Gönderen Konu: Mimar Sinanın Şifresi  (Okunma sayısı 5094 defa)

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Mimar Sinanın Şifresi
« : 29 Haziran 2009, 08:35:46 »
Gelin size Sinan'ın, Leonardo da Vinci ile yarışacak dehasını
anlatayım. Sizleri, büyük ustanın kalfalık eserim dediği
Süleymaniye'nin şifreleriyle tanıştırayım. Akıllara durgunluk verecek
gizemli bir yolculuğa çıkmaya hazır olun. Süleymaniye Camii, Kanuni Sultan Süleyman tarafından

imparatorluğun gücünü ve görkemini göstermek adına inşa ettirildi. Bu
görev, tarihin en büyük ustası Mimarbaşı Sinan'a verildi. Camii ve
külliyesi 7 senede bitirildi. Ancak 7 yıllık bu uzun süre Kanuni'nin
canını sıkmıştı. Sinan'ın yapıyı neden bir türlü açmadığını
anlamamıştı. O sırada her taraftan da dedikodular yağmaya başladı
Sultan'a. 'Sinan caminin ortasında oturuyor ve nargile tüttürüyor'
dediler Muhteşem Süleyman'a. Kanuni durumu kendi gözleriyle görmek
için bir ikindi vakti Süleymaniye'ye gitti.

Muhteşem yapının içine girdiğinde Sinan tam da söylendiği gibi
caminin ortasında oturmuş nargilesini tüttürmekteydi. Sultan
gözlerine inanamadı. Tok sesiyle ve bütün haşmetiyle ''Bu ne iştir
Mimarbaşi'' diye haykırdı. Oysa Mimar Sinan'ın içtiği nargilede
tömbeki yoktu. İçtiği sadece suydu. Usta mimar, nargilenin
fokurtularını dinleyerek caminin akustiğini ölçmeye çalışıyordu.
Mihraptaki imamın sesini, aynı oranda bütün camiye nasıl
ulaştıracağını hesaplıyordu. Bunun için Anadolu'nun değişik
köşelerinden 65 tane dev turşu küpü getirtti. Bu küpleri içleri boş,
ağızları dışarıya gelecek şekilde kubbenin eteklerine dizdirdi.
Amacına ulaşmıştı Mimarbaşı. Sesi, yüzlerce metrekarelik mekanın her
köşesine, en iyi şekilde yaymayı başarmıştı. Kanuni de, Sinan'ın
niyetini anlamış, ustasını hemen bağışlamıştı.

Mimar Sinan yapının içine bir de hava koridoru inşa etti.
Elektriğin henüz bulunmadığı o yıllarda, Süleymaniye 275 dev kandille
aydınlatılıyordu. Sinan, bu kandillerden çıkan is camiye zarar
vermesin ve cemaati rahatsız etmesin diye orta kapının üzerine küçük
bir odacık yaptırdı. Binanın değişik köşelerine açtığı oyuklardan
giren islerin bu odada toplanmasını sağladı.

Şaşırdınız değil mi? Durun, daha bitmedi. Ve adına da İs Odası
denilen bu bölmenin içine özel bir nemlendirme sistemi kurdu Sinan.
Odada toplanan islerden, dönemin en kaliteli mürekkebini damıttı.
Süleymaniye'nin duvarlarında gördüğünüz o muhteşem kalem işleri,
yazılar, süslemeler, caminin kandillerinden çıkan isten damıtılan o
mürekkeple yapıldı. Tekrar altını çiziyorum, bunlar günümüzden 458
yıl öncesinin bilimiyle, teknolojisiyle yapıldı.

Son bir şifre daha var.. Hani oyuklar var dedim ya isin bir odada
toplanmasını sağlayan, hava akımını içeri alan. Dışarıya çıkıp o iki
oyuktan içeriye baktığınızda, birinden caminin içindeki Allah,
diğerinden ise Muhammed yazılı dev levhaları görürsünüz. Ayrıca
Süleymaniye'nin hangi köşesini, hangi duvarını, hangi açısını
ölçerseniz ölçün, sayısal olarak karşınıza Allah kelimesinin ve
katlarının çıktığını görürsünüz.

Alın işte size sırlarla,şifrelerle dolu bir mabet. Da Vinci
şifresini yaya bırakacak bir maharet.




Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: Mimar Sinanın Şifresi
« Yanıtla #1 : 29 Haziran 2009, 08:40:25 »
emeğine sağlık canım.çok güzelmiş.severek okudum.sağolasın.

Çevrimdışı ases

  • Sadık Üye
  • *******
  • İleti: 1 029
  • Rep +4/-1
  • Cinsiyet: Bay
  • Sigara içen birini öpmek ; kül tablasını yalamaya
    • latif ertas.blogcu.com
Ynt: Mimar Sinanın Şifresi
« Yanıtla #2 : 02 Temmuz 2009, 11:33:30 »
NASİBİM KARDEŞ AÇMIŞ OLDUĞUNUZ KONU ÜYELER İÇERSİNDE,
SANINRIM EN FAZLA BENİ İLGİLENDİRDİĞİ İÇİN BEĞENİYLE OKUDUM,
CAMİİ YAPIMI İLE İLGİLİ HASSASİYETİMİ BİLİYORSUNUZ,BUNDAN DOLAYI
SİZLERE TEŞEKKÜR EDİYORUM ELLERİNİZE SAĞLIK.

RABBİM BANA İKİNCİ BİR CAMİİ YAPIMINDA GÖREV NASİP EDERSE'Kİ
BEN EDECEĞİNE İNANIYORUM BAYAĞI DENEYİM KAZANDIM,BU CAMİİ
SADECE KARAMANDA OLACAK DİYE BİR ŞART YOK YURDUMUN HER YERİNDE,
OLABİLİR KÜÇÜK BİR SİNAN OLMAYI HEDEFLİYORUM,RABBİM
İŞAALLAH NASİB EDER,HA ŞURASI MUHAKKAK  BU YOL ÇOK MEŞAKKTLİ VE,
SORUMLULUK İÇEREN BİR YOL BUNA RAĞMEN CANÜ GÖNÜLDEN İSTİYORUM.

ALLAH YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN.

 :'(
TÜRK DİLİNİN BAŞKENTİNDEN SELAMLAR

[ KARAMANIN KOYUNU SONRA ÇIKAR OYUNU ]

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: Mimar Sinanın Şifresi
« Yanıtla #3 : 02 Temmuz 2009, 11:58:09 »
NASİBİM KARDEŞ AÇMIŞ OLDUĞUNUZ KONU ÜYELER İÇERSİNDE,
SANINRIM EN FAZLA BENİ İLGİLENDİRDİĞİ İÇİN BEĞENİYLE OKUDUM,
CAMİİ YAPIMI İLE İLGİLİ HASSASİYETİMİ BİLİYORSUNUZ,BUNDAN DOLAYI
SİZLERE TEŞEKKÜR EDİYORUM ELLERİNİZE SAĞLIK.

RABBİM BANA İKİNCİ BİR CAMİİ YAPIMINDA GÖREV NASİP EDERSE'Kİ
BEN EDECEĞİNE İNANIYORUM BAYAĞI DENEYİM KAZANDIM,BU CAMİİ
SADECE KARAMANDA OLACAK DİYE BİR ŞART YOK YURDUMUN HER YERİNDE,
OLABİLİR KÜÇÜK BİR SİNAN OLMAYI HEDEFLİYORUM,RABBİM
İŞAALLAH NASİB EDER,HA ŞURASI MUHAKKAK  BU YOL ÇOK MEŞAKKTLİ VE,
SORUMLULUK İÇEREN BİR YOL BUNA RAĞMEN CANÜ GÖNÜLDEN İSTİYORUM.

ALLAH YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN.

 :'(


ALLAH GÖNLÜNÜZE GÖRE VERSİN DEDECİĞİM.
ÇOK İSTEDİKTEN SONRA NİYE OLMASIN....
SEVGİLER

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Mimar Sinanın Şifresi
« Yanıtla #4 : 02 Temmuz 2009, 12:09:41 »
Allahım , Latif abinin gönlünde olanı hakkında Hayırlı eyle... Hakkında Hayırlı olana, Gönlünü Razı eyle...


masallah size..

ayrıca teşekkür ederim begenmenize sevindim



Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı ases

  • Sadık Üye
  • *******
  • İleti: 1 029
  • Rep +4/-1
  • Cinsiyet: Bay
  • Sigara içen birini öpmek ; kül tablasını yalamaya
    • latif ertas.blogcu.com
Ynt: Mimar Sinanın Şifresi
« Yanıtla #5 : 02 Temmuz 2009, 15:39:04 »
[bNASİBİM KARDEŞ BENİM İÇİN YAPMIŞ OLDUĞUNUZ,
DUA İÇİN TEŞEKKÜR EDRİM SAĞ OLUN RESİM GÖRÜKMÜYOR,
BİR ÇARPI İŞARETİ VAR BUNU AÇINDA GÖRELİM. [/b]
TÜRK DİLİNİN BAŞKENTİNDEN SELAMLAR

[ KARAMANIN KOYUNU SONRA ÇIKAR OYUNU ]

Çevrimdışı Not___Found

  • Usta
  • ***
  • İleti: 155
  • Rep +3/-0
Ynt: Mimar Sinanın Şifresi
« Yanıtla #6 : 02 Temmuz 2009, 19:08:00 »
www.kocamimarsinan.com

bakmanız dılegıyle:)

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Mimar Sinanın Şifresi
« Yanıtla #7 : 03 Temmuz 2009, 08:33:33 »
www.kocamimarsinan.com

bakmanız dılegıyle:)

Mimarların şahına site yapmışsınız ne güzel.emeğinize sağlık..Allah rahmet eylesin nur içinde yatsın

Süleymaniyeye ilk gidişim bir arkadaş sayesinde olmuştu o günü hiç unutmam..




Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Mimar Sinanın Şifresi
« Yanıtla #8 : 05 Temmuz 2009, 07:00:00 »
MİMAR SİNAN’IN ŞAHSINDA ALLAH RIZASI

 

İstanbul devamlı bir su problemi içerisindedir. Bu problemin çaresi asırlar önce Kanuni zamanında, Mimar Sinan'ın günlerinde konuşulmuş ve en büyük çare Sinan'la bulunmuştur. İstanbul'un o günkü nüfusu çoğalınca Kanuni Sultan Süleyman, Sinan'ı çağırır, der ki:

"Mimarbaşı, halkımız su ihtiyacı içinde. Bir at yükü suya çok miktar akçe ödüyorlar. Acaba halkımızın bu su ihtiyacını karşılamak için birşeyler düşünmez misiniz?"

Mimarbaşı der ki:

"Sultanım siz müsaade buyurun, ben İstanbul'un çevresini bir dolaşayım, dışarıda mevcut sulan İstanbul'a getirmenin mümkün olup olmadığını bir inceleyeyim ve ondan sonra size bir cevap veririm."

Ve Sinan Ağa atına biner, yanına yardımcılarını da alır, Çekmece'den başlayarak kıyılan dolaşır, Beşiktaş'a kadar istanbul'un kıyılarında, dereleri, akan sulan tespit eder. Bu suların önü örüldüğü, baraj yapıldığı takdirde nereye kadar yükselir, nereden nereye kemer yapılarak İstanbul'a getirilebilir, bunun günlerce hesabını yapar ve Kanuni'nin huzuruna çıkar. Sultan sorar:

"Mimarbaşı, İstanbul'a su getirmek mümkün müdür?" Mimarbaşının cevabı:

"Beli sultanım, mümkündür. Ancak çok ağır bir şartı var."

"Nedir o mimarbaşı?"

"Sultanım, altın dolu keseleri uç uca dizmek şartıyla ancak İstanbul'a su gelebilir."

Kanuni'nin cevabı şu olur:

"Mimarbaşı sen İstanbul'a su getirmenin mümkün olup olmadığını söyle. Eğer mümkünse ben keseleri uç uca değil, yan yana dizmeye razıyım."

Bunun üzerine Mimar Sinan kolları sıvar ve İstanbul'un dışındaki sulan Kağıthane civarında belli yerlerde toplar, oradan da dere içlerine büyük geçitler yaparak İstanbul'a getirir ve şehrin belli meydanlarında umumi çeşmeler yaparak suyu akıtır. Bu çeşmelerin tamamı da kırkı bulur. Ve Kırk Çeşme suları akmaya başlar.

O güne gelinceye kadar, musluk gibi bir adet olmadığı için sular boşa akıp gitmektedir. O gün çok pahalıya mal olan suyu artık bostanlara, yollara akıtmak istemiyorlar ve ilk defa İstanbul'da lüle dedikleri musluğu çeşmelere koyuyorlar.

Su böylesine pahalıya geldiği ve kıymet kazanmaya başladığı için Kanuni bir ferman çıkanr, der ki: "İstanbul meydanlarındaki umumi çeşmeler halkın malıdır. Hiç kimse bu çeşmelerden gizlice yeraltından evine su alamayacaktır."

Bu umumi kaidenin bir istisnasını da koyar Kanuni. O da özel olarak Sinan'a iletilir. Denir ki: "Sen İstanbul'a böylesine güzel bir çalışma sonunda kırk çeşme sularını getirdin. Sen evine özel olarak bir lüle su alabilirsin."

Ve Süleymaniye civarındaki meydan çeşmesinden Sinan'ın evine özel olarak yol yapılır ve su akıtılır. Böylece Mimar Sinan evinde özel suyu olan tek kişi olur.

Mimar Sinan Şehzadebaşı Camiini, Süleymaniye Camiini ve Edirne'deki Selimiye Camiini yaptıktan -sonra yaşlanır. Devir hep öyle geçmemiştir. İtibarının yüksekte olduğu devirde, kendisinin kıymetini takdir edenler bir bir bu dünyadan göçmüşlerdir. Kanuni vefat etmiştir, yerine başka padişahlar geçmiştir. Ve Sinan 99 yaşına gelmiştir. Çevresindeki dostları göçtüğü için de kendisi istanbul'da adeta yapayalnız kalmıştır. Ve yeni bir nesil yetişmiştir.

Bir gün Sinan'ın kapısına birisi gelip dayanır. Kapıyı çalar. Sinan bastonuna dayanarak kapıyı açar, "Buyurun" der.

Gelen meçhul ihsan, "Ben Topkapı Sarayı postacısıyım. Sizi divana çağırıyorlar. Herhalde bir soruşturmaya tabi tutulacaksınız" der.

Sinan Ağa, bu ihtiyar halinde, dostlarının tümünün göçüp gittiği, kendisini eserleri inşaat halindeyken görenlerin kalmadığı bu ihtiyar dünyada, "Acaba Topkapı Sarayına niye çağırılıyorum?" diye bastonuna dayana dayana gider.

Saraya girer, orada bir soruşturma heyeti kurulmuştur: Kadılar, ulemalar, müftüler, o günün vükelası. Sinan'a şöyle derler: "Sinan Ağa, hakkında şikayet var. Eve su almak yasak olduğu, hiç kimse evine özel olarak su almasın' diye padişah fermanı olduğu halde, sizin evinizde özel su varmış."

"Evet," der, "Cihan Padişahı bana öyle özel olarak müsaade etmişti. İstanbul'a yaptığım, su hizmetinden dolayı sadece benim şahsıma su müsaade etmişti de almıştım."

"O zaman şu müsaadenizi, fermam görelim de ses çıkarmayalım. Kimseye verilmemesine rağmen, sizinki devam etsin."

Sinan'ın cevabı şu: "Ben o zaman Cihan Padişahından ferman istemekten hicap etmiştim. Fermanım falan yok, ama su benim evimde akıyor."

Divan müşkül durumda kalır, konuşmalar olur: "Sinan büyük hizmetler etmiştir, evinde suyu aksın." Oradan başkaları cevap verir: "Bu Âl-i Osman'a hizmet eden sadece Sinan mı? Sinan gibi daha nice hizmet edenler vardır. Ya onların da evine özel su verilsin, ya da Sinan'a da bu ayrıcalık tanınmasın."

Divanda uzun münakaşalar olur, son olarak verilen karar şudur: "Sinan gibi diğer hizmet edenlerin de evine su bağlanamayacağına göre, Sinan'a verilen su kesilmeli, fakat şimdiye kadar kullandığı su fermansız kullandığı için bir cezaya mucip olmamalıdır."

Ve bu karardan sonra Sinan evine gelir. Üzgün, bezgin, fakat fazla müteessir değil. Çünkü Sinan hizmetini Allah için yapmıştır. Kendisine bir ayrıcalık tanınsın, özel bir mükafat verilsin diye değil.

Ve Sinan 100 yaşına girerken hastalanır yatağa düşer. Vefat sırasında bir bezi suya batırıp da dudağına çalmak isterlerken bakarlar ki, evindeki musluktan su akmıyor. İstanbul'a su getiren Sinan, susuz evde vefat eder. Vefat sırasında bu olayı başında konuşanlara verdiği cevap enteresandır:

"Biz hizmetimizi dünyada bir bardak suya satacak kadar menfaat düşkünü değiliz. Biz hizmetimizi Allah için yaptık ve mükafatını da ahirette bekliyoruz. Dünyada evimize su verilmediği için müteessir değiliz."

Bu olayın bizlere verdiği mesajlar vardır. Dünyaya, şana, şöhrete, dosta, ahbaba, arka olmalara fazla güvenmemeli. Dünya öyle güvenilecek, insanlar öyle bel bağlanacak kadar vefalı değillerdir. Şartlar değişir, bugün sırtımız çok sağlam yerde olur, çok itibarlı insanlarla yakınlığımız olur. Ama yarın bir de bakarız ki, onların hepsi göçüp gitmiş, biz de dayanacak kimse bulamamışız.

Derler ya: "Duvara dayanma yıkılır, insana güvenme ölür." Öyleyse fani şeylere dayanmamalı, fani şeyleri gaye edinmemelidir. Allah'a dayanmalı, Allah'a güvenmeli ve yaptığımız hizmetleri de Allah rızası için yapmalıyız. İnsan bu tecelli karşısında hayıflanmaktan kurtulamıyor:

"Hey gidi dünya hey. İstanbul'u suya kavuşturan Sinan susuz evde vefat ediyor."



Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı ases

  • Sadık Üye
  • *******
  • İleti: 1 029
  • Rep +4/-1
  • Cinsiyet: Bay
  • Sigara içen birini öpmek ; kül tablasını yalamaya
    • latif ertas.blogcu.com
Ynt: Mimar Sinanın Şifresi
« Yanıtla #9 : 05 Temmuz 2009, 14:16:01 »
  [ Biz Hizmetimizi Dünyada  bir bardak suya satacak kadar,
menfeat düşkünü değiliz.
      Biz Hizmetimizi ALLAH için yaptık ve Mükafatınıda Ahirette
ALLAH' tan bekliyoruz.
      Dünyada evimize su verilmedği için Müteessir değiliz. ]



Nasibim kardeş yukardaki mısralar çok ilgimi çekti zaten
Mimarların şahındanda beklenen budur.


paylaşımlarından dolayı teşekkür ederim,ellerine ve
yüreğine sağlık...! 
TÜRK DİLİNİN BAŞKENTİNDEN SELAMLAR

[ KARAMANIN KOYUNU SONRA ÇIKAR OYUNU ]

prenses

  • Ziyaretçi
Ynt: Mimar Sinanın Şifresi
« Yanıtla #10 : 11 Temmuz 2009, 08:30:34 »
Dünyaya, şana, şöhrete, dosta, ahbaba, arka olmalara fazla güvenmemeli. Dünya öyle güvenilecek, insanlar öyle bel bağlanacak kadar vefalı değillerdir. Şartlar değişir, bugün sırtımız çok sağlam yerde olur, çok itibarlı insanlarla yakınlığımız olur. Ama yarın bir de bakarız ki, onların hepsi göçüp gitmiş, biz de dayanacak kimse bulamamışız.

Derler ya: "Duvara dayanma yıkılır, insana güvenme ölür." Öyleyse fani şeylere dayanmamalı, fani şeyleri gaye edinmemelidir. Allah'a dayanmalı, Allah'a güvenmeli ve yaptığımız hizmetleri de Allah rızası için yapmalıyız. İnsan bu tecelli karşısında hayıflanmaktan kurtulamıyor:

"Hey gidi dünya hey. İstanbul'u suya kavuşturan Sinan susuz evde vefat ediyor."




Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Mimar Sinanın Şifresi
« Yanıtla #11 : 11 Temmuz 2009, 09:24:51 »
 [ Biz Hizmetimizi Dünyada  bir bardak suya satacak kadar,
menfeat düşkünü değiliz.
      Biz Hizmetimizi ALLAH için yaptık ve Mükafatınıda Ahirette
ALLAH' tan bekliyoruz.
      Dünyada evimize su verilmedği için Müteessir değiliz. ]



Nasibim kardeş yukardaki mısralar çok ilgimi çekti zaten
Mimarların şahındanda beklenen budur.


paylaşımlarından dolayı teşekkür ederim,ellerine ve
yüreğine sağlık...!  


begenmene sevindim latif abi.aeo.


Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Mimar Sinanın Şifresi
« Yanıtla #12 : 09 Haziran 2010, 09:39:32 »
NASİBİM KARDEŞ AÇMIŞ OLDUĞUNUZ KONU ÜYELER İÇERSİNDE,
SANINRIM EN FAZLA BENİ İLGİLENDİRDİĞİ İÇİN BEĞENİYLE OKUDUM,
CAMİİ YAPIMI İLE İLGİLİ HASSASİYETİMİ BİLİYORSUNUZ,BUNDAN DOLAYI
SİZLERE TEŞEKKÜR EDİYORUM ELLERİNİZE SAĞLIK.

RABBİM BANA İKİNCİ BİR CAMİİ YAPIMINDA GÖREV NASİP EDERSE'Kİ
BEN EDECEĞİNE İNANIYORUM BAYAĞI DENEYİM KAZANDIM,BU CAMİİ
SADECE KARAMANDA OLACAK DİYE BİR ŞART YOK YURDUMUN HER YERİNDE,
OLABİLİR KÜÇÜK BİR SİNAN OLMAYI HEDEFLİYORUM,RABBİM
İŞAALLAH NASİB EDER,HA ŞURASI MUHAKKAK  BU YOL ÇOK MEŞAKKTLİ VE,
SORUMLULUK İÇEREN BİR YOL BUNA RAĞMEN CANÜ GÖNÜLDEN İSTİYORUM.

ALLAH YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN.

 :'(



Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı BentSahra

  • Yönetici
  • Üstad
  • *
  • İleti: 16 137
  • Rep +163/-2
  • Cinsiyet: Bayan
  • Estagfurullah El Aziym muhtacız sana
Ynt: Mimar Sinanın Şifresi
« Yanıtla #13 : 24 Ekim 2010, 16:27:16 »
Allahım , Latif abinin gönlünde olanı hakkında Hayırlı eyle... Hakkında Hayırlı olana, Gönlünü Razı eyle...


masallah size..

ayrıca teşekkür ederim begenmenize sevindim




Allahım darlık verme kalbime mekân senin ..




İnsan arar,
Sadece arar,
Nasibini arar,
Nasibi kadar arar.
Ne bulursa lütfedildiği için bulur, Lütfedildiği kadar bulur.

Çevrimdışı mrkydr

  • Administrator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 12 912
  • Rep +35/-3
Ynt: Mimar Sinanın Şifresi
« Yanıtla #14 : 24 Ekim 2010, 17:27:41 »
Şaşırdınız değil mi? Durun, daha bitmedi. Ve adına da İs Odası denilen bu bölmenin içine özel bir nemlendirme sistemi kurdu Sinan. Odada toplanan islerden, dönemin en kaliteli mürekkebini damıttı. Süleymaniye'nin duvarlarında gördüğünüz o muhteşem kalem işleri, yazılar, süslemeler, caminin kandillerinden çıkan isten damıtılan o mürekkeple yapıldı. Tekrar altını çiziyorum, bunlar günümüzden 458 yıl öncesinin bilimiyle, teknolojisiyle yapıldı.

 esglk ysagk webmaster

İs Odası