklerin dışı fazla kızarır, içi çiğ kalır. Yiyecekler aşırı yağlı olur. Ömrünü tamamlamış yağ sürekli köpürme ve duman yapar. Kızartmada kullandığınız yağın mısır özü ve ayçiçek olmasına dikkat edin, zeytinyağı kızartma için uygun bir yağ değildir.

Kızartılacak olan yiyecekleri önceden baharatlamayın. Çünkü baharat yiyeceğin yüzeyinede hoş görünmeyen noktacıklar meydana getirir.

Kızartma yağının ömrünü uzatmak elinizde. Yağın sağlıklı bir şekilde defalarca kullanabilmek için, her kızartmadan sonra süzün ve ağzı kapalı, ışık geçirmeyen bir kabın içinde saklayın. Yağın bozulmaması için, yiyecekleri ıslak veya nemli olarak fritöze atmayın.

Kızgın yağa bakırlı ve kalaylı gereçlerin sokulması, yağın bozulmasına neden olur. Bu tür gereçlerin paslanmaz çelik olması gerekir.

Kızartılacak yiyeceklerin eşit büyüklükte kesilmesi, eşit oranda kızarmalarını sağlayacaktır.

Kızarmada ideal ısı, 175-195 °C'dir. Yağın ısısının düşük olması yiyeceğin yağ çekmesine, yüksek olması ise, yanmasına neden olur. Yağın sıcaklık derecesini anlayabilmek için, içine küçük bir ekmek parçası atın. Eğer ekmek altın sarısı rengi bir dakikada alırsa yağ 175 °C, 40 saniyede alırsa 190 °C, 20 saniyede alırsa 195 °C'dir.

Yumuşak dokulu yiyecekler kızartılırken, yüzeyinin zarar görmemesi için yiyecek bir bulamaça (un, yumurta veya galeta unu) batırdıktan sonra kızartılır. Bu tür yiyecekler kızartılırken yağın bozulmaması için, kaplama maddesinin fazlasının atılması gerekir.

Dondurulmuş gıdalar kızartılırken, kızartılacak parçalar küçük ise, çözdürülmeden kızgın yağa atılabilir. Ama büyükse Mutlaka çözdürülüp sonra kızartılmalıdır.

Patatesleri kızartmadan önce süt dolu bir kabın içinde biraz bekletin, kuruladıktan sonra tavaya atın. Böylece daha az yağ çekeceklerdir.

Kızartma yaptığınız besinlerin fazla yağ çekmesini istemiyorsanız yiyeceklerinizi yumurtalı una (galeta unu da olabilir) batırıp 15 dakika kadar buzdolabında beklettikten sonra kızartırsanız, hem daha lezzetli hem de daha az yağ çekmiş olacaktır.


Salata ve Garnitür İpuçları
Salata yaparken öncelikle salata Gereçlerinin ıslak olmamasına dikkat edilmelidir. Çünkü malzemenin ıslak olması, sosun malzemeye nüfus etmesini engeller. İyi bir salata için ayrıca, Gereçlerin birbirini bütünler nitelikte olması gerekir. Örneğin kabakla dereotu, domatesle fesleğen, cevizle peynir birlikte kullanıldığında iyi sonuç verirler.

Garnitür olarak hazırlanan sebzeler kaynayan pişirme suyuna atılıp 4-5 dakika pişirildikten sonra margarinle hafifçe çevirilmeli.
Çılbır yaparken, su yumurtanın üzerini kapatacak miktarda olmalı, pişirmeyi kolaylaştırmak için de suyunu biraz tuz ve sirke eklenmelidir.

Sebze Pişirirken
Karnabahar, lahana, soğan gibi keskin kokulu yiyecekler pişirilirken tencere kapağı aralık tutulursa, kokunun yemeğe sinmesi önlenmiş olur.
Sebze yemeği pişirilirken yemeğe ekleyeceğiniz su sıcak olmalıdır. Yemeğiniz daha lezzetli olacaktır.

Yeşil renkli sebzelerin rengini korumak için tencerenin kapagı aralık tutularak buharın çıkması sağlanmalı veya yemek tencerenin kapağı sık sık açılarak pişirilmelidir.

Sebzeler haşlanarak kullanılacaksa, haşlama suyuna eklenecek bir miktar sirke, sebzelerin renginin korunmasını sağlayacaktır.

Haşlama Yaparken
Makarnanın haşlama suyuna bir, iki baş soğan, havuç v.b.sebzeler koyarsanız daha lezzetli olacağını göreceksiniz.

Et suyu yaparken mutlaka soğuk su ile haşlayınız. Böylelikle aromalar eşit oranda yayılır.

Hamur İşleri
Eğer evde ekmek yapıyorsanız, içine koyacağınız bir miktar haşlanmış ve ezilmiş patates ekmeğinizin daha geç bayatlamasını sağlayacaktır.

Kekinizin kabarmasını istiyorsanız margarin ve şekerini iyi çırpın. Güzel kek yapmanın bir koşulu da margarin ve yumurtanın oda sıcaklığında olmasıdır.
Börek veya kek yaparken Sana kullanırsanız hamurunuzun daha iyi kabardığını ve lezzetli olacağını göreceksiniz.

Erimiş Sana yağının içine süt katıp yufkanın her katmanına sürerseniz böreğinizin daha lezzetli olacağını göreceksiniz.

Bayatlamış ekmeklerinizi dilim dilim yapıp aralarına sarımsaklı Sana sürüp folyoya sarın. Yüksek ısıda fırında pişirin. Lezzetine doyamıyacaksınız.

Ürünleri Saklarken
Balığı derin dondurucuya kaldırmadan önce içine limon sıkılırsa çözüldüğünde kokusu daha az olur.

Pişirme Gereçleri
Düdüklü tencereye konacak malzeme ve su miktarı, tencereyi hiçbir zaman tam olarak doldurmamalı, tencerenin en az 1/3 'ü boş kalmalıdır.

Pişirme Hatalarını Düzeltme
Çorbanızın tuzu fazla kaçtıysa, bir patatesi kabuklarını soyup ikiye kestikten sonra, çorba tenceresinin içine atın.
Çorbanız çok sulu olduysa, hazırlayacağınız bir meyaneyle kıvamını ayarlayabilirsiniz. Bunun için iki kaşık eritilmiş Sana'yı bir kaşık unla karıştırıp ve bu karışımı pişmekte olan çorbanıza yavaş yavaş ekleyin.

Pilavı tutturmak ustalık ister. Eğer pilav suyunu çektiği halde pirinçler hala sertse, ¼ ölçü sıcak su ilave edin ve pirinçler suyu çekinceye kadar pişirmeye devam edin.

Bayatlamış ekmeklerinizi dilim dilim yapıp aralarına sarımsaklı Sana sürüp folyoya sarın. Yüksek ısıda fırında pişirin. Lezzetine doyamıyacaksınız.

Hamur İşine Soyunurken
Hamur işi yaparken hamuru mutlak surette en az 30 dakika dinlendiriniz. Üzerini nemli bir bez ile kapatıp buzdolabına koyunuz. Böylece hamur daha iyi açılacak ve daha iyi performans verecektir.
Un ve nişasta türü malzemeyi nereden kullanırsanız kullanın mutlaka elekten geçiriniz ki topak topak kalmasın.

Kek - Pasta Yaparken
Kek yaparken karıştırmak için kullandığınız kaşığa hamur yapışmasını istemiyorsanız, kaşığı kullanmadan önce süte batırın. Hamurun yapışmadığını göreceksiniz.

Pişen keki kalıbından çıkartmakta zorluk çekiyorsanız, keki dökmeden önce kalıbın içine yağlı kağıt döşeyin. Fırından çıkardığınız zaman, kağıdın uçlarından tutup keki kalıptan çıkarabilirsiniz.
Genellikle pasta ve börek yaparken yumurtanın sarısını ayrı kullanmanız gerekir. Yumurtayı altında kap olan ve dar ağızlı bir huninin içine kırarsanız, akı hemen akar, sarısı hununin içinde kalır.

Pastalara kattığınız fındık, ceviz, v.s.'nin dibe çökmemesi için una buladıktan sonra karışımın içine katın. Böylece piştiğinde pastanın içine eşit bir şekilde dağılmış olurlar.

Pastaların üstüne koyduğunuz muz, elma, armut gibi meyvelerin kararmaması için, meyveleri limonlu suya batırıp kullanın.

Pandispanya veya kek kalıplarına boşaltmadan önce kalıpların içine yağlı kağıt koyarsanız kekleriniz yapışmaz.

Kir - Leke - Neme Karşı
Çelik tencerenizdeki lekeleri çıkartmakta zorluk çekiyorsanız; temizlerken tencerenin içine bir tatlı kaşığı karbonat ve bir fincan sirke koyup kaynatın. Hem üzerine işleyen kara lekeler çıkacak, hemde pırıl pırıl olacaktır.

Çatal - bıçaklarınız kararıyorsa, bulaşık makinenizin deterjan gözüne ayda bir kere çamaşır suyu koyun.
Şeker kavanozunun altına kurutma kağıdı koyarsanız, şekerin nemlenmesini önlemiş olursunuz.

Yağ şişelerini yıkarken, şişenin içine birkaç parça kaya tuzu koyun (baharatçılarda bulabilirsiniz) ve suyla çalkalayın. Bu işlemi yaptıktan sonra yıkadığınızda pırıl pırıl olduğunu göreceksiniz.

Yazın kuruttuğunuz sebzeleri, içine gazete kağıdı koyduğunuz teneke kutularda saklayın. Bu şekilde rutubet almalarını önlemiş olursunuz.

Yemek yaparken tencerenin dibi tutuyorsa, bir miktar karbonatı suyla karıştırıp hamur haline getirin ve bu hamurla tencerenin dibini örtün, birkaç dakika bekletin. Kolayca temizlenecektir.

Şişelerin dibini temizlemek için, içine gazete parçaları atıp su doldurun. Birkaç saat bekledikten sonra, deterjanlı sıcak suyla yıkayın.

Tazeliği Koruma Yolları
Bir iki gün öncesinden kalan ekmek, börek ve benzeri hamur işlerini atmayın. Alüminyum folyoya sararak ısıtın. Yeni pişmiş gibi taptaze olacaktır. (Eğer ısıtmak için fırın kullanacaksanız, folyo yerine fırın torbasına da koyabilirsiniz.) Fakat üzerine az miktarda su serpin.
Donmuş veya kristallenmiş balı eski haline getirmek için kavanozu içi sıcak su dolu bir kapta bekletiniz.

Hazırladığınız sosun servise kadar soğumadan kalmasını istiyorsanız, sos kabını sıcak su dolu bir kabın içinde bekletin. Bu şekilde ısısını ve lezzetini koruyacaktır. Üzerinin kabuk bağlamasını önlemek için üzerine bir parça margarin bırakın ve yağlı kağıt ile örtün.

Kahvenizi ağzı iyi kapanan bir kutuya koyduktan sonra buzlukta bekletin. Uzun süre bayatlamadan kalacaktır.

Kesik limonların beklerken kurumaması için, limonu kesik yüzeyi alta gelecek şekilde bir tabağa koyun ve üstüne bir bardak kapatın. Limonun kesik yüzeyine dökeceğiniz bir miktar tuz da kurumasını geciktirecektir.

Peynirlerinizin tazeliğini koruması için, hava almayacak şekilde şeffaf folyoya sarın.

Şeker kavanozunun altına kurutma kağıdı koyarsanız, şekerin nemlenmesini önlemiş olursunuz.

Yazın kuruttuğunuz sebzeleri, içine gazete kağıdı koyduğunuz teneke kutularda saklayın. Bu şekilde rutubet almalarını önlemiş olursunuz..

Tuzu naylon poşetinden çıkartıp, koyu renkli cam kavanozda serin bir ortamda saklayın.
Tuz alırken iyotlu olmasına dikkat edin. İyot, ısı ve ışıktan hemen etkilendiği için, tuzu
yemek piştikten sonra ilave edin.

Teneke içinde olan konserveleri açtıktan sonra mutlaka başka kap içine alınız. Çünkü bir
kere açılan tenekenin özellikle ağız kısmı bakteri üremesi için elverişli bir ortamdır.

Yumurtanın Sırları

Genellikle pasta ve börek yaparken yumurtanın sarısını ayrı kullanmanız gerekir. Yumurtayı altında kap olan ve dar ağızlı bir huninin içine kırarsanız, akı hemen akar, sarısı hununin içinde kalır.
Yumurta akını çırptığınız zaman çırpılan kap yağdan arınmış olmalı ve az miktarda tuz eklenmeli ki yumurta beyazı iyi kabarsın.

Yumurta haşlarken suyun ve yumurtanın üstüne serptiğiniz bir tutam tuz, yumurtaların çatlamamasını sağlayacaktır.


...

Ceylan olup gelsen çok uzaklardan ,
Merhem olur musun yürek sızıma

"Sol yanım"... can kuşum gül kokulum..


Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 7.985
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • 'Gül ' kokusunu aldığım..
Ynt: Hanımlara
« Yanıtla #1 : 19 Ekim 2009, 08:07 »


İşte evinizde yaşamı kolaylaştıracak pratik ve çok kolay öneriler.

1) Gözlüğünüzün vidası çok çabuk çıkıyorsa vidayı takmadan önce,vidanın gireceği deliğe renksiz oje damlatın.Vidayı öyle takın.
2) Satın aldığınız ayakkabılar ayağınızı sıkıyor ise onları bir kaç dakika buhara tutun.
3) Makasınızı bilemek istiyorsanız,zımpara kağıdı kesin.
4) Halıdaki sigara yanıklarından,*yanık* y*er*ler üzerinde zımpara kağıdı ile dairesel hareketler yaparak kurtulabilirsiniz.
5) Mobilyaların yerlerini değiştirdiğinizde halıların üzerinde iz bırakır.Bu izleri yok etmek için izlerin üzerine bir parça buz koyun ve erimesini bekleyin.Daha sonra üzerinde elektrik süpürgesini gezdirin.İzden eser kalmadığını göreceksiniz.
6) Fermuarlı giyeceklerinizi çamaşır makinesine koymadan önce kapalı olup olmadığını kontrol edin.Açıksa zedelenebilirler.
7) Üst üste koyduğunuz bardaklar yapışıp çıkmıyorsa bir leğenin içerisine koyun.Üstteki bardağın içerisine buz koyup leğenin içerisine yavaş yavaş sıcak su koyun.Bardakların kolayca çıktığını göreceksiniz.
8) Satın aldığınız plastik ve cam eşyalarin üzerine yapıştırılan etiketlerden kurtulmak için etiketin üzerine yemeklik margarin sürün ve 15 dakika bekletin.Bir bez ile ovalayıp yıkayın.Üzerinde hiç bir leke ve çizilme oluşmayacaktır.
9) Ütü yapmayı kolaylaştırmak ve süreyi azaltmak için ütü masasının kılıfının altına alüminyum folyo koyun.Sıcağı geri yansıtacağından ütü yapmak daha kolay olacaktır.
10) Bez pabuçların temizlenmesi sorun oluyor ise pabuçları bir yastık kılıfının içerisine koyun.Kılıfın ağzını kapayın ve çamaşır makinasında yıkayın.Yeni gibi olacaklardır.
11) Buz kalıplarınızı su ile doldurmadan önce bölmelere portakal,limon ve dilediğiniz meyve parçacıkları yerleştirirseniz dekoratif buzlar elde etmiş olursunuz.
12) Eğer ayaklarınız çok ısınıp şişiyorsa onları saatlerce sıcak suda bekletmeyin,aksine kolonya ile ovalayın.Bilekleriniz ve ayaklarınız şişmeyecektir.
13) Eğer ayaklarınız çok hassas ise,sıcak havalarda şikayetleriniz artıyorsa,her sabah bir kaç damla zeytinyağı ile ovalayın.
14) Pamuklu giysilerinizin çekmemesi için ilk yıkamada bir gece soğuk suyun içerisinde bekletin,sonra yıkayın,çekmeyeceklerdir.
15) Dirsek ve topuklarınızın sertleşmesini istemiyorsanız,bir dilim limon ile ovun.Böylece yumuşacık olacaklardır.
16) Yeni bir tava satın aldığınızda ilk önce içinde bir miktar sirke kaynatın.Bu işlem ilerde kızartmalarınızın tavaya yapışmasını önleyecektir.
17) Cevizle dost olun.İçindeki yağ beyin hücreleri için çok yararlıdır.Kan şekerini düşürdüğü için şeker hastalarına da uzmanlar tarafından tavsiye edilir.
18) Duvarınıza çivi çakacağınız zaman işaretlediğiniz yerin üzerine çapraz bant yapıştırın.Çiviyi öyle çakın. Böylece duvarın alçısını çatlatmamış olacaksınız.
19) Kızartma yağını bir kaç kez kullanabilirsiniz.Kullanılır durumda olup olmadığını anlamak için kızgın yağın içerisine bir dilim ekmek atın.Ekmekte kara lekeler oluşmuyorsa kullanabilirsiniz.
20) Cevizlerin kabuklarını kolayca açabilmek için onları bir gece tuzlu suyun içerisinde bekletin.Böylece içleri de dağılmayacaktır.
21) Unlarınızın böceklenmemesi için,un kavanozunun içerisine bir adet defne yaprağı koyun.
22) Fırında patates yapmadan önce,10-15 dakika haşlayın ve çatal ile delin.Daha kolay pişecektir.
23) Büyük miktarda patatesiniz var ise torbanın içerisine bir adet elma koyun.8 hafta boyunca filizlenmesini ve büzüşmesini önler.
24) Kullanılmış limon kabuklarını rendeleyip şeker ile karıştırın.Kavanozun içerisinde buzdolabında uzun bir süre saklayabilirsiniz.Böylece pasta yaparken elinizin altında hazır bulunur.
25) Kabarık bir omlet yapmak istiyorsanız,bir çorba kaşığı suyun içerisine bir çay kaşığı mısır unu karıştırın. Hazırladığınız karışımı yumurtaya ilave edin.Böylece kabarık bir omlet yapmış olacaksınız.
26) Sarımsaklarınızı her zaman elinizin altında hazır bulundurmak istiyorsaniz kabuklarını soyduktan sonra bir kavanoza doldurup üzerine zeytinyağı koyarak muhafaza edebilirsiniz.Ayrıca bu yağ yemeklerinize, salatalarınıza ayrı bir lezzet katacaktır.
27) Peyniri kolay rendelemek için,15 dakika buzlukta bekletin.
28) Bisküvileriniz yumuşamışsa onları birkaç dakika fırınlayın.
29) Çekmeceleri içini boşaltmadan temizlemek istiyorsanız,elektrik süpürgesinin ucuna ince bir çorap geçirin.
30) Fırında tavuk kızartacağınız zaman üzerine koyduğunuz baharatlardan içine de koyun.Böylece daha lezzetli olur.
31) Domates salçanız çok ekşi ise içerisine bir havuç rendeleyin.Havuç,salçanızı tatlandıracaktır.
32) Mantarların daha lezzetli olması için pişirmeden önce üzerlerine biraz tuz ve limon suyu koyun,5 dakika bekletin.Daha sonra pişirin.
33) Fırında tavuk kızartacağınız zaman bir limonu ikiye bölün,yarısını tavuğun üzerine bastırarak iyice sürün.Diğer yarısını ise tavuğun içerisine yerleştirin.Tavuğunuz nar gibi kızaracaktır.
34) 2 Çorba kaşığı yoğurdu,sulandırılmış 1 çorba kaşığı salçayı ve birazda zeytinyağını derin bir kabın içerisinde karıştırın.Fırına koymadan önce tavuğun her tarafına sürün.Çok daha lezzetli olacaktır.
35) Hazırladığınız kekin ortasına malzeme koyacağınız zaman bıçak ile kesmenize gerek yok.Dikiş ipliğini kekin etrafına gerip dikkatlice çektiğiniz zaman düzgün bir şekilde kesildiğini göreceksiniz.
36) Hazirladığınız kekin,fırında pişirirken çökmemesi için hamuru kalıbı ile birlikte fırına koymadan önce 20 dakika kadar dinlendirin.
37) Pişirdiğiniz sebzelerin renklerini kaybetmemesi için bir kesme şeker yada limon suyu koyun.
38) Hazırladığınız omletin tavaya yapışmaması için,önce tavayı ocağa koyup iyice ısıtın sonra yağı döküp kızdırın.Daha sonra karışımı tavaya alın ve ocağın altını kısın.
39) Kesilmiş ve açık havada kalmış soğan zararlıdır.Kullanmadığınız soğan parçalarını saklamayın.
40) Çok miktarda alkollü ve alkolsüz kokteyller hazırladığınızda onlardan bir miktarını buz kaplarına yerleştirin.Kokteyllerin içerisine bunları kullanın.Böylece sulanıp tatlarını kaybetmeyeceklerdir.
41) Kuru soğanları kese kağıdına sardıktan sonra buzdolabının sebze bölümünde muhafaza ederseniz çürüyüp bozulmasını önlemiş olursunuz.
42) Kızarttığınız tavuğun tekrar ısıttığınızda lezzetini kaybetmesini istemiyorsanız tavuk parçalarını bir süzgece koyun.Tencerenin içerisinde su kaynatın ve süzgeci üzerine oturtun.Buharda ısıtılan tavuk lezzetinden hiçbir şey kaybetmeyecektir.
43) Satın aldığınız kiviler çok sert ve ham ise bir gece boyunca plastik bir torba içerisinde elma ve armut ile saklayın.
44) Evde pasta yaparken kullandığınız meyve şekerlemelerinin dibe çökmesini istemiyorsanız hazırladığınız hamura bir miktar mısır unu ilave edin.Meyveler pişerken suları yoğunlaşır ve dibe çökmezler.
45) Kek kalıbınızın içine hamurunuzu dökmeden önce ortasına bir şerit alüminyum folyo koyun.Böylece kekinizi pişirdikten sonra kolayca çıkartabilirsiniz.
46) Soğan,sarımsak kesmeden önce parmaklarınıza limon suyu sürerseniz,istemediğiniz kokulardan kurtulmuş olursunuz.
47) Kızartma kokularının bütün eve yayılmaması için yağın içerisine 1-2 dal maydanoz atın.
48) Lambalarınızın üzerine kullanmadığınız kokularınızdan veya biraz vanilya sürerseniz,lambalarınızı yaktığınızda mis gibi koku yayılacaktır.(Fazla sürmeyin.)
49)Parfümü bitmiş küçük parfüm şişelerini atmaya kıyamıyorsanız onları çamaşır dolabınıza koyun.Böylece çamaşırlarınızın hoş kokmasını sağlarsınız.
__________________



.

 :D
...

Ceylan olup gelsen çok uzaklardan ,
Merhem olur musun yürek sızıma

"Sol yanım"... can kuşum gül kokulum..


Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 7.985
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • 'Gül ' kokusunu aldığım..
Ynt: Hanımlara
« Yanıtla #2 : 19 Ekim 2009, 08:08 »

Satın aldığınız plastik ve cam eşyalarin üzerine yapıştırılan etiketlerden kurtulmak için etiketin üzerine yemeklik margarin sürün ve 15 dakika bekletin.Bir bez ile ovalayıp yıkayın.Üzerinde hiç bir leke ve çizilme oluşmayacaktır

Az ugrasmıyor ve o etiketi yapıştırana az söylenmiyordum..iyikide bunu ögrendim

.

 ;)
...

Ceylan olup gelsen çok uzaklardan ,
Merhem olur musun yürek sızıma

"Sol yanım"... can kuşum gül kokulum..


Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 7.985
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • 'Gül ' kokusunu aldığım..
Ynt: Hanımlara
« Yanıtla #3 : 19 Ekim 2009, 08:11 »


Buzdolabını Doğru Yerleştirin

Tazeliklerini uzun süre korumaları istenen yiyecek ve içecekleri sadece buzdolabına yerleştirmek yetmez; peynirin de, çileğin de, çiğ etin de favori 'mekânları' var.

Üst: Peynir, pişmiş yemek, salata, tütsülenmiş balık ve et üste konmalı. Artan yemekleri kapalı kaplarda yaklaşık üç gün, tütsülenmiş balık ve etler de bir hafta tazeliğini korur.

Orta: Süt, süzme yoğurt, yoğurt, krema ve taze peynirin yeri buzdolabının orta rafları. Açılmış kutular yaklaşık dört gün buzdolabında kalabilir.

Sebzelik: Çilek, böğürtlen vs. mantar, yeşil salata, yapraklı sebzeler, maydanoz, taze nane, dereotu gibi yeşilliklerin yeri sebzelik. Hassas meyve ve sebzeler buzdolabının sebzelik bölümünde üç gün saklanabilir. Diğer sebze ve meyveleri buzdolabında saklamanız şart değil. Muz, papaya, mango gibi egzotik meyve, portakal, mandalina gibi turunçgilleri, domatesleri buzdolabında koymayın, tatları kaybolur.

Salatalık veya biber gibi sulu sebzelerin ise ne buzdolabında ne de dışarıda ömürleri fazla uzun değil. Mümkün olduğunca çabuk tüketilmeliler.

Kapı: Tereyağı, margarin, yumurta, açılmış reçel kavanozları, içecekler, salata sosları vs. kapıda gözlerde yerini buluyor. Açılmış meyve ve sebze sularını fazla bekletmeyin. Kapıdaki tüm diğer yiyecek ve içecekleri birkaç hafta saklayabilirsiniz. Yumurtalar üç günden fazla beklediklerinde tazeliklerini kaybederler.

Tüm yiyecekleri ağzı kapalı kaplarda muhafaza edin. İsterseniz, doğal kozmetik ürünlerinizi de buzdolabında tutabilirsiniz; buzdolabında saklanan ojelerin ömrü de daha uzun olur.

Alt: Çiğ et ve balık alta. Çiğ kıyma ve balığı bir gün içinde tüketmek gerekir. Et ve tavuğu iki üç gün buzdolabının en soğuk bölümü olan (derin dondurucu hariç tabii) alt kısmında saklayabilirsiniz.


.

 :D
...

Ceylan olup gelsen çok uzaklardan ,
Merhem olur musun yürek sızıma

"Sol yanım"... can kuşum gül kokulum..


Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 7.985
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • 'Gül ' kokusunu aldığım..
Ynt: Hanımlara
« Yanıtla #4 : 19 Ekim 2009, 08:12 »



Hangimiz daha ilk giyişte çorabımızı kaçırmıyoruz ki? Çoraplarımızı daha uzun süreli kullanmak için nelere dikkat etmeli?
1– Gün boyunca bacakların şeklini alan çoraplarınızı tekrar eski formuna gelmesi için her akşam soğuk su ile yıkayın.
2– Kötü kullanım çorabın daha ilk giyişte kaçmasına sebep olur. Çorabı daha uzun süre kullanabilmek için yıkadıktan sonra serbest olarak kurumaya bırakın ve asla ütülemeyin.
3– En iyi kalite çorabın ömrü 3–4 haftaya kadar uzatılabilir.
4– Aynı çorabı eskiyene kadar sürekli giymek yerine iki ya da daha fazla çift çorabı dönüşümlü olarak kullanın.
5– Çorabınızı giyerken dönük olmamasına elinizdeki pürüzlerin tırnaklarınızın yüzüklerinizin çorabınıza takılmamasına; masa koltuk kapı kenarlarındaki kıymıklara değmemesine özen gösterin.
6– Çorabın elastikiyeti naylon–lycra oranına bağlıdır. Lycra oranı fazla olursa çorap daha esnek olur. Yüzde 15–20 oranında lycra içeren çoraplar ideal esnekliktedir.
7– Çorabın ağ kısmında ek parça topuk ve burun kısımlarında takviyeli olması kaçma riskini azaltmaktadır. Çorabın ütülü ve bel lastiğinin iyi olmasına da dikkat edilmelidir.
8– Çoraplarınızı elde ılık suda ve sabunla yıkayın sıkmayın ve havlu üzerine sererek kurutun. Böylelikle uzun süre kullanabilirsiniz.
9– Çorabınızı giyerken çorabın her iki bacağını elinizde toparlayın çorabı burnuyla ayak topuğu tam yerleştirildikten sonra her iki dize kadar düzenli yumuşak çekin. Asla tırnaklarınızı kullanmayın…



.

...

Ceylan olup gelsen çok uzaklardan ,
Merhem olur musun yürek sızıma

"Sol yanım"... can kuşum gül kokulum..


Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 7.985
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • 'Gül ' kokusunu aldığım..
Ynt: Hanımlara
« Yanıtla #5 : 19 Ekim 2009, 08:13 »



Doğal gaza yapılan zamlar nedeniyle kabaran faturaları, tasarruf yaparak azaltmak mümkün. Doğal gazla ısınan binalarda tasarruf için iyi bir yalıtım şart.
AA muhabirinin Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (TİSVA) yayınlarından derlediği bilgilere göre, doğal gazla ısınan binalarda tasarruf büyük oranda iyi bir yalıtımla sağlanabiliyor.

Camların ısıcam (çift cam) olması kışın ısı kaybında yüzde 40-50, yazın ise yüzde 15 tasarruf sağlıyor.

Radyatörlerin üzerinin ve önünün estetik nedenlerle kapatılmaması gerekiyor. Radyatörün arkasındaki duvara folyolu levhalar koyarak yakıttan yüzde 15 tasarruf edilebiliyor.

Pencere ve kapı izalosyonunun tam olarak yapılması halinde ise yüzde 15 tasarruf sağlanabiliyor.

Konutlarda kalın ve pencereyi tamamen kapatan perdeler kullanılması ısı kaybını önemli oranda azaltıyor. Kış aylarında odaların havalandırmasının ise tam açık pencereler ile kısa süre için yapılması gerekiyor. Gece ve gündüz kullanılmayan alanların ısıtılmaması ve kapılarının kapalı tutulması ile de tasarruf sağlanabiliyor.

Zaman ayarlı termostat kullanmak da tasarrufa yardımcı oluyor. Ancak, termostatların kapı, pencere ve ısı veren aletlerin uzağına monte edilmesi gerekiyor. Konuttan bir günden fazla ayrılınması halinde de termostatın kapatılması öneriliyor.

Termostatın 19-20 dereceden fazla bir değere ayarlanması halinde ise her 1 derece için yüzde 6 daha fazla doğal gaz tüketiliyor.

Binanın çatı, duvar ve pencere izolasyonunun tam olması halinde yüzde 10-20 arasında tasarruf sağlanıyor. Bu tür ısı yalıtımı inşaat maliyetini yüzde 3 artırmasına rağmen yıllık yakıt tüketimini yüzde 50 azaltıyor.

Doğal gaz sobasının filtrelerinin ayda bir kez temizlenmesi ya da değiştirilmesi, evin etrafının yeşillendirilmesi, kullanılmayan baca deliklerinin kapatılması da yakıt ve ısı tasarrufu sağlıyor.

Bacalı doğal gaz cihazlarının dolap içerisine yerleştirilmesi cihazın ortamdan hava almasını engelleyerek verimini düşürüyor.

Kuru havada soğuk daha çok hissedileceği için odaların nemlendirilmesi, apartman kapılarının kapalı tutulması, doğal gaz tesisatlarının bakımlarının düzenli olarak yapılması gerekiyor.

-DOĞAL GAZ CİHAZLARININ BAKIMI-

Doğal gaz cihazlarının bakımlarının düzenli olarak yapılması da verimi artırarak önemli oranda tasarruf sağlıyor.

Makina Mühendisleri Odası Kayseri Şube Başkanı Ali Alkan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, doğal gaz kullanan merkezi sistemlerde hem rahat çalışmayı sağlamak hem daha çok verim almak için sistemin sürekli rejimde çalıştırılması gerektiğini söyledi.

Kombili ısıtma sistemlerinin hemen hemen hepsinde don koruması bulunduğunu kaydeden Alkan, çok soğuk havalarda don koruma sisteminin aktif olarak çalışabilmesi için gaz vanaları ve kombinin elektrik şalterinin açık bırakılması gerektiğine dikkati çekerek, balkona konulan kombilerin tesisatlarının uygun biçimde izole edilmesi gerektiğini anlattı.

Alkan, doğal gaz sistemlerinin bakımı yapılırken de doğal gaz hattında kaçak olup olmadığına, gaz alarm cihazının kalibrasyonuna, baca tıkanıklığına ve prosestatların açma kapama süresine, iyonize ve ateşleme elektrodu kontrolüne, yanma odasının temizliğine, sistemde su yokken genleşme tankı basıncının kontrolüne, kombi doğal gaz hattı ve varsa tesisat hattı filtresinin kontrolüne, kombi gaz valfinin sıcaklığa duyarlı modülasyon ayarına dikkat edilmesi gerektiğini bildirdi.


.

 ;)
...

Ceylan olup gelsen çok uzaklardan ,
Merhem olur musun yürek sızıma

"Sol yanım"... can kuşum gül kokulum..


Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 7.985
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • 'Gül ' kokusunu aldığım..
Ynt: Hanımlara
« Yanıtla #6 : 19 Ekim 2009, 08:14 »



Mutfaktaki yangını söndürme tüyoları

Malum dünya krizin etkisi altında. Hem tasarruf yapıp hem sağlıklı besinler tüketmek elinizde. İşte kriz döneminde mutfak harcamalarını dengeleyerek sağlıklı beslenmenin yolları:

11 Nisan 2009 13:10

Mutfak harcamalarımızdan giyime birçok kalemde daha dikkatli davranmak zorundayız. Devir tasarruf devri yani... Ama az yiyelim, çok çalışalım derken sağlıklı beslenmeyi de ihmal etmememiz gerekiyor. Hem tasarruf yapıp hem sağlıklı besinler tüketmek elinizde. İşte kriz döneminde mutfak harcamalarını dengeleyerek sağlıklı beslenmenin yolları...

Diyetisyen Yeşim Çelik'in önerileri:

Liste hazırlamadan alışverişe çıkmayın

Ne alacağınızı bilmeden alışverişe çıkmak gereksiz harcamalar yapmanıza sebep olacaktır. Hem ucuz hem taze hem de mevsim sebze ve meyvelerini almak için ilk başvuracağımız yer semt pazarları olmalıdır. Pazara gidilemiyorsa marketlerin manav ve şarküteri reyonlarındaki halk günlerini takip etmek gerekir. Kişi aç olduğunda lüzumsuz bazı besinler de alabilmektedir. Bunu engellemek için alışverişe açken çıkmamak önemlidir.

Muz yerine elma almayı tercih edin

Satın alacağınız meyve sebzeleri tercih ederken mutlaka mevsiminde olmasına dikkat ediniz. Mevsimlik sebze ve meyveler, turfanda sebze ve meyveden daha besleyicidir ve fiyatları da çok daha ucuzdur. Örneğin kış mevsiminde meyve alacaksınız; çilek veya kiraz yerine portakal, mandalina, elmayı tercih etmenizi öneririz. Elmanın ve muzun besin değerleri arasında çok fazla fark yoktur; fakat fiyat farkı oldukça fazladır. 1 orta boy elma ile 1 küçük boy muzun kalorileri eşittir.

Kişi başına bir tatlı kaşığı zeytinyağı, hem kilonuzu hem de kesenizi korur

Karnabahar, lahana, kereviz, Brüksel lahanası, ıspanak, pırasa, pazı gibi sebzeler iyi birer antioksidandır. A, C, E vitaminleri açısından zengin, bağışıklık sistemini kuvvetlendirici ve kanserden koruyucudur. Fiyatları da uygun olan bu sebzeleri pişirmenin yanında çiğ olarak salatalarınızda da yiyebilirsiniz. Zeytinyağlı olarak tercih edecekseniz zeytinyağını çiğ olarak eklemeniz çok daha sağlıklı olacaktır. Zeytinyağını her bir porsiyon sebze yemeğine 1 tatlı kaşığı olarak eklemeniz hem kalori miktarı açısından hem de ekonomik açıdan size fayda sağlayacaktır.

Salatada göbek yerine marul ve maydanozu tercih edin

Salatalarınızı hazırlarken yapraklı marulu tercih etmenizde fayda vardır. Çünkü yapraklı marulla göbek marul arasında besin değeri açısından bir fark yokken yapraklı marulun fiyatı göbek marula göre daha ucuzdur. Ayrıca salatalarınıza ekleyeceğiniz maydanoz hem C vitamini ve demir açısından zengindir hem de bütçenize ek bir yük getirmeyecektir. Portakal, mandalina, greyfurt, limon gibi meyveler de günlük C vitamini ihtiyacımızı karşılayabiliriz.

Et yerine yumurta, kurubaklagil veya süt

"Kriz döneminde et tüketimimiz azaldı, yeterli beslenemiyoruz" diye üzülenler için yumurta, kurubaklagiller ve süt, alternatif protein kaynakları olabilir. Yumurta iyi kalite protein içerdiği gibi demir içeriği de yüksek ve ete göre çok daha ucuzdur.

Kriz sofrasında etin yerini tutan akşam yemeği menüsü

Kurubaklagiller ve tahılı bir arada içeren bir menü, besin değeri açısından etin yerini tutabilir. Kuru fasulye-nohut ve pirinç-bulgur pilavı ya da yeşil mercimek ve bulgur pilavı yeterli ve dengeli birer menü oluştururlar. Örneğin; etli sebze yemeği yediğinizi düşünelim, alacağınız enerji 350 kalori ve protein 15 gr. olacaktır. Kuru fasulye ve pirinç pilavı toplam 480 kalori ve 16 gr. protein içerir ya da yeşil mercimek ve bulgur pilavını tercih edebilirsiniz; o da ortalama 480 kalori ve 16 gr. proteinle et yerine çok iyi alternatif olacaktır. Bu ikilinin yanına mevsim yeşilliklerinden yapılmış bir kâse salata, ayran ve tam tahıl ekmeğiyle oldukça besleyici üstelik çok ucuz bir akşam yemeği yiyebilirsiniz. Yemekten sonra tatlı tüketmek isteyenler için kabak tatlısı hem ucuz hem de sağlıklı bir tercih olacaktır. Bir porsiyon kabak tatlısı 330 kaloridir ve ortalama 500 kalori olan hamur tatlılarının yanında oldukça sağlıklıdır.

İstavritin besin değeri lüferle aynı

Kırmızı et yerine yine yüksek proteine sahip olan tavuk ve balık eti tercih edilebilir. Özellikle balık tüketirken dönemine uygun balık tüketilmesinde fayda vardır. Çünkü bu balıklar daha çok olduğundan ekonomik açıdan fiyatları daha ucuzdur. Kahvaltılarda tatlı olarak bal yerine pekmezi tercih etmenizi öneririz. Çünkü pekmez, baldan daha besleyicidir, demir ve kalsiyum açısından iyi bir besin kaynağıdır, kan şekerini daha yavaş yükseltir, ayrıca fiyatı da daha ucuzdur. Kaliteli protein kaynağı olan süt ve süt ürünlerini de soframızdan eksik etmememizde fayda vardır. Süt, A, D, E, K, riboflavin vitaminleri ile kalsiyum ve fosfor mineralleri açısından oldukça zengindir. Kasların çalışmasında, saç ve tırnak oluşumunda oldukça önemlidir. Kalsiyumun hem diş ve kemikleri güçlendirdiği hem kan basıncını düzenleyici etkisi olduğu hem de yağ yakımını hızlandırdığı düşünülürse süt, kalsiyum (Ca) açısından çok önemli bir kaynaktır. Yarım litre sütteki Ca miktarı 5 kg et ve 2,6 kg ekmek ve 6,3 kg patates veya 8,5 kg elmadaki Ca miktarına eşittir. Bu miktarları tüketmek kolay olmadığı için her gün en az iki bardak süt içmeliyiz. Sütün içerdiği laktoz (süt şekeri) bağırsak florasını geliştirir. Bu Fiyatı da oldukça uygun olan süt, yoğurt, ayran, cacık, sütlü tatlılara da sofralarımızda daha fazla yer vermeliyiz.

Bayatlayan ekmeklerinizi değerlendirin

İşte size birkaç öneri:

Sabah kahvaltısı için peynirli tostlar ya da beş çayınız için ekmeklerinizin üzerine salçalı sos gezdirip üzerlerine birer dilim domates ve peynir ile bir tutam kekikle beraber fırına verip atıştırmalıklar hazırlayabilirsiniz. Protein kalitesini artırmak için yumurta da ekleyebilirsiniz.

Ekmeklerinizi küçük parçalar haline getirip fırınlayarak sıcak çorbanızın üzerine koymak için harika kıtırlar yapabilirsiniz.

Hafif ve sağlıklı bir tatlı olarak da az şekerle hazırlanmış şerbeti bayat ekmeklerinizin üzerine gezdirip üzerine mevsim meyvelerini de ekleyebilir ya da muhallebiyle beraber buzdolabında soğutup yiyebilirsiniz.

Ekmek; etimek, grissini gibi ürünlerden çok daha ucuzdur

Sağlıklı beslenmede özellikle kilo vermek ve kan şekerini dengelemek için diyet yapan kişilerde önerdiğimiz ara öğünlerde grisini ve krem/kaşar/dil peyniri yerine ince bir dilim ekmek ve 1 dilim beyaz peynirle hazırlanmış bir öğün tüketebilirsiniz. Besin değeri açısından 1 dilim ekmek ile 1-2 dilim etimek veya 3-4 adet grissini açısından herhangi bir fark yoktur. Fakat grissini ve etimek fiyatı ekmeğe göre daha fazladır. 1 dilim ekmek 70 kalori iken 3-4 adet grissini de 70 kaloridir ve 2 gram protein içerir.

***

Kahvaltı:

2 dilim beyaz peynir veya lor peyniri

1 adet yumurta

1-2 dilim esmer ekmek

Bol yeşillik+1 adet dilimlenmiş portakal

Bitki çayı veya siyah çay- Toplam: 573 kalori, 15 gram protein

Buna karşılık;

2 dilim salamlı yumurta

2 dilim kaşar

1-2 dilim esmer ekmek

Yeşillik-Toplam: 650 kalori, 18 gram protein

Öğle yemeği;

1 porsiyon nohut yemeği

1 porsiyon bulgur pilavı

1 kâse cacık

1-2 dilim esmer ekmek

Mevsim salata-Toplam: 575 kalori, 25 gram protein

Buna karşılık;

1 porsiyon ızgara köfte (yaklaşık 100 gram)

Patates püresi

Ayran

Mevsim salata

1-2 dilim esmer ekmek-Toplam: 595 kalori, 27 gram protein

Akşam yemeği;

1 kase mercimek çorbası

1 porsiyon sebze yemeği

1 kâse yoğurt

1-2 dilim ekmek

Mevsim salatası-Toplam: 475 kalori, 16 gram protein

Buna karşılık;

Etli sebze yemeği

1 kâse yoğurt

Mevsim salatası

1-2 dilim esmer ekmek- Toplam: 430 kalori, 17 gram protein
.

...

Ceylan olup gelsen çok uzaklardan ,
Merhem olur musun yürek sızıma

"Sol yanım"... can kuşum gül kokulum..


Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 7.985
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • 'Gül ' kokusunu aldığım..
Ynt: Hanımlara
« Yanıtla #7 : 19 Ekim 2009, 08:15 »



Acaleniz var, fakat aynı zamanda da yemek yapmanız gerekiyor. Kısa zamanda çok sayıda işi nasıl mı halledebilirsiniz? İşte size mutfakta zamandan tasarruf ettirecek 5 pratik yol.

Akıllı mutfak planı ile mutfakta harcadığınız zamanı yarıya indirebilirsiniz. Bunda sizin pratiklğiniz kadar mutfaktaki gereçlerin ve mobilyaların konumlandırılması da rol oynar.

Akıllı mutfak planı
Mutfağınızı iyi planladığınız taktirde iş yapmak için harcadığınız zamanı da yarı yarıya indirebilirsiniz. Mutfak araç ve gereçlerini depolarken sahip olduğunuz alanları nasıl kullandığınızı değerlendirin.

İyi bir başlangıç bulaşık makinesi ve en yakın dolap arasındaki güzergâh olabilir. Bulaşık makinesine en yakın olan rafları tabak, kase ve bardak gibi gereçleri depolamak için kullanabilirsiniz.

Bıçakları ve kesici aletleri duvara monte edilebilir tarzdaki mıknatıslı sistemlerde saklayabilir; böylece çocukların da ulaşamayacağı noktalarda muhafaza edebilirsiniz. Bu üniteleri ise kesme, doğrama gibi işlemleri yaptığınız en yakın alanlara monte edebilirsiniz.

Bir diğer önemli nokta çöp kovasını nereye konumlandırdığınız. Çalışırken çıkan çöpleri atmaya mutfağın bir ucundan diğer ucuna gitmemek için tezgah altı çöp kovası sistemlerini rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Düzen tutkusu
Başlık size 'off' dedirtebilir; ama düzenli bir alanda yemek yapmak ile keşmekeş arasında yemek yapmak arasındaki farkı kendiniz de deneyimleyebilirsiniz. Bu sayede hem yemek yaparken aradıklarınızı çabucak bulur, vakitten tasarruf edersiniz, hem de işin sonunda toplamanız gereken yayıntı miktarı fazla olmaz. Kullandığınız mutfak gereçlerini de bulaşık makinenize koyduğunuz taktirde kullanım alanınız derli toplu olacaktır.

Derin dondurucunuzu daha sık kullanın
Yemek yaparken miktarını fazla kaçırabilirsiniz. Bu durumda tüketmeyeceğiniz miktarı derin dondurucuda saklayabilirsiniz. Aceleniz olduğu zamanlarda derin dondurucuda saklamış olduğunuz yemekleri önce çözüp sonra ısıtabilir ya da gerekiyorsa pişirebilir; böylece zamandan tasarruf edebilirsiniz.

Ayrıca yemekleri derin dondurucuda saklarken fırın kaplarını tercih ederseniz, saklamak, pişirmek ve servis yaparken aynı kabı kullanabilir; servis tabağı ve kirli kaplarla uğraşma zahmetinden de kurtulmuş olursunuz.

Hazır erzak bulundurun
Hazır milföy hamurları, pastabanlar gibi kurtarıcı yiyecekleri erzak dolabınızda her zaman için bulundurmanızda fayda var. Sürpriz misafirleriniz için hazırda ikram edecek bir şeyleriniz olur.

Püf noktalarını öğrenin
Bütün bir tavuk etini ya da bonfileyi marine etmek saatler sürer. Sizinse zamanınız az ve önemli. Dolayısıyla kilitli poşetlere eti terbiyesi ile birlikte koyarak çalkalarsanız eti çok daha kolay marine etmiş olursunuz. Bu yüzden sıkıntılı zamanlar için kilitli poşet ve buzdolabı poşeti gibi pratik malzemeleri bulundurabilirsiniz.

.




 ;) :) :D
...

Ceylan olup gelsen çok uzaklardan ,
Merhem olur musun yürek sızıma

"Sol yanım"... can kuşum gül kokulum..


Çevrimiçi merakiyidir

  • Administrator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 10.940
  • Rep +34/-3
Ynt: Hanımlara
« Yanıtla #8 : 19 Ekim 2009, 08:16 »
Sevgili nasibim akşamdan kalan pastadan neler yapabiliriz acaba bilginiz var mı?
/

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 7.985
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • 'Gül ' kokusunu aldığım..
Ynt: Hanımlara
« Yanıtla #9 : 19 Ekim 2009, 08:17 »


Farklı ürünler, çözümler ve öneriler. Belki de çok sık karşılaşıyorsunuz ama ya gözünüzden kaçıyor ya da aklınıza gelmiyor. Salonunuzda pratik bir yenilik yapmayı planlıyorsanız kanepenizin kumaşını perdelerinizde de kullanabilirsiniz. Perdeleriniz için panel perde sistemi uygulaması hem çok pratik, hem de şık bir çözüm.

Sıcak yaz aylarında serinlerken sağlıklı bir ortam da yaratabilirsiniz. Yeni geliştirilen vantilatör, iyonizerli sistemi sayesinde havayı temizleyerek doğal yaşam koşulları sağlıyor. Doğal yoldan ferahlatan bu ürün aynı zamanda oldukça sessiz çalışıyor.

Hepsi farklı renkte not defterleri hızlı ve yoğun iş temposunda doğum günlerini, alışveriş listesini ya da çocuğunuzun okul toplantısını unutmamanız için. Üstelik çantanızda taşıyabileceğiniz kadar da minik. Evde depolama için fazladan yeriniz yoksa merdiven altını ya da arka balkonunuzu bu işe ayırabilirsiniz. Doğru bir planlama ile dilediğiniz kadar yer kazanmış olursunuz.

Banyonuzda şık bir hava yaratmak istiyorsanız oldukça kolay ve hesaplı bir çözüm önerimiz var. Katlı ve çekmeceli banyo raflarının içini çarpıcı renkte banyo süngerleri, sabunlar ve duş jelleri ile doldurabilirsiniz. Pembe bu iş için uygun bir renk olabilir, ne dersiniz?

Banyonuzda şık bir hava yaratmak istiyorsanız oldukça kolay ve hesaplı bir çözüm önerimiz var. Katlı ve çekmeceli banyo raflarının içini çarpıcı renkte banyo süngerleri, sabunlar ve duş jelleri ile doldurabilirsiniz. Pembe bu iş için uygun bir renk olabilir, ne dersiniz?

Yaşadığımız çevreye duyarlı biriyseniz sıvı sabunlarınızı, duş jellerinizi ve şampuanlarınızı plastik kutular yerine şık cam şişelerde saklayabilirsiniz. Böylece dünyaya daha az zarar vermiş olursunuz.

Ev dekorasyonunuzda tek renk üzerine yoğunlaşarak bütünlüğü yakalayabilirsiniz. Örneğin pembe tonlarını tercih ediyorsanız duvarlar için tonun en açığını uygulayabilirsiniz. Döşemelik için daha koyu tonları farklı renk kombinleri ile kullanabilir ve yastık, halı gibi tamamlayıcı aksesuarlarda bol desen ve koyu rengi seçebilirsiniz.

Çocuğunuzun oyuncakları ve etrafta biriken dağınıklığı kaldırmak sizin için sorun oluyorsa hasır ya da plastik sepetleri ve renkli kutuları bu iş için değerlendirebilirsiniz. Tekerlekli olanlarından seçerseniz dilediğiniz yere taşımanızda kolaylaşır.

Salon perdenizin ya da döşemelerinizin kumaşlarını çok mu beğeniyorsunuz? Artan parçalardan masa örtüsü, runner, peçete ve sandalyeleriniz için minderlerle şık bir set oluşturabilirsiniz. Bunun için eski kumaşlardan da faydalanabilirsiniz.

Banyo yaparken cilt sağlığınızı düşüyorsanız yumuşak dokulu, hızla köpüren ve cildi tahriş etmeyen süngerleri tercih etmelisiniz. Üstelik farklı ve eğlenceli formlarıyla banyonuza enerji katabilir.

Evinizi düzene sokmak için kullanmadığınız eşyaları zaman içinde ayıklayarak atabilir ya da bağışlayabilirsiniz. Kalan her şey için açık raf sistemleri, yatak altına gizlenen sepetler ya da sandık olabilen tabureler uygun seçimler.

Mutfağınızda biraz farklılık istiyorsanız bir duvarı uygun desende ve renkte duvar kağıtları ile kaplayabilirsiniz. Kolay silinebilen, güneş ışığına ve neme dayanıklı vinil duvar kağıtları bu iş için uygun bir seçenek. El işi dekorasyona da girdi. El emeği göz nuru tığ işlerinizle yatsıklarınızı yenileyerek her mevsim farklılık yaratabilirsiniz.

Katlamalı perde sistemi pencereleriniz için sade ve şık bir çözüm. Eğer ekstra tül kullanmak istemiyorsanız pencerelerinize içten ışık geçiren film kaplayabilirsiniz, böylece evinizi istenmeyen bakışlardan da korumuş olursunuz.

Banyonuzun havasını tazelemek için birbirinden hoş ev parfümlerini deneyebilirsiniz. Üstelik banyo jeli ve kemreleriniz içinde aynı koku seçenekleri bulabilirsiniz.

Çiçeklerinize biraz neşe katmak isterseniz özel tasarlanan sevimli saksı altları tam size göre. Üstelik çok da dekoratif. Farklılığın yanı sıra fonksiyonelliğe de önem veriyorsanız tepsi olabilen ayaklı sehpaları deneyebilirsiniz. Üstelik kullanmadığınız zaman katlayıp kaldırabiliyorsunuz.

Çocuğunuz odasında değişiklik mi istiyor? Zahmetsiz ve eğlenceli stickerlarla odasının duvarlarını onunla birlikte süsleyebilirsiniz. Musluk suyunu filtre ederek içme suyuna dönüştüren bu sürahinin ayrıca buzdolabı için daha az yer kaplayan alternatifi de mevcut. Üzerinde bulunan derecesi sayesinde filtrenin bitme süresini ölçebiliyor ve değiştirebiliyorsunuz.

Yatakta okuma keyfi yapmayı seviyorsanız yatak başınızı yastığa dönüştürün. İçlerini silikon ya da süngerle dolduracağınız büyük yastık kılıflarını yatak başınıza sabitlemeniz yeterli. Kitap, dergi ve aksesuarlarınız için mağazaların sergileme yöntemleri size ilham verebilir. Bölmelere ayırdığınız kitaplığın her rafında farklı kategoriler için dekoratif dosyalıklar kullanabilirsiniz.

Cep telefonları artık telefon ihtiyacınızı karşılamanın dışında müzik keyfinizi de pekiştiriyor. Son yıllarda çıkan walkman telefonlar içinde Sonyşnin yeni modelinin bir farklılığı var. Filtreleme, dağıtım ve seçim olarak üç aşamada kullanıcının duygu haline göre uygun bir çalma listesi hazırlayabiliyor.

Yaz aylarında serinlemenin en lezzetli yolu bir kase dondurma. Dondurma sunumlarınızda farklılık yaratmak için pek çok seçeneğiniz var. Eğer modern ve göz alıcı bir stiliniz varsa parlak krom konik kaseler ve şık kaşıkları tam size göre.

Anahtarlarınız için bir çözüm bulamakta zorlanıyorsanız ve sürekli kaybolmalarından sıkıldıysanız neden etiketlemiyorsunuz? Minik yazı tahtalarını bu iş için kullanabilirsiniz. İplerle tahtalara bağlanmış bu anahtarların nereye ya da kime ait olduğunu bulmak da çok kolay. Çizin yeter.

Evim Dergisi


.

...

Ceylan olup gelsen çok uzaklardan ,
Merhem olur musun yürek sızıma

"Sol yanım"... can kuşum gül kokulum..


Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 7.985
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • 'Gül ' kokusunu aldığım..
Ynt: Hanımlara
« Yanıtla #10 : 19 Ekim 2009, 08:24 »
Sevgili nasibim akşamdan kalan pastadan neler yapabiliriz acaba bilginiz var mı?



Akşamdan kalan pastayı eger tabiî ki gercekten kaldıysa ki inanmıyorum sana kesin silip süpürmüşsündür,sabah kahvaltıya getirip eşinin de tatmasını saglarsın..

Merakiyidire iştah kapama tavsiye listesi;

Şu pastayıda yiyeyim ölürsem öleyim versiyonuna uyma..
Çikolatalı sosun dibi en tatlı tarafı deyip onu sıyırma..

Bitmeden doyulan pastayı buzdolabına koyma git bir komsuna ver
Sen böyle yemege devam edersen tatlıları kapılardan sıgmaz olcan
Hersey bir yana cenazeni nasıl taşıyacaklar.. ;D ;D ::) :-*







.

...

Ceylan olup gelsen çok uzaklardan ,
Merhem olur musun yürek sızıma

"Sol yanım"... can kuşum gül kokulum..


Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 7.985
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • 'Gül ' kokusunu aldığım..
Ynt: Hanımlara
« Yanıtla #11 : 19 Ekim 2009, 08:27 »


Ellerdeki sarımsak kokusunu çıkarmak için avucunuza biraz tuz alıp hafifçe nemlendirdikten sonra iyice ovalayın. Sabunla da iyice yıkarsanız sarımsak kokusunun çıkmış olduğunu göreceksiniz. Hatta soğan ve balık kokusunun da.



.

...

Ceylan olup gelsen çok uzaklardan ,
Merhem olur musun yürek sızıma

"Sol yanım"... can kuşum gül kokulum..


Çevrimiçi merakiyidir

  • Administrator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 10.940
  • Rep +34/-3
Ynt: Hanımlara
« Yanıtla #12 : 19 Ekim 2009, 08:30 »
Sevgili nasibim akşamdan kalan pastadan neler yapabiliriz acaba bilginiz var mı?



Akşamdan kalan pastayı eger tabiî ki gercekten kaldıysa ki inanmıyorum sana kesin silip süpürmüşsündür,sabah kahvaltıya getirip eşinin de tatmasını saglarsın..

Merakiyidire iştah kapama tavsiye listesi;

Şu pastayıda yiyeyim ölürsem öleyim versiyonuna uyma..
Çikolatalı sosun dibi en tatlı tarafı deyip onu sıyırma..

Bitmeden doyulan pastayı buzdolabına koyma git bir komsuna ver
Sen böyle yemege devam edersen tatlıları kapılardan sıgmaz olcan
Hersey bir yana cenazeni nasıl taşıyacaklar.. ;D ;D ::) :-*


.



Allah iyiliğini versin sevgili nasibim..  ;D ;D ;D valla hepsin de de haklısın
/

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 7.985
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • 'Gül ' kokusunu aldığım..
Ynt: Hanımlara
« Yanıtla #13 : 19 Ekim 2009, 08:35 »

Mutfağı Düzenlemenin Püf Noktaları


Evde en sık kullanılan ve dolayısıyla en sık dağılan bölüm mutfaktır. Kendinize bir düzenleme planı çıkarıp, doğru saklama teknikleriyle mutfağınızı düzenleyebilirsiniz. İşinizi kolaylaştıracak püf noktaları burada!
Mutfağı Düzenlemenin Püf Noktaları
 

İşe başlamadan önce kendinize uygulayabileceğiniz gerçek bir iş planı çıkarın. Mutfak dolaplarından işe başlamak diğer alanları düzenlemek için zemin oluşturur. İlk adımı attıktan sonra çekmece içlerini, takımı bozulmuş ve artık kullanmadığınız tabakları, tezgâh üzerinde durup yer işgal eden elektrikli ev aletlerini düzenleyebilirsiniz.
Bakliyat, şeker, çay gibi besinlerin bulunduğu mutfak dolabınıza düzen getirmek için tezgâhın üzerini tamamen boşaltın. Dolabın içinde ne varsa tezgâhın üzerine çıkarın. Tarihi geçmiş, güvelenmiş, bozulmuş gıdaları çöpe atın. Kalan sağlam yiyecekleri kullanım sıklığına göre sınıflandırın. Az kullandıklarınızı dolabın arka tarafına çok kullandıklarınızı ön tarafa yerleştirin. Böylece her aradığınızda kavanoz indirip kaldırmak zorunda kalmazsınız ve dolabınız hemen dağılmaz.
Sık kullandığınız yiyecekler için dolapta ayıracak yeriniz yoksa tezgah üzerinde yer açın. Kullanılmayan elektrikli ev aletlerini dolaba ya da duvara yaptıracağınız rafların üzerine istifleyin.Her bir yiyecek grubunu kategorilerine ayırın. Makarna, şeker, konserve, çay, kahve, nohut, pirinç gibi yiyecekleri birbiriyle uyumlu şekilde yerleştirin. Örneğin şekerin yanında kahve ya da çay kavanozunu, konservenin yanında pirinç kavanozunu yerleştirin.
Çay, kahve gibi malzemeleri kapaklı cam kavanoz içinde saklayın. Böylece her aradığınızda içinde ne olduğu kolayca görebilir ve tazeliklerini koruyabilirsiniz.
Şık görünümlü cam kavanozları dolap içinde ve tezgah üzerinde oluşturabileceğiniz bir köşede kullanabilirsiniz. Eğer tezgahın bir köşesinde kullanmayı düşünüyorsanız mutlaka sık kullandığınız yiyecekleri bu kavanozlarda saklayın. Her an elinizin altında bulunması mutfak dolabının dağılmasını önler ve zamandan tasarruf etmenizi sağlar.
Makarnalarınızı yerden tasarruf etmek ve tazeliğini korumak için şeffaf vakumlu kutularda muhafaza edebilirsiniz. Kutuları üst üste yerleştirmek dolapta ekstra alan yaratır ve şeffaf olması aradığınızı kolayca bulmanızı sağlar.
Mutfak dolabınızın üzerine içindekiler başlıklı bir liste oluşturup asabilirsiniz. 1 kg pirinç, 2 paket makarna gibi. Her kullandığınız yiyeceğin listedeki ismini çizin. Böylece neye ihtiyacınız var kolayca takip edebilirsiniz.


.

 :D ;) :)
...

Ceylan olup gelsen çok uzaklardan ,
Merhem olur musun yürek sızıma

"Sol yanım"... can kuşum gül kokulum..


Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 7.985
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • 'Gül ' kokusunu aldığım..
Ynt: Hanımlara
« Yanıtla #14 : 19 Ekim 2009, 08:40 »


Yapılan araştırmalara göre, evlerdeki cihazların yaydığı radyasyon, pek çok sağlık sorununa neden olabiliyor.

Gazi Üniversitesi (GÜ) Non-İyonizan Radyasyondan Korunma Merkezi (GNRK) Sorumlusu Arzu Fırlarer, insanların evlerinde de elektromanyetik alanlara maruz kaldığını belirtti. Elektromanyetik alanların oluşturduğu radyasyondan uzun süreli etkilenilmesinin psikolojik rahatsızlıklara, üreme ve görme fonksiyonlarında olumsuzluklara, bağışıklık sisteminde zayıflamalara neden olabileceği uyarısında bulunan Fırlarer, bazı önlemlerle evlerdeki elektromanyetik alanların azaltılabileceğini söyledi.

Arzu Fırlarer, evlerde oluşan elektromanyetik alanların azaltılması için alınacak önlemleri ise şöyle sıraladı:

''İlk olarak kablosuz internet kullanıyorsak bundan vazgeçmemiz lazım. Komşumuzun kullandığı kablosuz internet de evimizi etkileyebilir. Komşularımızı da bu konuda uyarmalıyız. Mikrodalga fırını mümkün olduğunca az kullanmalıyız. Eğer kullanıyorsak çalıştırdığımız süre içinde mutfakta bulunmamamız, çocuklarımızı bu alandan uzak tutmamız gerekir. Evimizde tüplü televizyon varsa arka tarafının yaşam alanımıza dönük olmamasına özen göstermeliyiz. LCD televizyonlar tüplü ve plazma televizyonlara oranla daha az elektromanyetik alan oluşturur. Bilgisayar monitörlerinde ve televizyonlarda LCD ekranların tercih edilmesi gerekir.

Evlerde tasarruflu ampul ve floresanların yerine sarı ışık yayan ampulleri kullanmalıyız. Sarı ışığın oluşturduğu elektromanyetik alan floresan ve tasarruflu ampullere oranla daha azdır. Ayrıca komşularımızın evlerindeki buzdolabı, çamaşır makinesi, televizyon gibi cihazların arkalarının da bizim yaşadığımız odalara dönük olmaması sağlanmalıdır. İnfrared ısıtıcılar da en az iki metre uzaktan ve bir yere asılı olarak kullanılmalıdır.''

Bebek telsizi kullanılmamalı

Bebek telsizlerinin de elektromanyetik alan yarattığına dikkati çeken GÜ Non-İyonizan Radyasyondan Korunma Merkezi (GNRK) Sorumlusu Fırlarer, ''Bebek telsizleri mikrodalga fırın kadar elektromanyetik alan oluşturuyor. Bu nedenle bebek telsizlerinin kullanılmaması gerekir'' diye konuştu.

Fırlarer, açık cep telefonlarının bebeklerin yakınına bırakılmasının da ''yanlış'' olduğunu söyledi.
Bir günde cep telefonu ile görüşme süresinin ''bir saatle sınırlı olması'' gerektiğini savunan Fırlarer, ''16 yaşından küçük çocukların beyin gelişimi devam etmektedir. Beyin sıvı yoğunluğu yetişkinlere oranla daha fazla olduğundan elektromanyetik alan iletkenlikleri daha çoktur. Bu nedenle 16 yaşın altındaki çocukların cep telefonu kullanmaları kısıtlanmalıdır'' dedi.

alıntı


.

...

Ceylan olup gelsen çok uzaklardan ,
Merhem olur musun yürek sızıma

"Sol yanım"... can kuşum gül kokulum..




 


SimplePortal 2.3.3 © 2008-2010, SimplePortal