֖zel Kalemler > Dr.Münir Derman

Kibir

(1/1)

BentSahra:
Bu hal insanda iki şeyden ortaya çıkar.


1-Bilgisizlik. Bildiğini sananların cehaleti.


2-Görgüsüz zenginlik.


Hakikatlere itiraz ve hücumun kompleksinde kibir gizlidir.


Nefsini büyük görenin her hususda kendini beyenmesidir kibir...


`Sahibi devlet olana öfke yaraşmaz` demişler. Yani öfke kibrin küçük


bir tezahürüdür. Farkına varamazsın demektir.


Gerçeğe ancak tek yoldan gidilir. Ama ondan uzaklaştıran binlerce yol


vardır. Bu yolun başında (kibir) gelir.


Gerçek, inkârı mümkün olmayandır.


Hakikat ise bambaşkadır. Hakikati herkes anlayamaz, irfan işidir. Ancak


arif olan anlar.


Kibir: Ekber olan Allah`a bir nevi isyandır. Allah`ın (El mütekebbir)


esmasına bilmeden karşı gelmektir. Gizli şirktir. Küfürdür.


Gizli Şirk:


Cehaletin, bilgisizliğin altında gizli olan küfürdür.


İnsanlara bakarak kimin dost olduğunu anlamak mümkün değildir...


Dikkat el. Allah ahseni takvim yarattığı insana serbestiyet vermiştir.


Fakat (akıl)da vermiştir.


Bu izahdan sonra (kibir) Allah`ın emirlerine, peygamberin bildirdiklerine


inanmış o yolda giden bir İnsana yakışmaz. Kibrin muhtelif şekilleri vardır.


Zengin kibri: Bilmeden inkârdır. Kimi?


Âlim kibri : Küfürdür.


Makam kibri : Hırsdır küfürdür.


Güzellik kibri : Faniliği yarı inkârdır. Bilmeden.


Kuvvetli kibri : Kendine zulümdür. Günahdır.


Ahmak kibri : Nefsin kendine zulmüdür.


Görmemişin kibri : Nefsin küfrüdür.


Kıskançlık kibri : Küfürdür.


Gıpta kibri : Küfürdür.


Asalet kibri: Küfürdedir.


Zalimin kibri: Büyük günahtır.


Galibiyet kibri : Takdiri inkâra kadar gider. Sonu husrandır.


Zalimler kibirlidirler, işkence bunlardadır, işkence zalimlerin kibrini


gizleyen hırslardır.


Ezan okunuyordu. Görünüşde pejmürde kılıklı, içinin mahmurluğu


görülmeyen bir derviş oradan geçiyordu. Bana, Allah büyüktür demesinler


Allah`ı küçültmüş olurlar.


Gözlerine baktım, gözlerime baktı. Dediğin doğrudur dedim.


Ama bunlar kendi küçüklüklerine Allah`ı yanaştırmak için Allahuekber


diyorlar.


Sen bakma bu lâflara herkes anladığı kadar O`nu anlar. Haydi güle güle


derviş dedim.


Selâm verdi, ikimiz de camiye girdik.


Bu hikâye tuhaf değil mi? Zaten sırrı bu tuhaflığında gizlidir.


Yukarıdaki yazı Münir Derman`ın `Yazılmamış sırların ilki yazılacak sırların sonu


5. cilt` kitabından alınmıştır.

Navigasyon

[0] Mesajlar

Tam sürüme git