MÜbarek Günler ve Geceler > Üç Aylar

Recep Ayı...Muhabbet Ayı...

(1/4) > >>

BentSahra:



Recep Ayı:

İmam Cafer-i Sâdık (a.s) ceddi Resulullah'tan (s.a.a) şöyle nakletmektedir: "Recep benim ümmetim için mağfiret dileme ayıdır. Bu ayda istiğfar edin (tevbe edip bağışlanma dileyin). Zira Hak Teâlâ, çok bağışlayan ve rahimdir. Recep ayına "Asabb" (dökülen) denir; zira bu ayda benim ümmetimin üzerine çok rahmet dökülür. O halde şu zikri çok okuyun:

"Esteğfirullahe ve es'elut-tevbe" (Allah'tan mağfiret ve tevbe diliyorum.)

Merhum İbn-i Babeveyh muteber senetle Salim'den şöyle rivayet etmiştir: "Ben Recep ayının sonuna bir kaç gün kala, İmam Cafer-i Sadık'ın (a.s) yanına gitmiştim. Beni görür-görmez şöyle buyurdu:

"Ey Salim, bu ayda hiç oruç tuttun mu?" "Hayır vallahi dedim, ey Resulullah'ın oğlu!" İmâm (a.s) şöyle buyurdu: "O kadar sevap kaybetmişsin ki miktarını ancak Allah bilir. Bu, Allah'ın üstün kıldığı ve hürmetini yücelttiği bir aydır. Bu ayda oruç tutanları kendi ikram ve değerlendirmesine mazhar kılmayı kendisine farz kılmıştır." Sâlim diyor ki ben: "Ey Resulullah'ın oğlu, eğer bu ayın kalan günlerini oruç tutarsam, bu ayda oruç tutanların sevabının bir kısmını elde etmiş olabilir miyim?" diye sorduğumda, şöyle buyurdu: "Ey Sâlim, kim bu ayın sonundan bir gün oruç tutarsa, ölüm anında can çekişme ve rahatsızlıklardan, ölüm sonrasının dehşetinden ve kabir azabından kurtulur. Kim bu ayın sonundan iki gün oruç tutarsa, Sırât'tan kolaylıkla geçer ve kim bu ayın sonundan üç gün oruç tutarsa, kıyamet gününün büyük korkusu, dehşet ve zorluklarından kurtulur ve kendisine cehennem ateşinden kurtuluş beratı verilir."

Resul-i Ekrem (s.a.a): "Recep ayındaki ilk Cuma gecesinden gaflet etmeyin. Hiç şüphesiz o geceye melekler "Ragâib Gecesi" derler. Zira gecenin üçte birisi geçtiğinde, göklerde ve yerde bulunan bütün melekler Kabe ve etrafına toplanırlar. Allah-u Teâlâ onlara hitap ederek şöyle buyurur: "Ey benim meleklerim, istediğiniz şeyi benden dileyin." Onlar da şöyle arz ederler: "Ey Rabbimiz,bizim isteğimiz Recep ayının oruçlularını bağışlamandır." Allah Tebâreke ve Teâlâ da "Kabul ettim" diye cevap verir.

 

a. Muhabbet Çok Önemli

Allah-u Teàlâ Hazretleri, hulûlü ile müşerref olduğumuz şu mübarek geceyi cümlemiz hakkında sebeb-i fevz ü felâh eylesin...

Muhterem kardeşlerim! Receb gibi müstesnâ manevî kıymeti olan bir aya girmiş ve bu ayın ilk cuma gecesine ermiş bulunuyoruz. Allah'a hamd ü senâlar olsun ki, bizi bu mübarek gecelere vâsıl ve nâil eyledi.

Araplar, İslâm gelmezden önce cahillikleri ile, huşûnetleri ile birbirleriyle kılıç çekip, ok atıp, mızrak saplayıp, cenk edip dururken, Receb ayı geldiği zaman kavgayı, gürültüyü, çatışmayı, ceng ü cidâli terk ederlerdi, birbirlerini görmezlikten gelirlerdi. Aylarca at üzerinde, deve üzerinde kovaladığı düşmanını, bu ayda bir köşeye kıstırsa, Receb ayı geldi diye görmezlikten gelirdi.

Onun için, bu ayın bir ismini kitaplar yazıyor ki: Receb el-esam, sağır Receb; yâni görmüyor, duymuyor, anlamazlıktan geliyor, düşmanını görmezlikten geliyor. Receb ayına hürmetinden dolayı düşmanına kılıç kaldırmıyor, bıçak saplamıyor, ok saplamıyor.

Onlar İslâm'ı görmemiş, bedevî insanlar idi, cahil ve gafil kimseler idi. Biz elhamdü lillah İslâm'ın nuru ile müşerref olmuş mü'minleriz. Allah'a hamd ü senâlar olsun ki, bizi müslüman annelerden, babalardan dünyaya getirdi; müslüman olarak yaşatıyor. İmanın hakîkatine vâsıl eylesin... İslâm'ın hakikatine ermeyi nasib eylesin... Has, hàlis, hakîkî müslüman olmayı nasib eylesin... Bu iman-ı kâmil ile âhirete göçmeyi nasib eylesin...

Muhterem kardeşlerim! Hepimizin evinde yüzlerce kitap vardır, ciltlerle eser vardır. Evliyâullah tarafından yazılmış, İmâm-ı Gazâliler, Abdülkàdir-i Geylânîler, Bahâeddin-i Nakşibendler, büyüklerimiz, pirlerimiz tarafından yazılmış yüzlerce, binlerce eser kütübhanemizde vardır. Hiç kimse ben bilmiyorum diyemez.

Bu kadar bilgiye, bu imana, bu Kur'an'a, bu şanlı mâziye, ecdadımızın bize numûne olmasına rağmen, Receb ayı da geldiği halde bize ne oluyor?.. Biz niye düşmanlıkları bir tarafa koymuyoruz?.. Biz niye dostluk kucağını birbirimize açmıyoruz?.. Biz niye silahları bir tarafa bırakmıyoruz?..



Allah-u Teàlâ Hazretleri bize, şu cahiliye devri Araplarından daha yüksek şuur versin... Onlar cahiliye devrindeyken Recebin hürmetine kendi aralarında sulh ve sukûna ulaşırlardı. Haram aylar girdi diye, birbirleriyle cenk ü cidâlden vazgeçerlerdi.

Rabbimiz bu Receb ayını biz müslümanların da sulh ve sukûnu için, birlik ve beraberliği için, muhabbet ve meveddeti için vesile eylesin...

Muhterem kardeşlerim, kusursuz insan olmadığını hepiniz bilirsiniz. En kestirme yolu, kendi kendimize bakmamızdır. Kendimize baktığımız zaman, görürüz ki dünya kadar kusurumuz vardır.

Nasrettin Hoca şöyle kendine bakmış, "Ah gidi gençlik, ah!" demiş ilk önce. Sonra bir sağa bakmış, bir sola bakmış, kimse yok; "Ben senin gençlikte de ne mal olduğunu biliyordum ya!" demiş kendi kendisine.

Biz kendi kendimizi biliriz, ne olduğumuzu. Kendimizden düşünelim; eksiğimiz vardır, kusurumuz vardır, ibadette taksiratımız vardır, tembelliğimiz vardır, çeşit çeşit hatalarımız vardır... O halde öteki kardeşimizde de varsa, kendinden kıyas et, onu da affet!.. Sen kusurlarına rağmen nasıl Cenâb-ı Hakk'ın yolunda gitmeye çalışıyorsan, karınca kararınca, düşe kalka Rabbimizin rızasına uymaya çalışıyorsan, o da öyle yapıyor işte... Senin karşına hatalı zamanı gelivermiş, gözüne o takılmış. Yaradılanı hoş gör, Yaradandan ötürü!

Allah aşkına, şu mübarek günler hürmetine, Resûlullah aşkına kusurlarımızı görmeyelim, kabahatlerimizi görmeyelim! Aynı camide namaz kılıyoruz; birbirimizi görüyoruz, selâm vermeden geçiyoruz.

Geçen gün bir kardeşimiz anlatıyordu: "Hocam bir köye gittim, camide namaz kıldım. Birisi orada namaz kıldı. Beni burada görüyor, benimle cemaat yapmadı, namazı ayrı kıldı, gitti. Bir başka camiye gittim, imam bana selâm vermedi. Namazı kıldık, başını çevirdi, küsmüş gibi kenardan yürüdü gitti." diyor. Yâni şeytanlar ve nefisler, çok büyük oyunlar oynuyor bu müslümanlara.

İslâm'ın özü bu değil, aslı esası bu değil. Müslüman kardeşler, müslümanlıklarının kendilerini muhabbet içinde olmalarını gerekli kıldığını bilmeli. Yâni, birbirini sevmeden yapılan işlerin bir işe yaramadığını bilmeli!..

İmam-ı Gazâli Hazretleri kitabında diyor ki: "Bir insanın içinde hubbu fillah olmazsa; yâni Allah rızası için öteki müslümanları, Allah'ın has halis kullarını sevmek olmazsa; ve buğz-u fillah olmazsa, Allah düşmanlarına karşı da bir gayret-i diniyyesi olup, ona karşı bir celâdeti, kahramanlığı, salâbet-i diniyyesi olmazsa, öteki ibadetleri bir işe yaramaz!" diyor.

Namaz, oruç vs... Bunları herkes yapıyor. Hatta kimisi perhiz olsun diye yapıyor, kimisi jimnastik olsun diye yapıyor. Mühim olan, önemli olan, asıl dikkat edilmesi gereken muhabbet... O muhabbet olmadığı zaman, müslümanlar arasındaki o meveddet olmadığı zaman, öteki işlerin kıymeti olmaz.

Muhterem kardeşlerim! Muhabbet olduğu zaman da, Allah-u Teàlâ Hazretleri tariflere sığmayacak büyük mükâfatlar ihsan ediyor. Bir müslümanın sevdiği öteki müslümanın derecesine erişmese bile, âhirette onun makamına onu çıkartıyor. Allah-u Teàlâ Hazretleri, kardeşi, kardeşten ayırmamak için, seveni sevenden ayırmamak için aşağıdakini yukarıya çıkartıyor. Kardeşinden ayrılmasın diye.

Allah-u Teàlâ Hazretleri cümle ins ü cin mahşer yerinde toplanıp, terlere batıp, ellibin yıl diz üstü çöküp de, "Acaba hesabımız nasıl olacak?" diye titreştiği zamanda, Allah için birbirini sevenleri, nurdan minberlerin, tahtların üzerinde ikramına mazhar edecek. Arşının gölgesinde gölgelendirecek. O mübareklere mahşer gününün dehşeti gelmeyecek. Onlar üzülmeyecekler, korkmayacaklar, mahzun olmayacaklar, mahşerin dehşetini sezmeyecekler. O ellibin yıl onlara, bir namaz kılımı kadar kolay gelecek.

Kardeşlerim! Onun için aklımız varsa, şuurumuz varsa, maddi menfaatimizi, mânevî menfaatimizi anlayacak bir muhakeme kabiliyetimiz varsa, her şeyi bir tarafa bırakıp kardeşlik işini tamir etmeye, kardeşliğimizi takviye etmeye, kardeşliğimizi taklidden tahkike eriştirmeye çalışmamız lâzım!.. Bundan vazgeçmeyiz, en önemli işin bu olduğunu biliriz.

Allah için bir kimseyi seviyor musun? İvazsız, garazsız, Allah için bir kimseye muhabbet edebiliyor musun?.. Onu evine çağırabiliyor musun?

...........

Öldüğü zaman cenazesini takib edebiliyor musun? Maddi bir menfaat yok. İşte asıl bâkî kalan o muhabbetler, fayda veren o muhabbetlerdir.

Hatta o mübareklere peygamberler ve şehidler bile gözleri takılacak, gıbta edecekler. Diyecekler ki:

"--Bunlar kim yâ Rabbi?.. Yüzleri nur, elbiseleri nur, tahtları nur; Arş'ın gölgesinde nurların içinde pırıl pırıl kevkeb-i dürrî gibi parıldayan bu kimseler kimler yâ Rabbi?.."

"--Onlar; (hümül-mütehâbbûne fiyye) benim benim rızam, celâlim, izzim hakkı için birbirleriyle muhabbet edenlerdir." buyrulacak.

Onun için şu muhabbet işini, şu Receb ayı vesilesiyle bir tamir edelim. Aramızdaki muhabbetleri bir takviye edelim. Birbirimize muhabbetimizi göstermelik yapmaktan hazer eyleyelim, birbirimizi candan sevelim, birbirimize candan bağlanalım.

Görüyorsunuz muhabbet olduğu zaman neler oluyor. Muhabbetsizlik olduğu zaman da neler oluyor, bakın Irak'ın haline, bakın İran'ın haline... Milyonlar, milyarlar harcandı, milyarlar gitti müslümanların keselerinden, bütçelerinden, hazinelerinden... İki İslâm ülkesinin yüzlerce şehri virane... Binlerce müslüman evladı toprakların üzerinde, cenazesi bile kaldırılmıyor. Muhabbetsizliğin ne olduğunu görmek isterseniz, gazetelerde o hadiselere bakın!

Muhabbetin ne olduğunu anlamak isterseniz, Allah yolunda kardeşlik etmek, muhabbet etmek ne neticeler verirmiş, hadis kitaplarından, tasavvuf kitaplarından bu bahisleri okuyun!..

b. Receb Ayında Oruç Tutalım!

Hatamız çoktur, kusurumuz çoktur. İnsan güzel günleri, güzel ayları, güzel geceleri vesile bilmeli. Vesilelerin en güzellerinden birisi de bu mübarek Receb ayıdır. Receb ayının adlarından birisi de Receb el-esab'dır. Yâni, Allah'ın rahmetinin güldür güldür, nehirler gibi müslümanların üzerine döküldüğü bir aydır. Esab diye, suyun akışına denilir. Hatta nehirlerin döküldüğü yere, nehrin ağzının deryaya birleştiği yere munsab derler. Yâni su geliyor da oraya, şaldır şaldır dökülüyor diye...

Allah-u Teàlâ Hazretleri bizi bu hayırlardan, bu güldür güldür şarıl şarıl yeryüzüne dökülen rahmetlerden hissedar olanlarından eylesin... "İlle istemem!" diye, kabını ters çevirenlerden eylemesin... Tenceresini, tavasını, kazanını ters koyarsa insan, yukarıdan gelen şey içine girmez ki... Tersliği bir tarafa bırakmamız lâzım!..

Peygamber SAS Hazretleri buyurdu ki:

"--Bu Receb ayı Allah'ın ayıdır."

Dediler ki:

"--Yâ Rasûlallah! Her ay Allah'ın, her gün Allah'ın, yer Allah'ın, gök Allah'ın, dünya Allah'ın, âhiret Allah'ın, yâni ne demek bu?"

Allah'ın mağfiretinin cûşa geldiği ay. Rabbımız rahmetinin, mağfiretinin kapılarını açıyor bu ayda...

Onun için bu ayın bir adı da mutahhir'dir. Temizliyor insanı. Allah'ın rahmeti suyuyla insanın günahları afv u mağfiret oluyor. Karaları, isleri, pasları adeta yıkanıp gidiyor. Rabbımız bu ayda bizi bu feyizlerden, hayırlardan istifade edenlerden eylesin...

Bu ayda ne yapmamız lâzım?.. Peygamber SAS Efendimiz bu ayda çok oruç tutardı. Ramazandan sonra en çok oruç tuttuğu aylardan birisi Recebdir. Ramazanda tabii bütün Ramazan tutuluyor. Ramazanın dışında en fazla miktarda oruç tuttuğu ay Receb ve Şa'bandır. Onun için biz de oruç tutacağız.

Üçayların Bazı Özellikleri

Bazı sözler var. Şurada onları da nakledivereyim. Diyorlar ki:

(Recebü literkil-cefâi) "Receb cevr-ü cefânın terki ayıdır." Günahların, cevrin, cefânın, ahlâksızlığın, huysuzluğun, edepsizliğin, dikkatsizliğin, gafletin, cehaletin terkedildiği aydır.

(Ve' şa'bânu lil-ameli bil-vefâ') Önümüzde Şa'ban ayı, Ramazanla aramızda bir ay daha var... O da, vefâkarlık ile güzel ameller işlemeye devam etmek ayıdır.

Demek ki Receb tevbe ayıymış. Demek ki halimizi düzelteceğiz, hak yola gireceğiz, üç aylar geldi, Allah'ın güzel mânevî mevsimi geldi. Demek ki cefâyı, cevri, günahı terkedeceğiz, amele başlayacağız. Ramazana kadar Şa'ban ayında devam edeceğiz.

(Ve ramadànü lis-sıdkı ves-safâ) "Ramazan da sıdk u safâ ayıdır." Oradaki mânevî lezzetlerin tadı, şimdiden insanın burnunda tütüyor. Allah-u Teàlâ Hazretleri sıhhat afiyetle eriştirsin de feyizyâb eylesin...

Bir başka söz de denmiş ki: (Recebün şehrüt-tevbeti) "Receb tevbe ayıdır. (Veş-şa'bânu şehrül-muhabbeti) Şa'ban muhabbet ayıdır, sevgi ayıdır. (Ver-ramadànu şehrul-kurbeti) Ramazan da kurbiyyet ayıdır, Allah'a yaklaşma ayıdır."

Bir başka söz, denmiş ki: (Recebü şehrül-hürmeti) "Receb hürmet ayıdır." Allah'ın emirlerine dinine hürmet ayıdır. Kendisine çeki düzen verme, ceketini ilikleme, hazır ol vaziyetine gelme ayıdır. (Şa'banu şehrül-hizmeti) "Şa'ban hizmet ayıdır." Haydi bakalım, koştur bakalım, deh bakalım, haydi bakalım!.. İbadet, taat, hayır, hasenat yapma ayıdır. (Ve ramadànü şehrun-ni'meti) "Ramazan da nimet ayıdır."

Bir başka sözde denmiş ki: (Recebün şehrül-ibadeti) "Receb ibadet ayıdır. (Şa'bânü şehrüz-zihâdeti,) Şa'ban şu dünyaya sırtını döndürüp, âhirete zühd ü takvâ ile yönelme ayıdır. (Ve ramadànü şehrüz-ziyâdeti) Ramazan da nimetlerin ziyadeleşme ayıdır."

Yine denmiş ki: (Recebü şehrun yudaafullahu fihil-hasenât) "Receb bir aydır ki, bu ayda salih işler, ameller, işleyen, hasenât yapanların ecirlerini Allah kat kat verir."

(Ve şa'bânu şehrun tükefferü fihes-seyyiât,) Şa'ban ayında Allah kulları pâk eder, günahlardan temizler. (Ve ramadànu şehrün yuntazaru fihil-kerâmât) Ramazan da Allah'ın mânevî ikramlarının, mükâfatlarının beklendiği aydır." El açılıp da, bakalım rabbımız ne lütuflar ihsan edecek diye beklendiği aydır.

(Recebü şehrüs-sâdıkîn) "Receb hak yolda koşuşanların, müsabaka edenlerin ayıdır. (Şa'banu şehrül-muktasıdin) Şa'ban muktasidler ayıdır." Yâni amellerini ölçülü, dengeli yapanların ayıdır. (Ve ramazân şehrül-âsin) Ramazan âsilerin, mücrimlerin, yüzlerinin gülmüş olduğu aydır."

Allah-u Teàlâ Hazretleri, böyle bir mevsime bizi erdirdi. Sözü fazla uzatmayalım! Allah-u Teàlâ Hazretleri içimize feyiz versin... Kalbimize bir nur ihsan eylesin. Dimağımıza Kur'an'ın, imanın, dinin, ibadetin taatin lezzetini tattırsın... Lezzetini duyursun... Ve kendimize bir çeki düzen verip, şu güzel ayı vesile eyleyip, Cenâb-ı Hakk'ın yoluna dönmeyi cümlemize nasib eylesin...

Perşembeyi cumaya bağlayan gece, cuma gecesidir. Bu gece hadis-i şeriflerde övülmüştür; kıymetli, nurlu bir gecedir. Gecesi nurludur, gündüzü nurludur.

Allah-u Teàlâ Hazretleri bizi ailece analarla, babalarla, hanımlarla, evlatlarla yolunda dâim eylesin, zikrinde kàim eylesin... İki cihanın hayrına cümleten nâil eylesin... Allah cümlenizden razı olsun...

Bihürmeti esrâri sûretil-fâtihah...

13. 03. 1986 - İskenderpaşa

Pr.doktor Mahmut Esad Çosan

 

BentSahra:
Recebin 1′inci günü oruç tutanlara 3 senelik, 2′nci günü oruç tutanlara 2 senelik, 3′üncü günü oruç tutanlara ise 1 senelik nâfile oruç sevâbı verilir. Bu, hadîs-i şerîf ile sâbittir.

Üç günden sonra her gününe birer ay oruç sevâbı verilir.

Receb-i şerîf Cenâb-ı Hakk’a mahsus bir ay olduğu için yalnız Zât-ı İlâhî’yi bildiren İhlâs-ı şerîf sûresi’ni çok okumalı; tevhid, istiğfar ve salevât-ı şerîfeleri ihmal etmemelidir.



Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur,şüphesiz ki Recep,Allahu tealanın kendisinden sevapları katladığı,tevbe edenlerden günahları sildiği,duların kendisinde kabul adildiği ve sıkıntıların kendisinden açıldığı büyük bir aydır."Recep ayı Allahu tealanın ayıdır.Saban ayı benim ayımdır.Ramazan ise ümmetimin ayıdır."yine peygamber (s.a.v) buyuruyor ki;Recebin ilk cuma gecesinden gafil olmayın,çünkü o,meleklerin kendisine Regaib ismini verdikleri bir gecedir.Regaib gecesinde 12 rekatlık bir namaz var.akşamla yatsı arasında.her rekatta 1 fatiha,3 kadir suresi,12 ihlas ve her iki rekatta bir selam.Namazını bitirince "allahümme salli ala muhammedinnebiyyil ümmiyyi ve ala alihi vesellim"denir..


Yine ilk cuma günü öğle-ikindi arası 4 rekat kılarki; her rekatta 1 fatiha,7 aytel kürsi,5 ihlas,5 felak,5 nas.selam verdiğinde 25 kere "la havle vela kuvvete illa billail azimil kebiril müteğalin"ve son olarakta 10 kere tevbe istiğfar çekilir.
Yine,her kim recebden 1 gün oruç tutar ve onda 1rekatında 100 aytel kürsi,2.rekatında 100 ihlası şerif okuyarak 4 rekata tamamlarsa,cenetteki makamını görmedikçe veya bu kendisine gösterilmedikçe ölmez.
her kim recebin ilk on gününde 100 kere hergün;
subhanel hayyil gayyumi
2.on gününde
subhanallahil ehadis samedi
3.on gününde
subhanallahir raufi
derse ona verilecek savabı hiçbir şey tarif edemez.
her kim Recep ayında Allahu tealaya bir kere bile istiğfarda bulunsa Allah onu bağışlar.
her kim Recebin her gününe 1 tane ihlas okusa onbin deve yükü kağıdı sahip olur ki,göklerin ve yerin tüm sakinleri,ellerinde altın kalemlerle toplanıp o ihlasın sevabını o kağıtlara yazarlar.100 tane okuyan daha fazliteli olur.kim Recebi şerifte sadaka verirse 500 sene Mevla Teala onu cehennnemden uzak tutar.

 

Efendimiz şöyle buyuruyorlar:

«Beş gece vardır ki, o gecelerde yapılan dualar geri dönmez:
1. Receb’in ilk gecesi,
2. Şaban’ın yarısı gecesi,
3. Cuma geceleri,
4. Ramazan Bayramı gecesi,
5. Kurban Bayramı gecesi.»

Rahmet kapılarının ardına kadar açıldığı, kaldırılan ellerin boş çevrilmeyeceği böyle mübarek bir geceye bizi erdiren Allah’ımıza hamd ü senalar olsun.

 

Prof. Dr. Mahmud Es'ad COŞAN Hoca’mız derki,

Allah-u Teàlâ Hazretleri nasib etti, iki güzel mübarek, mutlu günün feyz ve bereketi çakıştı, üst üste geldi. Ben daima lâtife yollu söylerim; sanki koyu tatlılı ekmek kadayıfı üstüne halis kaymak konulmuş gibi katmerli, güzel oldu. Allah-u Teálâ Hazretleri bu güzel günlerin manevî ikramlarından, feyizlerinden, rahmetlerinden, nimetlerinden hepinizi istifade ettirsin... Hisseyâb eylesin, hissedâr eylesin ve hepinizi dünya ve ahirette mutlu eylesin... Her gününüz bayram olsun... Ömrünüzün sonuna kadar güzel geçsin günleriniz.

Asıl ahirette, Allah-u Teálâ Hazretleri'nin huzuruna varıldığı zaman, Allah-u Teálâ Hazretleri orda lütfuyla muamele eylesin... Bize sevdiği razı olduğu kulları, süedâ kulları, said kulları zümresinden eyleyip, sizleri, bizleri cennetiyle, cemâliyle müşerref eylesin...

 

Kim cehennemden paçayı kurtarır, yakayı kurtarır ve cennete dahil edilecek insanların arasına girebilirse, işte asıl fevz ü felâhı bulmuş, kazanmış olan, işi başarmış, bitirmiş olan odur. Dünya hayatı aldatıcı bir varlıktır, gelip geçicidir." Elde kalmıyor, kimseye kalmıyor dünya…

Recep ayının fazileti ile ilgili bir hadîs-i şerif ise şöyledir: “Cennette bir saray vardır ki ona Recep ayında oruç tutanlardan başkası giremez. “

 

 

 

leyla:
“Allahım, bize Receb ve Şaban aylarını mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.” 

 


recebi şerif ayı girdiği zaman mümkünse oruç tutalım :) umulur ki , bu bizm sebebi necatımız olur. :-* Resülüllah ''sallallahü aleyhi ve sellem'' buyururlar ki her kim benim ümmetimden recebi şerifte bir gün oruç tutsa bütün ömrünün geceleri ibadettle gündüzleri oruç tutmakla kaim olmuş gibi hak teala hazretleri o kimseye sevap ihsan eyler. :-*

BentSahra:
Esteğfirullahe ve es'elut-tevbe" (Allah'tan mağfiret ve tevbe diliyorum.)

BentSahra:
Rahmet kapılarını  acıldıgı sevaplarımızın kat kat fazla yazıldıgı üç aylar geldii

Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa

Tam sürüme git