Hoşgeldiniz
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
kayıt olun
.
22 Mayıs 2012, 06:24
Ana Sayfa
Forum
Yardım
Takvim
Giriş Yap
Kayıt Ol
''Oku Emrinin Muhatablarıyız"
»
Üyelere Özel
»
Her Telden
»
çok güzel,mutlaka okuyunuz!!!
« önceki
sonraki »
Yazdır
Sayfa: [
1
]
Aşağı git
Gönderen
Konu: çok güzel,mutlaka okuyunuz!!! (Okunma sayısı 346 defa)
prenses
Ziyaretçi
çok güzel,mutlaka okuyunuz!!!
«
:
02 Temmuz 2009, 11:53 »
Beş yaşında idim.
Rahmetli babaannem pirinç ayıklıyordu.
Bir tane yere düştü.
Babaannem eğildi,
aramaya başladı.
Sağa bakıyor, sola bakıyor, bulmaya çalışıyordu .
Çocukluk iste,
-Aman babaanne dedim.
- Bir pirinç tanesi için bu kadar caba harcamaya, yorulmaya değer mi?
Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı, öfkeyle doğruldu.
-Sen oturduğun yerden ahkâm kesiyorsun, ' dedi.
- Hiç pirinç üretilirken gördün mü? İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar. Bir pirinç tanesinde kaç insanin göz nuru, alın teri, emeği, çilesi var biliyor musun?'
Utancımdan kıpkırmızı olmuştum.
Aradan yıllar geçti.
Hukuk Fakültesinde öğrenciyim.
Alain'in proposlarini okuyorum.
Birden irkildim.
Babaannemi hatırladım.
Alain, bir insan yerde bir iğne görüp de eğilip almazsa, bütün uygarlığa
karşı ihanet etmiş olur diyordu.
İlave ediyordu.
Bir iğnenin üretiminde binlerce insanin alın
teri, göz nuru, el emeği vardır diyordu.
On dokuz yıl evveldi.
Stockholm'e gitmiştim. Bir otele indim.
Geceydi. Sabahleyin, traş olmak i çin
lavaboya gittiğimde, aynanın yanında ilginç bir not gördüm.
'Lütfen traştan sonra jiletinizi çöpe atmayın,
yanda bir kutu var oraya bırakın, bir tek jiletle dahi olsa, İsveç
çelik sanayisine yardımcı olun' diyordu.
Doğrusu hayretler içinde kaldım.
Çocukluğumdan beri çelik eşya denince akla İsveç çeliği gelir.
Birçok eşya üzerinde' İsveç çeliğinden yapılmıştır' diye yazardı.
İste o ülke, kullanılmış bir tek ufacık
jiletin bile çöpe gitmesini istemiyor, ona sahip çıkıyor,
gelen turistlere rica yollu uyarıda bulunuyordu.
İsviçre'de zaman zaman, belli periyotlarda radyolar, televizyonlar bir haberi duyurur.
'Şu tarihte, su saatte, adamlarımız gelecek.
Siz lütfen hazırlığınızı yapın. Okumadığınız, ilgilenmediğiniz, kullanmadığınız ne kadar kitap, dergi, gazete varsa,
kâğıt, ambalaj, kutu varsa, velev ki, bir ilaç prospektüsü dahi olsa,
kapının önüne koyun. İsviçre'nin kalkınmasına yardımcı olun. Fazla
ağaç ziyanına engel olun.'
Japonlar son derece sade, basit, yalın mütevazı yasayan insanlardır.
Evlerini mobilya ile eşya ile dolduranlar Japonlara göre ruhen tekamül edememiş,
hayatın manasını anlayamamış, zavallı kimselerdir..
Böyleleriyle; evini mezat salonuna çevirmiş zavallı, diye eğlenirler.
Bir insanin gösteriş için eşyanın esiri olması ne kadar acıdır.
Vaktiyle Japon ekonomisi darboğazdan geçiyor. İç borçlar, dış borçlar gırtlağı aşıyor.
Zamanın başbakanı meclisi toplar.
Kürsüye çıkar.
Durumu olanca açıklığı ve tehlikeleri ile anlatır ve;
-Şu andan itibaren der,
-Tanrı şahidim olsun ki, Japonların iç ve dış borçları son kuruşuna kadar ödenmeden,
pirinçten başka bir şey yemeyeceğim.
-Şu üstümdeki elbiseden başka elbise giymeyeceğim.
Dediklerini yapar, en üstten en alta bir israftan kaçınma kampanyası açılır.
Japonya bütün borçlarını öder. Bu durumun toplumun
bütün kesimlerini, tek istisna olmadan
kapsadığını söylemeye gerek yok.
Geçenlerde Japon imparatorunun sarayını gördüm.
Yarabbim, ne kadar sade, ne kadar mütevazı, ne kadar gösterişten uzak...
*Gerekmediği halde elektriği yakmakla, suyu kapamadan bos yere akıtmakta,
gece çamurlu ayakkabılarımızı temizlemeden yatmakla,
yemek yediğimiz kapları yıkamadan bırakmakla biz de zalimler sınıfına geçmiyor muyuz?
*Hayat çok ince, akil almaz incelikte ipliklerle örülmüştür.
Her şey o kadar birbirine bağlıdır ki,
İlk okul okuma kitabımızdaki bir sözü hiç unutmadım.
Bir mıh bir nalı kurtarır.
Bir nal bir atı, bir at bir komutanı,
Bir komutan bir orduyu,
Bir ordu bir ülkeyi kurtarır diyordu..
Maddi durumumuz ne olursa olsun,
ister zengin olalım ister fakir, hepimiz çok dikkatli olmak zorundayız.
Burada parayı da, maddiyatı da aşan büyük bir edep ve incelik vardır.
Sanırım ' forward ' edilmesi gereken bir mesaj varsa o da budur...
Kayıtlı
gullerhurmetine
Administrator
Kalfa
İleti: 5.006
Rep +18/-4
Cinsiyet:
evli 5 kız sahibi . maksat ilahi rıza .
Ynt: çok güzel,mutlaka okuyunuz!!!
«
Yanıtla #1 :
02 Temmuz 2009, 11:55 »
teşekür ablam taşıyan gönlüne saglık
Kayıtlı
BentSahra
Yönetici
Üstad
İleti: 7.985
Rep +163/-2
Cinsiyet:
'Gül ' kokusunu aldığım..
Ynt: çok güzel,mutlaka okuyunuz!!!
«
Yanıtla #2 :
02 Temmuz 2009, 12:01 »
muhteşem miş prenses son gunlerde okudugum en güzel yazılardan biriydi teşekkürer paylaşımın için
Kayıtlı
...
Ceylan olup gelsen çok uzaklardan ,
Merhem olur musun yürek sızıma
"Sol yanım"... can kuşum gül kokulum..
prenses
Ziyaretçi
Ynt: çok güzel,mutlaka okuyunuz!!!
«
Yanıtla #3 :
04 Aralık 2009, 09:54 »
Hayat tümüyle “Güzellikleri fark etme sanatı”dır!
Bu insanı şükre götürür.
Zikre götürür… Duaya götürür.
Fark edip etmemek tamamıyla bizim elimizdedir…
“Ortam kötü ne yapalım” bahanesine sığınıp yan gelmek de mümkün, “kötü ortam” içindeki “iyiler”i bulmak için çabalamak da...
Mutsuzluk tablolarına bakıp mutsuz, umutsuzluk pompalayan gelişmelere kapılıp umutsuz olmak ve hem mutsuz, hem umutsuz olarak kenara çekilmek de mümkün, mutsuz ve umutsuz tablolardan mutlulukla umut çıkarmak için çalışmak da...
Eğer öncelikle kendimiz olmak üzere, bir şeyleri değiştirmeye çalışıyorsak, olumsuz gelişmelere ve umutsuzluk girdaplarına kendimizi fazla kaptırmadan, küçücük mutluluklar yakalamayı ve umut kırıntılarında yeniden dirilmeyi becerebiliriz (Zaten mutluluk doğru anları yakalamaktır, çünkü sürekli mutluluk yoktur, olsaydı zaten sıradanlaşırdı) .
Bu anlamda:
¥ İnanmak mutluluktur...
¥ Sevmek mutluluktur...
¥ Sevilmek mutluluktur...
¥ Hoş görmek, affetmek mutluluktur…
¥ Hoş görülmek, bağışlanmak mutluluktur…
¥ Başkasına yardım etmek, ya da başkasından yardım almak mutluluktur...
¥ Komşuluk mutluluktur...
¥ Paylaşmak mutluluktur...
¥ Okumak ve yazmak mutluluktur...
¥ Dinlemek, ya da dinletmek mutluluktur...
¥ İşe gitmek, iyi bir şeyler üretmek ve işten eve dönmek mutluluktur...
¥ Sevdiğimiz insana yemek pişirmek mutluluktur...
¥ Sevdiğimiz insanın pişirdiğini yemek mutluluktur...
¥ Takdir etmek, takdir edilmek mutluluktur.
¥ Gezmek, seyahate çıkmak mutluluktur...
¥ Dua ve ibadet mutluluktur...
Dünya bir “sefine-i Rabbanî=Allah’ın gemisi” (Bediüzzaman’ın ifadesidir) olduğuna göre, bunun bir kaptanı var. O’na güvenmeyip kaptanlık taslamak karamsarlık, O’na güvenmek ise huzur ve mutluluktur.
Mutlu ve umutlu olmak için çok sebebimiz var, çoook!
¥
Tekrar tekrar düşünün bakalım: İki gözümüz kör iken biri açılsa ne kadar mutlu olurduk...
Bir gözümüz gördüğü için ne kadar şükrederdik...
Ama iki gözümüz varken birini kaybetsek, nasıl üzülür, nasıl mutsuz oluruz.
Halbuki olgu aynı olgu...
Her iki durumda da tek gözümüz var: Ancak bakış açımız farklılık arz ediyor.
Birinde “var olana” kilitleniyoruz (açılan göze) ...
İkincisinde “yok olana” (kaybedilen göze) kilitleniyoruz.
Öyleyse “mutlu” mu, yoksa “mutsuz” mu olacağımızı biz belirliyoruz.
Avantajlarımıza bakınca “mutlu-umutlu”, dezavantajlarımıza bakınca “mutsuz-umutsuz” oluyoruz.
Kayıtlı
ketum
Üstad
İleti: 641
Rep +3/-0
Ynt: çok güzel,mutlaka okuyunuz!!!
«
Yanıtla #4 :
04 Temmuz 2010, 23:16 »
gerçekten çok çok güzeldi.teşekkürler
Kayıtlı
HİÇ !
merakiyidir
Administrator
Üstad
İleti: 10.940
Rep +34/-3
Ynt: çok güzel,mutlaka okuyunuz!!!
«
Yanıtla #5 :
16 Ağustos 2010, 17:44 »
prensesx esglk ysagk kirmizigulvx6
Kayıtlı
/
Yazdır
Sayfa: [
1
]
Yukarı git
« önceki
sonraki »
''Oku Emrinin Muhatablarıyız"
»
Üyelere Özel
»
Her Telden
»
çok güzel,mutlaka okuyunuz!!!
SimplePortal 2.3.3 © 2008-2010, SimplePortal