Gönderen Konu: Hanımlara  (Okunma sayısı 2793 defa)

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 7.985
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • 'Gül ' kokusunu aldığım..
Ynt: Hanımlara
« Yanıtla #60 : 24 Kasım 2009, 07:02 »


DÜNYADA ve Türkiye'de son yıllarda sağlıklı bir vücuda sahip olabilmek için harcanan zaman, efor ve maddi olanaklara bakıldığında, şişmanlık konusunda çok fazla bir mesafe katedilmediği görülebilmektedir.
Şişman insanlar vücutlarında bulunan yağlardan kurtulmak için sihirli ilaçlar, metotlar aramakta, görsel, yazılı basından gördüğü reklamlarla bu yöntemleri uygulamaktadır. Şişmanlıktan kurtulmak için uygulanan bu yöntemler şöyle sıralanabilir:
1 - İlaç tedavileri
2 - Naylon eşofman
3 - Bölgesel egzersizler
4 - Elektrik stimulasyonu veren cihazlar
5 - Düşük kalorili diyetler
6 - Diuretik maddeler içeren gıda maddeleri (sıvı kaybı sağlayan)
7 - Tek tip gıda maddeleriyle beslenme.
Aslında bu yöntemlerin hepsi kilo vermenizi sağlamaktadır, ama birinci ve önemli amaç, vücuttaki yağ oranımızı dengelemek, yani vücutta bulunan yağ kitlesinden sağlıklı biçimde kurtulmaktır.
Yukarıda sayılan yöntemlerle istediğiniz kiloya inebilseniz dahi, vücudunuzun istediğiniz görüntüye ve sağlığa kavuşmasını sağlayamayabilirsiniz. Eskiden yağlı ama yine de sert kol ve bacaklarınız ölçü olarak biraz daha incelse de, vücudunuz o eski sertliğini yitirebilir, kas kitlesi azalacağı için uzuvlarınız yağların iyice belirginleştiği bir şekilde ortaya çıkabilir.
Bu yöntemlerle kilo veren insanlar daha sonra alacakları kilolarla vücutlarındaki yağ oranını daha da artıracak, böylece sağlığını iki misli tehlikeye sokmuş olacaktır. Kısacası bilinçsizce uygulanan bu geçici yöntemlerle, vücudumuz için çok gerekli kas kitlelerini kaybetme riski büyüktür. Kaslar yağları yakan fabrikalar olduğundan, amacın kas kütlesi yitirilmeden yağ kitlesinden kurtulmak olduğu unutulmamalıdır.
Şişmanlıktan kurtulmak için uyguladığınız katı diyetler ve uzun yürüyüşlerle, vücutta yakacağınız yağ sınırlı olacaktır.
Yağ yakmak için, metabolizmanın sağlıklı ve düzenli çalışmasını sağlayacak gıda maddelerinin dengeli olarak alınmasının yanında, kas - yağ oranına göre vücudu çalıştırma sistemi belirlenmeli, set ve tekrar sayıları kişinin fiziki ve fizyolojik yapısı gözönünde bulundurularak hazırlanmalıdır.
Kas çalışmalarının yanında mutlaka yürüme, koşma, bisiklet ve kürek çekme gibi aktivitelerden biri seçilerek, yaşa göre hesaplanacak nabız sayısında egzersiz yapılmalıdır. Ağırlık çalışmaları yapılmaksızın diyetle birlikte uygulanan uzun süreli yürüyüş, koşu vs. gibi aktiviteler ise, kas kitlesini küçültecek, böylece hem görüntü hem sağlık olarak bazal metabolizmayı olumsuz etkileyecektir. Bundan kurtulmak için ağırlık çalışmaları, yürüyüş, koşu, bisiklet türündeki çalışmalar, doğru beslenme programıyla birlikte yürütülmelidir. Bazal metabolizma vücuttaki kas kitlesinin azalıp çoğalmasına göre hızlanmakta veya azalmaktadır. Şişmanlık tedavisi için uygulanacak egzersiz programları bireye özgü hazırlanmalı, grup egzersizlerinde her katılımcının kendine özgü kilo, yağ oranı, cinsiyet, yaş, egzersiz yapıp yapmadığı, kondüsyon durumu, beslenme alışkanlığı gözönünde bulundurulamalıdır.

.

...

Ceylan olup gelsen çok uzaklardan ,
Merhem olur musun yürek sızıma

"Sol yanım"... can kuşum gül kokulum..


Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 7.985
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • 'Gül ' kokusunu aldığım..
Ynt: Hanımlara
« Yanıtla #61 : 24 Kasım 2009, 07:03 »

Örnek diyet programı
Uyanınca
• 1 bardak oda sıcaklığında su

Kahvaltı
• 1 porsiyon mevsim meyvesi
• Şekersiz limonlu açık çay
• 1 ince dilim kepek ekmeği
• 1 kibrit kutusu büyüklüğünde yağsız beyaz peynir
• 4 adet yeşil ya da siyah zeytin
• 1 porsiyon domates - salatalık - yeşil biber

Kuşluk
• 1 porsiyon mevsim meyvesi
• 2 adet grisini lŞekersiz bitkisel çay

Öğle
• 2 adet köfte büyüklüğünde tavuk veya peynir ilâveli 1 porsiyon yeşil salata (1 tatlı kaşığı zeytinyağı ilave edin)
• 2 ince dilim kepek ekmeği
• 1 su bardağı diyet yoğurt

İkindi
• 1 porsiyon mevsim meyvesi
• 1/4 sokak simidi
• 1 kibrit kutusu büyüklüğünde yağsız beyaz peynir
• Şekersiz limonlu açık çay

Akşam
• 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış 1 porsiyon 4 yemek kaşığı mevsim sebzesi veya sınırsız mevsim salatası
• 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış 1.5 su bardağı kepekli makarna ya da pilav veya 12 yemek kaşığı kuru baklagil
• 1 su bardağı diyet yoğurt

Gece
• 1 porsiyon mevsim meyvesi

Yatarken
• 1 bardak oda sıcaklığında su

.

...

Ceylan olup gelsen çok uzaklardan ,
Merhem olur musun yürek sızıma

"Sol yanım"... can kuşum gül kokulum..


Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 7.985
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • 'Gül ' kokusunu aldığım..
Ynt: Hanımlara
« Yanıtla #62 : 24 Kasım 2009, 07:04 »

Malzemeler: Limon suyu + zeytinyağı

Hazırlanışı: Üç damla zeytinyağıyla bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı hemen ellerinize sürün. Yarım saat bekledikten sonra bir parça pamukla ellerinizi silin, ardından da yıkayın.

Ne işe yarıyor: Limon suyundaki C vitamini ellerdeki lekeler üzerinde etkili, ayrıca ölü hücreler üzerinde peeling işlevi yapar. Maskenin içindeki zeytinyağı da kuruluğu giderir ve cildi yumuşatır.

Ne zaman kullanmalı: Ellerinizin kuruduğunu hissettiğiniz her an kullanabilirsiniz. Örneğin, suyla uzun süre temas ettikten sonra


.

...

Ceylan olup gelsen çok uzaklardan ,
Merhem olur musun yürek sızıma

"Sol yanım"... can kuşum gül kokulum..


Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 7.985
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • 'Gül ' kokusunu aldığım..
Ynt: Hanımlara
« Yanıtla #63 : 24 Kasım 2009, 07:06 »


Yüz için nemlendirici maske
Malzemeler: Yumurta sarısı + süt
Hazırlanışı: Bir kapta yumurta sarısı ve bir kaşık sütü karıştırın. Bu karışımı yüzünüze yayın, üzerini ince bir bezle örterek on beş dakika bekleyin. Ardından kağıt mendille silerek temizleyin. Daha sonra, sırasıyla, ılık ve soğuk suyla yüzünüzü yıkayın.
Ne işe yarıyor: Kuru ve nemsiz bir cildiniz varsa bu maske sizin için birebir. İçinde bulunan yumurta sarısı cildinizi beslerken, süt nemlendirecek, yumuşaklık verecek ve sıkılaştıracak.
Ne zaman kullanmalı: Bu maskeyi haftada bir kez uygulamak yeterli.

Siyah noktaların sonu geliyor
Malzemeler: limon suyu + yoğurt
Hazırlanışı: Bir kase yoğurda bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı, gözlerinize gelmemesine dikkat ederek yüzünüze yayın ve 15 dakika bekleyin. Yüzünüzde kuruyan maskeyi ılık suyla yıkayarak çıkarın.
Ne işe yarıyor: Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besler, nemlendirir ve yağ miktarını dengeler.
Ne zaman kullanmalı: Bu maske haftada bir kez uygulanabilir.

Sivilceler için karnı bahar
Malzemeler: Karnı bahar + Zeytinyağı
Hazırlanışı: Sekiz adet karnı bahar yaprağını iki kaşık zeytinyağı ile beraber mikserden geçirin. Karışımı, problemli bölgeler üzerinde daha yoğun olacak şekilde yüzünüze yayın, on dakika bekleyin ve yüzünü ılık suyla temizleyin.
Ne işe yarıyor: Karnı bahar yapraklarının temizleyici fonksiyonu vardır.
Ne zaman kullanılmalı: Haftada bir yada iki kez.

Kırışıklara karşı maske
Malzemeler: Kaymak + Elma
Hazırlanışı: Bu maskeyi hazırlamak için soyulmuş bir elma ve üç kaşık kaymağı mikserle bir kaç dakika karıştırmanız yeterli. Karışımı cildinize yaydıktan sonra temiz bir bezle yüzünüzü kapatın. Yaklaşık on dakika bekledikten sonra maskeyi silin ve yüzünüzü ılık suyla temizleyin.
Ne işe yarıyor: Kaymak cildi yumuşatır, nemlendirir ve cilde elastikiyet kazandırır. Kırışıklara karşı da etkilidir. Elma ise cildin diri kalması için önemli etken.
Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez.

Yağlı ciltler için
Malzemeler: Bal + süt + limon suyu
Hazırlanışı: Bir fincan içinde bir kaşık balı, bir kaşık limon suyunu ve kıvamın koyuluğunu bozmayacak miktarda sütü karıştırın. Karışımı yüzünüze ve boynunuza yayın ve hafifçe kuruyana kadar bekleyin. Maskeyi nemli bir sünger yardımıyla silerek temizleyin.
Ne işe yarıyor: Bal cildi yumuşatır ve limon suyunda bulunan aktif maddelerin daha iyi emilmesini sağlar. Bu maddeler de cildin yağ salgısını dengeler, fazla yağ salgısı sonucu oluşabilecek sivilceleri önler.
Ne zaman kullanılmalı: İhtiyaca göre on-on beş günde bir tekrarlayabilirsiniz.
.

...

Ceylan olup gelsen çok uzaklardan ,
Merhem olur musun yürek sızıma

"Sol yanım"... can kuşum gül kokulum..


Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 7.985
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • 'Gül ' kokusunu aldığım..
Ynt: Hanımlara
« Yanıtla #64 : 22 Şubat 2010, 11:07 »
Bal Ve Tarçınla Gelen Sağlık

Bal ve Tarçın karışımı birçok hastalığa iyi gelmektedir. Eski Yunan tıbbında olduğu kadar Ayurvedik tıpta da Bal, asırlarca hayati ilaç olarak kullanılmıştır. Bugünün bilim adamları birçok hastalıkların tedavisinde Balı çok etkili bir ilaç olarak kabul etmişlerdir. Bal her türlü hastalıkta herhangi bir yan etkiye sebep olmaksızın kullanılabilmektedir. Bugünün tıp ilmi, balın tatlı olmasına karşın doğru dozlarda alındığında şeker hastaları için tehlikeli olmadığını kabul etmektedir. Kanada da yayımlanan ünlü Weekly World News dergisinin 17 Ocak 1995 tarihli sayısında batılı araştırmacılar tarafından bal ve tarçınla tedavi edilen hastalıkların listesini yayınlamıştır.


ARTRİT
Bir kısım Balı 2 kısım ılık su içerisine koyup üzerine bir çay kaşığı toz Tarçın ilave ederek bir krem elde edilir. Bununla vücudun ağrıyan yerlerine masaj yapılır. 1-2 dakika içerisinde ağrının azaldığını göreceksiniz.

Artritli hastalar,bir bardak sıcak su içerisinde 2 kaşık Bal ve bir çay kaşığı toz Tarçını eritip sabah ,akşam alabilirler. Eğer düzenli olarak alırlarsa Kronik Artriti olan hastalar bile tedavi olabilirler.

Kopenhag Üniversitesinde yapılan bir araştırmada ;kahvaltıdan önce bir yemek kaşığı bal ve ½ çay kaşığı toz tarçını alan 200 hastadan 73 ü bir hafta içerisinde şifa bulmuşlar, geri kalan yürüyemeyen ve hareket edemiyen hastalar da bir ay içerisinde şifa bulmuşlardır.


BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ
Hergün kullanılan bal ve tarçın bağışıklık sistemini kuvvetlendirir ve vücudu bakteri ve virus saldırılarına karşı korur.

Araştırmacılara göre bal, birçok vitamin ve büyük miktarda demir içermektedir. Balın düzenli kullanılması, akyuvarlar içerisindeki, bakteriler ve viruslarla savaşan, korpuskülleri de kuvvetlendirir.


DİŞ AĞRISI
Bir kaşık toz tarçın ve 5 tatlı kaşığı bal karışımı ağrıyan dişe tatbil edilir. Ağrı kesilene kadar günde üç defa tatbik edilir.


HAZIMSIZLIK VE GRİP
Toz tarçın 2 kaşık bal üzerine serpilip yemekten önce alındığında asit oluşumunu ve hazımsızlığı önler. İspanya da yapılan bir araştırmada bal içerisindeki bir maddenin grip mikroplarını öldürdüğü ve hastaları gripten koruduğu saptanmıştır.


İDRAR KESESİ ENFEKSİYONLARI
İki kaşık toz tarçın, bir tatlı kaşığı bal, ılık su içerisinde eritilip içilir. İdrar kesesindeki mikroorganizmalar üzerinde etkilidir.


KANSER
Japonya ve Avustralya da yapılan bir araştırmada, mide ve kemik kanserleri üzerinde başarılı olunmuştur. Bu tür kanserlere yakalanan hastalar günde bir kaşık bal ve bir kaşık tarçını bir ay süreyle günde üç defa almalıdırlar.


KALP HASTALIKLARI
Bal ve tarçınla bir karışım yap ve bunu her sabah kahvaltıda reçel veya marmelat yerine ekmek üzerine sür. Bu uygulama arterlerdeki kolesterolleri eriterek hastaları kalp krizinden korur. Bu uygulama ile, daha önce kalp krizi geçirmiş kişiler, ikinci krizden kilometrelerce uzakta olacaklardır.

Bu uygulamayı düzenli olarak yapan kişilerde solunum güçlüğü ortadan kalkacak ve kalp atışları kuvvetlenecektir.


KISIRLIK
Eski Yunan ve Ayurvedikler Balı, yıllardır, erkeklerin spermalarını kuvvetlendirmek için kullanmışlardır.

Eğer kudretsiz bir erkek düzenli olarak uyumadan önce 2 kaşık bal yerse problemleri çözülecektir.

Çin, Japon ve uzakdoğu ülkelerinde ,gebe kalamıyan ve uterusunu kuvvetlendirmek isteyen kadınlar asırlardır toz Tarçın kullanmaktadırlar

Gebe kalamayan kadınlar bir tutam toz Tarçın ve yarım tatlı kaşığı balı gün boyunca bir bir sakız üzerine koyup çiğnediklerinde tükürükle karışarak yavaş yavaş emilerek etkili olmaktadır.


KOLESTEROL
İki kaşık bal, üç tatlı kaşığı toz tarçın,450 gr. demlenmiş çay içerisinde eritilerek içildiğinde kan kolesterol seviyesi 2 saat içerisinde % 10 düşecektir. Artrit hastalarına tavsiye edilen kür de günde 3 defa kolesterol hastaları i,çin uygulanabilir.

Adı geçen dergideki bilgilere göre günlük gıda ile alınan bal bile kolesterolün düşmesine yardımcı olabilir.


MİDE AĞRILARI
Bal ve tarçın kürlerinin, mide ağrıları için olduğu kadar mide ülserleri için de yararlı olduğu saptanmıştır.


GAZ
Hindistan ve Japonyada yapılan araştırmalar Bal ve Tarçının midedeki gazı giderdiğini göstermiştir.


SAÇ DÖKÜLMESİ
Saçı dökülenlerle tepesi açılanlar sıcak zeytinyağı içerisine bir kaşık bal,bir tatlı kaşığı toz Tarçın ilacesiyle elde edilen krem banyodan önce başa sürülür ve taklaşık 15 dakika bekledikten sonra yıkanır.

5 dakikalık bir uygulama dahi etkili olabilir.


SİVİLCELER VE DERİ
3 kısım bal, 1 kısım Tarçın ile bir krem yapılır. Bu krem uykudan önce sivilceler üzerine sürülür. Sabahleyin ılık su ile yıkanır.

Eğer 2 hafta süreyle her gün uygulanırsa sivilceleri kökünden çıkarır.

Egzama,mantar ve diğer deri enfeksiyonlarında eşit miktardaki Bal ve Tarçın karışımı uygulanır.


SOĞUK ALGINLIĞI
Bir kaşık ılıtılmış Bal,1/4 tatlı kaşığı toz tarçın günde üç defa yenir.

Bu uygulama birçok kronik öksürük,soğuk algınlığı ve sinüslerin temizlenmesi için de geçerlidir.


YAŞLILIK
Bal ve tarçınla hazırlanan çay,düzenli alındığında yaşlılık harabiyetini önler.

4 kaşık bal,1 kaşık toz Tarçın , 3 bardak su içerisinde kaynatılarak bir içecek hazırlanır. Günde 3-4 defa ¼ bardak miktarında içilir. Deriyi diri,taze ve yumşak tutar, yıpranmasını durdurur.


YORGUNLUK
Araştırmayı yapan Dr.Milton, bir bardak su içerisinde ½ kaşık bal ve biraz toz tarçının hergün kuşluk vakti ve vücut direncinin düşmeye başladığı takriben saat 15.00 te alındığında bir hafta içerisinde canlılığın arttığını tesbit etmiştir.


ZAYIFLAMA
Bir bardak su içerisine eşit miktarda bal ve tarçın konup kaynatılır. Hergün kahvaltıdan yarım saat önce aç karnına ve yatmadan önce içilir.

Düzenli uygulanırsa kilo verilir.

Ayrıca bu karışım düzenli olarak içildiğinde, yüksek kalorili diyet alınsa bile, vücutta yağın birikmesine engel olur.

 

...

Ceylan olup gelsen çok uzaklardan ,
Merhem olur musun yürek sızıma

"Sol yanım"... can kuşum gül kokulum..


Çevrimdışı Nazlıcan

  • Gezgin
  • ****
  • İleti: 303
  • Rep +3/-0
Ynt: Hanımlara
« Yanıtla #65 : 28 Şubat 2010, 20:44 »
Kadınlarda yaygın saç dökülmesi  genellikle androjen hormonlarında östrojene oranla bir artış vardır. Bu artış kan testi ile saptanır. Ancak hormonal dengesizlik her zaman belirlenebilir boyutlarda olmayabilir ve test ile fark edilmez. Bu durumda androjen oluşumu, orijinine (yumurtalık ve böbrek üstü bezi hastalıkları) yönelik tedavi ile frenlenir. Ya da hücrelerdeki androjen reseptörleri (algılayıcılar) sentetik bir steroid olan siproteron asetat (androcur, diane) ile bloke edilerek androjenlerin etkisi önlenir. Siproteron asetatın losyon biçiminde doğrudan saç derisine uygulanması mümkündür (CPA Lotion). Bozulmuş olan androjen-östrojen dengesi de östrojen replasmanı (yerine koyma) ile düzene sokulabilir. İleri derecede tiroid hormonu azlığında saç dökülmesi östrojen yetersizliğine benzer. Ama çoğu zaman kaşların dış kısmında, koltuk altında ve pubisteki (kasıktaki) kılların dökülmesiyle birliktedir.



Tedavi tiroid hormonu verilerek yapılır. Östrojen içeren saç losyonu (El-cranell) yalnız başına ya da progesteron losyonuyla birlikte ve minoxidil etkin maddeli regaine, diğer alternatiflerdir. İltihabi durumlarda kortizon ve östrojen kombinasyonu losyonun (alpicort-f) sınırlı bir süre kullanılması yararlı olur.


Erkeklerde yaygın saç dökülmesinde düzenli östrojenli saç losyonu kullanılması yararlı olur. Minoksidil de olguların bir kısmında başarılıdır. Ancak mucize beklenmemelidir. Erkeklerde giderek artan saç dökülmesi ve başın çıplaklaşmaya başladığı olgularda finasterid (propecia) denenmelidir. Prostat büyümelerinde kullanılan bu ilaç saçlı deride 5-alfa reduktaz enzimini kısıtlayarak, testosterondan saç dökülmesini koruyan dihidro testosteronun oluşumunu azaltır.



Ancak başarının devamı için ilacın yaşam boyu her gün kullanılması gerekir. Doğanın bize sunduğu kabak çekirdeği, dikenli palmiye meyveleri özü (saw palmetto) gibi bazı maddeler 5-alfa reduktaz enzimini durdurarak ya da DHT (Dihidro Testosteron)un saç folikülleri tarafından alımını azaltarak saç kaybını yavaşlatır ve saçın tekrar çıkmasını sağlar. Günde 100 ile 200 miligram saw palmetto alınır. Saw palmetto ile birlikte günde 1 ile 2 kez birer kapsül pygeum ve nettle (ısırgan otu) almak etkin bir kombinasyondur.


Çinko mineralinin 5-alfa reduktazı durdurucu ve DHT'un saç folikülü hücrelerine bağlanmalarını önleyici etkisi vardır. Zinc picolinat günde 15 ile 30 miligram kullanılır. Genetik saç dökülmesinde çok sayıda bitkisel maddeyi (ginseng ve diğerleri) içeren TONİKUM 101 yararlıdır. Keten tohumu yağı (flax seed oil) kapsüllerinden günde 2 kez 1 kapsül alınması da yararlı bir önlemdir.



''Seslenmek ne gerek bu zalim NAS'ı,Kime nasip etmiş o kendi Gelir"...

A.Y.S.AZAM...

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 7.985
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • 'Gül ' kokusunu aldığım..
Ynt: Hanımlara
« Yanıtla #66 : 05 Ocak 2011, 10:57 »
-Avokado:

İçerdiği yağ asitleri ve vitaminler sayesinde bu koyu yeşil meyve, çok değerli besinler listesinde yer almaktadır. Dıştan kullanımda, bol miktarda içerdiği A Vitamini, hücrelerin yenilenmesini destekler, üstderide kepeklenmeyi nasırlaşmayı önler. B Vitamini kompleksi, hücre aaaabolizmasını çok olumlu etkiler. Avokadonun etken maddeleri, deriyi kurumaktan korur ve özellikle, duyarlı, kuru, yıpranmış ve yaşlanmış derileri iyileştirir ve güçlendirir.
-Çiçek balı:

Dünyanın bilinen en eski tatlandırıcısı albüminler, vitaminler, mineraller, mikro besin maddeleri, enzimler ve organik asitler içerir. Bu besleyici maddeler deriyi güçlendirir ve yumuşatır. Antibakteriyel ve iltihap giderici, deriyi gerginleştiricidir, esnekliği arttırır ve kan dolaşımını uyarır.
-Buğday kepeği:

Mineraller ve B Vitaminleri içerir. Cilde düzgünlük kazandırır ve kurumaktan korur.
-Yeşil çay:

Japonların ulusal içkisi olan yeşil çay, yalnızca içten değil, dıştan da kullanıldığında çok faydalıdır. Duyarlı ciltleri yatıştırır, olgunlaşma aşamasındaki deriyi besler ve vaktinden önce yaşlanmaktan korur.
-Çökelek/Ekşimik:

İltihaplı deriye karşı eskiden beri kullanılan çökelek, gerektiğinde biraz ılık sütle karıştırılarak krem kıvamına getirilir. Yağlı cilt bakımında kullanılır, altderinin(perminal katmanın) kan dolaşımını hızlandırır, ayrıca hafif güneş yanıklarında rahatlatıcıdır. Çıbanları(örneğin koltuk altında çıkan köpekmemesini) kısa sürede işletir ve temizler.
-Elma sirkesi:

Bu çok yönlü ilaç, deriyi güçlendirir ve derinin asidik koruma örtüsünü güçlendirir. Çok zengin vitaminler ve mikro besin maddeleri içerir. Kuru ve çatlak cilt kadar, yağlı ve sivilceli cildin bakımında da başarılıdır. Saçlara yumuşaklık ve parlaklık kazandırır.
-Havuç:

İçerdiği karoten(Provitamin A) ve lesitin, deri sertliklerini normalleştirir, deriye sağlıklı bir görünüm ve renk kazandırır.
-Hıyar(Salatalık):


Deri için klasik bir nemlendirici olarak bilinen hıyar, yağdan arındırıcı etkiye de sahiptir ve bu nedenle yağlı ciltler için hazırlanan maskelere ve kompreslere de girer.
-Limon:

Doğal kozmetikte çok önemli yeri vardır. Mikrop kırıcı, sıkıştırıcı/büzüştürücü/gerdirici özelliği vardır ve deriyi yağdan arındırır.
-Süt:

Yağlı Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin Tıklayınnda ve nemlendirici olarak idealdir. Çok değerli maddeleri cilt tarafından hızla emilir. Üstderiye esneklik kazandırır, derinin asidik koruma örtüsünü güçlendirir, kan dolaşımını uyarır ve pürüzlü deriyi düzgünleştirir.
-Yoğurt:

İçerdiği bakteri kültürleri sayesinde, üstderi bakteri florasının yeniden yapılanabilmesine yardımcı olur. İçerdiği süt asidi ise cildin erken kırışmasını önler, ona yumuşaklık ve esneklik kazandırır.
-Yulaf:

B grubu öncelikli olmak üzere, vitaminler, mineraller ve değerli yağlar içerir. Öğütülmüş yulaf deriyi düzgünleştirir ve özellikle bu amaçla hazırlanan yüz maskelerinde başarıyla kullanılabilir.
-Yumurta sarısı:

Lesitin ve kolesterol açısından çok zengin olduğu için, cilt maskeleri ve kompresler hazırlanırken emulgatör olarak (örneğin yağ ile suyun bir süre için birbirine karışmasını sağlamakta) kullanılır. Cildi rahatlatır ve düzgünleştirir.
-Zencefil:

Cildi çok olumlu etkileyen doymamış yağ asitleri bakımından çok zengindir. Deriyi yağdan arındırır, iltihapları yatıştırır, çatlakların ve küçük yaraların iyileşmesini hızlandırır
...

Ceylan olup gelsen çok uzaklardan ,
Merhem olur musun yürek sızıma

"Sol yanım"... can kuşum gül kokulum..


Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 7.985
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • 'Gül ' kokusunu aldığım..
Ynt: Hanımlara
« Yanıtla #67 : 16 Ocak 2011, 20:45 »
Bir su bardağına bir dilim limon, bir çay kaşığı bal ve sıcak su eklenip karıştırılır. Gece yatmadan önce ve sabah aç karnına içilir.

Faydaları:
- Gece rahat uyutuyor ve cildi temizliyor: Uyku problemi olanlara özellikle tavsiyem gece yatmadan önce bu içeceği içerseniz çok rahat uyuyabilirsiniz. Uyandıktan sonra aç karnına içilirse karaciğeri harekete geçiriyor ve böylece cildi temizliyor.
- Zayıflamaya yardımcı oluyor: Bal, spor yapmadan 15 dakika önce yenilirse yağ yakımını hızlandırır ve enerji verir. Limon ve sıcak suyla içildiğindeyse vücudun kortizon hormonu salgılamasını sağlar.
- Vücuttaki bakteri ve virüslere karşı etkilidir.
- Yemeklerde ve sonrasında zencefilli limon çayı içmek gaz yapmasını ve yemeğin sindirilmesini sağlar.
- Nane ve limonla birlikte içildiğinde mide sorunlarını ortadan kaldırır, uykusuzluk , baş dönmesi ve nezleye iyi gelir.
- Kalbi ferahlatır.
- Mide bulantısı ve kusmayı önler

...

Ceylan olup gelsen çok uzaklardan ,
Merhem olur musun yürek sızıma

"Sol yanım"... can kuşum gül kokulum..




 


SimplePortal 2.3.3 © 2008-2010, SimplePortal